Paylaş
ÇOMU’DAN DOĞAYA KARŞI SORUMLULUĞA ÇAĞRI
Bu anlayış doğrultusunda Sunar Yatırım Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO Mustafa Nuri Çomu, “Plastiksiz Temmuz” kapsamında yaptığı açıklamada, tek kullanımlık plastiklerin azaltılması, biyobozunur alternatiflerin yaygınlaştırılması ve sürdürülebilir üretimin geleceğin vazgeçilmez unsuru olduğunu vurguladı. Çevreyi korumanın yalnızca kamu politikalarıyla değil, sanayicilerin, üreticilerin ve tüketicilerin ortak sorumluluğuyla mümkün olduğuna dikkat çekerek sorumluluğa çağrı yapan Çomu, “Çevresel sorumluluğu ve sürdürülebilirliği yalnızca stratejik ve tek seferlik bir hedef değil, günlük iş yapış biçimimizin kalıcı bir unsuru olarak görüyoruz. Gelecek nesillere karşı sorumluluğumuzun, bugünden attığımız her adımla başladığına inanıyoruz. Karataş sahilinde gerçekleştirdiğimiz bu etkinlik de çalışma arkadaşlarımızın ve çevre halkının gönüllü katılımıyla bu anlayışın sahadaki somut bir yansıması oldu. Bu yıl ülkemiz ev sahipliğinde gerçekleştirilecek COP31 İklim Zirvesi’nin, iklim değişikliği ve sürdürülebilirlik konusunda toplumsal farkındalığı artırmak adına önemli bir fırsat olduğuna inanıyoruz. Doğayı korumaya yönelik her küçük adımın, uzun vadede büyük bir dönüşümün parçası olduğunu düşünüyor; çevresel sorumluluğu kurum kültürümüzün ayrılmaz bir değeri olarak güçlendirmeye devam ediyoruz” dedi. Nuri Çomu, gerçekleştirilen etkinliğin önemine dikkat çekerek sürdürülebilirliği kurum kültürünün merkezine aldıklarını vurguladı.
ÇEVREYİ KORUMAK HEPİMİZİN GÖREVİ
Şunu unutmamak gerekiyor. Her sabah uyandığımız dünya, bir önceki günden biraz daha fazla plastik taşıyor. Denizlerimizde, ormanlarımızda, tarım arazilerimizde, hatta içtiğimiz suda ve soluduğumuz havada… Plastik artık yalnızca bir atık değil; insanlığın kendi eliyle büyüttüğü küresel bir çevre krizinin simgesi. Bugün attığımız bir plastik şişe, torunlarımızın bile görebileceği kadar uzun süre doğada kalabiliyor. Buna karşılık onu kullanma süremiz çoğu zaman sadece birkaç dakika. İşte bu yüzden “Plastiksiz Temmuz” yalnızca takvimde yer alan bir farkındalık ayı değildir. Bu çağrı, tüketim alışkanlıklarımızı sorgulama ve doğaya karşı sorumluluğumuzu yeniden hatırlama davetidir.
ORTAK YAŞAM KÜLTÜRÜ
Türkiye’de çevre bilincinin yaygınlaşmasında önemli katkılar sunan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’ın öncülüğünde yürütülen Sıfır Atık yaklaşımı, çevreyi korumanın artık bir tercih değil, ortak bir yaşam kültürü olduğunu gösterdi. Çünkü çevreyi korumak siyasi değil, insani bir meseledir. Aynı anlayışın özel sektörde de karşılık bulması umut vericidir. Sunar Yatırım Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO Mustafa Nuri Çomu’nun “Plastiksiz Temmuz” kapsamında yaptığı açıklamalar, sanayinin yalnızca üretimle değil, çevresel sorumlulukla da anılması gerektiğini hatırlatıyor. Tek kullanımlık plastiklerin azaltılması, biyobozunur ürünlerin geliştirilmesi ve sürdürülebilir üretime yapılan yatırımlar, geleceğe bırakılacak en değerli miraslardan biridir.
SAHİL TEMİZLENDİ
Karataş kıyılarında 50’den fazla gönüllünün ve çevre halkının katılımıyla gerçekleştirilen etkinlikte, sahil hattı boyunca biriken plastik atıklar belirlenen plan çerçevesinde toplandı ve ayrıştırıldı. Saha ekiplerinin koordineli çalışmasıyla yürütülen faaliyet, kıyı ekosisteminde biriken atıkların azaltılmasına yönelik doğrudan bir müdahale niteliği taşıdı. Etkinlik ardından gönüllüler keyifli bir kahvaltıda bir araya gelerek çevre temizliği çalışmasını değerlendirdi ve sürdürülebilirlik konusunda ortak farkındalığın güçlendirilmesine yönelik görüşlerini paylaştı. Sunar Yatırım, benzer saha uygulamalarıyla çevresel etkisini azaltmaya yönelik çalışmalarını sürdürürken, sürdürülebilirlik yaklaşımını çalışan katılımı ve toplumsal iş birlikleriyle güçlendirmeyi hedefliyor.
BU DÜNYA BİZİM
Ancak gerçek değişim, yalnızca fabrikalarda başlamaz. Evimizde başlar. Market alışverişinde başlar. Bir bez çantayı tercih ettiğimiz anda başlar. Bir plastik şişeyi yeniden doldurduğumuzda başlar. Çocuklarımıza doğayı sevmeyi öğrettiğimiz gün başlar. Çünkü doğa bizden miras kalmadı. Biz onu çocuklarımızdan ödünç aldık. Artık çevreyi korumak bir sosyal sorumluluk projesi olmaktan çıktı; insanlığın varoluş mücadelesine dönüştü. İklim değişikliği, kuraklık, orman yangınları ve plastik kirliliği aynı zincirin halkalarıdır. Bu zinciri kıracak olan ise yalnızca teknoloji değil; vicdan, bilinç ve ortak iradedir. Plastikten vazgeçmek belki küçük bir adım gibi görünebilir. Ama bütün büyük dönüşümler, küçük ama kararlı adımlarla başlamıştır. Bugün doğa için vereceğimiz her karar, yarının nefesini belirleyecek. Çünkü kaybedecek başka bir dünyamız yok.
Paylaş