Ruh yelpazeleri

Demek evlerdeyiz. Güzel. Herhalde ne kadar virüs, salgın, felaket temalı film, dizi varsa tüketmişizdir artık. Dizi setleri çekimlere ara verdi, akşamlar da boş. O halde insana kendini iyi hissettiren işlerle ilgili kısa kısa hatırlatmalarımız var...

◊ Adı gibi şahane ‘Marvelous Mrs. Meisel’ ile başlayalım. Yayımlandığından bu yana ödül rafını doldurup taşıran bu güzel dizi, 1950’li yıllarda komedyen olmayı aklına koyan bir kadının hikâyesi. (Amazon prime, üç sezon)
Ruh yelpazeleri

◊ ‘Victoria’, kral olan amcasının ölümüyle 18 yaşında tahtta buluyor kendini. Durumuna alışmaya çalışırken 63 yıl boyunca o tahtta kalacağını bilmiyor henüz. Gencecik bir kızın politik oyunlarla fokurdayan bir kazanda, aşkı ve tutkuyu hiç ihmal etmeden nasıl iyi bir kraliçe olduğunu izliyoruz. (BluTv, üç sezon)
◊ ‘The Good Place’i de unutmayalım. Açılış sahnesi, esas kızın ölümünün hemen sonrası. Aslında ‘kötü yer’e gitmesi gerekirken yanlışlıkla ‘iyi yer’e gelmiş ve dört sezon boyunca arkadaşlarının da yardımıyla o iyi yeri hak etmeye çalışacak. İnsanın içini ısıtan işlerden, hem de sürprizli... (İlk üç sezon Netflix’te, dördüncü son sezon beIN Connect’te)
◊ İnsana kendini iyi hissettirme alanında kadınların üstünlükleri tartışılmaz ama erkeklerin başrolde olduğu yapımlar da yok diyemeyiz. Mesela ‘The Kominsky Method’ tam böyle bir iş. Los Angeles gibi gençliğin ve güzelliğin kutsandığı bir yerde yaşlı bir oyuncu koçu ve daha yaşlı menajeri didişe didişe hayata devam ederken hem birbirlerini hem bizi güldürüyor. Michael Douglas’la Alan Arkin’in ustalığını izlemek de ayrıca mutluluk veriyor. (Netflix, iki sezon)
◊ Tabii ki izlemeyen yok ama en baştan yeni bir tur dönmenin yararı saymakla bitmez: ‘Friends’. En faydalı antidepresan. (beIN Connect, 10 sezon)
◊ Fransız dizisi ‘Call My Agent’ta bir oyuncu menajerliği ofisinde yaşananlar var. Yani filmler, diziler, iptaller, kısıtlı süreler, bol dedikodu, kıskançlık ve her türlü magazinel hadise. Juliette Binoche’un bile kendi parodisini canlandırdığı bu sevimli dizi için The New York Times, “‘Curb Your Enthusiasm’, ‘Entourage’ ve ‘The Office’ karışımı” demiş. (Netflix, üç sezon)

Beş program
Dizi: Dizi: ‘Zalim İstanbul’da olaylar çığırından çıktıkça Cemre ve Cenk ile Cemre ve Nedim fanları hop oturup, hop kalkıyor. Valla kızdırmak istemem ama ben de #CemCen’ciyim. (Kanal D, pazartesi, 20.00)
Ruh yelpazeleri

Film: ‘The Age of Adeline’da geçirdiği kazanın ardından sonsuza dek 29 yaşında kalacak olan Adeline’i Blake Lively canlandırıyor. (MovieSmart Platin, pazar, 20.15)
Dekorasyon: ‘Ya Sev Ya Sat’ta, bir emlakçı ve bir tasarımcı ne yapacağına bir türlü karar veremeyen ev sahiplerini ikna etmek üzere yarışıyor. (TLC, hafta içi her gün, 19.00)

Film: Yönetmen ve senarist Burak Çevik’e festivallerde ödül kazandıran ‘Aidiyet’, 15 yıl önce İstanbul’da yaşanmış bir cinayeti anlatıyor ve özel gösterimlerden sonra ilk kez yayımlanıyor. (BluTv)
Müzik: Canlı yayımlanan ‘Ustadan İstekler’ programı, Mustafa Keser’i dinleyerek evinde eğlenmek isteyenler için ideal. (TRT Müzik, cumartesi 20.00)

Ruh yelpazeleri
Cem Yılmaz’ın birer saatlik iki filmi ‘Arada’ ve ‘Kaçamak’ı bir antoloji dizisinin ilk iki bölümü gibi düşünün, ama birer sinema filmi prodüksiyonuyla hazırlanmış iki bölüm... Ve eğer sinemada kaçırdıysanız, bu kez sakın kaçırmayın ama gülmekten yerlere yatmayı da beklemeyin. Adı üstünde ‘kara’ filmler bunlar; hele ‘Arada’. Oyunculuğun tadını çıkarmaya bakın, ‘Kaçamak’ta güleceksiniz de.

 

Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle
X

Ekran karşısına kurulalım

Bu hafta eskisiyle yenisiyle pek çok ilginç yapım bizi bekliyor. İşte beyazcam meraklılarının ilgisini çekecek bir seçki...

LEZZETLER VE HAYATLAR

Beste Önkol

dsmartGO platformunun orijinal yapımı ‘Açık Mutfak’ isimli belgesel dizisini izliyor musunuz? Hem bilmediğimiz çeşitli lezzetler hem de sıkıştığımız hayattan bir başkasının mümkün olduğu konusunda ilham veren bir dizi. Bugüne kadar yayına giren bölümler şöyle: ‘Gölün Fısıltısı: Doğan Anapa’ bölümünde Sapanca Gölü kıyısındaki özel doğa sığınağının ve kurucularının hikâyesi anlatılıyor.

‘Vegan Mutfak: Melike Dirikoç’ veganizmin etik, çevresel ve sağlık temelli gerekçelerinin de açıklandığı bir bölüm. ‘Körfez Rüzgârı: Beste Önkol’ gazetecilikten aşçılığa uzanan bir Açık Mutfak öyküsü. ‘Derin Lezzetler: Deniz Kurt Görsev’de altı kez Atlantik Okyanusu’nu geçen deniz âşığı mega yat şefinden çok özel lezzetler var. ‘Toprağın Lezzeti: Su Ava’ akademisyenliği bırakıp Kuzey Ege’de kurulan yepyeni bir mutfağı ve sahibesini tanıtıyor. ‘Gümüşlük: Esra Şener’ bölümüyse Bodrum’un bir mandalina bahçesinin içinde gurme damaklar için sürprizler barındırıyor.

YENİ SEZON

Geniş bir hayran kitlesine ulaşan ‘This is Us’, beşinci sezonuyla ekrana döndü. Jack ve Rebecca’nın 80’lerdeki hayatına ve çocukları Kevin, Kate ve Randall’ın bugünkü yaşamlarına odaklanan dizinin pek çok ödülü var. Bu sezon pandemi dönemini de içerecek ve kısıtlanan hayatları ekrana yansıtacak.

