3 günlük tenis maçlarına son

Teniste köklü değişiklikler yapma zamanının geldiğine kanaat getiren ATP, Kasım ayında ilk kez deneyeceği yeni kuralları yakın gelecekte yürürlüğe sokacak.

‘Devrim’ niteliğindeki yeni kurallar Kasım ayında Milano’da, 21 yaş altında dünyanın en iyi 8 tenisçisinin katılacağı özel bir turnuvada uygulanacak. Sürenin kısalmasını sağlayacak birçok değişikliğin yapılacağı maçlarda setler, 6 yerine 4 oyun üzerinden oynanacak.

TENİS, hiç şüphe yok ki bireysel sporların en popüleri... Roger Federer, Rafael Nadal, Novak Djokovic, Serena Williams, Maria Sharapova gibi marka olmuş isimler tıpkı futbol ve basketbol yıldızları gibi ilgi görüyor. Her ne kadar popülaritesi devam etse de tenisin son yıllarda ciddi bir krizin içerisine girdiği bir gerçek. Özellikle erkek tenisi ‘yeni yıldızlar’ yetiştirememenin sıkıntısını yaşıyor. Bugün dünya klasmanında ilk 5’te yer alan bütün tenisçiler 30 ve üzeri yaşta.

SADECE 21 YAŞ ALTI SPORCULAR

80’li yıllarda erkekler dünya sıralamasında ilk 10’da yer alan tenisçilerin yaş ortalaması 23’tü. Bugün ise 28 yaşın üstünde. Dünya 1 numarası Nadal 31, onu takip eden Murray 30, Federer 36, Wawrinka 32, Djokovic 30 yaşında. Gençler iyi tenis oynuyor olabilir ancak maçın galibini yine ‘tecrübe’ faktörü tayin ediyor. Profesyonel Erkek Tenisçiler Birliği (ATP), bu işin böyle devam etmeyeceği bilinciyle ‘devrim yapma’ kararı aldı.

TURNUVANIN SLOGANI: GELECEK JENERASYON

 ATP, önümüzdeki Kasım ayında Milano şehrinde sadece 21 yaş altı tenisçilerin katılacağı özel bir turnuva düzenleyecek. 21 yaş altında dünyanın en iyi 8 tenisçisinin katılacağı turnuvada yeni kurallar geçerli olacak.
Sloganı ise ‘next generation’ yani gelecek jenerasyon. Milano’da ilk kez denenip yakın gelecekte yürürlüğe girecek yeni kurallar sayesinde, halen ortalama 2 saat olan erkek maçlarının süresi kısalacak ve heyecan artacak. Yani, toplam 11 saat 5 dakika süren ve 3 günde tamamlanabilen John Isner-Nicolas Mahut maçı bir daha tekrarlanmayacak!

TENiSTE DEVRiM YARATACAK 5 YENi KURAL

6 DEĞiL 4 OYUN

1- Maçlar yine 5 set üzerinden yapılacak fakat setler 6 yerine 4 oyun üzerinden oynanacak. 4 oyun kazanan seti alacak. 3-3’te tie-break uygulanacak.

BASKETBOL SiSTEMi

2- Puan aralarında sporculara sadece 25 saniye zaman tanınacak. Basketbol maçlarında olduğu gibi süre dolduğunda uyarı alarmı devreye girecek. Kortta oyalanarak dinlemek artık yok.

40-40’TA TEK PUAN

3- OYUN içerisinde 40-40 eşitlik olursa karar puanı oynanacak. Halen devam eden uygulamada; tenisçinin oyunu alabilmesi için üst üste 2 puan kazanması gerekiyor. Yeni sistemde ise tek puan kazanmak yetecek.

SERViSE YENi DÜZEN

4- Servis atışlarında topun fileye değmesi durumunda atışın tekrar edilmesi uygulaması kaldırıldı. Bundan sonra top fileye değip servis karesine girerse oyun devam edecek.

TAKTİK YASAĞI BİTTİ

5- teniste şu an uygulanan kurala göre antrenörlerin saha kenarından veya tribünden sporculara taktik vermesi yasak. Yeni uygulamada bu yasak kalkıyor. Antrenör korta girmeden tüyolar verebilecek.

 

ISNER-MAHUT MAÇI 3 GÜN SÜRMÜŞTÜ

TENİS tarihinin en uzun maçı 2010 yılındaki Wimbledon Turnuvası’nda oynandı. ABD’li John Isner’in, Fransız Nicolas Mahut’u 3-2 yendiği karşılaşma tam 11 saat 5 dakika sürerken, 3 günde tamamlanabildi. İlk 2 gün hava karardığı için 3. güne sarkan maçta Isner, son seti 70-68 kazandı.

