GeriErdem Cürgen Adam gibi adam
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Adam gibi adam

Hayatı boyunca İsveç dışında takım çalıştırmadı, en uzun görev aldığı takım Nörkopping’ti. 5 sezonun sonunda, 25 yıl aradan sonra Nörkopping takımıyla İsveç Ligi şampiyonluğunu olarak kazandı.

Bu dünyaya geldiğinden beri, yani 55 yıldır Nörkopping’in İsveç Liginde kazandığı 2.şampiyonluktu.


6.sezonun ortalarında 13 maç sonunda 27 puandayken, milli görev için Nörkopping takımından ayrıldı ve İsveç A Milli Takımının başına geçti Jan Olof (Janne) Andersson.


Göreve geldiği İsveç milli takımı EURO 2016’da başarılı olamayarak; İtalya, Belçika, İrlanda grubunu 1 puanla son sırada bitirmiş ve eve erken dönmüştü. Son 15-20 yılın fenomen futbolcularından Zlatan Ibrahimovic milli takımı bırakmış, Dünya Şampiyonası Eleme kurasında İsveç; Fransa, Hollanda, Bulgaristan gibi zor takımların bulunduğu bir gruba düşmüştü. Dünya Kupasına katılmayı bırakın, Play-Off aşamasına gelmesi bile sürpriz görünüyordu.

Adam gibi adam


Lucescu’nun aldığı maaşın çeyreğini bile almayan Janne Andersson’un takımı önce Hollanda’yı geride bırakıp, grupta Fransa’nın ardından ikinci olmayı başardı. Grupta Fransa’ya tek mağlubiyetini yaşatan takımdı İsveç; Play-Off aşamasında da kura şanssızlıkları devam etti; Polonya, Danimarka, Hırvatistan yerine İtalya’yı çektiler. 1-0 kazandıkları maçın rövanşında, uzatmalarla beraber yaklaşık 100 dakika boyunca İtalyanlardan gol yemeden maçı tamamlamayı başardılar. Hollanda’dan sonra, en son 1958 Dünya Kupasını kaçırmış İtalya’nın da Rusya rezervasyonlarını iptal ettirdiler.


Son Avrupa Şampiyonasında, son derece başarılı bir performans sergilemesine rağmen, gruptaki son maçında yedek ağırlıklı çıktığı İrlanda’ya kaybederek, bizim son 16 yapmamıza engel olan İtalyanlar için, 40 yaşındaki efsane Buffon’u son bir kez Dünya Şampiyonasında izleyemeyecek olmamız dışında, benim pek üzüldüğüm söylenemez.


İsveç’li futbolcular bu beklenmedik zaferden sonra sevincin dozunu biraz kaçırdılar, Eurosport’un saha içindeki yayın standını devirdiler mesela, soyunma odasını biraz kirlettiler.


Biz o akşam Antalya’da 50 dakika 10 kişi oynayan Arnavutluk’tan 3 gol yemiştik. Fatih Terim yönetiminde, futboldan öte, kişisel hesaplaşmalar, ego savaşları,
racon kesme ortamına dönüşen Milli Takım’da, Terim’in yerine gelen 72 yaşındaki Lucescu; gelir olarak Terim’i zorlasa bile, saha sonuçları, oynattığı futbol ve kadro seçimiyle takımı çok daha kötü bir noktaya getirdi. Bize oluşturduğu takım ve oynattığı futbolla ders vermek yerine; basın toplantılarında akıl vermeye, ülkemizi küçük görmeye kalktı ve kendi payına hiç özeleştiri yapmadı.


55 yaşında tarih yazan İsveç’li teknik direktör Janne Andersson ise maç öncesi bazı İtalyan taraftarların ulusal marşlarını ıslıkladığı San Siro’da, oyuncularının kirlettiği soyunma odasını topluyordu o zafer anlarında; maç sonrası basın toplantısında Ibrahimovic ile ilgili bir soruya sinirlendi, kendisinin 1.5 yıl önce milli takımı bıraktığını, bu maç sonrası sahadaki harika futbolcular yerine Ibrahimovic ile ilgili soru sorulmasının ne kadar gereksiz olduğunu söyledi.


Yıllardır sahada hiç bir şey gösteremeyip, sadece adamlıktan dem vurup, racon kesenler, ufacık başarılarında büyük primler isteyip vatan millet Sakarya edebiyatı yapanlar o Pazartesi akşamından biraz olsun adamlık dersi almışlar mıdır? Hiç zannetmiyorum.