Yazının Devamını Oku

Klasiklerden en yenilere haftanın öne çıkanları

Yeni başlayanlar, yeni sezonlar, tekrar tekrar izlenen klasikler... Bu hafta belgeselseverler de korku meraklıları da Yeşilçam’dan vazgeçemeyenler de aradığını bulacak.

ESKİ GÜZEL ZAMANLAR...

Modası hiç geçmeyen, her izlendiğinde insana ‘eski güzel zamanlar’ nostaljisi yaşatan Yeşilçam klasikleri iki özel liste halinde bu ay boyunca D-Smart’ta. ‘En güzel Kemal Sunal filmleri’ listesinde ‘Atla Gel Şaban’, ‘Kapıcılar Kralı’, ‘Sakar Şakir’, ‘Hanzo’, ‘Şark Bülbülü’, ‘Sahte Kabadayı’, ‘Korkusuz Korkak’, ‘Yedi Bela Hüsnü’, ‘Tarzan Rıfkı’, ‘Davacı’, ‘İbo ile Güllüşah’, ‘Şaşkın Damat’ var. ‘En iyi Yeşilçam filmleri’ listesindeyse ‘Çiçek Abbas’, ‘Züğürt Ağa’, ‘Namuslu’, ‘Şalvar Davası’, ‘Dolap Beygiri’, ‘Selvi Boylum Al Yazmalım’, ‘Arım Balım Peteğim’, ‘Kurbağalar’, ‘Derman’, ‘Adak’, ‘Katırcılar’... (D - Smart)

GENÇLERİN KRİZLE SAVAŞI

‘Girls’ün Lena Dunham’ının hem yapımcı hem yönetmen olduğu ‘Industry’, HBO ve BBC ortak yapımı. Dunham dizinin haberini verdiği tweet’inde “‘Wolf of Wall Street’le ‘Melrose Place’in karışımını düşünün” demiş. Düşündüm, heyecanlandım doğrusu. 2008 ekonomik krizi sırasında uluslararası finans dünyasına adım atan yeni mezun gençlerin iş ve yaşam mücadeleleri... (10 Kasım’dan itibaren, beIN Connect)

KAHRAMANLARIN ÖYKÜSÜ

Yazının Devamını Oku

Ekranda böyle yaprak dökümü görülmedi, önemli karakterler dizilerine veda ediyor

‘Yasak Elma’ ve ‘Bir Zamanlar Çukurova’ dizilerinden bazı gedikli karakterlere veda ediyoruz artık. Bizlere uzun süredir ekrandan farklı duygular yaşatan bu kahramanlara teşekkür borçluyuz...

'Game of Thrones’un en çarpıcı yanlarından biri nefes nefese izlediğimiz karakterleri göz kırpmadan, hem de feci şekilde harcamasıydı. Bakmayın harcamak dediğime, bu hiçbir şeyin garantisinin olmaması izleyicinin de önemli kazançlarından biriydi. Bizde pek görülmüş değildir ana karakterlerin, hele de başrollerin vedası ama önümüzdeki haftalarda çok sayıda karakter ‘Yasak Elma’ya, biri de ‘Bir Zamanlar Çukurova’ya veda edecek. Üç sezondur iyi kötü beraber olduğumuz, sevdiğimiz-sevmediğimiz, belki bazılarını pek umursamadığımız karakterler bunlar. Öyle veya böyle, hepsine teşekkür borçluyuz; bizi epeyce bir süre dertlerimizden uzaklaştırıp kendi hayatlarına dahil ettikleri, üzdükleri, sevindirdikleri, hatta kızdırdıkları için...

YAMANLAR ÇİFTLİĞİ’NİN SULTANI HÜNKAR YAMAN (VAHİDE PERÇİN)

Adana’nın pek sevilen hanımağası, Fekeli’nin Yaman Hanım’ı. Tarzını da, klasını da hiç bozmadı, ‘Bir Zamanlar Çukurova’nın bütün kadınlarını zaman zaman etkisi altına alan makyaj dalgalarından asla etkilenmedi, klasik topuzundan vazgeçmedi. ‘Ailemizin itibarı’ diye diye evladının hem tahtını hem bahtını yaparken, akıl almaz kötülükler ettiği insanlarla tek tek arasını düzeltti son haftalarda. Hani derler ya ‘üzerine bir ölüm iyiliği geldi’ diye. Hünkar Hanım belki mutlulukla tanışamamış olarak gidecek ama arkasından ağlayanı ilk sezona göre çok daha fazla olacak.

KOSSKOCA HALİT ARGUN (TALAT BULUT)

Talat Bulut

Holding patronu, sosyetenin ‘elitlerinden’, feci bir koca ama onunla evlenmek için birbiriyle yarışan kadınlara göre mükemmel bir baba ve Boğaziçi yalılarında görüp göreceğimiz en kaba karakterlerden biri. Âşıkken, kızgınken, paralı ya da sefaletin dibindeyken istifini hiç bozmayan Halit’e de bir ‘ölüm iyiliği’ gelmişti. Ee, bu dünya kime kalmış ki ‘Yasak Elma’nın Halit Argun’una kalsın. Yeri dolmayacak.

Peki Vahide Perçin, Talat Bulut deyince aklınıza ‘Annem’ gelmedi mi? Orada kızlarını oynayan Duygu Yetiş’in canlandırdığı Elif de ‘Hercai’nin sezon finalinde hayata veda etmişti. Ne bahtsız aileymiş.

Vahide Perçin

Yazının Devamını Oku

Yeni ay, yeni dizilerle geliyor

Senaryolar yazılıyor; kostümler, dekorlar hazırlanıyor; setler harıl harıl çalışıyor; yeni diziler gümbür gümbür geliyor. İşte önümüzdeki ay ekranda olması beklenenler ve haklarında bildiklerimiz...

İyi Aile Babası (Komedi)

Adı konusunu da anlatan, Tayfun Güneyer’in senaryosunu yazdığı ‘İyi Aile Babası’nda Çağlar Çorumlu, Şebnem Bozoklu, Melek Baykal, Salih Kalyon, Timur Acar gibi usta oyuncuların yanı sıra ‘Zalim İstanbul’la yıldızı parlayan Bahar Şahin ve uzun süredir ekranda görmediğimiz Beste Bereket de var kadroda. (Kanal D)

Dizinin okuma provaları Beykoz Kundura Fabrikası'nda başladı.

Seni Çok Bekledim (Aşk)

Ailesinden uzak, tek başına bir hayat kurmuş Kadir (Özcan Deniz) ile babasız büyümüş ve kendi ayakları üzerinde durmuş fotoğrafçı Ayliz’in (İrem Helvacıoğlu) yıllarca birbirlerine teğet geçtikten sonra umulmadık bir anda iç içe geçen hayatları olacak ‘Seni Çok Bekledim’de. Kadroda ayrıca Mustafa Uğurlu, Yıldız Kültür, Caner Şahin, İlhan Şen, Türkü Turan, Durul Bazan, Ahmet Mekin var. (Star)

Bir Annenin Günahı (Drama)

Çocuğu için suç işlemek zorunda kalan bir annenin dramını ve bu gerçekle sınanacak iki gencin aşk hikâyesini anlatacak ‘Bir Annenin Günahı’. Filipinler’de reyting rekortmeni olan aynı adlı diziden uyarlama. Özge Özberk, Musa Uzunlar, Emre Kınay ve Simay Barlas gibi isimlerden oluşan gayet iddialı bir kadrosu var. (Kanal D)

Yazının Devamını Oku

Yeni hafta için çeşit çeşit öneri

Dizi, film, yemek programı, talk show... Her zevke ve ruh haline göre bir seçenek bulmak mümkün. Eski-yeni filmlerden ya da ‘izlemeden duramıyorum’ dedirten şovlardan birinin karşısına kurulabilirsiniz.