TARiHiN EN UZUN TARiHiN EN UZUN 10 TENiS MAÇI

1. 2010 J.Isner-N.Mahut11 saat 5 dakika

2. 2013 T.Berdych-L.Rosol/S.Wawrınka-M.Chıudınellı 7 saat 2 dakika

3. 2004 F.Santoro-A.Clement: 3-2 6 saat 33 dakika

4. 1984 V.Nelson-J.Hepner: 2-16 saat 31 dakika

5. 1982 J.McEnroe-M.Wılander: 3-2 6 saat 22 dakika

6. 1987 B.Becker-John McEnroe: 3-26 saat 21 dakika

7. 2002 Ker-Nalbandian/Kafelnıkov-Safın: 3-26 saat 20 dakika

8. 1989 H.Skoff-M.Wılander: 3-2 6 saat 4 dakika

9. 2009 R.Stepanek-I. Karlovıc: 3-25 saat 59 dakika

10. 2012 R.Nadal-Novak Djokovıc:3-25 saat 53 dakika

Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle
X

Yankı kortların Sergen Yalçın’ı

WIMBLEDON’da şampiyon olarak göğsümüzü kabartan Yankı Erel, tenise 6 yaşında Tekirdağ’da başladı. Üstün yetenekleri sayesinde kısa sürede sivrildi. Yaşıtlarından o kadar farklıydı ki, kendisinden 2 yaş büyükleri yenip ulusal şampiyonluklar kazandı.

Solak olan Yankı rakiplerini zekice ve onlar kadar enerji harcamadan yeniyor. Ben Yankı’nın oyun zekasını ve kabiliyetini Sergen Yalçın’a benzetiyorum. Oyununu geliştirdi, uluslararası gençler sıralamasında ilk 20 tenisçi arasına girmeyi başardı ki bu pek kolay olan bir şey değil.

Şimdi ise dünyanın en önemli turnuvalarından biri olan Wimbledon gençler kategorisinde çiftlerde şampiyon oldu. Kuşkusuz çok değerli bir galibiyet. Ancak Yankı’nın profesyonel kariyeri daha yeni başlıyor. Yani Yankı henüz yolun başında. Çok çalışması gerekecek ve en önemlisi tenisin dışında kişiliğini de geliştirmesi önemli. Yankı bundan böyle profesyonel tenisçi olma yolunda olan gençlerimize çok önemli bir örnek olacaktır.   

DJOKOVIC TiLKi GiBiYDi

Djokovic ile Anderson arasındaki Wimbledon tek erkekler finaline gelince... Djokovic maça rahat başladı. Adeta bir tilki gibi sabırlıydı. Anderson ise tam tersi gergin başladı. Böyle olunca da normalden çok fazla basit hata yaptı. Anderson ritmini üçüncü sette yakaladı fakat burada da Djokovic’in özgüveni devreye girdi ve Sırp tenisçi şampiyonluğu bırakmadı.

 

Yazının Devamını Oku

Tenis maçlarının unutulmaz spikeri

Fahri İkiler ’in vefatı ile tenis dünyamız çok değerli birini yitirdi. Fahri abi başta Grand Slam turnuvaları olmak üzere tenis maçlarının duayen yorumcusu ve spikeri idi.

TRT ekranlarından Fahri İkiler ‘in sunduğu ve daha beyaz topların kullanıldığı Wimbledon turnuvalarını izlemek ayrı bir keyif idi. Fahri abi yorumları sakin, abartısız ve doğru zamanlamada yapardı. Tenisi bilen ve bilmeyen de maçları rahat takip ederdi.

Tenis kurallarını herkesin anlayacağı basit bir dilde anlatırdı. İstanbul’a gelmeden önce muhakkak beni önceden arardı. Fahri abi ile muhabbet etmek çok keyifliydi. Kendisine bir şey sorulduğunda hemen cevap vermezdi. Önce birkaç saniye gözlerin içine bakardı sonra konuşurdu. Bu kendisine has bir davranıştı

Araştırmayı çok severdi. Yılarca uğraştı ve kimsenin bugüne kadar başaramadığı Türk tenisi ile ilgili İnanılmaz detaylı bir arşiv hazırladı. Tenis camiasının unutulmaz spikeri Fahri İkiler’e Allahtan rahmet ailesine ve tenis camiasına başsağlığı dilerim.

Yazının Devamını Oku

Federer’in sırrı

BİR Grand Slam finalinde üstat Roger Federer karşısında bu kadar çok basit hata yaparsan kazanma şansın imkansızlaşır.

Marin Cilic özellikle forehand’leri ile yaptığı hataların dışında, kendi kapasitesini fazlasıyla zorlayan vuruşlar denedi ve topların çoğunu sahanın dışına attı. Federer çok süratli gelen toplarda bile raketiyle inanılmaz uyum sağlıyor. Dün kortta Cilic değil başka bir isim de olsa Federer’in bu olağanüstü oyununa ayak uyduramayabilirdi.

SAKATLIĞIN VARSA SAHAYA ÇIKMA

Federer’de şu gerçeğe dikkat çekmek istiyorum. 35 yaşındaki ‘Ekselansları’, kariyerinde sakatlıktan dolayı sadece bir kez uzun ara verdi. Federer antrenman temposunu ve dinlenme süreleri teknik ekibiyle konuştuktan sonra belirliyor. Vücudunun kaldırabileceği kadar çalışıyor. Bakın bu Wimbledon’da sakatlıktan dolayı 10 sporcu maçlarını yarıda kesmek zorunda kaldı. Bunların arasında Novak Djokovic, Feliciano Lopez, Martin Klizan gibi üst düzey tenisçiler de vardı.

Roger Federer bu konuda çok hassas ve görüşü şöyle:

“Eğer bir oyuncu sakatsa ve buna rağmen sahaya çıkıyorsa doğru değil. Bir tenisçi, var olan bir sakatlıktan dolayı kortu terkediyorsa bu rakibe ve seyirciye saygısızlıktır.”

