Paylaş
John Junior, Amerika’nın eski başkanı John F. Kennedy ve ikonik First Lady Jackie Kennedy’nin oğlu.
Yakışıklılığıyla döneminin en büyük yıldızlarıyla yarışan, nereye gitse bakışları üzerine çeken bir Amerikan prensi...
Carolyn’la evlenmeden önce adı birçok kadınla anıldı.
Sarah Jessica Parker, Madonna, Daryl Hannah, Brooke Shields ve birçok isim...
John’un aşk hayatı o dönemin medyasının gözbe-beğiydi.
İngiltere’de Prenses Diana neyse, Amerika’da John F. Kennedy Jr. o derece ilgi merkeziydi.

KENNEDY FİYASKOSU
Sarah Jessica Parker’la yaşadığı ilişki altı ay sürdü.
1991’de yaşanan bu ilişki, Parker’ın deyimiyle bir “Kennedy fiyaskosu”na dönüştü. Çünkü Sarah, John’la birlikte gelen o korkutucu şöhretle tanışmıştı.
Zaten daha sonra, bu ilişkiyle gelen medya baskısından bunaldığını anlattı.
Ancak “JFK Jr: An Intimate Oral Biography” kitabında, Sarah Jessica Parker’ın ilişkilerini abarttığı anlatılıyor.
Aslında sadece bir kez görüşmüşler ve John, Parker’a hiç de ısınmamış.
Kim doğruyu söylüyor acaba?
Madonna kısmı tam bir Hollywood bilmecesi. O dönemde Madonna hâlâ Sean Penn’le evliydi aralarında ne oldu, hiç gün yüzüne çıkmadı.
İŞTE EVLENECEĞIN ÇOCUK BU
Ama en ilginç hikâye Brooke Shields’la olan.
Çünkü Brook Shields’in çocukluk hayali bir geceliğine olsa da gerçeğe dönüşüyor.
Hikâye şöyle:
Brooke Shields, Howard Stern’e verdiği röportajda daha üç yaşındayken bile John Junior’a âşık olduğunu anlatıyor. Annesi “İşte evleneceğin çocuk bu” dermiş.
Yıllar sonra bu minik kız büyüyor, film yıldızı oluyor ve Aspen’e bir düğün için gidiyor. Ve tesadüf John da orada kayak pistinde. Çocukluk hayalini karşısında görünce, cool görünmek için hiç bilmediği halde kayak yapmaya kalkıyor, ağaçların içine dalıyor, düşüyor. Tam film sahnesi...
Brook’u zor çıkarıyorlar. John düştüğünü gördüğü halde yardıma gitmiyor.
Her neyse...
Brooke bir görüşme daveti alıyor. Ama bu öyle baş başa bir davet değil. John’un ailesiyle birlikte, toplu şekilde vakit geçirecekleri bir buluşma.
Hep birlikte bir bara gidiyorlar.
Ve John, Brooke’la konuşmaya başlıyor. Ona “Bana annemi hatırlatıyorsun” diyor. Bir süre sonra John kalabalıktan sıkılıyor. Brooke’a yaklaşıp “Buradan gidelim mi” diye soruyor. Brooke da tabii ki “Evet” diyor.
Sonra John’un oteline gidiyorlar.
Ve John, Brooke’u öpüyor. Brooke daha sonra “Hayatımdaki en güzel öpücüktü, dudakları çok güzeldi, yüzü inanılmazdı, vücudu, kişiliği... Her şeyiyle harikaydı. Ayakları yere basan, komik biriydi” diyor.
Ama o an öpücükten sonra donup kalıyor.
Çünkü John onun için bir idol.
John ise bir sonraki adıma geçmek istiyor. Brooke “Hayır, hızlı gidiyoruz” diyor. Eğer birlikte olursak ve sonra beni istemezse kaldıramam, yıkılırım diye düşünüyor.
Odadan çıkıyor. Bir taksiye atlayıp annesiyle kaldığı eve dönüyor.
Ertesi gün John’u tekrar pistte görüyor. Ama John, Brooke’un yüzüne bile bakmıyor. Hatta sonrasında kar fırtınası yüzünden orada mahsur kalıyorlar.
Aynı ortamda zaman geçirmek zorunda kalıyorlar, ama John gece boyunca Brooke’la hiç konuşmuyor. Yani, Brooke Shields’ın JFK Jr. tutkusu, Aspen’de masal gibi başlıyor ve bitiyor.
Paylaş