Pazar maratonu: Askerlikten sonra hayata tutunamayan ama hemen anlaşılmasa da aslında çok becerikli bir dedektif Dex Parios. Çizgi roman ‘Stumptown’ uyarlamasından beş bölüm birden. (Foxcrime, pazar, 14.30’dan itibaren)

Yeni dizi 1: ‘neXt’ yapay zekâ konusunda gelinen son noktaya ve teknolojinin hayatımızı nasıl ele geçirdiğini anlatan bir hikâyeye odaklanıyor. (FX, perşembe, 21.30)

Yeni dizi 2: ‘The Good Lord Bird’de 19’uncu yüzyılda köleliği kaldırmak için mücadele eden John Brown’ın (Ethan Hawke) yaşadıklarını izleyeceğiz. Kadroda Ethan Hawke ve Uma Thurman’ın kızları Maya Hawke da var. (beIN Connect)

Yeni bir festival filmi: ‘Gizli Bir Yaşam’ / ‘A Hidden Life’. Konu; 2. Dünya Savaşı sırasında Nazi ideolojisi Avusturya’da hızla benimsenirken Hitler’e bağlılığı reddeden vicdani retçi Franz Jagerstatter’in vatana ihanet suçuyla idama mahkûm edilmesi. (MovieSmart Premium, cumartesi, 20.00)

Her zaman ele geçmez bu fırsat: ‘Batman’in 1966 tarihli orijinali! Gotham City’nin dört kötüsü Penguen, Joker, Riddler ve Kedi Kadın güçlerini birleştirir. Ancak karşılarında Batman ve Robin vardır. (MovieSmart Action, pazar 20.45)

‘Çekirdek etkili’ programlardan: ‘Federico’nun Güzellik Salonu’nda İtalyan kuaför Federico Lauri’nin sınırsız hayal gücüyle ortaya koyduğu, birbirinden çılgın ve yaratıcı saç modelleri bakalım bizdeki ‘Kuaförüm Sensin’in fantastik modellerinden öteye geçmeyi başarabilecek mi? (TLC, hafta içi her gün, 18.15)

Beslenme saati: Pratik ve lezzetli hem de her bütçeye uygun tariflerle günün yemeği. ‘Öykü Gürman ile Günün Yemeği’nde konuklar da olacak. Dizilerdeki performansını bekliyoruz kendisinden. (Show, hafta içi her gün, 11.30)

Beslenememe saati:

Yazının Devamını Oku

Haftanın beş programı

Kanal D’nin yeni dizisi ‘Sadakatsiz’, çok beğenilen ‘Eşkıya Dünyaya Hükümdar Olmaz’, iki program ve bir klasik film. İşte bu haftanın televizyon güzelleri...

‘ALDATILAN KADININ ÖFKESİ CEHENNEM ATEŞİNDEN BETERDİR’'Doctor Foster’ 2015’te BBC’de yayına hazırlanırken kimse ne kadar çok izleneceğini tahmin etmemişti. Evli, mutlu ve çocuklu bir doktor hanımın aldatıldığından şüphelenmesiyle başlayan dizi, önce böyle bir darbeyi ayrıcalıklı hayatının neresine koyacağını bilemeyen kadının ruhsal gelgitlerine, sonra da hızla tek kişilik bir intikam tugayına dönüşüne tanık olunan beş bölümde bitiverdi. Tadı o kadar damakta kaldı ki hemen bir ikinci sezon hazırlandı.

Senaryosu iki taptaze isme emanet edildi

Hatta şu sıralar, komşu kadın üzerinden ilerleyen bir spin-off dizisi, ‘Life’ yayına girdi BBC’de. Bu çarşamba ekranda yerini alacak olan ‘Sadakatsiz’in senaryosu, popüler kültür alanının önemli isimlerinden biri olan, şiirleri, metinleri oyunları çok izlenen, beğenilen Kemal Hamamcıoğlu’yla yine çok okunan bir Wattpad yazarı Dilara Pamuk’a emanet edilmiş.

Bu alanda taptaze iki yeni isim görmek çok güzel, süre olarak tamamı bizim iki bölümümüze denk gelen bir diziyi nasıl dönüştürecekleri de merak konusu.

‘Sadakatsiz’in başrollerinde Cansu Dere ve Caner Cindoruk var.

Cansu Dere ve Caner Cindoruk’un canlandırdığı çiftin evliliğine serbest dalış yapan karakteri Melis Sezen oynuyor. ‘Sadakatsiz’in, yani ‘Doctor Foster’ın yaklaşık 90 dakikalık 16 bölümden oluşan bir de Kore uyarlaması var: ‘The World of the Married’.

Dizinin sloganı da 17’nci yüzyıldan bu yana geçerliliğini koruyan bir ‘özlü söz’: “Aldatılan kadının öfkesi cehennem ateşinden beterdir.”  (Kanal D, çarşamba, 20.00)

İZLEYİCİSİNİ KAYBETMEDEN STANDARDINI KORUYOR

Yazının Devamını Oku

Herkese göre yeni bir program var bu hafta

Kahramanlık hikâyeleri, mimarlık söyleşileri, yeni hayatlar, yeni mutfaklar... Ekranlarda her ilgi alanına hitap edecek programlar başlıyor.

YEPYENİ EVLER: EMLAK AVCILARI TÜRKİYE

TLC kanalının en çok izlenen programlarından biri olan ‘Emlak Avcıları’nı bilirsiniz. Genelde çocuklu veya çocuksuz çiftler ev avına çıkar; emlakçıyı biraz yorduktan sonra bütçelerine ve zevklerine en uygun yeri seçer, mutlu olurlar. Ekran başında onları izleyenler de sanki kendileri yeni  eve geçiyormuşçasına mutlu olur. Tamamen insan hikâyelerine dayanan bu başarılı programın şimdi yerli versiyonu yayında. İlk etapta sekiz şehirde, sekiz eve ve sekiz yaşamöyküsüne tanık olacağız; büyük şehirden kaçıp Akdeniz’de sessiz bir limana sığınanlar, aşk peşinden İstanbul’a gidenler, düğün hazırlığı yapanlar…  Kapadokya’da çekilen ilk bölüm yayımlandı bile. Düğünlerine bir ay kala kiralık ev arayışına giren Esra ve Sabrican çiftinin hayali bahçeli, duşakabinli, iki salonlu, camlarına sineklik takılı bir evdi. Kira bütçeleri 1.500 liraydı, kirası 900 ve 1.300 lira arasında değişen üç ev gezdikten sonra en mantıklısında karar kıldılar ama Sabrican ikinci salonu kayınvalideye kaptırdı (gayet eğlenceli bu bölümü kanalın web sitesinden izlemek mümkün).Programda Türkiye’nin her yanından evleri görüyoruz ve pek çok insan hikâyesi izliyoruz.

