GeriErdem Cürgen Kapatıyoruz
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Kapatıyoruz

Bir dönem İstanbul’un bir çok ilçe ve semtinde başladı, sonra da tüm Anadolu ve Trakya’ya ulaştı “Kapatıyoruz” furyası; sonradan anlaşıldı ki aslında kapatmıyorlar, devamlı yeni mağazalar açıyorlardı ve o zaman anlaşıldı ki zincir mağazaların adıydı “Kapatıyoruz”

Bizim spor medyamızda da 2 yıldır, yılbaşı döneminde “NTV Spor kapanıyor” söylentileri çıkıyor, hatta olay söylentilerin o kadar ötesine geçiyor ki, kanalda program yapan bazı yorumcular bile bu dedikoduyu doğrular açıklamalar yapıyorlardı, fakat kanal yönetimi bu olayı doğrulamıyordu. 2 yıldır da yeni yıl geldiğinde, NTV Spor’un yayınlarına devam ettiğini görüyoruz.

Kapatıyoruz

Benzer bir durumu geride bıraktığımız yılın son günü yaşadık. Türk futboluna 49 yıldır çok büyük izler bırakmış Gaziantepspor kulübünün kapanmasıyla ilgili olarak, 31 Aralık 2017 günü, kulübün resmi sayfasından Başkan Hüzeyfe Durmaz, kulübün kapacağına dair bir açıklama yayınladı. Başlığı da “Gaziantespor’suz yeni yılınız kutlu olsun” şeklindeydi.

Yeni yılın ilk günlerinde Hüzeyfe Bey; önce 10 Milyon Dolar bulabilirsek kulüp kapanmaz, kulübü kapatmayı düşünmüyoruz gibi 180 derece farklı mesajlar vermeye başladı. Son olarak da Olağanüstü Kongre kararı alındığını açıkladı.

Siyasetin ve belediyenin, bütün maddi, manevi imkanları şehrin diğer takımı Gazişehir Futbol Kulübüne akıtarak, Gaziantepspor’u yok sayması biraz da Hüzeyfe Bey’den önceki başkan Levent Kızıl ile alakalıydı. Her ne kadar siyasetin, kulüpler ve spor dalları üzerinden güç savaşı yapmasına, belediyelerin çok ciddi paraları bu mecralara aktarıp, Maliye Bakanlığının neredeyse düzenli olarak kulüplerin vergi borçlarını affetmesinin tamamen karşısında dursam da, kentlerde bir takım desteklenecekse, o takım belediyenin değil, o şehrin tarihi olan, gerçek takımı olmalıdır diye düşünüyorum.

Son olarak da yılbaşına girerken, üzerinden 1 yıldan fazla zaman geçmiş bir reklamı yeniden ülkenin gündemine sokan bir Instagram fenomenine atıfda bulunarak; koskoca kulüp başkanlarının ve yönetimlerinin Instagram fenomenleri gibi “Seçimli Olağanüstü Kongre” korktun mu? “Kayyum” korktun mu? “Kulübü kapatıyoruz” korktun mu? Korkmadın mı? demeye, hakları olmamalı.

7 POUND’DAN DÜNYA ŞAMPİYONLUĞUNA

Londra’da 2 haftadır devam eden, PDC Dünya Dart Şampiyonası yeni yılın ilk günü yapılan final karşılaşmasıyla sona erdi.

Kapatıyoruz

Turnuvanın 20 numaralı seribaşı İngiliz Rob Cross sürpriz bir şampiyonluğa imza attı. Daha önce bir dart barda katıldığı çiftler turnuvasında 7 Pound kazanan ve 2017 başında profesyonel olan dartçı; son 32 turunda 3-2 geri düşmesine rağmen vatandaşı M.Smith’i 4-3; yarı finalde de 5-4 geri düşmesine rağmen, Dünya 1 numarası Hollandalı van Gerwen’i tarihi bir 11.setten sonra 6-5 yenerek, iki zorlu geri dönüşe imza atmayı başarmıştı.

Çeyrek finalde Belçikalı rakibi van den Bergh karşısında da 5-4lük zorlu bir galibiyete imza atarken; finalde, dartın efsane isimlerinden “Phil Taylor” karşısında 7-2lik skorla çok rahat bir galibiyete imza attı ve 400.000 Poundluk ödülü de “Dünya Şampiyonu” ünvanının yanına ekledi.

Turnuva boyunca inişli çıkışlı performansına rağmen, pes etmeyen kişiliği, geriye düşmesine rağmen vazgeçmeyen karakteri onun en azından adından sık sık söz ettirecek bir sporcu olacağına dair ipuçları veriyor.

EURO CUP’DA TOP16 BAŞLADI

Avrupa’da kulüp basketbolunun zirve organizasyonu olan ULEB’in Euroleague dışındaki diğer organizasyonu Euro Cup’da ilk tur gruplarının ardından, TOP16 grupları, bu hafta içi oynanan maçlarla başladı.

24 takımla başlayan turnuvada takım sayısı 16’ya düşerken; bizim de temsilci sayımız 3’ten 2’ye düştü.

Euro Cup’a kötü bir başlangıç yapıp; ilk 6 maçının 5’ini kaybeden Galatasaray, harika bir geri dönüş yapıp, son 4 maçını da kazanarak B Grubunu 2.sırada bitirmeyi başardı. Galatasaray; A Grubunu ilk sırada bitiren bir diğer temsilcimiz Darüşşaffaka, C Grubu 3.sü Alba Berlin ve D Grubunda 4.sırayı alan Gran Canaria ile E grubunda yer alıyor.

D Grubunda yer alan ve Euro Cup’a iyi bir  başlangıç yaparak ilk 6 maçının 4ünü kazanan Tofaş ise son 4 maçının tamamını kaybederek, sürpriz bir şekilde, ilk tur gruplarında Euro Cup’a veda etti. Sezon başından itibaren Lig ve Euro Cup’ta yakaladığı harika seriyle ilgi odağı olan Tofaş, Euro Cup macerası sonrası, lige daha çok konsantre olarak, ilk yarının sonuna yaklaştığımız şu günlerde, ilk 2’deki konumunu, sezon sonuna kadar koruyabilecek mi, bunu Nisan ayı sonlarında öğreneceğiz.

Euro Cup maçlarının 2.Tur’da da Tivibuspor’dan canlı yayınlanacağını hatırlatalım.

X

Fenerbahçe sezonun en önemli maçına çıkıyor

Yeni sezona yönetim başta olmak üzere büyük bir değişimle giren ve belki de tarihinin en kötü ilk yarı performansını geride bırakan Fenerbahçe için sezonun en önemli maçı geliyor.

Türkiye Kupasında alt lig takımı Ümraniyespor’a 2 maçını da kaybederek, gelecek sezon Avrupa Kupasına katılma hakkını da çok büyük ihtimalle kaybetmiş olan Fenerbahçe; iki Zenit maçı arasında Konyaspor ile karşılaşacak.

Haftalardır sosyal medyada konuşulan, Aykut Kocaman’ı protesto etme, Alex’i tribüne getirme planları yapılan maç nihayet geldi.

Ali Koç büyük vaatlerle gelip, büyük bir hayal kırıklığıyla devam eden döneminde, tribündeki baskın bir gruba adeta teslim oldu. Ersun Yanal’ı planlarında olmamasına rağmen getirmesi de bu yüzdendi, şimdi de Konyaspor maçında locasını Alex’e açarak, takıma, kulübe Zenit maçı öncesi nasıl bir katkı sağlamış olacak bunun merakındayım.