Yazının Devamını Oku

Fiziksel güç tecrübeyi yendi

WIMBLEDON finalinde fiziksel gücün tecrübeyi yenmesine tanık olduk. 37 yaşındaki Venus Williams’ın rakibi 23 yaşındaki Garbine Muguruza bu turnuvada muhteşem bir performans sergiledi.

Dünya 1 numarası Angelique Kerber ve eski formunu yakalayan Svetlana Kuznetsova’yı eledi. Muguruza, çim zeminde mükemmel hareket ediyor, toplara agresif vuruyor. Oyuna mükemmel odaklanması bir başka artısı.

Şampiyonluk maçı dengeli başladı. İki oyuncu da kendi servis oyunlarını kazanıyordu. Venus bir oyunda servisleri ile üç çift hata yaptı ancak attığı ikinci servislerin hızı da saatte 170 kilometreyi buluyordu. Servisleri sürekli Muguruza’nın vücuduna yönlendirdi. Böylelikle rakibinin açısını daraltmayı amaçladı.

RALLİLER UZAYINCA VENUS DAĞILDI

Venus 5-4 öne geçti, iki set sayısını değerlendiremedi. Muguruza game’lerde eşitliği sağladı. Venus bir an dağıldı ve servisini kırdırdı. Bu sefer Muguruza 6-5 öne geçti. Ralliler uzadı, bunun sonucunda momentum daha genç olan Muguruza’ya geçti. İspanyol tenisçi böylelikle ilk seti kazandı.

İkinci setin ilk game’inde Venus tekrar servisini kaybetti. Ralliler uzadıkça Venus’te yorgunluk belirtileri başladı. Muguruza’nın kazanmaya olan inancı, Venus’ün ise çaresizliği arttı. Muguruza adeta çelikten bir duvar gibi Venus’ün her hamlesine karşı koydu ve ikinci seti 6-0 kazanarak hakkı ile şampiyon oldu.

Bakalım Muguruza tenisin kraliçesi olabilecek mi?

Yazının Devamını Oku

Nadal böyle kaybetti

Bir ay önce Fransa Açık’ta tek set bile kaybetmeden şampiyon olan Rafael Nadal, Lüksemburglu rakibi karşısında büyük hayal kırıklığı yaşadı. 2-0 geriye düştükten sonra toparlanıp setleri dengeleyen efsane tenisçi, iki kez de maç puanı kurtarmasına rağmen yenilmekten kurtulamadı.

RAFAEL Nadal bundan bir ay önce Fransa Açık Turnuvası’nda muhteşem bir geri dönüşle şampiyon olurken, rakiplerine tek set dahi vermemişti. Wimbledon’da da ilk 3 turu set kaybetmeden geçti. Korttaki performansıyla, “Burada da şampiyon olabilirim” havasını estiriyordu. 4. turdaki rakip 34 yaşındaki Gilles Muller idi. Lüksemburglu tenisçi, tıpkı Nadal gibi solak. Boyu 1.93 metre ancak tenis oynama tarzı Nadal’ın tam zıttı; etkili servisler, servisten sonra file önüne çıkma, agresif ve riskli geri oyun.

Nadal, kötü başladığı maçın ilk iki setini 6-3 ve 6-4’lük skorlarla kaybetti. Herkesin “Bu iş buraya kadar” dediği anda o, savaşı bırakmadı. Setleri dengelediği gibi (6-3, 6-4) iki maç sayısını kurtarıp, oyunu final setine taşıdı. Beşinci set iki tenisçi için de ayrı bir karşılaşma niteliğinde oynandı.

EN UZUN RALLİ 12 VURUŞTU

Gilles Muller seti hep bir game önde götürdü. Rafael Nadal servisini kırdırmamak için ölümüne oynayıp inanılmaz kurtarışlar yaparken, Muller rakibinin ikinci servislerine çok riskli vuruşlar yaparak puanları kısa tutmaya çalıştı. Zaten 5 saate yakın süren karşılaşmada en uzun ralli 12  vuruş sürdü.

Muller, Nadal’ın arka oyun tuzağına hiç düşmedi, yani topun fazla gidip gelmesine engel oldu. Lüksemburglu tenisçi inanılmaz baskıya rağmen soğukkanlılığını korumayı bildi. Sonuçta kazanan Muller oldu. Seti 15-13 önde bitiren 34 yaşındaki oyuncu, maçı 3-2 kazanıp kariyerinde ilk kez bir Grand Slam çeyrek finaline çıktı.

30 bin seyircinin izlediği bu unutulmaz maçta dikkat çeken bir diğer nokta Nadal’ın 3.5, Muller ise 3.1 kilometre koşmasıydı. Yani fit olmak bile kazanmaya yetmedi.

Yazının Devamını Oku

Nadal yeniden şarj oldu!

RAFAEL Nadal eskiye göre daha iyi tenis oynuyor. Kupaya set kaybetmeden ulaştı. Rakipleri sadece 35 oyun alabildi. Peki ne oldu da 31 yaşındaki Nadal eskiye göre kortta daha diri ve etkili?.. 