Bu hafta izleyeceğimiz Kuşadası bölümündeyse mücevher tasarımcısı Yıldız ve Şeref çifti, iki çocuklarıyla birlikte deniz manzaralı ve bahçeli bir evde yaşamak için ‘emlak avı’na çıkıyor, 1.5 milyon lira da bütçeleri var. Avları mübarek olsun diyelim (ki oluyor) ama program böyle giderse insan ciddi ciddi “İstanbul’da ne işim var? Neden buradayım?” diye düşünmeye başlar, bu da aklınızda olsun. (TLC, pazartesi, 20.30)

MİMARLIK SÖYLEŞİLERİ: MİM

Mimar Nevzat Sayın, görkemli bir mekânda, santralistanbul Enerji Müzesi’nde, konuklarıyla birlikte ‘hep içinde olduğumuz ama neredeyse hiç konuşmadığımız mimarlıklar üzerine’ söyleşiler yapacak. İlk konuğu, mimarlığı yapmanın ve öğretmenin yanı sıra mimarlığın ne, mimarın kim olduğu hakkındaki konuşmaların da eleştirmeni olan Abdi Güzer idi.

Önümüzdeki hafta arka arkaya yayımladığı iki anı kitabıyla kendi tarihinin yanı sıra Türkiye mimarlığını da anlatan bir tarihçi, Doğan Tekeli var.

Daha sonra Buşra Al, Ömer Selçuk Baz, Arda İnceoğlu, Melike Altınışık ve Hakan Demirel söyleşileri de sırada. Yayımlanan bölümlere TRT İzle uygulamasından ulaşılabilecek.

(TRT2, perşembe, 20.00)Nevzat Sayın ve Buşra Al.

Yazının Devamını Oku

Yıldızları parlatan yanlarındaki oyunculardır, her starın ardında yetenekli bir genç vardır

Efendim, ekran starlarımızı seviyoruz, bağrımıza basıyoruz, onlar için ölüp bitiyoruz. Ama hepimiz aslında ortaya çıkan o çok fiyakalı işlerin arkasında kocaman bir ekip olduğunu, başrollerin en büyük destekçisinin yan roller olduğunu da biliyoruz değil mi? Ekip ne kadar iyiyse dizi de o kadar çok izleniyor, o iyilik hali izleyiciye geçiyor. Bu hafta dizilere ekstra güç katan oyuncularımıza baktık.

TAKIMIN EN BÜYÜK DESTEKÇİLERİNDEN‘Aşk 101’de iyi aile kızı, sınıfın çalışkan öğrencisi olarak parlayan İpek Filiz Yazıcı bambaşka bir kimlikle ‘Yeni Hayat’ın Serkan Çayoğlu, Tayanç Ayaydın, Melisa Aslı Pamuk’tan oluşan esas takımının en büyük destekçilerinden. (Kanal D) 

USTASINA AYAK UYDURMAKLA KALMADI...

‘Baraj’da Burak Yörük, Feyyaz Duman gibi usta bir oyuncuya ayak uydurmakla kalmadı, resmen dizinin kadın oyuncularından da rol çaldı. İkisinin birlikte olduğu sahneler dizinin en ateşli diyeceğim, yanlış anlaşılacak, ‘yaşayan sahneleri’ diyeyim. (Fox)

‘TEK BİR ZAYIF HALKASI OLMAYAN DİZİ KADROSU’‘Hekimoğlu’nda Timuçin Esen, Ebru Özkan, Okan Yalabık gibi ustaların yanında, onlardan bir an bile geride kalmayan Aytaç Şaşmaz, Damla Colbay ve Kaan Yıldırım’la ‘tek bir zayıf halkası olmayan dizi kadrosu’ deyince akla ilk gelen örneği oluşturmuş olabilirler. (Kanal D)

ÖVMEYE DOYAMIYORUZ

Daha önce rol aldığı her dizide rolü ne olursa olsun kendisini övmeye doyamadığımız Dilara Aksüyek ‘Arıza’da da öne çıkacaktır. (Show)

ÖDÜLLERİ VERENLERİN BİR BİLDİĞİ VAR

Geçen yılın en başarılı filmlerinden ‘Kızkardeşler’le 38’inci İstanbul Film Festivali’nde En İyi Kadın Oyuncu ödülünü diğer iki kız kardeşle paylaşan

Yazının Devamını Oku

4 dizi, 1 çariçe, 1 terapist ve 1 soruşturma

Yeni sezonun yeni dizileri yıldızlarla birlikte gelmeye devam ediyor. Sadece onlar mı? Ekranın konukları arasında muhteris bir devlet kadını, psikolojimize odaklanan bir yazar ve Japonya’da tek başlarına ölen yalnız yaşlılar var.

HAFTANIN TERAPİSTİGülseren Budayıcıoğlu

Dizi âleminin şu sıralar en namlı ismi ama kendisi ne oyuncu, ne yapımcı, ne senarist ne de yönetmen. Budayıcıoğlu, kendi deyişiyle bir ruh doktoru ve danışanlarının yaşadıklarını hikâyeleştiren bir yazar. Kitaplarından uyarlanan üç dizi birden aynı anda yayında olacak bu sezon. Aslında her şey Budayıcıoğlu’nun bir kitabından uyarlanan ‘İstanbullu Gelin’le başladı. İlk kez bir dizi, şiddet uygulayan ve profesyonel yardım almaya razı olan karakterinin iç yolculuğunu ekrana getirdi; bir anlamda tüm izleyicilere terapi uyguladı. Geçen sezon, yine Budayıcıoğlu’nun bir kitabından uyarlanan ‘Doğduğun Ev Kaderindir’de doğduğu evin, insanın hayatını nasıl şekillendirdiğini izlemeye başladık. Bu sezon yine Budayıcıoğlu’ndan uyarlanan iki dizi birden geldi: Geçen hafta yayına giren ve bir psikolojik danışma merkezine başvuranlara odaklanan ‘Kırmızı Oda’ (tv8) ile haftanın yenilerinden ‘Masumlar Apartmanı’ (TRT1).

HAFTANIN ÇARİÇESİ◊ HBO yapımı ‘Catherine the Great’te Rus tarihinin en güçlü kadınlarından biri olan Katerina var. Kocasını tahttan indirip halefini öldüren Çariçe için kendi oğlu bile bir tehdit. Büyük usta Helen Mirren başrolde. (D-Smart Go)
◊ Aynı kraliçeyi ‘zıpkın gibi’ Elle Fanning’den izlemek de çok zevkli. 18. yüzyılda Rusya’ya hükmeden 2. Katerina’nın öyküsünün hicivsel bir dille anlatıldığı ‘The Great’ tam bir ‘kadının gücü’ dizisi. (beIN Connect, her pazartesi, çarşamba, cuma yeni bölüm)

HAFTANIN BELGESELİJaponya’da her yıl 30 bin insan evinde yalnız ölüyor ve bedenleri günler, haftalar hatta aylar sonrasında bulunuyor. ‘Gizemli Asya: Yalnız Ölümler’, vaka mahallini temizleyen insanların gözüyle konuya ışık tutmaya çalışıyor. (TRT Belgesel, cumartesi, 23.00)

HAFTANIN YENİLERİ

Yazının Devamını Oku

Kumanda kumanda söyle bana...