Geçen sezon benim de stadda olduğum Galatasaray maçında ki bana göre şampiyonluğun kaybedildiği maçlardan birisidir, Alex de Souza yine maça gelmiş, Sadettin Saran Beyefendi’nin locasında maçı seyretmişti. Seçim döneminde, kitabı çıkmışken, sezonun belki de en önemli maçıyken gayet anlaşılabilirdi maça gelmesi ama bu Konyaspor maçına bu denli anlam yüklemenin manasını bulmak gerekiyor.

Fenerbahçe’nin yeni dönemde ezeli rakibi Galatasaray değil Konyaspor gibi görünüyor; Fenerbahçe taraftarı eskiden Galatasaray, Beşiktaş maçlarını takip ederken, Aykut Kocaman göreve geldiğinden beri Konyaspor maçlarını takip ediyor.

Bazıları Konyaspor’un mutluluğundan aşırı mutluluk duyuyor, bazıları Konyaspor’un mutsuzluğundan aşırı mutluluk duyuyor, bu tuhaf cepheleşme her gün büyürken, yönetim bir tarafta yer alıyor ve bilinçli olarak bu kavgayı körüklüyor.

Kavga körüklendikçe; Aykutistler ve Alexistler birbirine sardıkça, kimse bu yönetimin büyük başarısızlığını, Cocu’yu, Comolli’yi, gol bile atılamayan Ümraniyespor maçlarını, yönetimimizde olmayacak denip 3 Temmuz günü yönetime alınan Sina Afra’yı, geçen sezon şampiyonluk kovalayan takımı desteklemeyin, stada gitmeyin tweetleri atan efsane başkan !!! Ali Şen’in oğlu yönetici Metin Şen’i konuşmuyor.

Fenerbahçe’nin yeni ezeli rakibinin Konyaspor olması bazılarının çok işine geliyor, Cumartesi akşamı Fenerbahçe sezonun en önemli maçına çıkıyor, olası bir Konyaspor galibiyeti bu kötü sezonu kurtaracak gibi görünüyor.

Yazının Devamını Oku

Avustralya Açık'la tenis yeniden başlıyor

Sezon sonu turnuvalarından sonra yaklaşık 40 gün üst düzey turnuvalara hasret kaldığımız Tenis’te, yeni yıl, yaz mevsiminin en güzel günlerinin devam ettiği Avustralya’da yılın 4 grand-slam turnuvasından ilkiyle başlıyor.

Avustralya Açık öncesi yaklaşık 2 haftadır gerek Avustralya gerek Yeni Zelanda’daki ATP ve WTA turnuvaları bir nevi bu turnuvaya hazırlık anlamı da taşıyordu.

Bu sene seyirci sayısının 750.000 sayısını geçerek rekor kırması beklenen turnuvanın bir başka özelliği de, Federer ya da Djokovic’in turnuvayı kazanması halinde, tek başına Avustralya Açık’ı en fazla kazanan tenisçi olma unvanını yakalayacak olması. Bu iki tenisçi amatör dönemden Avustralya’lı Roy Emerson ile beraber tek erkeklerde şampiyonluğu 6’şar kez kazanan isimler. Uluslararası bahis firmaları turnuvanın en büyük favorisi olarak Djokovic’i görüyor.

Federer’den 6 yaş daha genç olan Novak Djokovic, bu sene olmasa da eninde sonunda Avustralya Açık’ın kralı olacak gibi görünüyor.

14 Ocak Pazartesi günü ana tablo maçlarının başlayacağı turnuvanın elemelerinde mücadele eden tenisçimiz Cem İlkel bir sürprize imza atarak, ilk eleme turunu geçmiş olsa da, ikinci eleme turunda Portekizli rakibine karşı ilk seti tie-break’te kazanmasına rağmen, 3 set sonunda kaybederek Avustralya rüyasına veda etmek zorunda kaldı.

Tek Kadınlarda, turnuvayı en çok kazanan Margaret Smith Court (11) bu unvanını uzun bir süre daha koruyacak gibi görünüyor. O’na en yakın isim olan ve 7 Avustralya Açık şampiyonluğu bulunan Serena Williams’ın 37 yaşında olduğunu düşünürsek, bu yılki turnuvanın da en büyük favorilerinden olmasına rağmen 11 Avustralya Açık şampiyonluğuna ulaşması, hatta 4 Avustralya Açık turnuvasına daha katılabilmesi bile çok düşük bir ihtimal olarak gözüküyor.

Avustralya Açık bu yıl da Eurosport kanallarından canlı yayınlarla ekrana gelecek.

MICHAEL ERIC VE DARÜŞŞAFAKA’DAN BÜYÜK AYIP

Geçtiğimiz Pazartesi akşamı Tahincioğlu Basketbol Süper Liginin 14.haftasının son maçında Darüşşafaka ile Türk Telekom İstanbul’da karşı karşıya geldi. İlk 3 çeyreğinin büyük heyecan ve çekişmeyle geçtiği maçın son periyodunun başında 10 sayı civarı bir avantaj sağlayan Darüşşafaka, maçın sonlarına kadar bu farkı sürdürdü. Maçın bitimine 3 dakika kala ve Darüşşafaka’nın 13 sayı önde olup, faul kazandığı bir anda Michael Eric’in önce kendisine faul yapan Ender Arslan’ın göğsüne topla vurup, sonra da Darüşşafaka’nın alt yapısından çıkmış, 6 yıl formasını terletmiş, Darüşşafaka’nın alt ligden, Süper Lig’e çıkmasında emeği olan Metin Türen’e kafa atmasını içime sindirebilmiş değilim.

Yazının Devamını Oku

Brand & Sport Summit 2 puana mı mal oldu?

Geride bıraktığımız haftanın Çarşamba günü (12 Aralık) Zorlu PSM’de artık gelenekselleşen Brand & Sport Summit’in 2018 toplantısı gerçekleştirildi.

Bundan önceki yıllara göre pek farklı bir şey yoktu. Biletleri 350TL’ye satılan bir etkinlikte, konuşmacılar kendi projelerini, markalarını, çalışmalarını anlatmaktan daha öteye geçmeliydiler. Ahmet Gülüm’ün sunumu dışında, tamamını seyretmesem de çok ufuk açıcı bir gün olmadığı kanaatindeyim.

Benim bu noktada eleştirmek istediğim konu ise sunumlardan öte, daha o gün tuhafıma giden başka bir ayrıntıydı.

Sabah 9:30’da başlayan panel çok iyi planlanmamış olacaktı ki; Fenerbahçe Kadın Voleybol Takım Kaptanı Eda Erdem Dündar’ın konuk olduğu oturum 16 civarında başlamıştı. 15-20 dakikalık kısa oturumlar yapılıyor olsa da; Fenerbahçe takım kaptanının; Zorlu PSM’deki oturumu bitince koşa koşa otoparka inip arabasına binse bile 17’de Dereağzı Lefter Küçükandonyadis tesislerinde başlayacak takım antrenmanına hazır olması pek mümkün gözükmüyordu.

Eda gibi bir oyuncu için 1-2 antrenman kaçırmak performans açısından bir gerilemeye neden olmayabilir ama takıma verdiği mesaj bana çok hoş gelmiyor. Cuma günü lig maçı oynayacak takım, Çarşamba günü takım kaptanını antrenman yerine, marka konferansında görünce nasıl hissetti bilmem mümkün değil. Yalnız ortada şu gerçek var ki; Cuma günü Fenerbahçe; bütçe, hedef, lig sıralaması olarak kendisine rakip olamayacak, normal şartlarda set bile vermemesi gereken Nilüfer Belediyesi’ne karşı hem de sahasında 3-2 kaybetti. Bu noktada Nilüfer Belediyesi’nin haklı galibiyetini küçümsemek asla söz konusu olamaz ama Başkan Ali Koç’un akaryakıt dağıtım firması Opet dışında isim sponsoru bulamayan Fenerbahçe Kadın Voleybol takımı yetkilileri markalara ve düzenleyecilere karşı bu kadar hoşgörülü olmamalıydı, en azından oturumun saatinin takım antrenmanını etkilememesi sağlanmalıydı. Böylece benim gibilerinin kafalarında böyle bir soru işareti kalmazdı.

