Erdal Fernergiz

Erdal Fernergiz

efernergiz@hurriyet.com.tr

Sedat Memili’den ‘Karsantılı Ayşe’ söyleşisi

Adana İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü’ne bağlı Adana İl Halk Kütüphanesi, Şair ve Yazarlar Platformu’nun girişimleriyle düzenlenen çok özel bir söyleşiye ev sahipliği yaptı. Kütüphanede düzenlenen etkinlikte yazar Sedat Memili, Kitap Sohbetlerinin bu ayki konuğu oldu. Memili, son romanı “Karsantılı Ayşe”yi okuyan Kadınlar Arasında Kitap Kulübü üyeleriyle kitabının söyleşisine katıldı.

Haberin Devamı

SÖYLEŞİ BÜYÜK İLGİ GÖRDÜ

Kütüphanedeki söyleşiye katılan ve büyük ilgi gören yazar Sedat Memili görüşlerini şöyle dile getirdi: “Uzun zamandır tanık olmadığımız halk ile bütünleşmeye tanık oldum. Kütüphane yetkisi Serdar Toktok gelen konuklar ve ihtiyaçlar ile ilgilendi. Kitap imzalama aşamasında İl Kültür ve Turizm Müdür yardımcısı Ömer Faruk Avcı da etkinliğe katıldı. Söyleşiye katkı koyan başta İl Kültür ve Turizm Müdürü olmak üzere Müdür yardımcısı ve Kütüphane yetkilisine tüm emeği geçenlere teşekkür ederim. Muhteşem bir salon, kalabalık haliyle bile dinlendirici ve huzur verici. İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü bu mekanı mesai saatinden sonra olsa bile kültür faaliyetlerinin hizmetine sunarak büyük bir eksikliği gidermiş oluyor.”

Yazar Memili şöyle devam etti: “Adana Şair ve Yazarlar Platformu Yönetim Kurulu Üyeleri başta Başkan Mahmut Reyhanioğlu, Yaşar Erkmen, Muzaffer Özen üyelerini temsilen katıldılar, soru ve önerileri ile katkı sundular. Hilal Karabay ve ekibi önderliğinde kulüp üyelerinin yanı sıra tiyatro çalışmalarından tanıdığım Anıl Memili , Azize Atasoy Ekli, Alper Görmüş. Mehmet Akdoğan’ı da desteğini esirgemedi.Sedat Memili’den ‘Karsantılı Ayşe’ söyleşisi

Haberin Devamı

Son romanım “Karsantılı Ayşe“ kitabımı birkaç cümle ile anlatın derseniz şunu söyleyebilirim.

“Ev kadının vatanıdır… Kuma işgal edilmiş bir vatandır…”
“Ve kadın, insanlığın ruhudur…”

GERÇEK BİR HİKAYEDEN YOLA ÇIKILAN KİTAP

"Karsantılı Ayşe, okuduktan sonra bir kenara kaldırabileceğiniz bir roman değil. Çünkü gerçek bir olayı ele alıyor: Cumhuriyet tarihinde zina suçu ile idam edilen ilk ve son kadın olan Karsantılı Ayşe'nin hikayesi. 1920'den 1938'e kadar bir dönemde geçerek tarihe tanıklık eden roman. Torosların şahit olduğu bir aşk kurgusuyla harmanlanıyor. Kaç Kaç Olayı, yurdun düşmandan temizlenmesi, Cumhuriyet'in ilanı ve inkılapların halkta yarattığı etkiyi an be an okumak sizi geçmişte bir yolculuğa çıkarıyor. Hikâyeyi unutulmaz kılan şey Ayşe'nin, başka bir olayın üstünün kapatılması için zina suçuyla yaftalanmış olması. Bizi kahreden ise Ayşe'nin, uğrunda her şeyi göze aldığı, o çok güvendiği aşkı tarafından ihanete uğramış olmasına rağmen susması, hep susması… Yeni devletin kuruluşuyla etkisini yitiren ağalık kültürünün köylünün başında nasıl bir bela olduğuna şahit olmak, Cumhuriyet'in varlığına şükrün sadece küçük bir sebebi.Sedat Memili’den ‘Karsantılı Ayşe’ söyleşisi

Haberin Devamı

KADININ SUSKUNLUĞU

“Karsantılı Ayşe“ Cumhuriyetin kurulduğu yıllarda Medeni Kanunun yürürlüğe girmesi ve çok eşliliğin yasaklanmasının toplumda yansımasının analiz edildiği bir roman… Konu kadın olunca, duygu yönünden hepsinin de çağıldayan bir ırmak olduğunu anladım. Bu konularda ne kadar hassas olduklarını, soruları “kadın” konusunda ne kadar duyarlı olduklarını gördüm. Ülkem adına, yarınlar adına güven verici. Söz konusu işgal edilmiş bir ev ise orada kadının suskunluğu sönmüş ama patlamaya hazır bir volkandır. Bu volkanın ne zaman püsküreceğine kadın karar verir. Bu suskunluk, mahkemeye gitmeden, herhangi bir celsede tanık ya da sanık sıfatında olmadan bir insanı idam sehpasına götürebilen suskunluktur. Bu Satu’nun suskunluğudur. Ve kadının suskunluğun daha şiddetle patlayan bir patlayıcı keşfedilmemiştir.

Haberin Devamı

Çok soru geldi: Özellikle Karsantılı Ayşe ölmeseydi daha iyi olmaz mıydı? şeklinde temenniler vardı. Dikkatli okuyucular, dönemin ruhuna uygun olan bu eseri beğendiklerini ifade edince, bu kadar öğretmen karşısında (+) almış öğrenci gibi mutlu sevindim. Gerçekten mutlu olduğum bir akşamdı. Gecemi gündüzüme katarak ortaya çıkardığım bir eserin, böylesine geniş bir yelpazede yansıması bütün yorgunluğumu giderdi.”

Yazarın Tüm Yazıları