Erdal Fernergiz

Erdal Fernergiz

efernergiz@hurriyet.com.tr

Şevkin’den tarihi ‘deprem’ çağrısı! “Afet Bakanlığı kurulsun”

Adana Milletvekili, TBMM Başkanlık Divanı Üyesi, Jeoloji Yüksek Mühendisi Dr. Müzeyyen Şevkin, TBMM’de yaptığı konuşmada, ‘Fay Yasası’nın kabul edilmesi gerektiğini, Türkiye’nin acilen “Afet ve Acil Durum Bakanlığı”na ihtiyaç olduğunu vurguladı

Haberin Devamı

17 Ağustos 1999’da meydana gelen, en az 18 bin 373 kişinin öldüğü, 48 bin 901 kişinin yaralandığı ve 5 bin 840 kişinin kaybolduğu Marmara Depremi’nin 26. yıldönümünde, “Afet ve Acil Durum Bakanlığı” kurulması çağrısında bulunan Adana Milletvekili, TBMM Başkanlık Divanı Üyesi, Jeoloji Yüksek Mühendisi Dr. Müzeyyen Şevkin, Türkiye’nin bir deprem ülkesi olduğunun unutulduğunu belirterek, “Yurdun dört bir yanında yaşanan depremler nedeniyle insanlarımız ölüyor. Can kaybının yanı sıra mal kaybı da yaşanıyor. Ayrıca orman yangınları da Türkiye’ye büyük darbe vuruyor. Doğal afetlerde de canlarımızı yitiriyoruz. Tüm bu nedenler Türkiye’nin bir an önce ‘Afet ve Acil Durum Bakanlığı’na ihtiyacı olduğunu gösteriyor” dedi.

“OPERATÖRLER YİNE ÇÖKTÜ”

Türkiye’deki fay zonları üzerindeki yapılaşmanın daha fazla vakit kaybedilmeden yasaklanması, 1959 yılından bu yana yürürlükte olan ‘7269 sayılı Umumi Hayata Müessir Afetler Dolayısıyla Alınacak Tedbirlerle Yapılacak Yardımlara Dair Kanun’un günümüz teknik koşullarına uygun hale getirilmesi gereğine işaret eden Dr. Müzeyyen Şevkin, Deprem öncesi önlem alınmadığı gibi deprem anı ve deprem sonrasında da ne yapılacağı belli olmayan bir süreç yaşandığını ifade ederek, son Balıkesir depremi örneğinde ve önceki depremlerde de yaşandığı gibi cep telefonlarının dahi kullanılamaz hale gelmesinin, operatörlerin çökmesinin, iletişim kanallarının kapanmasının önüne geçilemediğine vurgu yaptı.

Haberin Devamı

Şevkin’den tarihi ‘deprem’ çağrısı “Afet Bakanlığı kurulsun”

BİNLERCE KONUT YIKILMAYI BEKLİYOR

Özellikle Kahramanmaraş depremi nedeniyle bölgede yaşayan milyonlarca insanın başka yerlere göç etmek durumunda kaldığını dile getiren Dr. Müzeyyen Şevkin, şunları söyledi:

“Kahramanmaraş depremleri nedeniyle oluşan ağır ve orta hasarlı binalar korkulu rüya olmaya devam ediyor. Yıkılması gereken binalardaki yıkım işlemleri tamamlanmadı. Binlerce konut yıkılmayı bekliyor. Kira yardımları yetersiz kaldı. Kayıplar bulunamadı. Hastaneler yetersiz, doktor sayısı yetersiz. Doktorlar deprem bölgesindeki olanaksızlıklar nedeniyle hastanelerde çalışmak istemiyor. Deprem bölgesindeki bir çok esnaf konteyner çarşılarda neredeyse siftah yapmadan dükkan kapatıyor. Yeni yerlerin yapımı gecikiyor. Esnaf borç ve vergi yükü altında eziliyor. Dükkân bulabilenler de kiralarını ödeyemiyor”

Haberin Devamı

“ÖNLEM ALIMALI”

Türkiye’nin bir deprem ülkesi olduğunun asla unutulmaması gerektiğini yineleyen Dr. Şevkin, “Ülkemizde bilinen 24 ilimiz ve 110 ilçemiz ve 500’ü aşkın köy ve mahallemiz fay zonları üzerinde yer alıyor. Türkiye'deki deprem gerçeği açısından bakılınca milyonlarca insanımızın yaşamı hala çok büyük risk altında. Son yaşanan depremlerde acımız daha da büyüdü. 1939 Erzincan depreminden 1999 Marmara depremine kadar geçen sürede 100 binden fazla insanımızı kaybettik. Önlem alınsaydı, depreme karşı gereken adımlar atılsaydı Marmara Depreminde 18 bin 373 canımızı yitirmezdik. Harekete geçilseydi Ege depremi nedeniyle İzmir'de 117 yurttaşımızı, Elâzığ'da 41 vatandaşımızı kaybetmezdik. Biraz duyarlı olunsaydı, depremle ilgili önlem alınsaydı 6 Şubat 2023 depremlerinde resmi olarak 53 binden fazla insanımızı yitirmeyecektik.