‘Hekimoğlu’nun sezona anlamlı başlangıcı, kaybettiğimiz oyuncu Haldun Boysan’ın televizyondaki son dizisi ve seyircilerin de oyuncuya dönüşecekleri ‘The Third Day’... Haftanın hızlandırılmış ekran turu...

BU DİZİLERE DİKKAT!

‘The Luminaries’ (‘Ay ve Işıklar’)... 1865’te iki genç maceracı Anna Wetherell ve Emery Staines, Yeni Zelanda’ya yaptıkları yolculuklarının son gününde tuhaf bir şekilde tanışırlar sonra araya ayrılıklar, astroloji, hatta bir cinayet bile girer. Altı bölümlük dizi çok satan aynı isimli kitabın uyarlaması. Falcı kadın rolünde Eva Green müthiş, ama dizinin başrolündeki Eve Hewson’ın sükunetine, ekrana nasıl yakıştığına hayret edeceksiniz. Bu arada kendisi Bono’nun kızı. (D-Smart GO)

Anthony Horowitz’in Birleşik Krallık başta olmak üzere dünyanın pek çok ülkesinde satış rekorları kıran aynı isimli romanından uyarlanan sekiz bölümlük ‘Alex Rider’da amcasının ani ve şüpheli ölümünün ardından kendini hiç mi hiç istemeden casusluk yaparken bulan gencecik Alex’in maceraları var. Peki Alex’in okul müdürünü kim oynuyor? Haluk Bilginer. (D-Smart Go)

Jude Law’un başrolünü üstlendiği ‘The Third Day’ merakla beklenen dizilerin bayında geliyor. Televizyonda alışık olduğumuz pek çok kuralı yıkmak üzere hareket eden bir iş. ‘Kasabaya bir yabancı gelir ve olaylar gelişir’ genel klişesinden yola çıkan ‘The Third Day’de ‘Summer’ (yaz) başlıklı üç bölümü izleyeceğiz önce. Sonra, dizinin çekildiği adada bir festival düzenlenecek ve izleyicilerin bir kısmı bilet satın alarak bu festivale katılabilecek. 2.500 bilet satılmış bile ve biletli izleyiciler bizzat dizide yer de alacaklar. Bu kısım bir ‘sözde belgesel’ olarak Sky kanalında 3 Ekim’de yayımlanacak. Sonra, yine üç bölümden oluşan ‘Winter’ (kış) bölümüyle dizi sona erecek. Emily Watson, Paddy Considine, Naomi Harris gibi isimler de var kadroda. (beIN Connect, ilk üç bölüm 15 Eylül’den itibaren, ABD’den 24 saat sonra, her salı)

Başrolünde ünlü yıldız Billie Piper’ın yer aldığı ‘I Hate Suzie’ ise bir ünlünün telefonundaki çıplak fotoğraflarının internete sızmasıyla gelişen olayları ele alıyor. Yazarı, ‘Succession’ın da yazarlarından biri olan dizinin eleştirmenlerden tam not aldığını belirtmekte yarar var. (beIN Connect, 10 Eylül’den itibaren her perşembe)

SAĞLIK ÇALIŞANLARINA SAYGI DURUŞU

‘Hekimoğlunda, sezonun ilk bölümünün sonunda, COVID-19’la mücadele sırasında hayatını kaybeden çok değerli isimlerin bazıları adlarıyla, çoğu da fotoğraflarıyla anıldı. Hüzünlüydü, güzeldi. Ancak acaba hayatımızın tam ortasındaki salgının dizilerde neredeyse hiç yer almayışı, her şeyin normalleştiği algısına katkıda bulunmuyor mu? Bu nedenle, ‘Hekimoğlu’nun anlamlı sonu önemli ama izleyicide algı oluşturmak açısından tek başına yeterli değil bence. Virüsle cephede savaşanlar, savaşırken canını verenler daha çok anılmalı; bu hepimizin savaşı olmalı. (Kanal D, salı, 20.00)

YENİLERDEN ‘MARIA İLE MUSTAFA’

Yazının Devamını Oku

Z kuşağı için dizi arşivi

“Sıdıka diye bir dizi varmış. Hasibe Eren ve Füsun Demirel oynuyor. Toplumun çürük noktalarını daha iyi anlatan bir yapıt olamaz”. Bu tweet’i gören Hasibe Eren, Füsun Demirel’e “Z kuşağı bizi ‘varmış’ diye keşfediyor” mesajıyla dert yanınca, milenyal kuşak için ‘efsane diziler’ rehberi hazırladım.

KOMEDİLER

- Atilla Atalay’ın yazdığı, Latif Demirci’nin çizdiği ‘Sıdıka’dan uyarlanan dizide Hasibe Eren, Füsun Demirel, Hakan Tanfer oynuyordu. (1997)

- Yonca Evcimik ve Cenk Tosun’un rol aldığı uzatmalı liseli ‘Çılgın Bediş’ de Özden Öğrük’ün çizgi karakterinden uyarlama. (1996)

- Sadece 10 bölüm olmasına rağmen hâlâ unutulmayan ilk fantastik dizimizde ‘Uzaylı Zekiye’yi Seden Kızıltunç canlandırıyordu. (1988)

- Anadolu’nun bağrından kopup gelen Nuri Kantar ve ailesinin modern Türkiye’yle tanışma hikâyesi ‘Kaynanalar’ ise ilk yerli dizimiz olarak kabul ediliyor ve tam 30 yıl boyunca yayındaydı. (1974)

AİLE DİZİLERİ

- ‘Bizimkiler’, unutulmaz karakterleri hâlâ sosyal medyada sıkça kullanılan, mütevazı bir apartmana sığdırılmış tam bir 1990’lar Türkiye’si portresi. (1989)

Yazının Devamını Oku

Yeni sezonun yeni isimleri

Beklenmedik bir biçimde ayrılmak zorunda kaldığımız, kavuşacağımız için heyecanlandığımız dizilere bu sezon yeni oyuncular katılıyor. Belçim Bilgin, Ateş Hekimoğlu’nun eski eşi olarak bir anda girecek hastaneye! Cüneyt Arkın ise ‘Kuruluş Osman’la sahalara dönüyor.

