Erdal Fernergiz

Erdal Fernergiz

efernergiz@hurriyet.com.tr

Bir kazan pilav, bir dua ve bir gönül sofrası

Modern hayatın gürültüsü içinde insan bazen kendini unutur. Takvimler dolar, telefonlar susmaz, işler bitmez. Fakat bütün bu koşuşturmanın arasında insanın ruhu sessizce bir şey arar: Samimiyet, aidiyet ve gönül huzuru… Geçtiğimiz günlerde Hoca Ahmet Yesevi Otağı’nda gerçekleştirilen “Yesevi Yarenliği” işte tam da bu arayışa cevap veren anlamlı bir buluşmaydı. Bu yalnızca bir etkinlik değil, köklerimize uzanan manevi bir yolculuktu.

Haberin Devamı

TÜRKMEN PİLAVINI KARIŞTIRDIM

Türkmen geleneğinde kazan başında durmak sıradan bir görev değildir. O kazana sadece pirinç, et ve su konulmaz; niyet konulur, dua konulur, muhabbet konulur. Yarenlikte Türkmen pilavını karıştırırken, aslında geçmişten geleceğe uzanan bir kültür köprüsünü de karıştırıyorduk. Kazanın üzerinde yükselen buharın içinde atalarımızın duası, büyüklerimizin nasihati ve kardeşliğin bereketi vardı. Pilav dualarla karıştırıldı, dualarla pişti ve dualarla misafirlere ikram edildi. Aynı sofranın etrafında toplanan insanlar sadece yemek paylaşmadı; gönüllerini, hatıralarını ve samimiyetlerini de paylaştı. Aynı duaya “âmin” demenin, aynı lokmayı bölüşmenin ne kadar büyük bir nimet olduğunu bir kez daha idrak ettik. Hoca Ahmet Yesevi’nin asırlar öncesinden bugüne ulaşan irfanı, o gün otağın içinde adeta yeniden hayat buldu. Çünkü Yesevi öğretisi; insanı sevmeyi, gönül yapmayı, paylaşmayı ve kardeşliği esas alır. Bugün en çok ihtiyaç duyduğumuz şey de tam olarak budur.

Haberin Devamı

Bir kazan pilav, bir dua ve bir gönül sofrası

HER NEFESTE BİR KARDEŞLİK ÇAĞRISI

Etkinliğin mimarı olan AKAMDER Başkanı, DAİMFED Teşkilat Başkanı ve Dünya Türkmenler Birliği Genel Başkan Yardımcısı Sayım Azmaz’ın ifade ettiği gibi, insan sadece yaptığı işle değil, yaşattığı değerlerle de anlam kazanır. Betonla şehirler inşa edilir; ancak muhabbetle gönüller inşa edilir. Bir toplumun gerçek gücü de işte bu gönül mimarlarında saklıdır. Yesevi Yarenliği’nde sazın teline dokunan ozanlarımız, aslında kültürümüzün hafızasını dillendirdiler. Her türküde bir yurt özlemi, her nefeste bir kardeşlik çağrısı vardı. Çünkü türkü sadece bir ezgi değil, milletin ortak hafızasıdır.

Bir kazan pilav, bir dua ve bir gönül sofrası

Bugün dünya hızla değişiyor. İnsanlar birbirine yakınlaştıkça gönüller uzaklaşabiliyor. Teknoloji gelişirken sohbetler eksiliyor. Kalabalıklar büyürken yalnızlık çoğalıyor. İşte böyle bir zamanda Yesevi Yarenliği gibi buluşmalar bizlere kim olduğumuzu, nereden geldiğimizi ve hangi değerler üzerinde yükseldiğimizi yeniden hatırlatıyor.

Haberin Devamı

Bir kazan pilav, bir dua ve bir gönül sofrası

DUALAR SEMAYA YÜKSELDİ

O gün kazan başında yapılan her dua, paylaşılan her lokma ve edilen her sohbet bize bir gerçeği yeniden gösterdi: Medeniyetler yalnızca taşla, betonla ve yüksek binalarla kurulmaz. Asıl medeniyet, gönüllerin birbirine açıldığı sofralarda, kardeşliğin yaşatıldığı meclislerde ve duaların semaya yükseldiği ortamlarda inşa edilir.

Bir kazan pilav, bir dua ve bir gönül sofrası

BU KAZANIN ATEŞİ HİÇ SÖNMESİN

Bu güzel buluşmanın gerçekleşmesine öncülük eden Sayım Azmaz’a ve emeği geçen herkese gönülden teşekkür ediyorum. Çünkü onlar sadece bir etkinlik düzenlemediler; unutulmaya yüz tutan bir geleneği yeniden canlandırdılar, gönülleri bir araya getirdiler ve bizlere Yesevi irfanının hâlâ ne kadar diri olduğunu gösterdiler. Temennimiz odur ki; bu kazanların ateşi sönmesin, bu sofralar dağılmasın, bu muhabbet eksilmesin. Türkmen pilavının bereketi, Yesevi irfanının hikmeti ve kardeşliğin sıcaklığı nesilden nesile aktarılsın. Çünkü gönülleri imar edenler, geleceği de inşa edenlerdir.

Yazarın Tüm Yazıları