EURO CUP’TA DİBE VURDUK

Yılın son günleriyle beraber; Futbol Şampiyonlar Ligi ve Avrupa Liginde olduğu gibi, Basketbol Euro Cup’ta da ilk tur grupları sona erdi. Darüşşafaka’nın son şampiyon olarak bu sezon Euroleague bileti aldığı kupaya gönderdiğimiz 3 takım da (Tofaş, Galatasaray, Türk Telekom) gruplarında ilk 4’e giremeyerek Avrupa’ya veda ettiler. 24 takımla oynanan kupada takım sayısı 16’ya düşerken; elenen 8 takımın 3ünün Türk takımı olması son derece can yakıcıydı. Tofaş’ın geçen hafta Bursa’da kaybettiği Limoges maçı rahat çıkması gereken bir grupta elenmesine neden oldu. Türk Telekom için son maçta ipler kendi elinde olsa bile; zorlu Belgrad deplasmanından önceki hafta, Fransız temsilcisi Asvel’in sahasında Partizan’a karşı kendini pek sıkmadan kaybetmesi, Partizan’ın son maça iddaalı çıkmasına neden olmuştu. Hem Tofaş, hem de İtalyan temsilcisi Dolomiti’yi yenmesine rağmen Türk Telekom için işler zaten geçen hafta bir hayli zorlaşmıştı. Galatasaray için ise geçen hafta kaybedilen Ulm deplasmanı zaten zor olan grubu geçme ihtimalini, matematiksel olarak sıfıra indirmişti.

Umarım takımlarımız bir daha bu kadar kötü bir Euro Cup sezonu geçirmezler. Federasyon Başkanı Hidayet Türkoğlu da panellerde gezmek yerine, şapkasını önüne koyup, bu sezon Avrupa’da İspanya’ya rakip olabilecek tek lig olan ligimizin, neden 15 takımla oynanmak zorunda kaldığını, takımlarımızın Avrupa kupalarında Fenerbahçe Beko ve Anadolu Efes’i ayrı tutarsak neden başarısız olduğunu düşünmeli. Basketbol Liglerini ciddi bir yatırım yaparak satın alan Tivibu da, Trabzonspor’un ligden çekilmesi nedeniyle her hafta 1 maç eksik yayınlıyor, bu da bir sezonda parasını verip yayınlayamadığı 30 maç anlamına geliyor.

TBF şimdiden gelecek sezonun planlamasını yapmalı statüyü, yatırılacak katılım ücretleri, gösterilecek teminatları belirlemeli, bundan sonraki sezonlarda bir takım lig fikstürü belli olduktan sonra, ben bütçe bulamadım hadi eyvallah diyip elini kolunu sallaya sallaya ligden çekilememeli; böyle giderse ne Avrupa’da başımız yerden kalkacak, ne liglerde oynayacak takım kalacak.

Yazının Devamını Oku

Otobüs

Erdem Cürgen yazdı.

Bu hafta Akhisar deplasmanında ağır bir yenilgi alan Fenerbahçe’de Başkan Ali Koç maç sonrası soyunma odasına inerek, futbolculara İstanbul’a otobüs ile dönecekleri bilgisini verdi.

Panathinaikos Başkanı Giannakopoulos geçen sezon benzer bir cezayı Basketbol Euroleague’de Fenerbahçe maçını kaybeden oyuncularına vermiş, basketbolcular İstanbul’dan Atina’ya otobüsle dönmüşlerdi.

Fenerbahçe’nin yakın tarihine baktığımızda iki otobüs yolculuğu, sonuçları itibarıyla son derece dramatik sonuçlara yol açmıştı.

4 Nisan 2015 akşamı Rize deplasmanında 5-1 kazanılan maç sonrası liderliğe yükselen Fenerbahçe takımını havaalanına götüren otobüs Trabzon yakınlarında kurşunlanmış, belki de bu olayın yarattığı etki şampiyonluğun kaybedilmesine neden olmuştu.

Bir diğer otobüs yolculuğu ise 2001 yılının Nisan ayında gerçekleşmişti.

Galatasaray 1996-2000 arası 4 sezonu da şampiyon olarak tamamlamış, üstüne 2000 yılında UEFA Kupasını kazanmıştı. Bu büyük başarının üzerine Fatih Terim Fiorentina’ya gitmiş, Galatasaray’ın başına Lucescu getirilmişti. Avrupa’nın en iyi santraforlarından Jardel Cem Uzan’ın katkılarıyla transfer edilmiş, 2000-2001 sezonu da Real Madrid karşısında kazanılan Süper Kupa zaferiyle başlamıştı.

Fenerbahçe ise Euro 2000’de ev sahibi Belçika’yı gruplarda turnuva dışına atarak, Avrupa Futbol Şampiyonası tarihinde ilk çeyrek finalimizi oynatan Mustafa Denizli’nin önderliğinde bu güçlü yapıyı devirme savaşındadır.

Son 8 haftaya girilirken bir maç eksiği olan Galatasaray ve Gaziantepspor’un 6 puan önünde olan, kalan haftalarda bu iki takımı da evinde ağırlayacak olan Fenerbahçe’nin şampiyonluk yürüyüşündeki en sert virajlardan birisi de 27 ve 28.haftalarda art arda oynayacağı 2 deplasman olan Denizlispor ve Ankaragücü maçlarıdır.

Yazının Devamını Oku

Yeni sezon başlıyor

Dünya Kupasının bile sıcak yaz aylarında söndüremediği futbol susuzluğumuz; Cuma günü Türkiye Süper Ligi, 1.Lig, İngiltere Premier League, Fransa Ligue 1’in başlamasıyla nihayet dinecek.

İspanya La Liga 17 Ağustos, İtalya Serie-A 18 Ağustos, Almanya 1.Bundesliga ise 24 Ağustos’ta başlayacak ve böylece ülkemizde en merakla takip edilen 7 lige de kavuşmuş olacağız.

Süper Lig, 1.Lig, La Liga ve Ligue 1 geçen sezon olduğu gibi bu sezon da Digitürk (Bein Sports) kanallarından yayınlanacak.

Geçen sezon Tivibu Spor’da yayınlanan İtalya Serie-A’yı Bein Sports yayınlayacağını duyurdu, Tivibu ile ortak yayın olabileceği söylentileri devam etse de, Tivibu’nun bu konudaki sessizliği devam ediyor.

Geçen sezon S Sport ve Bein Sports’dan yayınlanan Premier League’de aynı şekilde ana maçlar S Sport’ta; Cumartesi 17, Pazar 18 ya da hafta içi 21:45 – 22:00 seanslarında ana maçlar S Sport, diğer maçlar ise Bein Sports kanallarında olmaya devam edecek.

Şu anda 6 tane spor kanalı bulunan Bein Sports’un (Bein Sports 1,2,3,4 Bein Sports Max 1,2) Bein Sports 5 ve 6’yı da hayata geçirerek bu sayıyı 8’e çıkartması bekleniyor.

Geçen sezon Türkiye’de yayınlanmayan Almanya Bundesliga için de bu yıl henüz bir anlaşma açıklanmadı.

Geçtiğimiz sezon NTV Spor’da yayınlanan Belçika Ligi ile Tivibu Spor kanallarında yayınlanan Hollanda ve Portekiz Liglerinin yayın hakları ise S Sport’da olacak, S Sport İngiltere Premier Ligini de yayınladığı için, çakışan bu ligler; eğer diğer platformlarla bir anlaşma olmassa, internet tabanlı ve ücretli olarak izlenebilen S Sport + tarafından yayınlanacak.

