Erdal Fernergiz

Erdal Fernergiz

efernergiz@hurriyet.com.tr

“Anadolu’nun kalp atışı: Büyük Taarruz”

30 Ağustos Zafer Bayramı’nın 103. Yıldönümü anma programı nedeniyle Türkiye Emekli Astsubaylar Derneği Adana İl Başkanlığı, Türkiye Harp Malulü Gaziler, Şehit Dul ve Yetimleri Derneği ve Adana Kardeş Kültür Derneklerinin birlikte organize ettiği Anadolunun Kalp Atışı: Büyük Taarruz konulu konferansa konuşmacı olarak katılan Çağ Üniversitesi Rektörü, (Adana eski İl Jandarma Alay Komutanı Emekli Kurmay Albay) Prof. Dr. Murat Koç, tarihi ve anlamlı bir konuşma yaptı.

Haberin Devamı

Adana Ticaret Odası’nda düzenlenen tarihi ve anlamlı konferansı Türkiye Harp Malulü Gaziler, Şehit Dul ve Yetimleri Derneği yöneticileri, şehit çocukları ve çok sayıda vatandaş katıldı.

“Anadolu’nun kalp atışı: Büyük Taarruz”

Çağ Üniversitesi Rektörü, (Adana eski İl Jandarma Alay Komutanı Emekli Kurmay Albay) Prof. Dr. Murat Koç, verdiği konferansta bir çok anısını da anlatarak duygulu anlar yaşattı. Prof Dr Koç, zaman zaman alkışlarla kesilen ve zaman zaman da duygulandıran şu konuşmayı yaptı:

“Kalp, bir organizmanın yaşamını sürdürebilmesi için vazgeçilmezdir. Büyük Taarruz’un da Anadolu’nun varlığını ve bağımsızlığını devam ettirebilmesi açısından aynı derecede hayati olduğu vurgulanır. Yani, Anadolu’nun yaşaması ve Türkiye Cumhuriyeti’nin doğması, kalbin attığı bu kritik anda mümkün olmuştur.

Haberin Devamı

ANADOLUNUN YENİDEN CAN BULDUĞU AN

Kalp atışı, canlılığın ve dirilişin göstergesidir. Büyük Taarruz, işgale uğramış ve dağınık bir haldeki Anadolu’nun yeniden “can bulduğu” an olarak görülür. Böylece metafor, milletin özgüvenini, mücadele azmini ve ulusal birliği yeniden harekete geçirdiğini anlatır.

Kalp atışı aynı zamanda düzenli ve sürekli bir ritmi ifade eder. Bu, Büyük Taarruz’un sadece bir zafer değil, aynı zamanda Anadolu’nun kaderini değiştiren ve Cumhuriyet’e giden yolu istikrarlı şekilde başlatan “ritmik başlangıç” olduğunu simgeler.

‘KALP ATIŞI’ METAFORU

Tarihsel anlatılarda “kalp atışı” metaforu, olayın tüm vücudu (yani Anadolu’nun her köşesini) harekete geçiren merkezi unsur olduğunu da ima eder. Büyük Taarruz sadece bir cephe savaşı değil, Anadolu’nun tamamının özgürlüğe kavuşmasının başlangıcıdır.

“Anadolu’nun kalp atışı: Büyük Taarruz”

Kısacası bu metafor, Büyük Taarruz’un Anadolu için yaşamı başlatan, bağımsızlığı yeniden mümkün kılan ve Cumhuriyet’in doğuşunu sağlayan kritik ve hayati dönemeç olduğunu ifade eder.

Haberin Devamı

Bu kalbi hayata geçiren ölmek üzere olan bir milleti tekrar canlandıran ise bu mücadelenin mimarlarıdır.

MİLLİ BİR ZAFER

Bu zafer;

•             Bu zafer bir rastlantı değil sistemli bir çalışmanın ürünüdür.

•             Sırtını bilime dayamış Cumhuriyet ordusunun zaferidir.

•             11 ay içerisinde verilen “Çok Boyutlu Diplomasi Savaşı”nın sonucudur.

•             Bir başka deyişle Misak-ı Milli ilkelerinden hiç taviz vermeden diplomatik ilişkileri şekillendirmek ve misak-ı milli hedefinin bir kısmına ulaşmak için atılan stratejik hamlelerden oluşan bir milli zaferdir.

“Anadolu’nun kalp atışı: Büyük Taarruz”

TOPYEKÜN HARP

Böylece milletin tüm gücünün kullanıldığı o ana kadar harp tarihinde bilinmeyen “Topyekûn Savunma Konsepti” bir ilk olarak ortaya konmuş ve uygulanmıştır. Alman askeri otoritesi Ludendorf’un daha sonra ortaya attığı ‘Topyekûn Harp’ adlı var olmak veya yok olmak sisteminin ilk fikriyatçısı ve tatbikatçısı Mustafa Kemal’dir. Bu var olmak veya yok olmayı ne istila ne de toprak genişletilmesi gibi maksatlar için değil,sadece millet haysiyeti ve millet istiklali ve meşru sınırların savunması için tatbik etmiştir

Haberin Devamı

Yani Büyük Taarruz her şeyden öte sabırlı ve zeki bir stratejist olan Başkomutan Mustafa Kemal Paşa'nın şaheseridir.

Büyük Zafer Kutlu olsun.”

Yazarın Tüm Yazıları