Nadal’ı adeta tekrar şarj eden isim yeni antrenörü Carlos Moya. Aralık ayından beri Nadal ile çalışan Moya’nın yaptığı en büyük değişiklik tecrübeli tenisçiyi kortlardan biraz uzak tutmak oldu. Antrenman sürelerini kısalttı, buna karşın içeriğini yoğunlaştırdı. Nadal’ı sürekli ‘taze’ tutmaya çalıştı. Nadal, iki ay turnuvalardan uzak kaldı ve adeta yeniden şarj oldu.

Final maçına gelince... Wawrinka  bir türlü ritmini bulamadı. Nadal ise oyun ilerledikçe etkili vuruşlarını ve taktiksel planını ortaya koydu. Bütün düşündüklerini yaptı. Wawrinka zaman zaman etkili puanlar kazanıp seyirciyi coşturmaya çalıştı fakat bu çaba maçı çevirmeye yetmedi.

Yazının Devamını Oku

Kırmızı kirli toprak

Tenişçileri fiziksel açıdan en çok yoran zemin Paris’teki  kırmızı toprak kortlar. Sadece fiziksel değil oyuncuların teknik becerilerini de en üst sınırlarını zorlamakta.     

Toplar çok değişken sekebiliyor. Her puanı adeta satranç oynar gibi hazırlayacaksın. Öyle 'Winner' direkt puanlar ile maç kazanmak imkansız.  Sayı kazanabilmek için diğer zeminlere göre daha fazla topa vurman gerekiyor. Etkili servisler bile maçın kaderini değiştiremiyor. Toplar daha yüksek sekiyor. Vuracak zamanın oluyor ancak puanı hemen bitiremiyorsun. Sabırlı olacaksın. Teknik vuruş çeşitliliğin olacak.

En etkili vuruşlarda biri de 'drop shot'... Yerinde yaptın mı rakibin bütün dengesini ve momentumunu bozabilirsin.

YAĞMUR YAĞARSA...
Koşu tekniği farklı. Topa kayarak yaklaşırsın ve vurursun yada vurduktan sonra kayarak durursun. Zaten ayakkabıların tabanları da farklı. Yağmur sonrası kırmızı kiremit tozu ıslak olduğunda toplar ağırlaşır ve alçak seker. Bu sefer daha kontrollü vuruşlar yapman gerekir.

Erkekler kategorisindeki maçlar 5 set üzerinden oynanıyor. İlk iki seti kazanan oyuncu önemli avantaj sağlamış olsa da üçüncü seti de kazanması gerekir. İşte tam üçüncü setin başlarında maçın seyri değişebilir Ve iki set kazandığın halde üç set daha oynamak mecburiyetinde kalabilirsin.

NADAL 10. ZAFERE ÇOK YAKIN
Rafael Nadal bu sefer çok istekli ve sabırlı. İkinci servisleri daha etkili ve derin geliyor. Drop shot sayısını artırdı. Gerektiği yerde file önünde de çıkıyor. Toprak zeminde en tecrübeli oyuncu. Yarı finaldeki rakibi Avusturyalı Dominic Thiem. Thiem, Nadal’dan yedi yaş küçük. Kabiliyetli, cesur ve özgüveni yüksek bir tenisçi. Geleceğin  dünya 1 numarası olmaya aday gösteriliyor. Ancak Nadal Paris’te 10'uncu Fransa Açık şampiyonluğunu kazanacak formda.

Andy Murray ise inanılmaz akıllı ve sakin tenis oynuyor. Topları riskli (çizgiye yakın) bölgelere vurmadan, rakiplerini sağa sola koşturuyor. Puan esansında vuruş süratini değiştirebiliyor. Yarı finalde rakibi Stan Wawrinka’yı koşturabilirse oyuna hakim olabilir.      

Yazının Devamını Oku

Kırmızı kirli toprak

TENİSÇİLERİ fiziksel açıdan en çok yoran zemin Paris’teki  kırmızı toprak kortlar. Sadece fiziksel değil oyuncuların teknik becerilerini de en üst sınırlarını zorlamakta.  

Toplar çok değişken sekebiliyor. Her puanı adeta satranç oynar gibi hazırlayacaksın. Öyle 'Winner' direkt puanlar ile maç kazanmak imkansız.  Sayı kazanabilmek için diğer zeminlere göre daha fazla topa vurman gerekiyor. Etkili servisler bile maçın kaderini değiştiremiyor. Toplar daha yüksek sekiyor. Vuracak zamanın oluyor ancak puanı hemen bitiremiyorsun. Sabırlı olacaksın. Teknik vuruş çeşitliliğin olacak.

 

En etkili vuruşlarda biri de 'drop shot'... Yerinde yaptın mı rakibin bütün dengesini ve momentumunu bozabilirsin.

 

YAĞMUR YAĞARSA...

Koşu tekniği farklı. Topa kayarak yaklaşırsın ve vurursun yada vurduktan sonra kayarak durursun. Zaten ayakkabıların tabanları da farklı. Yağmur sonrası kırmızı kiremit tozu ıslak olduğunda toplar ağırlaşır ve alçak seker. Bu sefer daha kontrollü vuruşlar yapman gerekir.

 

Erkekler kategorisindeki maçlar 5 set üzerinden oynanıyor. İlk iki seti kazanan oyuncu önemli avantaj sağlamış olsa da üçüncü seti de kazanması gerekir. İşte tam üçüncü setin başlarında maçın seyri değişebilir Ve iki set kazandığın halde üç set daha oynamak mecburiyetinde kalabilirsin.