Yazının Devamını Oku

Türk Telekom Süper Lig'e çıktı yayın hakkını Tivibu aldı

Türkiye’nin 3.büyük dijital platformu Tivibu 3 sezon boyunca Şampiyonlar Ligi ve Avrupa Ligi maçlarının yayın hakkını alarak ciddi bir çıkış yapmış, yaptığı kampanyalarla da bir çok yeni abone kazanmıştı.

Şampiyonlar Ligi ve Avrupa Ligi’nin yanı sıra İtalya Serie-A, Portekiz ve Hollanda Liglerini yayınlayan Tivibu, S Sport ve NBA Tv’yi platforma ekleyerek; İngiltere Premier Ligi, NBA, Formula 1 yayınlarını da izleyicisiyle buluşturmuştu. Basketbolda ayrıca İspanya ve İtalya Basketbol Ligleriyle, TBL’de Türk Telekom maçları başta olmak üzere, TBL Federasyon Kupası ve TBL Play-Off maçlarını da yayınlamıştı. Afyon takımının TBSL’ye çıkmasına Tivibu ekranlarında şahit olmuştuk. 

Geride bıraktığımız sezonda Tivibu’nun Şampiyonlar Ligi ve Avrupa Ligi yayın haklarına sahip olduğu son sezondu ve yeni sezonda bu organizasyonlar Tivibu’da yer almayacak, bu kaybı Tivibu alternatif yayınlarla en aza indirgemeye gayret ediyor.

Tivibu bildiğiniz gibi Türk Telekom grubunun bir markası; Türk Telekom takımı da geçen sezon bir alt lig olan TBL’yi 1.sırada bitirerek TBSL’ye yükseldi. Türk Telekom’un Süper Lig’e çıktığı sezon yeni yayın ihalesini Türk Telekom Tivibu aldı. 



Geçen sezon Digitürk bu işi hakkıyla yapmış, tüm maçlar, haftada 2 tanesi NTV üzerinden olmak üzere canlı yayınlanmış, güçlü bir basketbol kadrosu kurulmuştu.

Tivibu’nun da aynı başarıyı sürdürmesini beklemekle beraber, yeni sezonda Basketbol Süper Liginin Tivibu, Euroleague maçlarının Digitürk’de olacağını düşünürsek; hangi isimlerin hangi kanalda yer alacağını önümüzdeki hafta ve aylarda göreceğiz.

Tivibu’nun baketboldaki lokomotifi Kaan Kural olacak şüphesiz, bakalım İhsan Bayülken, Murat Kosova gibi isimleri de yeni sezonda Tivibu’da görecek miyiz?

Yazının Devamını Oku

Futbol sadece futbol değildir

21.Dünya Kupası bugün oynanacak Rusya – S.Arabistan maçıyla başlıyor. Almanya’da yapılan 2006 Dünya Şampiyonasına kadar gelenek olarak son şampiyonun açılış maçını yaptığı Dünya Şampiyonalarında 2006dan beri bu gelenek bozuldu ve Avrupa Şampiyonalarında olduğu gibi açılış maçını ev sahibi takımlar yapmaya başladı.

Dünya Kupasının başladığı bu günde, biraz geçmişe gitmek istedim, futbolun futboldan fazla anlam taşıdığı maçlardan 3 tanesini hatırlatmak istedim sizlere.

1974 DÜNYA KUPASI FEDERAL (BATI) ALMANYA – DEMOKRATİK (DOĞU) ALMANYA MAÇI

2 Dünya Savaşı kaybeden Almanya, 2.Dünya Savaşından sonra 4 parçaya bölünmüştü, Sovyetler Birliği’nin payına düşen, Berlin’in Doğusunda kalan kısım Doğu Almanya olarak yeni bir ülkeye evrilmiş, ABD, Büyük Britanya ve Fransa yönetimine verilen diğer 3 parça ise birleşip Federal Almanya’yı oluşturmuşlardı.

Bir şehri ikiye bölen bir duvarın ardında, birbirinden çok farklı iki dünya vardı. Zamanla tamamen batının merkezlerinden biri haline gelmiş, kalkınma, sanayi, refah olarak gelişimini tamamlamış bir Batı Almanya ve komünist rejimin etkisinde kendi kabuğunu kıramamış, gelir seviyesi düşük bir Doğu Almanya, futbolda da Batı Almanya takımı Doğu Almanya’ya göre çok daha üstündü.

Berlin Duvarının yıkıldığı ve Almanya’nın birleştiği 1990 yılına kadar Doğu Almanya hiçbir Avrupa Şampiyonası Finaline katılamazken, katılabildiği tek Dünya Şampiyonası ise Batı Almanya’da yapılan 1974 Dünya Kupasıydı.

Büyük bir tesadüf eseri bu iki takım aynı grupta yer aldılar. Hamburg’ta oynanan karşılaşmanın büyük favorisiydi Batı Almanya berabere giden karşılaşmanın sonlarına doğru 78.dakikada Sparwasser’in golüyle 1-0 kazanmıştı Doğu Almanya; iki ülke arasında oynanan belki de tek ciddi maçtı bu ve Doğu tarafı için tarihin en büyük zaferiydi. Doğu Almanya gruptan 1., Batı Almanya ise 2.olarak çıktı.

2.tur gruplarında D.Almanya; Hollanda, Brezilya, Arjantin grubuna B.Almanya ise Polonya, İsveç, Yugoslavya grubuna düştü.

Yazının Devamını Oku

NBA finalinde aynı senaryo

Dünyanın 1 numaralı basketbol organizasyonu NBA’de müthiş bir tempoyla gün aşırı oynanan ve 7.maçlara giden iki konferans finalinin ardından finallere kalan takımlar belli oldu.

İki seride de 3-2 geriye düşmelerine ve saha avantajı rakiplerinde olmasına rağmen son 3 sezonun finalistleri Golden State Warriors ve Cleveland Cavaliers takımları arka arkaya 4.defa NBA Finallerinde kozlarını paylaşacak.

Daha önce 2015 ve 2017 finallerini 4-2 ve 4-1’le saha avantajı elinde olan Golden State kazanmış, 2016 finalleri ise tarihi bir geri dönüşe sahne olmuş ve Lebron James önderliğinde Cleveland 3-1 geriye düştüğü final serisini 4-3 kazanarak şampiyon olmuştu.

31 Mayıs Perşembeyi 1 Haziran Cuma’ya bağlayan gece başlayacak olan final serisinde tüm maçlar yine S Sport ekranlarından canlı olarak yayınlanacak, bakalım bu sene ortaya nasıl bir hikaye çıkacak.

NHL’DE FİNAL SERİSİ DEVAM EDİYOR

Buz Hokeyi Ulusal Ligi NHL Stanley Cup’ta da final serisi başladı. 2 sezondur şampiyonluğu göğüsleyen Pittsburgh Penguins’i bu sefer elemeyi başaran Washington Capitals, konferans finalinde Tampa Bay’ı da geçerek finale kalmayı başarmıştı.

Batı konferansında ise Vegas Golden Knights,  kendileri açısından çok rahat geçen bir konferans finali serisinde Winnipeg Jets’i 4-1’le geçerek batı şampiyonu olmayı başarıp, saha avantajını da elde etmişti.

Yazının Devamını Oku

Artık bizde de var

VAR (Video Asistant Referee) ya da Türkçesiyle Video Yardımcı Hakem uygulamasıyla ilgili 2017 Kasım’ında bir yazı yazmıştım.