BELÇİM BİLGİNAteş Hekimoğlu’nun eski karısı rolüyle, bir süreliğine konuk oyuncu olarak Belçim Bilgin katılıyor ‘Hekimoğlu’na. Selin Kurt, boşandıktan beş yıl sonra yeni kocasının hastalığı nedeniyle hastaneye girecek. (Kanal D)

HAKTAN ZAVLAKHalit ve Ender’in oğulları Erim’i yeni biri, Haktan Zavlak canlandıracak. ‘Yasak Elma’da zaman atlaması mı var? Göreceğiz. (Fox)

İREM SAK - MUSTAFA AVKIRAN'Çukur’un kadrosuna Cengiz Erdenet karakteriyle Mustafa Avkıran ve Arık Böke Erdenet’in kuzeni olarak da İrem Sak katılmış. (Show)

OLGUN ŞİMŞEKGençlerin pek sevdiği İlhan Şen ve Cemre Baysel’i yeni dizilere uğurlayan ‘Ramo’ya Olgun Şimşek’in dahil olacağı iddia ediliyor. (Show)

SEDA BAKAN - HAKAN KURTAŞSeda Bakan, Adil Hoca’nın Ali Vefa’yı birazcık kıskanan kızı, Hakan Kurtaş ise yeni bir doktor olarak katılıyor ‘Mucize Doktor’a. (Fox)

DOĞAN BAYRAKTARAkın Akınözü ve Ebru Şahin’in yıldızlarını aşırı parlatan ‘Hercai’ye ‘Savaşçı’dan Doğan Bayraktar transfer oldu. (atv)

GÖKÇE EYÜBOĞLU - İSMAİL HACIOĞLU‘Kadın’ın Ceyda’sı Gökçe Eyüboğlu ve en son ‘Çocuk’ta izlediğimiz İsmail Hacıoğlu giriyor ‘Zümrüdüanka’ya. (Fox)

FURKAN PALALI

Yazının Devamını Oku

Haftanın sürprizli yapımları

Belgesel kanalından Amerika’nın ormanlarını arka planına alan bir western, diğer dizilere benzemeyen yerli bir yapım ve evden çıkmadan kumsal tecrübesi... Bu haftanın yenileri sizi ters köşeye yatıracak.

ORMANDA GEÇEN ‘WESTERN’National Geographic tümüyle kurmaca yapımı ‘Barkskins / Koloni’; Oscar, Altın Küre ve BAFTA ödüllerini kazanan ‘Brokeback Mountain’ hikâyesinin yazarı, Pulitzer ödüllü Annie Proulx’un en çok satan romanından uyarlama...

Toplumdan dışlanmış, hayalperest bir grubun Yeni Dünya olarak adlandırılan acımasız topraklardaki entrikalı ilişkilerini anlatan ‘Koloni’ iki göçmenin hikâyesi etrafında gelişiyor.

Peki National Geographic neden böyle bir romanı uyarlamayı seçti? Çünkü ‘Koloni’ toprak sahibi olmak için feodal bir sistemde oduncu olarak çalışan göçmenler üzerinden dünyanın ağaçsızlandırılmasına dikkat çekiyor. Romana ve dizinin orijinaline adını veren ‘barkskins’, o ormanları yok eden, o ağaçları kesenler...

Oscar ödüllü Marcia Gay Harden ve ‘Harry Potter’ serilerinden tanıyacağınız David Thewlis’in yer aldığı dizi, bir tür ‘western’ aslında... (National Geographic, pazar, 21.00)

BİLDİĞİMİZ DİZİLERE HİÇ BENZEMİYORbeIN Originals’ın, yani Digiturk platformu beIN Connect’in ilk yerli dizisi ‘Aile Şirketi’ her biri ortalama 20 dakikadan oluşan üç bölümüyle platformda yerini aldı.

Zıt karakterlere sahip iki kardeşin aynı ofiste çalışmak zorunda kalmasıyla gelişen eğlenceli olayların konu edildiği dizinin kadrosunda ‘Kardeş Payı’ndan Emrah Kaman, ‘Tek Yürek’ten Eslem Akar ve son dönem dizi ve filmlerimizin olmazsa olmazı Müfit Kayacan var. ‘Yeni nesil dizi’ olarak sunuluyor, gerçekten de dizi olarak bildiğimiz hiçbir şeye benzemiyor ‘Aile Şirketi’. Bana daha çok amatör tiyatro oyunu gibi geldi. Siz de bakın bakalım nasıl bulacaksınız? En çok merak ettiğim daha sonra başka bir kanalda yayınlanmakla birlikte, platformun ilk dizisi olarak yurtdışında lanse edilen ‘Babil’den buraya nasıl gelindiği...  (beIN Connect)

Her perşembe ikişer yeni bölüm eklenecek, ilk sezon 13 bölümde bitecek.

BU SAHİLDE, O SAHİLDE, ARIYORUM ŞU SAHİLDE

Yazının Devamını Oku

Evde kalanlara TV’den öneriler

Kimi güneyde tatilde, kimi kendini şehirde açık havaya attı. Evde kalanlar içinse bayramın tadı televizyon ekranında. TRT Müzik’te konserler, Kanal D’de ‘Çarkıfelek’... Yetmezse diziler, belgeseller...

BAYRAMA ÖZEL PROGRAMLAR- TRT Müzik her gün konserler yayımlayacak. Gündüz arşivlerden yayınlar, akşam Enbe Orkestrası’ndan, Muazzez Abacı’dan özel konserler... Gerçekten uçsuz bir seçki. Tam da arka planda TV’yi açık bırakıp arada eşlik etmek için...

- NTV de Yeditepe Konserleri’nden seçkiler yayımlıyor. Bayramın kalan üç gecesinde Funda Arar, Hande Yener ve Muazzez Ersoy var.

- ‘Çarkıfelek’ yine Kanal D’nin bayram klasiği olacak.

ÜTOPİK BİLİMKURGU, POLİSİYE VEYA BELGESEL...

- 30 Temmuz’da başladı, hafta içi her gece ‘Criminal Minds’... Suçluların davranış analizine odaklanan birim, her bölümde bir olayı sonuçlandırıyor. (Foxcrime, 21.20)

- Pazartesi başlıyor, iki sezonu peş peşe yayımlanacak, iyi bir İngiliz polisiyesi: ‘Save Me’. Yalnız ortada pek polis yok, bir baltaya sap olamamış bir baba, 10 yıldır görmediği kızını kaçıranların peşine tek başına düşüyor. Ters köşesi ve insan hikâyesi bol. (beIN Connect)

- Emmy adayları açıklandı. 18 adaylık alan ‘Succession’ın tadına varmak için ideal zaman. Son yılların en iyi dizilerinden birinde, bir medya imparatorunun ailesiyle ve medyayla ilişkisinde yaşananlar ‘Game of Thrones’u aratmıyor. Platformda iki sezon da var. (beIN Connect)


Yazının Devamını Oku

Dünyanın zirvesindeki büyük sır

1924’te Everest’te kaybolan iki dağcının hikâyesinin peşine düşen ‘Everest’in Büyük Gizemi’ yarın yayımlanacak. Hiç unutamayacağım çarpıcı görüntüleri ilk kez izledim.

Dağcılar George Mallory ve Andrew ‘Sandy’ Irvine, 8 Haziran 1924’te en son Everest’in zirvesine 800 metre kala görüldü, kendilerinden bir daha haber alınamadı. Irvine’in anne ve babası üç ay arka kapılarını kilitlememişler, ya ansızın çıkar da gelirse diye. Dönmemiş Andrew. Yönetmen ve dağcı Thom Pollard sırra kadem basan ikiliden neredeyse bir asır sonra tam da onların izlediği yoldan Everest’in zirvesine doğru yolculuk ederken tek ümidi Irvine’in cesedini bulmak. Bu yolculukta Pollard’a eşlik eden seçkin dağcılar arasında yer alan Renan Öztürk tırmanışın fotoğraflarına da imzasını atıyor. Bu tırmanış, hepi topu bir saatlik bir belgesel olarak pazar gecesi ekranlara gelecek: ‘Everest’in Büyük Gizemi’/ ‘Lost on Everest’.