Haberin Devamı

“BAKANLIK KURULSUN, FAY YASASI KABUL EDİLSİN”

Depremden yara alan tüm illerde öncelikli olarak okulların yanı sıra deprem riski altında bulunan hastaneler, idari yapılar, kritik altyapı tesisleri ve konutların öncelikle gözden geçirilmesi gerektiğini ifade eden, fay zonu sakınım bandı içinde kalan binaların ise kentsel dönüşüm kapsamına alınarak yıktırılması ve buradaki bina ve bina türü yapılar ile tesislerin başka alanlara nakledilmesinin aciliyetini kaydeden Dr. Müzeyyen Şevkin, “Tüm bu çalışmalar kurulacak ‘Afet ve Acil Durum Bakanlığı’ çatısı altında gerçekleşmeli. Ayrıca meclise sunduğumuz ve ‘Fay Yasası’ olarak bilinen “7269 Sayılı Umumi Hayata Müessir Afetler Dolayısıyla Alınacak Tedbirlerle Yapılacak Yardımlara Dair Kanunda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun Teklifi”miz de kabul edilerek gereği yapılmalıdır” diye konuştu.

Haberin Devamı

AKSU: AFET RİSKLERİ ARTIYOR

Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) Mimarlar Odası Adana Şube Başkanı Canan Aksu da, 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nin yıldönümünde uyarıda bulundu. Başkan Aksu, “Türkiye’de afet riskleri artıyor” dedi.

26 yıl önce büyüklüğü, neden olduğu kayıplar ve etkilediği alanın genişliğiyle ülkemizin son yüzyılda yaşadığı en büyük felaketlerden olan 17 Ağustos 1999 İzmit ve 12 Kasım 1999 Düzce depremlerinin gerçekleştiğini hatırlatan Başkan Aksu, Bu depremlerin ardından 2011 yılında Van’da, 2020 yılında Elazığ’da, Van’da ve İzmir’de, 2022 yılında Düzce’de meydana gelen depremler bizleri uyarmasına karşın afet risklerinin azaltılmasına yönelik yeterli çalışma yapılmamıştır. Ülkemizde daha önce de felaketlere, yıkım ve kayıplara sebep olan rant odaklı planlama, kentleşme ve yapılaşma politikaları yaşanan tüm acı ve kayıplara karşın sürdürülmüştür” diye konuştu.

Haberin Devamı

Şevkin’den tarihi ‘deprem’ çağrısı “Afet Bakanlığı kurulsun”

“TOPRAKLARIMIZIN TAMAMI DEPREM RİSKİ TAŞIYOR”

6 Şubat 2023 Kahramanmaraş ve 20 Şubat 2023 Hatay merkezli depremlerde yaklaşık 14 milyon yurttaşın etkilendiğini, resmi verilere göre 50 binin üzerinde yurttaşın hayatını kaybettiğini, 100 binin üzerinde vatandaşın da yaralandığını hatırlatan Başkan Aksu, Topraklarının tamamı deprem riski taşıyan Türkiye’de sık aralıklarla büyük şiddette depremler yaşanmasına karşın; bilimsellikten uzak kentleşme politikaları ve imar rantına dayalı yapılaşma uygulamaları nedeniyle yurttaşların afetlere karşı güvensiz yapılı çevrelerde risk altında yaşadığını; aslında bir doğa olayı olan depremlerin afete dönüştüğünü vurguladı.

Başkan Canan Aksu, şunları söyledi:

“23 Nisan 2025 tarihinde İstanbul’da; 11 Ağustos 2025 tarihinde Balıkesir’de meydana gelen depremler Marmara ve Ege bölgelerinde hissedilmiş; yapısal yıkımlara ve can kaybına neden olmuştur. İstanbul ve Balıkesir depremleri, Marmara Depreminin yirmi altıncı yılında aynı coğrafyada gerçekleşmesi nedeniyle Marmara bölgesini etkilemesi beklenen yeni afet risklerini hatırlatmıştır. Kentlerimiz Marmara Depremlerinin ardından geçen yirmi altı yılda afetlere karşı hazırlanmadığı gibi, tüm kentsel ve kırsal alanlar imara açılarak sermaye ve yatırım araçlarına dönüştürülmüştür. Bugüne kadar pek çok yurttaşın hayatına mal olmuş ve olmaya devam eden, büyük yıkımlara ve kayıplara sebep olan rant odaklı planlama, kentleşme ve yapılaşma politikaları terk edilmelidir. Planlamadan, yapı üretim ve kullanım sürecine; asli sorumluluklarını yerine getirmeyerek kayıplara sebep olan tüm sorumlular bağımsız yargıya ve topluma hesap vermelidir.”

 

Yazarın Tüm Yazıları