O dönem Süper Ligin 2.yarısında VAR’ın ülkemizde uygulanması planlanıyordu. Bazı kapalı devre denemeler yapıldı ama sonrasında hiç ses çıkmadı. Büyük bir ihtimalle gelecek sezona kaldı bu sistemin başlaması diye düşünürken, geride bıraktığımız hafta içerisinde sürpriz bir şekilde 1.Lig play-off maçlarında VAR’ın ilk defa ülkemizde resmi bir maçta uygulanacağını açıklandı.

11-19 Mayıs tarihleri arasındaki oynanacak toplam 5 maçta uygulanacak olan VAR sisteminin nasıl uygulanıp, nasıl bir etki bırakacağını son derece merak ediyoruz. Umarız sezon boyu tüm liglerde yaşanan hatalı kararlar, haksız uygulamalar ve sonuca etki eden yanlışların düzeltilmesi açısından bize umut ışığı verir.

Sezonun çok büyük bir kısmını ilk 2 potasında götüren Ümraniyespor, sezon boyunca herkesin beğendiği ama bir türlü kendini ilk 2 potasına sokamayan Boluspor, kötü bir ilk yarının ardından ikinci yarının en iyi performanslarından birisini gösteren Gazişehir ve son 1-2 haftaya kadar hiç hesaba katılmamasına rağmen son haftalarda yaptığı büyük çıkış ve son hafta İzmir deplasmanında aldığı puanla kendini play-offa sokan Büyükşehir Belediye Erzurumspor arasında belki de son yılların en favorisi olmayan Play-Off’una şahit olacağız.

Bütün sezon boyunca olduğu gibi, 1.Lig play-off’larını da Bein Sports Max kanallarından canlı olarak izleyeceğiz.

İlk maçlar Cuma akşamı 19:00 ve 21:00’de.

BUZ HOKEYİ DÜNYA ŞAMPİYONASI DANİMARKA’DA DEVAM EDİYOR

Her yıl yapılan ve Ulusal düzeyde Kış Olimpiyatlarından sonra en önemli organizasyon diyebileceğimiz Buz Hokeyi Dünya Şampiyonası Danimarka’da devam ediyor. İlk haftanın geride kaldığı organizasyon tribünlerdeki doluluğu göz ardı edersek önceki yıllara göre son derece sönük geçiyor.

Yazının Devamını Oku

Bir maça kupa

Avrupa’da takım sporlarında en başarılı olduğumuz spor olan Kadın Voleybolunda 2 numaralı kupayı alan Eczacıbaşı ile 1 numaralı kupada Galatasaray ile beraber Final-Four oynayacak takımlar arasında yer alan Vakıfbank Sultan Liginde finale yükselmişlerdi.

5 maç üzerinden oynanan final serisinin, Vakıfbank’ın ev sahibi olduğu ilk 2 maçta birer galibiyet alan takımlar, Eczacıbaşı’nın ev sahibi olduğu maçlarda da birer galibiyet alınca, düğümü çözmek ligi ilk sırada bitiren Eczacıbaşı’nın ev sahipliğinde şampiyonun belirleneceği 5.maça kaldı.

Eczacıbaşı – Vakıfbank takımları bugün (26 Nisan Perşembe) saat 18:00’da 5.maça çıkacaklar ve kazanan şampiyon olacak, TRT Spor tüm sezon olduğu gibi, sezonun son maçını da canlı olarak yayınlayacak.



BEKLENEN EŞLEŞME NİHAYET GERÇEKLEŞTİ
NHL Stanley Cup’ta son 2 yılın şampiyonu Pittsburgh Penguins’in son 2 sezonda olduğu gibi bu sezonda Konferans Yarı Finalinde Washington Capitals ile eşleşmesini merakla beklediğimi yazmıştım.

Washington Capitals’ın kendi sahasında oynadığı ilk 2 maç sonrasında, Columbus Blue Jackets serisinde 2-0 geriye düşmesi,  acaba sorularını gündeme getirirken, 4 maçlık bir galibiyet serisi yakalan başkent temsilcisi, son 2 sezonun rövanşını alma şansını yakaladı.

Bu harika serinin ilk maçı Perşembe’yi Cuma’ya bağlayan gece TSİ 2:00’de oynanacak. Fox Sports’un serinin bir çok maçını canlı yayınlayacağını tahmin ediyorum, hokey severler ve Buz Hokeyi’ni yeni yeni takip etmeye başlayanlar bu seriyi kaçırmasın derim.

Yazının Devamını Oku

UEFA gerçekten kulüpleri yaşatmak mı istiyor?

Son yıllarda futbol dünyasının en önemli başlıklarından bir tanesi haline geldi Finansal Fair Play (FFP) (Türkçesine Finansal Adil Oyun diyebiliriz) hatta “denk bütçe” gibi kavramlar sporseverlerin günlük hayatta kullandıkları söz öbekleri haline geldi.

Gerek ülkemizde, gerek dünya genelinde spor kulüplerinin çok yüksek miktarlarda borçlanması üzerine UEFA Avrupa Kupası ve yerel lig katılımları için finansal ağırlıklı bir takım kriterler getirmişti, ilk başta hafife alınan bu durum, birkaç kulübün Avrupa’dan men cezası alması üzerine ciddiye alınmaya başladı. Her sezona başlarken Uluslararası ve Ulusal lisans alan kulüplerin isimlerini, spor bültenlerinde ilgiyle takip ediyoruz.


Ulusal lisans alamayan takımlar sezona -3 puanla başlıyor, Spor Toto 1.Ligde sanırım son 7-8 sezondur en azından bir takım sezona -3 puanla başlamış, 2.Liglerde de durum pek farklı değil, her bir oyuncunun bireysel şikayeti sonucu daha önceki alacakları ödenmediği takdirde, oyuncunun talebiyle her bir futbolcu için 6 puan ceza da buna ekleniyor. Örneğin bu sezon Manisaspor’un silinen 9 puanının 3ü ulusal kulüp lisansı alamaması, 6sı da 7-8 sezon önce transfer edilen Ariza Makakula’nın hala ödenmeyen ücretlerinden dolayıydı.


Kulüpleri öldürmek gayretinde olmadığını söyleyen UEFA’nın, FFP kapsamında Avrupa kupalarından men, Avrupa kupası listesine eksik oyuncu bildirme, Transfer yasağı gibi, her kulübün özel durumuna göre çeşitli yaptırımları var. Avrupa kupalarına katılamayan üst lig ve özellikle alt lig takımları için “Transfer yasağı” tam bir kabus, kulüplerin dış transfer yapmasını yasaklayan bu yaptırım, sözleşmesi biten oyuncularla yeniden anlaşmaya müsade ediyor.



Yazının Devamını Oku

NBA’de Play-Off zamanı

Dünyanın en büyük ekonomiye sahip, en çok seyredilen basketbol liginde play-off zamanı geldi çattı.

NBA’de Cumartesi gecesi başlayacak olan play-off’larda sürpriz bir şekilde geçen sezonun finalistleri Golden State ve Cleveland takımları konferanslarında zirveyi kaptırdılar. Sezonun daha ilk gününden Hayward’ın sezonu kapatmasıyla başlayan can sıkıcı sakatlıklar sezonun sonlarında da devam etti. Doğu’nun iddaalı takımlarından Boston Celtics’de Kyrie Irving sezonu kapatırken, Golden State Warriors’un superstarı Stephen Curry’nin play-off’larda en azından ilk turu kaçırması bekleniyor.

Normal sezonun son maç günü öncesi Play-Off’a katılan 16 takımın 15 tanesi belli olmuş durumda, son takımı Çarşamba’yı Perşembe’ye bağlayan gece TSİ 03’te oynanacak Minnesota – Denver maçı belirleyecek. 81 maçta 46şar galibiyetleri olan bu iki takımdan, kazanmayı başaran takım play-off treninin son yolcusu olacak, bu ilginç karşılaşma S Sport’tan canlı yayınlanacak.