Yazının Devamını Oku

Davis Cup başlarken...

Teniste, erkeklerin milli düzeyde ülkelerini temsil etikleri en prestijli turnuva Davis Cup’tır. 135 ülkeli organizasyonda Avrupa/Afrika 2. Grubu’ndaki Türkiye, bugün ve hafta sonu İsveç’le karşılaşacak.

İsveç, eski gücünde değil. En iyi adamları dünya sıralamasında 153. Tunus’u yenip çeyrek finale geldiler. İsveç’in Tunus’a karşı öne sürdüğü kadroda tekleri oynayan oyuncular onların 6. ve 7.’leri. İkisi de ilk 600’de. Çift takımları ise çok iddialı. Andreas Siljestrom çiftler sıralamasında 72’nci partneri Johan Brunstrom ise 83’ncü.

Biz ise G.Kıbrıs’ı yenip çeyrek finale çıktık. Takımda Marsel İlhan, Cem İlkel, Altuğ Çelikbilek ve Anıl Yüksel var. İsveç maçı öncesi hazırlık döneminde Altuğ, Antalya’da bir Future turnuvası kazandı. Cem ve Anıl da başka Future turnuvalarında final oynadı. Üçü de formda. Marsel ise, şu anda dünya sıralamasında 252’nci. Eski formundan uzak. Milli maçtaki performansı özgüvenini tekrar artırabilir.

1 VE 2 GELiYOR

İsveçliler genelde kazandıkları kadroyla devam eder, ama, bize karşı işi ciddiye aldılar. Bu sefer 1 nolu Elias Ymer, ve 2 nolu Christian Lindell’i getiriyorlar. Elias, 20 yaşında ve 154. sırada. Christian 29 yaşında ve 363’üncü. Çift takımları ise Tunus’a karşı oynayan ikili. Çiftleri kazanmamamız zor. Maçlar toprakta. Toprakta oynamayı biz istedik. Ne kadar doğru tercih olup olmadığını göreceğiz... Takımın kaptanlığını Davis Cup, tarihimizde en çok maç kazanmış isim olan Haluk Akkoyun yapacak. Davis Cup’ta en uzun süre oynayan Alaaddin Karagöz ise tecrübesi ile takımımıza destek verecek. Maç Manavgat Club Ali Bey’de olacak. Ali Bey yönetimi bu tarz uluslararası organizasyonlara ev sahipliği yapmakta çok tecrübeli. Biz kazanırsak tenis tarihinde ilk kez yarı finale çıkmış olacağız

 

Yazının Devamını Oku

İKİSİ DE EFSANE

ROGER Federer ve Rafael Nadal gibi ‘sporcu kişiliğine sahip’ tenisçiler bir daha kolay kolay gelmez. 36 yaşındaki Federer Avustralya öncesi fazla turnuva maçı oynamadı.

Ancak çok verimli antrenman yaptı. Baseline çizgisine yakın çabukluk ve vuruş çalışmalarının yanı sıra fitnes  yaptı. 20’ye yakın antrenman seti oynadı,  yüzlerce servis attı.

NADAL, OYUNUNU GELİŞTİRDİ

Beş yaş küçük  Nadal ise yeni koçu Carlos Moya ile, durağan seyreden oyununa yeni ivmeler kazandırdı. Forehand vuruşları eskisine göre daha derin, spinli ve etkili geliyor. Servislerini de geliştirdi. Solak olduğu için sağlakların pek alışmadığı açılara daha etkili ve derin servisler atıyor. Ayrıca servislerini rakiplerin göbeğine doğru atarak onların hareket kabiliyetlerini kısıtlıyor.

Finalde puanlar, ralliler fazla uzamadı (beşinci set hariç). İki tenisçi de fazla yorulmamak için ilk fırsatta toplara riskli vurarak rakibi sıkışık duruma düşürüp adeta infaz etmeye çalıştı. Beşinci set adeta başlı başına  bir maça sahne oldu. Bu sette önce Nadal, Ferderer’in servisini kırarak çok önemli avantaj sağladı. Fakat Nadal birden telaşlandı. Basit hatalar yaptı. Bu sefer Federer, Nadal’ın servisini kırdı. Nadal dağıldı. Federer tekrar kararlığını ve agresifliğini kazandı. Nadal’ın ondan sonraki çabaları yetmedi ve Federer zafere ulaştı.

Yazının Devamını Oku

Aile finali

SERENA’nın finale çıkabileceğini tahmin etmek kolaydı.

 Ama rakibinin 36 yaşındaki ablası Venus olabileceğini doğrusu tahmin edemezdim. Şunu biliyoruz ki, Serena kazanmayı hedefliyorsa onu kimse yenemez. Favorilerin hepsi elendi. 4 numara Simona Halep ilk turda, 1 numara Angelique Kerber ise, 4. turda elendi...

