Paylaş
Çağ Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Murat Koç ise üniversite bünyesinde kurulan Doğu Akdeniz Deniz Hukuku Uygulama ve Araştırma Merkezi (DATAM)’ın açılışında yaptığı konuşmada, uluslararası sistemin büyük bir dönüşümden geçtiğini belirterek Doğu Akdeniz’in küresel rekabetin merkezlerinden biri haline geldiğini söyledi. Küresel güç dengelerinin yeniden şekillendiği bir dönemde enerji güvenliği, deniz yetki alanları ve stratejik ulaşım hatlarının devletlerin dış politika tercihlerini doğrudan etkilediğini vurgulayan Koç, Doğu Akdeniz’in yalnızca enerji kaynakları açısından değil, aynı zamanda uluslararası hukuk, diplomasi ve güvenlik politikalarının kesişim noktası olarak öne çıktığını ifade etti.
Koç, Kıbrıs çevresindeki enerji rezervleri, deniz ulaşım yolları ve bölgesel güvenlik dengeleri nedeniyle Doğu Akdeniz’de deniz hukukunun giderek daha kritik hale geldiğini belirterek, bu alanda bilimsel araştırmaların önemine dikkat çekti. DATAM’ın; deniz yetki alanları, enerji hukuku, deniz güvenliği ve uluslararası deniz hukuku alanlarında akademik araştırmalar yürüteceğini kaydeden Koç, merkezin genç araştırmacıların yetişmesine katkı sağlayacağını ve Türkiye’nin deniz hak ve menfaatlerine ilişkin bilimsel altyapının güçlenmesine destek vereceğini söyledi.

KATILIMCILARA TEŞEKKÜR ETTİ
Çukurova’nın enerji, lojistik ve ticaret altyapısıyla Doğu Akdeniz’in yükselen stratejik merkezlerinden biri haline geldiğini belirten Koç, özellikle Mersin Limanı’nın bölgesel ticarette kritik rol üstlendiğini ifade etti. Üniversitenin uluslararası akademik ağlarıyla bölgenin stratejik gelişimine katkı sağlamayı hedeflediğini dile getiren Koç, DATAM’ın Doğu Akdeniz’de hukuk, enerji politikaları ve deniz güvenliği alanlarında bilimsel üretimi artırarak bölgesel iş birliğine önemli katkılar sunacağını vurguladı. Prof. Dr. Murat Koç, Türk deniz jeopolitiğinde önemli yer tutan “Mavi Vatan” kavramını literatüre kazandıran Cem Gürdeniz’e, organizasyonu gerçekleştirenlere ve katılım sağlayan konuklara teşekkür ederek, bölgesel iş birliği ve sürdürülebilirlik konularının önemine değindi.
TATAR: 4 VATAN’IN ÖNEMİ BÜYÜK
Çağ Üniversitesi'nde düzenlenen Doğu Akdeniz ve Kıbrıs Konferansı'nda onur konuğu olan KKTC 5. Cumhurbaşkanı Ersin Tatar da programda bir konuşma yaptı. KKTC 5’inci Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Kıbrıs Türk halkının egemenlik mücadelesine vurgu yaparak, "Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti sınırlarıyla, deniz yetki alanlarıyla, kıta sahanlığıyla bağımsız bir devlettir. Egemenliğimiz tartışılamaz." dedi.
"Dört vatan birlikte geleceğe yürüyeceğiz" diyen Tatar, ana vatan, kardeş vatan, mavi vatan ve gök vatan kavramlarının önemine dikkat çekti. Girne'nin yamaçlarından Toroslar'a bakarken Akdeniz'in önemini her zaman hissettiğini belirten Tatar, "Mavi vatanın ne olduğu tam anlaşılmadan bile ben Akdeniz'in ne kadar önemli olduğunu hep hissettim ve mavi vatana sahip çıktım." ifadelerini kullandı.
"KARPAZ'DA VERİLECEK ÜS MAVİ VATAN'IN KALBİNE BIÇAKTIR"
Geçmişte Karpaz'da Rum tarafına üs verilmesi yönünde bazı girişimler olduğunu ancak bunların önlendiğini belirten Tatar, önemli bir uyarıda bulundu: "Karpaz'da o burunda siz oraya üs verdiğiniz anda bizim Mavi Vatan'ın kalbine bıçak gibi bizlerin egemenliğini sarsacak bir tehlikeyle karşı karşıya kalırsınız."