9 bin metreye yakın yüksekliğiyle dünyanın en yüksek dağı kabul edilen Everest birçok dağcının da mezarı. Yine de insanın aklını öyle bir başından alıyor ki... Zirveye çıkış da dünyanın en trafikli tırmanış yollarından biri. Akın akın geliyorlar ve yorgunluktan, susuzluktan oksijensizlikten, kalp krizinden patır patır ölüyorlar. Zaten belgesel, bir dağcının helikopterin ucunda sallanan cansız bedeninin görüntüsüyle açılıyor. Tabii hepsini helikopterle indirmek ne mümkün, bulunabilenlerin bir kısmı da bulundukları yere gömülmek zorunda.

Ay’a adım atmak kadar zordu

Şimdi biraz geriye dönüp bu tırmanışın ortaya çıkış hikayesine bakalım… Mallory ve Irvine ortadan kaybolduktan çok sonra 1953’de, Tenzing Norgay ve Sir Edmund Hillary, Everest’in zirvesine çıkan ilk isimler olarak tarihe geçiyor. Fakat zirvenin bu kadar yakınına kadar gittikleri fotoğrafla sabit olan Mallory ve Irvine ikilisinin zirveye ulaşıp ulaşmadığı şüpheli. Çünkü ulaşmışlarsa tarih değişecek, insanoğlu Everest’in zirvesine 1924’te çıkmış olacak.

Şimdi Ay’a adım atmak neyse, o zaman için bu tırmanış da o. Everest tarihçisi Tom Holzel de bu konuya yoğunlaşmış durumda. 1986’da kayıp dağcıları bulmak için ilk seferi de o düzenliyor fakat yoğun kar nedeniyle sefer başarısız oluyor. Uzatmayalım, 1999’da Thom Pollard’ın liderliğinde düzenlenen arama seferinin ilk gününde George Mallory’nin mumyalaşmış cesedine ulaşılıyor. Konuyla ilgili olanlar biliyordur elbet, ben hiç unutamayacağım bu çarpıcı görüntüleri ilk kez bu belgeselde izledim.

Everest’in zirvesine ulaşmak çoğu dağcının hayali. Ama maalesef çoğuna da mezar oluyor.

Nefessiz kalıyor, üşüyor, üzülüyor, seviniyoruz

Mallory bulunduğu yere gömülüyor, çevresinde büyük bir titizlikle araştırma yapılıyor ama ne Irvine’in cesedi ne de yanlarındaki VPK (Vest Pocket Kodak) kamera ortada yok. Başka dağcıların tanıklıklarından ve dönemin teknolojisiyle uzun yıllar boyu titizlikle hazırlanan haritalardan sonra Irvine’in cesedinin bulunduğu yerin koordinatları saptanıyor. İşte tarihi değiştirmesi beklenen bu son sefer için dağcılık alanının önemli isimleri bir araya geliyor ve zirveye yolculuk başlıyor.

Yazının Devamını Oku

Pandemi döneminin ‘arzu nesneleri’: Havuzlar ve teraslar

Bu dönemde ve bu mevsimde eksikliği en çok hissedilen lükslerden biri havuz. Giremesek de seyrederken ‘serinleyeceğimiz’ müthiş havuzları konu edinen yapımlar ve yazın bir başka gözdesi terasları anlatan program...

Sıradan havuzlara yaratıcı dokunuşlar‘Saved by the Bell’in de aralarında olduğu bir sürü dizide rol almış oyuncu Mario Lopez sunuyor. Havuzlarını yenilemek isteyen ailelerin imdadına koşuyor ve bizim o haline bile razı olduğumuz sıradan havuzları yaratıcı fikirlerle bambaşka bir hale büründürüyorlar: ‘Süper Havuzlar’...

Tatil köyünde hissettirecekHayal güçlerini serbest bırakıp bahçelerini güzelleştirmek isteyen müşterileri için tatil köyü tarzında havuzlar inşa eden Kelly ile oğullarının ödüllü rüya havuzlarını oluşturduğu ‘Havuzun Kralları’...

Arka bahçelerdeki yüzme mekânlarıİnsana kendini ormanın derinliklerinde hissettiren, yaratıcılığın ve bütçenin sınırlarını zorlayan, Amerika’nın en güzel arka bahçelerindeki yüzme mekânlarına konuk olacağınız ‘Havuz Deyip Geçme’...

Gece kulüplerinde bile böylesi yok! Ve teraslar: Mutfaktan şömineye kadar her detayın düşünüldüğü, açık hava yaşamının sanat olduğunu kanıtlamaya hazır bir peyzaj ekibinin elinden çıkan, beş yıldızlı bir restorana hatta bir gece kulübüne rakip ev teraslarının olduğu ‘Mega Teraslar’...

Hafta içi her gün havuz programlarından biri saat 19.55’te DMAX’te. ‘Mega Teraslar’ o günkü havuz programının hemen arkasından saat 20.55’te. Kanalın internet sitesinde tüm bölümler var.

HAFTANIN FİLMLERİ


Yazının Devamını Oku

7 günlük ekran raporu

Kaçırdıklarınız, yeni başlayanlar ve yılın en önemli magazin organizasyonu Pantene Altın Kelebek... Ekranların ön izlemesini birlikte yapalım, mutlaka akılda tutulması gereken kanal, mecra, gün ve saatleri not alalım.

HAFTANIN MAGAZİN OLAYISon yıllarda çok konuşulmayan, günlerce gündemde kalmayan bir Pantene Altın Kelebek ödül töreni hatırlamıyorum. Müzik ve televizyon dünyasının bu tek önemli etkinliğinin 2019 Aralık ayında planlanan en son töreniyse davetiyeler gönderilip bütün hazırlıklar, provalar yapıldıktan sonra son anda iptal edilmişti. Yarın akşam 46. ödül töreni ‘yeni normal’e uygun bir şekilde ekranda olacak, ödül sahipleri ödüllerini evlerinde, ofislerinde teslim alacak. Gecenin sunucuları Çağla Şıkel ve Cem Davran. (Kanal D, pazar, 20.00)

