Paylaş
HAYAT MUSİKİMİZ
Adana Büyükşehir Belediyesi Tiyatro Salonu’nda gerçekleştirilen, “Hayat Musikimiz” olarak adlandırılan konser başlangıçta muhteşem sahne görüntüsü ile izleyicileri etkilemeyi başarırken, sürprizler arkası arkasına geldi. Topluluk yöneticisi Mehlika Deveci Pikdöken, “Yüzyıllar boyunca bu topraklarda yoğrulmuş kültürel mirasın en önemli kısmını da musikimiz oluşturuyor. Atalarımız, tarih boyu sevincini, üzüntüsünü, hasretini, aşkını, ayrılığını, inancı kısaca yaşadığı tüm duyguları müzikle ifade etmişler. Annelerin okuduğu hicaz ninilerle başlayan hayat yolculuğu ve segah tekbirlerle uğurlanan sonsuzluk.. Bu mozaik içinde sizlerle bir yaşam yolculuğuna çıkmak istiyoruz” sözleri ile başlatılan konser bir müzik ziyafetine dönüştü.
MOTİFLERDE TÜRK MODASI
Itri’nin Segah Tekbir’i ve Salât-ı Ümmiye’siyle başlayan konser, bu esere bağlı olarak icra edilen segah ilahiler ve Bektaşi deyişi “Pirlere Niyaz Ederiz” ile adeta sonsuzluğu seslendirerek Hayat Musikisi’ni, “hayatı uğurlamaktan” anlatmaya başladı. Musikide romantik dönemi başlatan, şarkı formunu zirveye taşıyan Hacı Arif Bey’in unutulmaz bestesi “Saydeyledi Bu Gönlümü Bir Gözleri Ahu” topluluğun 50 kişilik koro ve saz ekibi tarafından icra edildi.
1925 yılında Mustafa Kemal’in dile getirdiği “Hayatta musiki lazım değildir. Çünkü hayat musikidir. Söz konusu olan hayat, insan hayatı ise, musiki her zaman vardır. Musiki hayatın neşesi, ruhu, devamı ve her şeyidir” sözleri vurgulandıktan sonra inanılmaz çekici kıyafetleri ve sahne duruşları ile Yeden Korosu ve sazları, Atatürk’ün dinlemekten keyif aldığı, büyük bestakâr Saadettin Kaynak’a ait “Gönlüm Özledikçe Görürdüm ” eseri ile musikimizde “Aşkın ve Sevginin işlenmesi”ni çok anlamlı bir sahne performansı ile örnekledi.
MÜZİKAL NİNNİ
Hayat Musikimizin başlangıcı olarak niteledikleri ninnilerin asıl görevinin çocukları uyutmak değil, onları müzikal ve kültürel olarak eğitmek olduğu vurgulandı. Yöresel musikimizden birbirine bağlı olarak seslendirilen iki ninni örneği izleyenleri hem duygulandırdı, hem de coşturdu. Ardından dile getirilen, kültürümüzde asker uğurlamasının gururu ve hüznü Mustafa Öztürk’ün bağlaması ile seslendirdiği “asker ağıdı” ile yürekleri dağladı.Türk müziğinin yalnızca bir eğlence aracı olarak var olmadığını, tarih boyunca bir güç unsuru olarak da kullanıldığı Mehter musikimizden koronun coşku ile okuyarak verdiği örnek, seyircileri coşturmayı başardı.
KINA GECESİ COŞKUSU
Mûsıki kültürümüzdeki farklı eğlence motiflerinin de vurgulandığı konserde verilen Karagöz musikisi örneği, tüm izleyenlere unutulmaya yüz tutmuş müzikal geleneklerimizi hatırlatırken, kültürel zenginliğimizin en önemli göstergelerinden biri olan “kına gecesi” türkülerine tüm salon katıldı. Başlarken, inanılmaz bir heyecan ve şaşkınlık yaşatan konserin finali de bir o kadar görkemli oldu. Sami Yusuf tarafından bestelenen Seyyid Nesimi’ye ait “Ben bu cihana sığmazam” gazelinin, koro içindeki erbanelerle gümbür gümbür icra edilmesi, Aziz Hallaçeli ve Ezgi Toprak tarafından seslendirilen gazel bölümleri ile Divan Yeden Türk Müziği Topluluğu seyirciyi coşturdu. Bir bölümden oluşan konserin tadı, izleyenlerin damağında kaldı.

Paylaş