Erdal Fernergiz

Erdal Fernergiz

efernergiz@hurriyet.com.tr

Tenis Kulüpleri olmadan başarı mümkün mü?

Türk tenisi adına son dönemin en sevindirici gelişmelerinden biri, genç tenisçi Kaan Işık Koşaner’in uluslararası arenada elde ettiği başarılar oldu. Henüz kariyerinin başında olan milli sporcumuzun dünyanın en prestijli tenis organizasyonlarından Roland Garros’ta adından söz ettirmesi, Türk tenisinin geleceği adına umut verici bir tablo ortaya koyuyor.

Haberin Devamı

Elemelerden gelerek Roland Garros Junior ana tablosuna yükselen Koşaner, ilk turda Fransız rakibini mağlup ederek dikkatleri üzerine çekti. Bu başarı yalnızca Türk tenisi için değil, aynı zamanda Adana adına da büyük bir gurur kaynağı oldu. Ancak bu sevindirici gelişmenin ardından tenis camiasında dikkat çeken bir eksiklik de gündeme geldi. Türkiye Tenis Federasyonu’nun sosyal medya hesaplarından yapılan kutlama paylaşımlarında, Kaan Işık Koşaner’in kulübü olan Adana Tenis Dağ ve Su Sporları Kulübü’nün (ATDSK) adına yer verilmedi.

BİR TENİSÇİNİN ULUSLARARASI SEVİYEYE ULAŞMASINDA KULÜPLER ÇOK ÖNEMLİ

Oysa sporcu başarıları yalnızca bireysel emeklerin ürünü değildir. Bir tenisçinin uluslararası seviyeye ulaşabilmesi; yıllar süren eğitim, antrenman, yatırım, organizasyon ve kurumsal destek gerektirir. Bu süreçte kulüpler, sporcuların gelişiminde en az antrenörler ve teknik ekipler kadar kritik bir rol üstlenir. Sporcuya kort sağlayan, antrenman ve kondisyon desteği sunan, ulusal ve uluslararası turnuvalara hazırlayan yapıların başında kulüpler gelir. Kaan Işık Koşaner’in ATDSK’ya transferi de sıradan bir süreç değildir. ATDSK Başkanı Ali Refah Keskin’in öncülüğünde gerçekleştirilen bu hamle, kulübün uzun vadeli sporcu geliştirme vizyonunun önemli bir parçası olarak değerlendirilmiştir. Genç yeteneklere yapılan yatırımın karşılığı bugün uluslararası kortlarda alınmaya başlanmıştır. Bu nedenle federasyonun yaptığı paylaşımlarda kulüp bilgisinin yer almaması, tenis kamuoyunda haklı soruların gündeme gelmesine neden olmaktadır.

Haberin Devamı

GÜÇLÜ SPORCULAR GÜÇLÜ DESTEK

Federasyonların görevi yalnızca başarılı sporcuları duyurmak değil, aynı zamanda bu başarıların ortaya çıkmasını sağlayan tenis ekosistemini de görünür kılmaktır. Çünkü güçlü sporcular, güçlü kulüplerin desteğiyle yetişir. Dünyanın önde gelen tenis ülkelerinde federasyonlar, sporcu başarılarını paylaşırken kulüplerini, akademilerini ve gelişim süreçlerini de özellikle vurgulamaktadır. Bu yaklaşım hem kulüplerin motivasyonunu artırmakta hem de genç sporcular için örnek teşkil eden bir gelişim modeli oluşturmaktadır. Aynı zamanda sporun tabana yayılması açısından da önemli bir teşvik mekanizmasıdır. Bugün Kaan Işık Koşaner’in başarısını konuşurken, onun gelişimine katkı sağlayan ATDSK’nın adını anmak yalnızca bir nezaket meselesi değil, emeğe duyulan saygının da gereğidir. Kulüplerin görünürlüğünün artırılması, Türk tenisinin geleceğine yapılan yatırımların teşvik edilmesi anlamına gelir.

Haberin Devamı

Üstelik konu yalnızca ATDSK ve Kaan Işık Koşaner’den ibaret değildir. Uluslararası arenada ülkemizi temsil eden sporcuları yetiştiren ENKA, TED, ATK, ATİK, Kültürpark ve Karşıyaka gibi köklü şehir kulüpleri de Türk tenisinin gelişiminde büyük rol oynamaktadır. Sporcular kadar, onları yetiştiren ve destekleyen kulüplerin de hatırlanması gerekmez mi?

Kaan Işık Koşaner aynı zamanda Davis Cup’ta ülkemizi temsil eden milli sporcularımızdan biridir. Davis Cup kadrosunda yer alan Yankı Erel ve Ergi Kırkın da ATDSK forması taşımaktadır. Fed Cup milli tenisçimiz Berfu Cengiz de kulübün Türk tenisine kazandırdığı önemli değerler arasındadır.

Bunun yanı sıra, Monaco’da düzenlenen Avrupa Gençler Masters Turnuvası’nda 14 yaş kategorisinde Avrupa şampiyonu olarak Türkiye’ye bu organizasyondaki ilk şampiyonluğunu kazandıran Zeliha Nil Çukurluoğlu da ATDSK’nın desteklediği genç yeteneklerden biridir.

Haberin Devamı

Buradan Türk tenisi adına bir çağrı yapmak gerekiyor:Tenis Kulüpleri olmadan başarı mümkün mü

KULÜPLERİ YOK SAYMAYIN

Türk tenisine milyonlarca liralık yatırım yapan, genç sporcuları destekleyen, onların uluslararası arenaya taşınması için büyük fedakârlıklar üstlenen kulüplerin emeklerini görünmez kılmayın. Yapılan paylaşımlarda kulüplerin isimlerine yer verilmesi, sadece o kulüpleri onurlandırmakla kalmaz; aynı zamanda diğer kulüplere de örnek olur, yeni yatırımları teşvik eder ve Türk tenisinin tabanını genişletir.

Sonuçta bu sporcular kulüplerinin sporcularıdır. Eğer bu başarılar Türk tenisi adına değerli görülüyorsa, o başarıların arkasındaki kurumların da hak ettiği takdiri görmesi gerekir.

Haberin Devamı

Çünkü başarı; kortta sallanan tek bir raketin değil, sporcunun, antrenörün, ailenin ve kulübün ortak eseridir.Tenis Kulüpleri olmadan başarı mümkün mü

Yazarın Tüm Yazıları