Doğu’da Toronto’nun 1, Boston’un 2, Batı’da Houston’un 1, Golden State’in 2.sırada kapattığı normal sezonda, sezon başında beklenen Golden State – Cleveland finalinin dışına çıkılması çok büyük ihtimal olarak görülüyor.

James Harden’ın büyülü performansı ile MVP olması beklenen NBA’de, takımı Houston Rockets da en fazla galibiyeti alarak, finallere kadar çıkabilmesi halinde, tüm turlarda ev sahibi avantajına sahip olacak.

Birkaç sezondur play-off’lardan uzak kalmakla kalmayıp, en kötü performansları sergileyen Philadelphia 76ers takımı da, draftlarda üst sıralardan oyuncu seçme avantajları ve yeniden yapılanmasıyla beraber, play-off’a geri döndü. Doğu’da 3ya da 4.sırada yer alacak Philadelphia ilk turda saha avantajına sahip olacak, genç ağırlıklı kadronun; büyüklerle, çocukların ayrıldığı yer olan play-off’larda göstereceği performans da çok ilgi çekici olacak.

Batı’da ilk turda Curry’siz Golden State karşısına çıkmak için büyük çaba sarfeden ve sürpriz maçlar kaybeden Oklohama City Thunder 7.sırada kalıp bu emeline ulaşırsa, ilk turun en ilgi çekici eşleşmelerinden birisinde Kevin Durant Golden State formasıyla, eski takımına karşı parkeye çıkacak.

Yazının Devamını Oku

Tatsız tuzsuz bir Avrupa şampiyonası

Olimpiyatlarda Güreş ile beraber en başarılı olduğumuz branştı, özellikle düşük kilolarda bir ekol olma yolunda ilerliyorduk.

2017 sonlarında karaciğer yetmezliği nedeniyle hayata veda eden Naim Süleymanoğlu’nun, dönemin başbakanı Turgut Özal’ın da büyük katkılarıyla ülkemize getirilmesinden sonra 1988 Seul Olimpiyatlarında rekorlar kırarak kazandığı altın madalya, 1968 Mexico City yaz olimpiyatlarıında Güreş’te kazandığımız altın madalyalardan sonra kazandığımız ilk altın madalyaydı.  Bu altın madalya ülkemizde halteri en çok ilgi çeken olimpik sporlar arasında tartışmasız olarak ilk 3’e sokuyordu.

O dönemden sonra Avrupa Şampiyonları, Dünya Şampiyonaları, Olimpiyatlar TRT’nin yayınlarıyla çok ciddi anlamda takip edilmeye başlandı.

Genelde mayıs ayına denk gelen 1-2 hafta aralıklarla yapılan ve yaz tatilini müjdeleyen Avrupa Güreş ve Halter şampiyonları çok ciddi izlenme oranlarına ulaşırdı. Halterde ilk gün Halil Mutlu çıkar altın madalya alır, ikinci gün madalya umudumuz Hafız Süleymanoğlu büyük bir mucize olmazsa sıfır çeker, üçüncü gün Naim Süleymanoğlu çıkar bir altın madalya daha alırdı. Yine düşük ve orta kilolarda Ergün Batmaz, Reyhan Arabacıoğlu, Sedat Artuç gibi isimler madalyaları toplarlardı.  Naim Süleymanoğlu ve Halil Mutlu ile başlayan şampiyon sporcu geleneğimiz 2004 Atina Olimpiyatlarında kendini göstermiş ve inanılmaz bir performans gösteren Taner Sağır o olimpiyata damga vurmuştu.

Erkeklerle başlayan bu başarılar kadınlarda Nurcan Taylan’ın ilk olimpiyat şampiyonu kadın sporcumuz olmasıyla ivmelenmiş; Sibel Özkan, Sibel Şimşek, Aylin Dağdelen gibi başarılı sporcularımız bize onlarca madalya kazandırmıştı.

2000’lerin sonlarına doğru Naim Süleymanoğlu sonrası dönemi iyi geçirmemizi sağlayan Halil Mutlu’nun da halteri bırakmasından sonra, genç ve başarılı sporcularımızın istikrar yakalayamaması, doping skandalları ve kadın halterinde taciz skandallarıyla beraber halterde paraşütsüz bir inişe geçtik.

Halter Federasyonundaki değişimle beraber yeniden yapılanma süreci başladı. 2012 Olimpiyatlarında 13.olan Türkmen Halterci Daniyar İsmayilov Türk vatandaşlığına geçirildi, 2016 Rio’da Halterde kazandığımız tek madalya ona aitti.

Yazının Devamını Oku

Formula 1’de yeni sezon Melbourne’de başlıyor

Yılbaşı geceleri televizyonda ilk yılbaşına giren ülkeler arasında seyrettiğimiz Avustralya, Formula 1’de yine sezonun ilk yarışına ev sahipliği yapacak.

Antrenman turları, sıralama turları sonrası büyük yarış Pazar sabahı 8:10’da S Sport’ta canlı yayınlanacak. Şimdiye kadar Melbourne Grand Prix’ini 2 şer kez kazanan Hamilton, Vettel ve Raikkonen’den birisi dengeyi kendi lehine bozabilecek mi, hep beraber göreceğiz.

Son 4 sezonun 3ünde şampiyon olan Lewis Hamilton sürücüler klasmanında yine sezonun favorisi, O’nu en zorlayacak isim olarak ise 4 sezonun öncesindeki 4 sezonun tamamında Dünya Şampiyonu olan Sebastian Vettel gözüküyor. Max Verstappen ve Daniel Ricciardo ise sürpriz yapabileceği düşünülen isimler olacak.



Markalar klasmanında ise Red Bull hakimiyetine son veren ve son 4 sezon şampiyonluğu kazanan Mercedes yine çok büyük favori, yeniden Formula 1’i domine etmeye çalışan Red Bull ve belki de en büyük taraftar grubuna sahip olan Ferrari takımları da “imkansız görev” olarak görülebilecek olan Mercedes’i tahtından etmenin peşinden koşacak.

Bu yıl yine S Sport’un yayın haklarına sahip olduğu şampiyonada özellikle Avrupa yarışlarının İngiltere Premier Ligi ile çakışması durumunda bu sezon da bazı yarışların, Smart Spor ve Bein Sports kanallarında yayınlanması bekleniyor.


Yazının Devamını Oku

Mart çılgınlığı

ABD’nin Kolej Basketbol Ligi finalleri 25 yılı aşkın bir süredir March Madness (Mart Çılgınlığı) olarak anılıyor. Ligin en iyi 68 takımının tek maçlı eleme sistemiyle birbiriyle karşılaştıkları maçlar Mart ortasında başlıyor ve Nisan başındaki Final Four ile sona eriyor.

Üniversite ve spor beraberliğinin Dünya üzerindeki en başarılı örneği olan NCAA ligleri sadece basketbol ile sınırlı değil, bir çok spor dalında bu inanılmaz alt yapı havuzunu ve onların dişe diş mücadelelerini görmek mümkün.

Okul takımlarının maçlarının bu kadar ilgi görmesi, salonların bu kadar dolu olması ve bu kadar büyük bir ekonomiye ulaşması, Koç Festleri hatır, gönül ve sponsorluk ya da medya ortaklığıyla yayınlatıp, üniversiteler arası maçları sadece o okulun öğrencilerine izletebildiğimiz için, bize hayal gibi gelse de gerçeğin ta kendisi.