İKİSİ DE İNANMIYORDU

İki kardeş de final oynayacaklarına inanamıyorlardı. Favori Serena’ydı. Maça gergin ve heyecanlı başladılar. Sonra abla-kardeş değil, rakip olduklarını hatırlayıp oynamaya başladılar. İkisi de etkili servis oyunlarını kaybetmemek için mücadele etti. Serena, bilhassa Venus’un 2. servislerini agresif ve kararlı karşılayınca Venus zorlanmaya başladı. Birbirlerinin oyun şeklini ezbere bildikleri için, zaman zaman uzun süreli keyifli ve süratli ralliler izledik. Ancak Serena için bu maç çok önemliydi. Şampiyonlukla beraber tekrar dünyanın bir numaralı koltuğuna kavuşacaktı. Finale kadar hiç set kaybetmeyen Serena, ablası Venus’e karşı da set vermeden 23. grand slam şampiyonluğunu kazandı.

Yazının Devamını Oku

Federer’in heykelini dikmek lazım

Otuz beş yaşında ‘’Genç Veteran’’  sayılacak İsviçreli Roger Federer  dizindeki sakatlığı nedeniyle takribi altı aydan beri resmi turnuva oynamadı.  Avustralya Açık başlamadan önce dört beş haftalık çok verimli bir antrenman dönemi geçirdi. Antrenman içeriğinde fitness ve ayak çabukluğu çalışmaları ön plandaydı.

Federer bu süreçte yirmi beş antrenman seti oynadı. Bu maçlarda Federer sürekli arka çizgiye yakın oynayıp gelen toplara önde ve çabuk vurmaya çalıştı. Onun dışında yüzlerce servis attı. Avustralya Open’a dünya on yedi numara olarak geldi. Rakipleri fazla turnuva oynamamış  ve  on yedinciliğe düşmüş bir Federer’i bu sefer yenebiliriz düşüncesi ile karşısına çıktılar.

İlk turda Avusturyalı arka çizgi oyununda güçlü olan Jürgen Melzer’i dört sette yendi. Sonra adeta bir antrenman maçı havasında Amerikalı Noah Rubin’i  rahat bir şekilde üç sette eleyerek yoluna devam etti. Üçüncü turdaki rakibi Çek Cumhuriyetinden dünya on numara Thomas Berdych oldu. Berdych kaliteli bir oyuncu olmasına rağmen ve zirvede olan rakiplerini zorlamasına rağmen bir türlü istediği başarıyı elde edemiyor.

KAYBETSE DE KAZANSA DABerdych; ‘’Bu sefer Federer’i yenebilirim’’ inancı ile kortta çıktı. Fakat hayal kırıklığına uğradı. Federer Berdych’i kendi oyununu oynamasına izin vermeden adeta sahadan sildi. Dördüncü turdaki rakibi kendisinden sekiz yaş küçük,  son zamanlarda çıkışta olan dünya beş numara Japon Kei Nishikori oldu.

Nishikori son elli iki hafta seksen bir turnuva maçı oynadı. Federer ise sadece yirmi dört  maç . İki oyuncu daha önce altı kez karşılaşmış olup dördünü Federer kazanmıştı.

Federer, 2016 Amerika Açık yarı finalisti Nishikori ’ye karşı servisleri ile 24 Ace attı. Ayrıca süratli ayak oyunları ve kararlılıkla baseline üzerinde vurduğu toplarla seksen üç direk puan kazandı. Nishikori ise yarısı ile yetindi.

Federer bu karşılaşmayı da beş sette kazandı Bugüne kadar on altı Grand Slam kupasını kaldırmış olan Roger Federer çeyrek finale çıkarak  sürpriz bir şekilde dünya bir numara Andy Murray’i deviren solak tenisçi  Alman  Mischa Zverev’e karşı yarı final şansı arayacak. Federer’bu muhteşem performansı ile bundan sonraki maçı/maçları kazansa da kaybetse de heykelini dikmek lazım……                  

Yazının Devamını Oku

Erkekler saatli bomba gibi!

Andy Murray, Novak Djokovic, Roger Federer, Grigor Dimitrov, Rafael Nadal ve diğerleri... Avustralya Açık Tenis Turnuvası'nda tek erkekler kategorisi genç ve korkusuz yetenekler ile gününde oldukları zaman herkesi yenebilecek tecrübeli isimlerle dolu.

Dünya 1 numarası Andy Murray kariyerinde ilk kez Avustralya Açık turnuvasını kazanmaya çok yakın gibi görünüyor.

Diğer taraftan Novak Djokovic yedinci Avustralya Açık şampiyonluk kupasını kaldıracak güçte. Efsane Roger Federer ve Rafael Nadal beklenen dönüşü yapabilecekler mi? 

Erkekler fikstürü genç korkusuz yetenekler, otuzlu yaşlarda tecrübeli oyuncular ve gününde ise her favori oyuncuyu yenebilecek güçte olan tenisçilerle dolu.  
Avustralyalıların en büyük ümidi, yeteneği kadar zaman zaman istikrarsız bir oyun sergile bileyen Nick Kyrgios.

İsviçreli üstat Federer geçtiğimiz yıl dizindeki sakatlık nedeniyle sıralamada on yedinciliği düşmüştü. Şimdi ise eski süratini ve esnekliğini bulabilecek mi? Federer’in ilk haftayı atlatması çok önemli.   