Deniz yetki alanları, ekonomik münhasır bölge ve kıta sahanlığı kavramlarının önemine dikkat çeken Tatar, KKTC'nin tüm bu haklarının tescil edildiğini ve Türkiye Cumhuriyeti ile 2011 yılından beri yapılmış anlaşmalar bulunduğunu söyledi.
50'NCİ YILA 50 GEMİ, 100'ÜNCÜ YILA 100 GEMİ "
Tatar, 20 Temmuz 2024'te Barış Harekatı'nın 50'nci yıl dönümünde 50 geminin Kıbrıs'a gönderildiğini anlatarak, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler ile arasında geçen diyaloğu paylaştı: "Dedim ki 'Bunu nasıl kutlayacağız?' '50 gemi gönderin oraya' dedi. 50 gemi geldi, Anadolu gemisi Girne'de... Sayın Bakanımız '50 sene sonra 100 gemi gelecek' dedi. Ben de 'O zaman ne sen ne ben burada olmayacağız' dedim. İnşallah 2074'te 100'üncü yıl dönümünde 100 gemi gelecek. Çünkü buralar bizim olmaya devam edecek."
“İNGİLTERE'NİN EGEMEN ÜSLERİ KIBRIS'I HEDEF HALİNE GETİRİYOR"
İngiltere'nin Kıbrıs'ta sahip olduğu egemen üs bölgelerine dikkat çeken Tatar, bu üslerin bölgede risk oluşturduğunu söyledi. "İngiltere uçağını getirir, İran'a bombalar götürür. İran'da Kıbrıs hedef tahtasında, bizim ne işimiz var? Hiçbir işimiz yok" diyerek İngiliz üslerinin kullanımına tepki gösterdi. Kıbrıs sorununun çözümüne ilişkin de net mesajlar veren Tatar, "Federal bir anlayış, Rumların çoğunlukta olduğu bir yapıda Kıbrıs Türk halkını azınlık durumuna getirir. Kıbrıs'ta bir anlaşma varsa egemenlik temelinde olacaktır." dedi.
KKTC'nin tanınması için mücadelenin sürdüğünü belirten Tatar, "Artık bir realitedir. Bundan 30 yıl evvel bizi bilmiyorlardı. Şimdi bizi bilmeyen yok. Herkes ne olduğumuzu biliyor." diye konuştu.

GÜRDENİZ: "BEŞ PARMAK'TAN TÜRK BAYRAĞI İNERSE ANKARA UYUYAMAZ"
Koç Üniversitesi Denizcilik Forumu (KUDENFOR) Kurucu Direktörü Emekli Tümamiral Cem Gürdeniz ise konuşmasında Kıbrıs'ın stratejik önemini vurgulayarak, "Bütün konuşmalarımı Kıbrıs'la ilgili şu cümleyle bitiririm: Beş Parmak Dağları'ndan Türk bayrağı inerse Ankara'da uyuyamazsınız. Bu kadar önemli." dedi.
Gürdeniz, Cumhurbaşkanı'nın Mavi Vatan bilincinin oluşması ve adada iki ayrı bağımsız devletin kurulması konusundaki fikrinin ortak tarihe büyük bir hizmet olduğunu belirterek, "Her kim ki Kıbrıs'ta federal çözüm diyorsa, inanın ki Türk jeopolitiğini kurban ediyorum. Uzaklaşın, karşı argüman üretin ve bu tip fikirlerin yayılmasına izin vermeyin." çağrısında bulundu.
Gazze'ye dikkat çeken Gürdeniz, "Eğer adadan Türk askeri çekilirse Kuzey Kıbrıs'ın Gazze olmayacağını kimse garanti edemez. Kuzey Kıbrıs, emperyalizmin gözünde çok büyük bir suç işlemiştir: Tek Türk bağımsız ada devletidir. Bu ada devleti, Mavi Vatan'ın gelecekte açık denizlere çıkışında en büyük sıçrama hattıdır." diye konuştu.
