Erdem Özcan

Deniz yerine tarlaya

11 Haziran 2021
Bandırma atık su biyolojik arıtma tesisi tamam da biraz geç olmadı mı?

4 yıl önce ÇED toplantısı sonunda Bandırma’ya atık su biyolojik arıtma tesisi yapılması kabul edilmişti…
Yapım başlamış ama “kaplumbağa” hızıyla gidiyormuş…
Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum konuşmasıyla herhalde mesaj alınmıştır.
Bakan Kurum 21 maddeyle hangi önlemlerle deniz salyasının önünün alınabileceğini söyledi.
Ama bana göre çok geç…
Keşke bu önlemler en az 20 yıl önce alınabilseydi…
Evet; Haliç gerçekten iyi temizlenmişti… O berbat kokuyu hala unutamıyorum ama temizlerken nereye verilmişti o atıklar?

DENİZ YERİNE TARLAYA

Yazının Devamını Oku

Sadece yıktık

4 Haziran 2021
Bandırma’da son 20 yılda yıkılanların yerine hiçbirşey yapılmayınca toprak ve enkaz yığınları arasında yaşamaya başladık…


Hele tam da kent merkezinde yıkılan Çocuk Sarayı ile Evyapan Ortaokulu enkaz görüntüsünü gören yabancılar sanıyor ki bugün yıkıldı yarın yaparlar…
Aslında hiç de öyle değil.
Çocuk Sarayı ile Evyapan Ortaokulu yıkımı bir yılı geçti; yerine ne yapılacağı ve nezaman yapılacağı belli değil… Sadece Çocuk Sarayı 3 bin 200 metrekare, ortaokul ile birlikte 4 bin metrekare…
Sadece enkazın bir bölümünü kaldırdılar ama toprak yığınları hâlâ duruyor…
Yıkılıp enkazı kaldırıldıktan sonra başka var mı toprak yığınlı yerler?
Evet var!..

Yazının Devamını Oku

Şeker pancarı ilaç gibi

28 Mayıs 2021
Koronavirüs belası bize şeker pancarının önemini hatırlattı…

Şeker pancarı sadece şeker demek değil, ayni zamanda küspe ve melas demek, alkol demek kısaca Türk çiftçisinin gıdası demek…
*
Özetle; şeker pancarının stratejik ürünler arasında yer aldığını, ondan şeker, küspe ve melas yanında hijyen maddesi alkol üretildiğini, dünyanın başına bela olan korona virüs sayesinde bilmeyenler de öğrenmiş oldu.
*
Onun için pancar ekicisinin desteklenmesi çok önemli. Pancar ekimi genelde Bursa, Balıkesir ve Çanakkale’nin ilçelerinin verimli topraklarında yapılıyor. Bu yerler Bandırma, Mustafa Kemal Paşa, Karacabey, Susurluk, Gönen ve Biga…
*
Ama şeker pancarı değişik iklimlerde de yetişme özelliği nedeniyle Erzurum, Kars, Konya ile Trakya bölgesinde de üretimi yapılabiliyor…

Yazının Devamını Oku

Balıkhanenin asıl yeri

14 Mayıs 2021
Mavi deniz yanında ve yeşil alan içinde adeta “teneke çatılı” prefabrik bir balıkhane!..

Balıkhane 1965

Balıkhane 1980

Balıkhane 1990

Yani demek istiyorum ki 20 yıldan beri sahilin en güzel yerini işgal eden toptancı balık hali artık bu yerden kaldırılmalı.

Yazının Devamını Oku

Deniz bitti!

7 Mayıs 2021
Marmara Denizi küçük bir iç deniz olması nedeniyle de kirliliği bir yere kadar kaldırabiliyordu; ama görünen o ki, Marmara Denizi bitmiş…

Poyraz olsun, lodos olsun, rüzgar ve akıntı nedeniyle Marmara’nın çoğu atığı Bandırma Körfezi’ne geliyor ve burada çöküyor.
Müsilaj, yani balıkçıların deniz salyası dedikleri, deniz üstünü kaplayan hatta dibe de çöken yapışkan sümüksü beyaz köpüklü bir madde… Deniz tuzlu da olsa kirliliği artık kaldıramadığı, bu yıl her zamankinden fazla görülmesinden belli oluyor. Müsilaj, deniz sıcaklığının yükselmesi ve artan sıcaklık nedeniyle bakterilerin çoğalması nedeniyle oluşuyor.
Balıkçıların kâbusu olup avlanmayı zorlaştırıyor, deniz canlılarını öldürüyor. Sadece deniz yüzeyinde değil denizin derinliklerinde de oluştuğu ve balık yumurtalarına büyük zarar verdiği bilim insanlarınca belirtiliyor.

*
Marmara Denizi küçük bir iç deniz demiştik.
Ancak Bandırma dâhil Marmara Bölgesi’inde bulunan hemen tüm şehir ve fabrikaların atıklarını arıtmadan denize verildiği bilinen bir gerçek.
Deniz üstünde yaygın bir şekilde bulunan denizanalarını çok gördüm, balık larvaları nedeniyle deniz sathının kırmızıya boyandığını da çok gördüm ama bu balıkçıların salya veya kay-kay dedikleri maddeyi geçen yıla kadar görmediğime göre konu gerçekten ciddi boyutlarda… Belki vardı da çok az olduğu için görmemiş olabilirim.

