Paylaş

Mark Ruffalo, JJ Abrams, Joaquin Phoenix, Ben Stiller, Jane Fonda, Denis Villeneuve, Kristen Stewart ve David Fincher’ın da aralarında bulunduğu 1000’den fazla isim, Warner Bros. Discovery’nin satışına karşı ortak bir bildiri yayımladı.
Bildiri, “Warner Bros. Discovery ve Paramount-Skydance birleşmesine kesin ve net muhalefetimizi dile getirmek üzere yazıyoruz” sözleriyle başlıyor.

Bunlar, satış tamamlanmadan yapılan son ataklar. Çünkü satış için gerekli tüm yasal onaylar henüz alınmadı. Sürecin 2026’nın üçüncü çeyreğinde tamamlanması planlanıyor.
Hollywood’un güçlü isimleri, böylesi büyük birleşmelerin yaratıcılığı olumsuz etkileyeceğini söylüyor.
Çok doğru, tekelleşme sektörün çeşitliliğine mutlaka zarar verecektir.
Zaten bildiride “Rekabet, sağlıklı bir ekonomi ve sağlıklı bir demokrasi için şarttır” deniyor.
Geçen hafta anons edilen diğer oluşum da Sinema Konseyi.
Efsane yönetmenler ve yapımcılar güçlerini birleştirdi. Sinema sektörünün geleceğini korumak ve yeniden güçlendirmek amacıyla bir sinema konseyi kuruldu.
Konseye, “Top Gun” ve “F1” gibi büyük yapımların arkasındaki efsane yapımcı Jerry Bruckheimer başkanlık edecek.
Christopher Nolan’ın eşi Emma Thomas, Ryan Coogler, Brad Bird, Jason Reitman ve Celine Song gibi son derece güçlü ve vizyoner sinemacılar da konseyin içinde yer alıyor.
Peki bu yeni konsey ne yapacak?
Çok net; sinemada film izleme kültürünü korumak için çalışacak.
Son derece gerekli olduğuna inandığım bir birleşme. Çünkü sinemada film izlemekle, evde elinde telefonla, mutfağa girip çıkarak, bir şeyler atıştırıp dikkatin dağınık şekilde film izlemek aynı şey değil.
Hatta geçen hafta bunu bizzat denedim.
Önce evde izlediğim bir yapımı daha sonra sinemada izledim; fark inanılmazdı.
Meğer ne kadar çok sahneyi, ne kadar fazla diyaloğu kaçırmışım. Görüntülerin güzelliğini evde izlerken neredeyse hiç fark etmemişim.
Sinemada film izlemek bambaşka bir deneyim. Dikkat paramparça değil, sadece filmde.
Sinemaların yüzde yüz korunması gerekiyor.
Borat’ı izlerken fazla gülmekten 5 gün hastanede yatmış
Charlize Theron, New York Times’tan Lulu Garcia-Navarro’ya verdiği röportajda, rol aldığı her aksiyon filminden sonra ciddi sakatlıklar yaşadığını ve ameliyat geçirmek zorunda kaldığını anlattı.
“Aeon Flux” çekimleri sırasında beton zemine boynunun üstüne düştüğünü ve boynundaki bir diskin fıtık olduğunu söyledi.
Hatta felç kalmasına ramak kalmış.
Kaza sonrası çekimler durdurulmuş, yatak istirahati yapmak zorunda kalmış ve fizik tedavi görmüş. Ancak hemen ameliyat edilmemiş. Theron, bunun büyük bir hata olduğunu ve 8 yıl boyunca kronik ağrıyla yaşadığını anlattı.
Boynundaki fıtığın sinirlere çok yakın olduğunu, en ufak yanlış harekette sinirlere baskı yaptığını ve bazen haftalarca kilitlendiğini söyledi.
Sonra bir gün “Borat” izlerken filme o kadar çok gülmüş ki kilitlenmiş. Hatta çok kötü olmuş, gece özel uçakla Los Angeles’a doktoruna dönmek zorunda kalmış. “Borat” yüzünden 5 gün hastanede yatmış.
Theron, 24 Nisan’da dijital platformda yayınlanacak “Apex” filminin ardından da iki dirsek ameliyatı geçirdiğini söyledi. Ayrıca ayak parmağını kırmış.
“The Old Guard” çekimleri sırasında da sakatlıklarına rağmen çalışmaya devam etmiş, bitince sol kolundan üç ayrı ameliyat geçirmiş.
“Atomic Blonde” çekimleri sırasında ise arka iki dişi parçalanmış ve çekilmek zorunda kalmış.
Paylaş