"F-16'LAR KIBRIS'TAN GERİ DÖNMEMELİ"
İran-ABD-İsrail gerilimine de değinen Gürdeniz, "Bugün o jeopolitik fırtınanın en kritik aşamasındayız. 6 tane F-16'nın Kuzey Kıbrıs'a gitmesi çok önemli. Yıllardır mutlaka bir hava üssü kurulmalı diye yazıyordum, Geçitkale'de hava üssü kuruldu. Ancak yetmez. O F-16'lar bir daha geri dönmemeli, orada kalmalı. Magosa tarafında da deniz üssü çalışmamız vardı, inşallah o da devam eder." ifadelerini kullandı.
Doğu Akdeniz'de Türkiye'nin üç cephede baskı altında olduğunu söyleyen Gürdeniz, "Birincisi Mavi Vatan. Sevilla haritası dediğimiz lanet harita var. Bizi itiyor, 462 bin km karelik deniz yetki alanlarımızın kabaca 150 bin km karesini bizden çalan bir harita. Mavi Vatan kavramını 2006'da bulmamın sebebi buydu. Buna izin vermedik, veremeyiz. Sevilla haritası 2. Sevr'dir." ifadelerini kullandı.
Gürdeniz, konuşmasında Atatürk'ün jeopolitik vizyonuna da vurgu yaparak, "Mustafa Kemal Atatürk, Ahmet İzzet Paşa'ya 'Eğer İngiliz İskenderun'a asker çıkarırsa ateş açın.' telgrafını çekiyor. Çünkü Toros geçitlerinin ne kadar önemli olduğunu biliyor. 13 Kasım 1918'de 55 parça geminin boğazlardan geçerek İstanbul'u işgal ettiğini unutmamıştı. Atatürk, 1 Eylül 1922'de ordulara 'İlk hedefiniz Akdeniz'dir' derken bilinçli hareket ediyordu" dedi.
"TCG ANADOLU'DAN DAHA DEĞERLİDİR"
Türkiye'nin en büyük açığının kamu deniz hukukunda yetişmiş insan gücü eksikliği olduğunu vurgulayan Gürdeniz, gençlere önemli bir çağrıda bulundu: "Kamu deniz hukukunda maddi getiri az olabilir ama %1 bile olsa bu alana girin. Kendi alanında uluslararası alanda söz sahibi olmuş, tez üretebilen, karşı argümanlarla pes ettirebilen bir deniz hukukçusu bana sorarsanız TCG Anadolu'dan daha değerlidir. TCG Anadolu'yu bir gün kullanırsınız ama iyi yetişmiş bir deniz hukukçusunu yıllarca kullanırsınız."
Uluslararası alandaki deniz hukuku mücadelesine dikkat çeken Gürdeniz, "Londra'daki Uluslararası Denizcilik Örgütü'ne (IMO) gidin, göreceksiniz ki pek çok dairede, pek çok başkanlıkta Rumlar var. Yıllarca IMO'nun genel sekreteri bir Yunanlıydı. Bu alana çok dikkat etmemiz lazım" uyarısında bulundu.
Gürdeniz, Türk jeopolitiğinin en büyük tehditlerinden birine de değinerek, "Denize çıkışı olan bir Kürt devletinin kurulması, Türk jeopolitiğinin başındaki en büyük dertlerden biridir. Şeyh Said isyanına, Saysipiko'ya, Balfour'a kadar gidiyor." dedi.
Deniz ulaştırmasının kara ulaştırmasına üstünlüğünü rakamlarla anlatan Gürdeniz, "Bağımsız denize çıkışı olan bir Kürt devletinin kurulması Türk jeopolitiğinin karabasanıdır, kabusudur. Buna izin veremeyiz, asla." diye konuştu.

"BU NÖBET SİZDE GENÇLER"
Konuşmasının sonunda gençlere seslenen Gürdeniz, "Kuzey Kıbrıs'ın kaybına izin veremeyiz. Mavi Vatan sınırlarının tanınmamasına, Sevilla haritasına mahkum edilmeye izin veremeyiz. Gençler, bu nöbet sizde. Bunu devam ettirecek sizsiniz. Yaşasın Cumhuriyet, yaşasın Atatürk" sözleriyle konuşmasını tamamladı.
Paylaş