On binlerce kilometre uzaklarda, evlerimizde dijital platformlara ücret ödeyerek, Duke ile North Carolina Üniversiteleri arasındaki maçı bize seyrettiren sistemin DNA’sını çözebilirsek, bu kültürün nasıl yaratıldığını görebilirsek belki biz de bir gün bir spor ülkesi olabiliriz.

Geçen sezon Arizona, Phoenix’te yapılan ve iki Carolina takımının da Final Four yapmayı başardığı şampiyonada, Michael Jordan’ın da 1982’de 23 numaralı formasıyla şampiyonluğa ulaştığı North Carolina, finalde daha önce hiç şampiyonluğu olmayan Gonzaga’yı yenerek, 6.şampiyonluğuna ulaşmış; UCLA ve Kentucky’nin ardından bu şampiyonluğu en çok kazanan takım olmuştu.

Bu yıl San Antonio’da yapılacak; ülkemizde de Tivibu Spor ve Fox Sports tarafından yayınlanacak March Madness’da bakalım bu sezon sürpriz yaşanacak mı?

HAYALLERİNİN PEŞİNDEN KOŞAN BİR TÜRK GENCİ: BOĞAÇ KARATEPE

Yazının Devamını Oku

Medya’da dinlediğini anlayan hiç kimse kalmadı mı?

Fenerbahçe’nin geçtiğimiz hafta sonu Pazar akşamı sahasında Akhisarspor karşısında kaybettiği maçtan sonra Aykut Kocaman’ın basın toplantısında konuşulan bir konu üzerine, gerek sosyal medyada, gerek konvansiyonel medyada yazılanları ve konuşulanları görünce, çok üzücü bir gerçeğin yüzüme vurduğunu hissettim.

Görünen o ki Aykut Kocaman’ın “taç hırsızlığı” üzerine yaptığı konuşma ya bilinçli olarak ya da gerçekten ne söylendiğini anlayan neredeyse hiç kimse olmaması nedeniyle yanlış aksettirildi, yazılarında bu konulara neredeyse hiç girmeyen benim üzerime de bu konuda birkaç cümle yazmak kaldı.

Öncelikle konunun başlangıcı ya da konu başlığı “taç” değil; Aykut Hoca’nın; Vodafone Park’ta maç kazanmanın çok zor olduğuna dair Perşembe akşamı yaptığı açıklamaya atıfta bulunan bir muhabir sorusuydu. Buna cevaben de Aykut Kocaman şu eklemeyi yaptı “Burada maç kazanmak da bir o kadar kolay” ve bunu örneklerle açıklamaya başladı; Arda Kardeşler’in Fenerbahçe – Akhisar maçındaki yönetimiyle, son 1 hafta içerisinde oynanan 2 Beşiktaş maçının hakemleri olan Cüneyt Çakır ve Fırat Aydınus’un yönetimlerinin karşılaştırmasını yaptı. Cüneyt Çakır ile ilgili eleştirisi fauller konusundaydı, Fırat Aydınus’la ilgili örnek de açıklamasının sonunda söylediği “hakikaten şaka ama öte yandan da gerçek” cümlesiyle anlattığı taç atışınaydı, hakemin taç atışını doğru görmesine rağmen, Beşiktaşlı futbolcunun hemen topu alıp tacı atması karşısında, tribündeki uğultuya karşı gelemeyerek, taç gibi kolay bir kararda bile eğilip, büküldüğünü anlatmaya çalıştı Fırat Aydınus’un.

Aslında televizyonlarda konuşulanın aksine anlatmak istediği; taç atışının önemi değil, taç atışı gibi belki de futboldaki en kolay karar da bile böyle bir tavır sergilenmesiydi. Kaldı ki o hatalı taç da Volkan Demirel’in çileden çıkıp, yaptığı itirazların artmasına, 2.sarı karttan kırmızı kart görmesine sebep oldu.

Anlatılmak istenen çok net bir şekilde tribünlerin boş kalması; takıma yeterli desteğin, rakibi ve hakemleri baskı altında bırakacak ortamın bir türlü Ülker Stadyumunda oluşturulamamasıydı. O akşam Fenercell’in davetlisi olarak maçı stadyumda seyreden biri olarak, bunu ben de çok net bir şekilde gözlemledim. Zaten bunu gözlemlemek, bilmek için stada gitmeye de gerek yok, maçları televizyondan seyreden, sosyal medyayı biraz takip eden herkes bunu çok iyi biliiyor. Ülker Stadı’nda sadece Başkan, yönetim kurulu, teknik direktör ve Fenerbahçe’li futbolcular üzerinde baskı oluşturacak bir ortam var; bunun sebebini de, çözümünü de herkes biliyor.

Burada konuşulması gereken konu, ya da sorulması gereken soru; o akşam Fernandao’nun düşürülmesi net penaltı, Soldado’nun attığı gol çok ufak bir farkla ofsayt ama yardımcı hakemin durduğu yer yanlış. Aynı pozisyonlar Türk Telekom Stadı ya da Vodafone Park’da yaşansaydı, hakem kararları yine aynı olur muydu? bu sorunun cevabı bende çok açık, sizi de kendi cevaplarınız ve vicdanınızla baş başa bırakıyorum.

EUROCUP PLAY-OFF’LARI SÜRPRİZSİZ BAŞLADI

Yazının Devamını Oku

Bundesliga'da pazartesi sendromu

Son yıllarda passolig başta olmak üzere, taraftarı olmayan proje takımların giderek ligleri istila etmesi, tribün gruplarının birbirleriyle olan tartışmaları ya da mevcut yönetime, başkana olan tavırları, artan tribün terörü, televizyonda onlarca maç seyredebilme şansı gibi sebeplerle, büyük yatırımlar yapılan, paralar harcanan stadyumlarımız bir türlü istenilen doluluk oranına ulaşamıyor.

Yıllarca dolup taşan, hatta derbi maçlarında, 1 gün önceden gelinip stadyum kapılarında yatılan yıllardan sonra bu tablo bir hayli düşündürücü, 1990’ların başında da benzer bir dönem yaşanmıştı. 1992-93 sezonunda örneğin yanılmıyorsam 14-19 saatleri arasında maçların canlı yayınlanması yasaklanmıştı. CINE5 henüz yayın hayatına başlamamış, şifreli yayınlar, dekoderler hayatımıza girmemişti. TFF’nin 3 büyüklerin iç saha maçlarını naklen yayınlanmasın diye 14’e 15:30’a koyduğu günler hala aklımda, naklen yayının yasak olduğu saatte oynanan karşılaşmaları yayın haklarını alan SHOW TV maç bittikten sonra banttan yayınlardı. Hatta 1992-93 sezonunda son haftaya ve averaja kalan şampiyonluk mücadelesinde Akaragücü – Galatasaray, Beşiktaş – Gençlerbirliği maçları bile televizyondan canlı yayınlanmamıştı.

Aradan yıllar geçti bugün televizyon gelirleri çok daha yukarılara çıktı, artık yayıncı kuruluşlar neredeyse maç saatlerinde söz sahibi olan bir konuma geçtiler, bunun karşılığı olarak da daha fazla maç, daha fazla reklam, daha fazla abone gerekliliği ortaya çıktı. Daha fazla maçın yayınlanması, yeni yayın saatleri oluşturulması için eskiden Cumartesi ve Pazar günleri ile sınırlı olan lig günlerine önce Cuma eklendi, sonra Pazartesi.

Aynı saatte birden fazla maçın olması hem seyirciyi, hem yayıncı kuruluşu ciddi anlamda zorluyor; örneğin cumartesi günü 15:30-16 gibi Süper Lig ve 1.Ligde en az 3-4 tane maç aynı anda oynanıyor ve bu maçları aynı platform yayınlıyor.