DIMITROV'DAKİ YÜKSELİŞE DİKKAT
25 yaşındaki Bulgar Grigor Dimitrov bir hafta önce Avustralya kıtasındaki Brisbane turnuvasında şampiyon oldu. Geçtiğimiz sene dünya sıralamasında Stan Wawrinka’dan Kei Nishikori'ye kadar sıralamada ilk 10'da olan birçok oyuncuyu yenerek klasmanda 40 numaradan 15'e yükseldi. Orta hızda olan zeminde Dimitrov füze gibi vurduğu Forehand’lerde daha rahat pozisyon alıp daha etkili vurabiliyor. Kondisyon açısından dayanabilirse rakiplerin işi çok zor.

Henüz 19 yaşında olan Alman Alexander Zverev iki hafta önce Perth turnuvasında Federer’i yenmişti. Dünya çapındaki vuruşları ve inanılmaz süratli bacaklarıyla üçüncü turda Rafael Nadal ile karşılaşabilir.  

Yazının Devamını Oku

Avustralya Açık öncesi 'ince ayar'

Dünya sıralamasının zirvelerinde yer alan tenisçiler, Avustralya Açık öncesi çeşitli turnuvalara katılarak hem kendilerini denediler hem de maç eksiklerini gidermeye çalıştılar.

Avustralya Açık öncesi sezonun ilk haftasında iki süper Star Novak Djokovic ve ezeli rakibi Andy Murray, Doha turnuvası finalinde karşılaştı. Adeta ölümüne mücadele ile geçen maçta Djokovic, Murray’i 3 sette yendi. Djokovic bu galibiyeti ile Londra ATP finalinin rövanşını da kazanmış oldu. İki tenisçi de Avustralya Açık öncesi önemli bir özgüven ile katılacaklar.

Oyuncuların çoğu Avustralya kıtasında değişik şehirlerde turnuva oynayıp Grand Slam öncesi ‘’İnce Ayar’’ yaparak kendi ritimlerini bulmaya, zemine ve  bilhassa sıcak iklim şartlarına alışmaya çalıştılar.

Brisbane turnuvasını Dominic Thiem, Miloslav Raonic ve finalde Japon Kei Nishikori gibi çok güçlü rakipleri art arda yenen Bulgar Grigor Dimitrov  kazandı. Kabiliyeti ile bilinen Dimitrov son dönemde yapmış olduğu fitnes antrenmanları ile kortta çok daha iyi hareket edebiliyor.  

NADAL AVUSTRALYA'DA 2. HAFTAYI GÖREMEYEBİLİR
Rafael Nadal bütün çabalarına rağmen Raonic’e yenilmekten kurtulamadı. Nadal’ın Avustralya Açık turnuvasında ikinci haftaya kalması zor olabilir.

Roger Federer ise Hopman Kupasını tercih etti. Bu etkinlikte ülkeler karışık çifteer takım müsabakaları oynuyorlar. Her karşılaşma bir tek erkek ve kadın ayrıca bir karışık çift maçından oluşuyor. Dünya sıralamasında 17 numara olan Federer bu turnuvada teklerde, henüz 19 yaşında  olan ve  gelecek vaat eden Alman Alexander Zverev’e yenildi.  

SERENA'DAN 88 BASİT HATA!

Yazının Devamını Oku

1 numaradaki sokak çocuğu

Andy Murray uzun süre birincilik koltuğunu paylaşan Djokovic, Federer ve Nadal üçlüsünün gölgesinde kaldı. Bu üçlü de öyle küçümsenecek veya günübirlik başarılı olan tenisçiler değil. Hepsi tenis tarihinde gelmiş geçmiş en iyi oyuncular arasında...

İskoç asıllı fakat İngiltere adına oynayan Murray bu zor rekabetten yılmadı ve kopmadı. Onu çok eleştirdiler. Yok annesinin gölgesinde kaldı, yok kort içindeki davranış biçimi onu antipatik yapıyor ve oyununu olumsuz etkiliyor... gibi olumsuz yorumlara maruz kaldı.

 

ÇARE LENDL OLDU

 

Bütün bunlara çözüm bulabilmek için Fransız kadın oyuncu Amelie Mauresmo’yu antrenör olarak seçti. Burada da hedef tahtası haline geldi. Mauresmo’nun Murray gibi birine faydalı olacağına kimse fazla inanmadı. Nitekim de öyle oldu kısa süre sonra ayrıldılar. Murray’nin gönlündeki antrenör efsane oyuncu Ivan Lendl’dı. Nitekim onunla da anlaştı.

 

Murray, Lendl'ın kendisine neler kazandığını şöyle anlatıyor:

 

Yazının Devamını Oku

ATP Masters Londra...

GARANTİ Koza sponsorluğunda ATP Masters Turnuvası’nı Londra’da yerinde izledik.

 Yıl sonu tek erkeklerde en iyi sekiz tenisçi ve çiftlerde yine en iyi sekiz takımın mücadele ettiği bu turnuvaya olan ilgi büyüktü. Toplam para ödülü 7.5 milyon dolardı. Novak Djokovic-Andy Murray finalini O2 Arena’da 17 bin 800 kişi izledi. Etkinlik süresince takribi 260 bin izleyici arenaya geldi. Müsabakalar 159 ülkede yayınladı ve 100 milyona yakın insan maçları ekran başında izledi. Ülkemizde ve Bulgaristan’da tenis sporuna olan yatırımları ile bilinen Garanti Koza, ilk kez bir Türk şirketi olarak bu dev organizasyonda altın sponsorların arasında yer aldı.