YILMAZ VURALOFOBİ
Milli Takımın ve Fenerbahçe’nin her başarısız döneminde ortaya Yılmaz Vural isminden ve capslerinden sıkılan bir tek ben miyim?


Tamam güldük eğlendik ama artık bitsin, aynı ekranlarda aynı tip, devamlı aynı kalıplarla, aynı cümlelerle konuşan yorumculardan, programlardan bıktığımızda bir daha o kanala ya da programa dönmeme şansımız var fakat Yılmaz Vural hocadan maalesef kurtulamıyoruz.

Adam gibi adam


Gazetelere, internet sitelerine röportaj üzerine röportaj, oradan kurtulalım televizyonda bir maç seyredelim diyoruz, Hoca maçı yorumluyor, araba sürerken bir radyo açayım diyorsun Hoca yayına bağlanmış veryansın ediyor. Spordan arınalım bir eğlence programı açalım deseniz Beyaz Show’da falan Yılmaz Vural Hocama rastlamanız çok büyük ihtimal.


Hocaya sorsanız bana şans verilmiyor diyor, 37 tane takım çalıştırmışsın, 3de 1inden fazlasını kümeye düşürmüşsün, her televizyon, her radyo, her gazete kapılarını sana açmış, filmlerde oynamışsın, şov programlarına çıkıyorsun, Milli Takımın, Fenerbahçe’nin her sıkıntılı döneminde TT oluyorsun, çok iyi bir PR’cısın ama işin aslında bir çok takım gezmiş olman, sohbetinin iyi olması dışında, Teknik Direktörlük özelinde, seni diğer Anadolu kulübü hocaları olarak adlandırabileceğimiz birçoğundan seni ayırt eden bir özellik, bir başarı yok be hocam. Yine de bu ızdırap bitecekse, yürekten istiyorum Milli Takım’da bir şans da sana verilsin, zaten bu takım daha dibe batamaz, senin de Milli Takımda ne yapacağını bütün ülke görse de, bu Yılmaz Vural klişeleri, capsleri ve bendeki Yılmaz Vuralafobi artık bir son bulsa.



MLS KONFERANS FİNALLERİ BAŞLIYOR
ABD’nin en üst düzey ligi olan, Kanada takımlarının da renk kattığı MLS’de konferans finallerinin ilk maçları önümüzdeki hafta Çarşamba gecesi oynanacak. Eurosport’un canlı yayınlayacağı maçlarda; Doğu konferansında normal sezonu konferans 1.si olarak bitiren Toronto FC, konferans 5.si Columbus Crew deplasmanına çıkacack. Toronto FC, konferans yarı finalinden başladığı play-offlarda New York Redbulls karşısında deplasmanda 2-1 kazandığı maçın rövanşında, sahasında 1-0 yenik duruma düşmüş, zor anlar yaşamış ancak skoru korumayı başararak konferans finaline bileti almıştı. Columbus Crew ise daha zorlu bir yoldan geçerek, tek maçlık eleme sistemiyle oynanan konferans çeyrek finalinde deplasmanda Atlanta’yı penaltılarda geçmiş, konferans yarı finalinde ise bir başka New York temsilcisi olan, David Villa’nın da formasını giydiği New York City’i sahasında rakibin 10 kişi kalmasının da avantajıyla 4-1 yenmiş, rövanşta 2-0 geriye düşüp, zor anlar yaşamasına konferans finalini görmüştü. Sezon boyu genel performansı da göz önünde bulundurarak ben MLS finaline Doğu’dan Kanada temsilcisini daha yakın görüyorum. Geçen sezon MLS tarihinde şampiyon olan ilk Kanada takımı olma şansını penaltılarla kaybeden Toronto için tarihi bir sezon daha yaşanabilir.


Batı’da ise konferanslarını 2.sırada bitiren Seattle Sounders ile 4.sırada bitiren Houston Dynamo karşılaşacaklar. Son şampiyon Seattle, konferans yarı finalinde, Vancouver karşısında 0-0’ın rövanşında 2-0 kazanmış ve rahat bir biçimde konferans finali bileti almıştı. Houston ise konferans çeyrek finalinde Kansas’ı 1-0’la geçmiş, konferans yarı finalinde ise kendi sahasında 0-0 berabere kaldığı Portland Timbers’ı, rövanşta deplasmanda 2-1 yenmişti. Son şampiyonun konferans finalinde hata yapmayacağını düşünürsek, sanki bu sezon final maçı, bize geçen sezonun rövanşını vadediyor gibi gözüküyor.

 

 

False