Avrupa’nın en büyük 5 liginde, taraftarlar alışkanlıklarına, kendi takımlarına ve tribün kültürüne çok bağlılar; bu kapitalist düzende bile hala Cumartesi 15:00 İngiltere, 15:30 Almanya, 21:00 Fransa ve Pazar 16:00 İtalya Liglerinde maçların ağırlıklı olarak başladığı saat. İspanya ise bu 5 büyük lig içerisinde, maçları en çok saat dilimine bölen ülke.

Almanya Futbol Federasyonu da bu sezon, Avrupa Ligi maçlarını da bahane ederek, Pazartesi maçlarını başlattı ve beklenenden çok daha büyük bir tepkiyle karşılaştı.


Yazının Devamını Oku

Mardin'e çok yakıştı

İstanbul’da yapılan Erkekler Basketbol Türkiye Kupası geçtiğimiz hafta boyunca oynanmış ve finalde Tofaş’ı yenen Anadolu Efes’in şampiyonluğuyla sonuçlanmıştı.

Bu hafta sıra kadınlara geldi, neyse ki Kadınlar Türkiye Kupası çok yerinde bir kararla İstanbul, Ankara dışına çıkabildi, maçlar Mardin’de Artuklu Yeni Spor Salonunda oynanıyor.

Erkeklerde olduğu gibi Kadınlarda da bir sürpriz yaşanır mı derseniz, açıkçası ben pek zannetmiyorum. Erkeklerde ligi domine eden ve hatta Euroleague şampiyonluğu ile bu başarısını pekiştiren Fenerbahçe takımının son 2 Türkiye Kupasında çeyrek finalde Anadolu Efes’e elenmesi tesadüf müdür, tercih midir, kader midir pek karar veremiyorum, ama Mardin’de ilk günün ardından görüldüğü kadarıyla Yakın Doğu Üniversitesi pek sürprize izin verecek gibi durmuyor.




Kadınlar Türkiye Kupası statüsü de Erkeklerin statüsüyle aynı. Normal sezonda devreyi ilk 8de bitiren takımların; 1-8,4-5; 2-7,3-6 şeklinde eşleşmesiyle, devreyi ilk 2 sırada bitiren Yakın Doğu Üniversitesi ve Fenerbahçe finale kadar karşılaşamıyor, Fenerbahçe’nin şu an ligde son kaybettiği Beşiktaş maçıyla Hatay Büyükşehir Belediye takımının altına düşerek 3.lüğe gerilediğini hatırlatalım. Fenerbahçe çeyrek finalde Mersin Büyükşehir Belediye’yi geçebilirse, yarı finalde Hatay Büyükşehir Belediye ya da Beşiktaş’la karşılaşacak. Zaman zaman eleştirdiğim Fırat Okul’un Euroleague şampiyonluğunu da geçtim, bu takımı Türkiye Kupası şampiyonluğuna ulaştıracağına dair bile pek umudum yok, zaten Fenerbahçe yıllar sonra Euroleague normal sezonu sonunda, son 8’de saha avantajını ele alamamıştı. Her ne kadar Sopron’dan daha iyi bir takım olsak da, Sopron’a elenip Final-Four’dan olmak da mevcut form durumuyla çok büyük sürpriz olmaz.

Erkekler de olduğu gibi Kadınlar Türkiye Kupasın’a da PTT’nin sponsor olduğunu ve tüm maçların yiine Tivibu Spor’un şifresiz kanalından yayınlanacağını hatırlatalım.


Yazının Devamını Oku

Basketbol Türkiye Kupası başladı

Basketbol Türkiye Kupası mücadelesi dün (14 Şubat Çarşamba) Sinan Erdem Spor Salonunda oynanan maçlarla başladı.

Basketbol Süper Liginde 1.yarıyı ilk 8 sırada bitiren takımların; 1-8, 4-5; 2-7,3-6 şeklinde eşleştiği ve tek maç eleme sistemi üzerinden oynanan kupa maçları sonunda Pazar günü final karşılaşmasıyla şampiyon belli olacak.

Türkiye Kupası 8’li Final’i öncesi basın toplantılarında ilk gün karşılaşacak Fenerbahçe ve Anadolu Efes coachları Obradovic ile Ergin Ataman’ın atışmalarının, kupanın bir adım önüne geçmesi ise kupanın ateşini bir tık olsun yükseltti. Belki de bu yanan ateştendir bilinmez ama daha kupanın ilk gününde final gibi bir maç seyrettik. Anadolu Efes’in 83-80 kazandığı maçta, son hücumda Fenerbahçe 2 tane 3 sayılık atış kaçırdı, Ergin Ataman daha önce de A Milli Takımın başındayken, İtalya maçında 3 sayı öndeyken son hücumda faul yapmayarak risk almış ve yine kazanmıştı. Şunu da hatırlatmadan geçmeyelim, geçen sezon da Türkiye Kupası çeyrek finalinde Fenerbahçe, Anadolu Efes’e elenmişti.



Bu iki takımı çeyrek final yerine final ya da en azından yarı finalde seyretmek daha keyifli bir hale gelebilirdi.

Euroleague’de maç olmayan hafta içini değerlendiren tek ülke biz değiliz şüphesiz; İspanya’da da bizim Türkiye kupası formatımızla aynı formata sahip Kral Kupası maçları da bugün başlayacak. (15 Şubat Perşembe)

Böylece bu hafta Euroleague’de maçı olmayan 4 İspanyol ve 2 Türk takımı yerel kupalarında mücadele edecekler.

1.Basketbol Liginde mücadele eden takımlar için ayrı bir Türkiye Kupası olmasına rağmen, Süper Ligde mücadele eden ve ilk yarıyı 9 ve 16.sıra arasında bitiren 8 takım için herhangi bir Türkiye Kupası mücadelesi bulunmuyor.

Yazının Devamını Oku

Kış olimpiyatları başlıyor ( Aslı Nemutlu anısına)

23.Kış Olimpiyat Oyunları Cuma günü Güney Kore’nin Pyeonchang İlçesindeki açılış töreniyle başlıyor.

Pyeonchang, Erzurum’un Palandöken’i, Kocaeli’nin Kartepe’si gibi kış sporları için bir merkez konumunda olan Taebaek Dağların’ın da içinde olduğu Gangwon şehrinde bulunuyor.




Bu yıl rekor katılımla, 92 ülkeden 2952 sporcunun katılacağı kış olimpiyatlarında, ülkemizi 8 sporcu temsil edecek. Rusya’nın doping skandalı nedeniyle men edildiği olimpiyatlarda 169 Rus sporcu, 5 halkalı olimpiyat bayrağı altında mücadele edecek. Buz Hokeyi gibi takım sporlarında da olimpiyat bayrağını taşıyacak, Rus sporcularının bu ilginç durumu kadar önemli başka bir detay da Kuzey Kore’li 12 kadın buz hokeycinin, Güney Kore’deki kadın buz hokeycilerle bir araya gelerek oluşturacağı Kore takımı olacak. İki ülkenin bayrağından ayrı olarak farklı bir Kore bayrağı ve formasıyla mücadele edecek Kore takımı, B Grubunda Japonya, İsveç ve İsviçre ile mücadele edecek. Kuzey Kore ve Güney Kore’li Buz hokeyciler açılış ve kapanış töreninde de bu bayrak altında yürüyecekler. Erkekler Buz Hokeyi kategorisinde ise Güney Kore takımı kendi sporcularıyla mücadele edecek.

Ülkemizde TRT ve Eurosport ekranlarından yayınlanacak organizasyonda, Eurosport’un logosunda bulunan ve yaklaşık 100 gündür devam eden geri sayımda da sona gelinmiş oldu.


Yazının Devamını Oku