Yazının Devamını Oku

Zeytinyağı güldürüyor!

30 Nisan 2021
Son yıllarda adından sıkça bahsedilen zeytinyağı ile ilgili yayınları izlerken aklıma; önceki yıllarda yaşadığım ilginç bir anı geldi.

Konuyla ilgili bir de fotoğraf vardı.
Yıl; 1990-1998
Bandırma Ticaret Odası’nda görev aldığım yıllarda zeytinyağı konulu seminerlere gidiyor konuyla ilgili görüşlerimi açıklıyordum.
İlk olarak 1990 yılında İstanbul Ticaret Odası’nın düzenlediği “Zeytin ve Zeytinyağı Semineri”ne katılmıştım.
Seminerdeki panelin ana konusu; zeytinyağı tüketimi ülkemizde neden çok az idi. Mesela Yunanistan, İspanya ve İtalya gibi zeytin üreticisi ülkelerde kişi başı tüketim 14-15 kg. iken yine bir zeytin ülkesi olan ülkemizde sadece 1 kilo 500 gram idi. Uzun süren panelde yabancı katılımcılar olduğu gibi tanınmış zeytinyağı üreticileri de vardı ve zeytinyağın insan sağlığına faydaları uzun uzun anlatılmıştı.

NELER YAPILMALI?

Sonunda; böyle güzel bir gıda maddesi Türkiye’de neden çok az tüketiliyor diye soruluyordu.

Yazının Devamını Oku

Banvit mucizesi

8 Aralık 2018
Bir mucizeye daha imza attı Banvit.

Bu yıl galiba yenile yenile yenmeyi öğrenecek. Maç başlar başlamaz hızlı oyunuyla ilk 5 dakikayı 13-14, ilk çeyreği de 21-14 önde bitirince tamam dedim; bu sefer olacak galiba diye düşünmeye başladım ama basketbol bu, öyle perşembenin gelişi çarşambadan belli olmadığı bir oyun.
Nitekim bir ara 12 sayı geriye düşen Banvit maçı son saniyede kazandı.
Konuk ekip Afyon Belediyespor özellikle kısa oyuncularıyla neticeye giden güçlü bir ekip. Nitekim karşılaşmanın en skorer oyuncuları da 20 sayı ile Tyrus Mc Gee, 18 sayı ile oynayan Frank Elegar idi. Bu iki oyuncu Banvit’e yetip artmıştı.
Üçüncü periyotta 12 sayı geriye düşen Banvit sık sık oyuncu değişikliğiyle direnmeye çalışıyordu.
Ümitler azalıyordu ama davullu taraftar grubu neticeye aldırmıyor, müthiş bir destek veriyordu.
Ne olduysa son periyodun son beş dakikasında oldu. Banvit önce farkı azaltmakla kalmadı bitime 45 saniye kala öne geçti: 69-68.
Ne oldu da böyle oldu derseniz; genç Şehmuz’un üçlükleri konuşmaya başladı.

Yazının Devamını Oku

Bandırma feribot istiyor

1 Aralık 2018
AKARYAKIT fiyatlarının yükselmesi sonucu İDO’nun son açıklamalarına bakacak olursak, Bandırma-İstanbul her gün yapılan feribot seferleri yerini, deniz otobüslerine bıraktı.

Hani o, bu hat için çok yetersiz kalan ve seferleri sık sık iptal edilen deniz otobüslerine... Akaryakıt fiyatlarının yanında, haksız rekabete konu olan diğer bir taşımacılık şirketi Negmar Denizciliği de sebep gösterildi ama NEGMAR da, konunun İDO’nun iddia ettiği gibi olmadığını açıkladı.
İDO yayınladığı bildiriyle iç hat seferlerinin iptal edildiğini açıkladı. İç hatlar dedikleri, İstanbul Boğaziçi’nde çalışan deniz otobüsleri kastediliyor.
Aslında olan Bandırma’ya oldu.
Bilindiği gibi kısa bir süre önce de Bandırma-İstanbul arasında kış aylarında daha önce her gün bir sefer yapılan feribot seferlerini pazar hariç, iptal edildiği duyurulmuştu. Yerlerine bu hat için çok yetersiz olan ve sık sık yapılan iptaller nedeniyle yolculara adeta eziyet çektiren deniz otobüsleri konuldu. Şimdi buna göre artık haftada sadece bir gün feribot, diğer günler ise deniz otobüsü seferleri yapılıyor; o da fırtına demiyorum, rüzgar izin verirse...
Ve 2000’li teknoloji çağında Bandırma gemisiz kalıyor. Gel de şimdi haftada 3 gün çalışan kahraman gece gemilerimizle, 4 gün çalışan gündüz gemilerimizi arama. Bir yılda belki 1 gün iptal ya yaşanmıştır ya yaşanmamıştır.
Bandırma-İstanbul deniz ulaşımı hattı çok önemli bir güzergahtır. İstanbul’u Güney Marmara ve Ege’ye bağlayan çok önemli bir deniz yolu olduğunu bilmem söylemeye gerek var mı?
Bandırma-İstanbul, Bandırma-Tekirdağ hattında sorunsuz çalışan RO-RO gemileri bu hattın ne kadar önemli olduğunun bir başka göstergesidir.

Yazının Devamını Oku