MURRAY – LENDL ORTAKLIĞI

İNGİLİZLERİN kahramanı Andy Murray turnuva boyunca 10 saate yakın kortta kaldı. Sadece Japon Kei Nishikori’ye karşı oynadığı maç bile üç buçuk saate yakın sürdü. Murray’nin tekrar efsane tenisçi İvan Lendl ile çalışması ona bu sene Wimbledon şampiyonluğunu ve olimpiyatlardaki altın madalyayı getirdi. Londra’da ise ilk maçtan itibaren ‘Beni burada yenemeyeceksiniz’ sinyallerini vermişti. Nitekim final maçında Djokovic’in yaptığı 30 basit hata sayesinde Murray maçı iki sette kazandı. Murray’nin arka çizgideki hâkimiyeti ve top kontrolü, yorgun gözüken Djokovic’i hatalara zorladı. Murray’nin dünya 1 numara olması İngilizlerin tenise olan ilgisini de artırdı.

Yazının Devamını Oku

250 bin nüfuslu şehirdeki mucize...

Dünkü yazımızda American Express İstanbul Challenger'in 68 yıllık tarihçesine özetle sunmaya çalıştık. Tarihçe derken 68 yıldan bahsediyoruz. Bu süreç içerisinde İstanbul Challenger etkinliği sadece sponsorların desteği ve kulübün imkânlarıyla hayatta kaldı.

Challenger turnuvaları kendi yerel oyuncularına verdiği imkânlar dışında uluslararası anlamda da kültürel bir önem taşımaktadır. Bu hizmeti sunarken turnuva organizatörü de bir kar elde etmek ister, ancak bırakın kar etmeyi artık gelinen nokta başa baş bile turnuvayı bitirebilmek büyük başarı sayılıyor. Fakat TED Spor kulübü bu olumsuzluklara rağmen turnuvayı ayakta tutmayı hatta ödül almayı bile başardı.

 

Peki bu tarz turnuvaların yurtdışında para ödülünün dışında nasıl bir bütçeyle ve ne tür desteklerle hayatlarını sürdürmektedirler? Bu soruların cevaplarını ve yurtdışında spora dolayısıyla tenise olan sponsorluk bakış açısının nasıl işlediğini American Express İstanbul Challenger'in turnuva direktörü Cem Tınaz’a sorduk;

"CHALLENGER SERİSİ, ERKEK TENİSİNİN TEMELİ"

1-) Challenger serisi turnuvaların küresel tenis için önemi nedir?Challenger serisi, profesyonel erkek tenisinin temelini teşkil ediyor. Bir spor dalına yönelik bilgiyi belirleyen faktörlerin başında sporcuların elde ettikleri gelirler geliyor. Tenis sporu bu anlamda diğer bireysel spor branşlarından belirgin bir şekilde ayrılıyor.

 

Geçtiğimiz sene Roger Federer yaklaşık 60 milyon dolarlık sponsorluk geliriyle 'bireysel sporlarda dünyada en çok kazanan sporcu' unvanını elde etti. Federer’in spordan elde etmiş olduğu gelirlere baktığımızda ise kariyeri boyunca toplam 110 milyon dolar turnuva para ödülü kazandığını görüyoruz. Bireysel spor branşları için bunlar oldukça yüksek rakamlar.

 

Yazının Devamını Oku

TED'de 68 yıllık bir efsane

İstanbul Tenis Eskrim Dağcılık Kulübü'nün ev sahipliği yaptığı Challenger Tenis Turnuvası (eski adıyla İstanbul Enternasyonal Tenis Turnuvası), 68 yıllık bir maziye sahip.

Turnuva, uluslararası Cezmi Or Atletizm Kupası ile beraber ülkemizin en eski uluslararası spor etkinliği. Sadece sportif değil ayrıca İstanbul’u tanıtan kültürel bir etkinlik.

1960'lı yıllarda henüz teniste profesyonelleşme süreci olmadığı dönemde o zamanın zirvede olan İlie Nastase, Roy Emerson ve Bob Hewitt gibi tenisçiler İstanbul’a TED’in eski Taksim'deki yerine gelirdi.

Oyuncuların cüzi cep harçlıkları, uçak biletleri ve konaklama gibi masraflar organizatör tarafından karşılanırdı.

Tribünlerde yer bulmak imkansızdı. Turnuva tam bir şenlik havasında geçerdi.

O tarihlerde yabancı oyuncuların bizim tenisçilerimize karşı ezici bir üstünlükleri vardı. Çok az sayıda tenisçimiz bir üst tura çıkabilirdi.

1990'lı yılların başında profesyonel tenisçiler birliği ATP, TED OPEN'ı Challenger serisine dahil etti.

Yazının Devamını Oku

Wawrinka, ilk 4’te uzun süre kalır

WAWRINKA, geçen yıl Fransa’dan sonra Amerika Açık’ta da Djokovic’i dize getirdi.

Djokovic, mükemmel müdafaa tenisini hücum tenisine dönüştürebilen en iyi isim.

 

Servis karşılama vuruşlarında en az hata yapan oyuncu.

 

Ama şampiyonluk maçında 17 servis kırma avantajının üçünü lehine çevirebildi.

 

Üstelik Djokovic, finale gelene kadar kortta sadece 9 saate yakın tenis oynadı.

 

Yazının Devamını Oku