HAFTANIN YENİ DİZİLERİFurkan Andıç, Ezgi Şenler, Yiğit Kirazcı ve Nilay Deniz’in başrollerini paylaştığı; Renan Bilek, Tülay Günal, Erhan Yazıcıoğlu, Ebru Aykaç, Burak Tamdoğan, Pelin Öztekin, Bülent Seyran ve Bedia Ener gibi isimlerden oluşan oyuncu kadrosuyla dikkat çeken ‘Çatı Katı Aşk’ın anahtar kavramları şöyle: Küçük ve sıcak mahalle, Yeşilçam filmleri tadı, neşeli ortam. Tanıtımı da  böyle: “‘Çatı Katı’ geniş ve sımsıcak bir aileye iki yabancı misafirin dahil olmasıyla başlıyor. Dayanışmayla ve birbirine tutunarak yaşayan bu aileye minik bir yalanla katılan Ateş ve Yasemin, bu çatının altında önce aşkla çarpışacak, sonra yalanlarıyla sınanacak ama zaman içinde dostluğu, paylaşmayı ve sevgiyi görecekler. ‘Çatı Katı’, hayata yeni atılanların, sırtında dünyaları taşıyanların, yuvayı ilmek ilmek örenlerin yani bizim, hepimizin hikâyesi aslında. Ama hepsinden öte bir aşk hikâyesi... Hayat gençleri yine boylarından büyük dertlerle baş başa bırakırken hasretini duyduğumuz bu aile, kuvvetli bağlarıyla her şeyin üstesinden gelip bir arada kalmayı başarabilecek mi?”’ Bakalım hayat mı galip gelecek, aile mi? (Kanal D, perşembe, 20.00)


Bir Amazon Prime dizisi ama önce D-Smart’ta ekrana gelecek. Anthony Horowitz’in Birleşik Krallık başta olmak üzere dünyanın pek çok ülkesinde satış rekorları kıran aynı isimli romanından uyarlanan sekiz bölümlük ‘Alex Rider’da amcasının ani ve şüpheli ölümünün ardından kendini hiç mi hiç istemeden casusluk yaparken bulan gencecik Alex’i izleyeceğiz. Dünyanın sayılı zenginlerinin sorunlu çocuklarının devam ettiği bir özel okulun tek tek hayatını kaybeden bu sayılı zenginlerin ölümleriyle ilişkisi ne? Bu sorunun cevabını bulabilecek tek kişiyse okulun en yeni öğrencisi Rider, Alex Rider. Okulun heybetli ve moda deyimle tekinsiz müdürü Dr. Hugo Greif’ı Haluk Bilginer oynuyor. (D-Smart Go, çarşambadan itibaren)

HAFTANIN KAÇIRDIĞINIZ DİZİLERİBu başlık aslında ‘kaçırdığınız ama henüz fırsat varken izleseniz siz kazanırsınız, zaten kaçırılan bölüm de çok fazla değil’ olmalıydı esasında. ‘Doğduğun Ev Kaderindir’, ‘İstanbullu Gelin’in de ‘müsebbibi’ olan Gülseren Budayıcıoğlu’nun bir kitabından uyarlandı. Demet Özdemir ve İbrahim Çelikkol’un başrolde olduğu dizi, güçlü yan kadrosuyla esas olarak çocukluğun, yani doğduğu evin bir insanın hayatını nasıl şekillendirdiğini inceliyor. Bu kez terapi seansları yok ama ana karakter Zeynep, düzenli olarak dış sesle kendi analizini yapıyor. Uzun bir aradan sonra ekrana gelen 12. bölümüyle sezon finali yaptı. ‘Pes Artık’ ise Erkan Kolçak Köstendil’in pandemi döneminde evde yazıp yönettiği, Bülent Şakrak ve Ertan Saban’la birlikte rol de aldığı bir mini dizi. Her biri 15 dakika civarındaki toplam 10 bölümden geriye tek bir tane kaldı, bu pazar onu da görürüz herhalde. Dizi, tiyatro, film... Ne isterseniz o niyetle izleyebilirsiniz tamamını; zaten konu da esas olarak kültür-sanat dünyamız diyelim. Her şeye yerli yersiz ‘samimi’ demeye bayılıyoruz ya, bence her yanıyla bu sıfatı gerçekten hak eden bir iş olmuş. (Her iki dizi de YouTube’da)

Yazının Devamını Oku

Yenisi, eskisi, uyarlaması... Bu hafta seçenek çok

Aralarında uzun zaman sonra ekrana dönen ‘Güneşi Beklerken’ gibi ‘yıldız yaratan’ diziler de var, yeni çıkanlar da, uyarlamalar da... Haftanın öne çıkan yapımlarından herkes kendine uygun bir tane bulacak.

HAFTANIN PROGRAMI

Bilmem farkında mısınız ama ülkemizde ciddi bir karavan sıkıntısı yaşanıyor şu günlerde. Pandemi nedeniyle tatilinin kontrolünü kimseye bırakmak istemeyen birçok aile karavan peşinde ama işleri zor, çünkü ara ki bulasın... Karavanı olsun olmasın, ‘Karavan Peşinde’yi pek çok kişi ilgiyle izleyecek. Karavan restorasyonunda uzman çift, Justin ve Anna Scribner, ABD’yi uçtan uca gezerek sıradan römorkları yeniden tasarlıyor, lüks evlere dönüştürüyor.
(DMAX hafta içi her gün, 18.55)

HAFTANIN FİLMLERİ

◊ İran’dan iki film: İlki, İran sinemasında komedi filmleri dışında en yüksek hasılatı elde etmiş bol aksiyonlu bir polisiye ‘6.5 Metre’. Kararlı bir narkotik polisi ve ele geçirdiği uyuşturucu baronu üzerinden hem ülkenin büyük yarası uyuşturucuya hem de hukuk ve yargı düzenine ayna tutuluyor.
◊ İkinci film ‘Hapishane Müdürü’nde de ‘6.5 Metre’de uyuşturucu tacirini oynayan Navid Muhammadzade var. İçindekiler nakledildikten sonra, inşa edilecek havaalanı için dinamitlenerek yıkılacak eski hapishane binasında saklanan kaçak mahkûmun peşindeki müdürü hem amirleri hem inşaat şirketi sıkıştırıyor. (Tivibu GO)

HAFTANIN YENİ DİZİLERİ

◊ 1931’de Los Angeles’ta geçen dizide en zorlu davaların bile başarıyla üstesinden gelen ve diziye de adını veren ceza avukatı ‘

Yazının Devamını Oku

Sağlık haberleriyle reyting yarışına giren yaz dizileri

Pandemi konusundaki gelişmeleri yakından takip ediyor olmamız, aylardır kurumuş kalmış olan ‘prime time’ ekranında sırayla yerini alan yeni dizilere hevesle başlamamıza engel değil. Konuları bildik olabilir, müzikleri tanıdık olabilir, süreleri uzun olabilir... Fark etmiyor şu an; özledik ekran karşısında dizimizi beklemeyi...

 

ÇATI KATI AŞK Hem romantik komedi hem aile dizisi. Hem sevilen genç isimler hem de Renan Bilek, Tülay Günal, Erhan Yazıcıoğlu, Ebru Aykaç, Burak Tamdoğan, Pelin Öztekin, Bülent Seyran ve Bedia Ener gibi ustalar... Daha ne olsun?

KONU: Geniş ve sımsıcak bir aileye iki yabancı (ve yalancı) misafirin, mesleğini yapmayan şımarık doktor Ateş (Furkan Andıç) ile gastronomi tutkunu Yasemin’in (Nilay Deniz) dahil olmasıyla başlıyor dizi. Aile üyelerinden Ayşen (Ezgi Şenler) ve Demir (Yiğit Kirazcı) ile karakterleri birbirine taban tabana zıt, farklı sosyal sınıflardan ve kültürlerden gelen bu ikili aynı çatının altında hem aşkla hem aile kavramıyla ilgili çok şey yaşayacak, aileye de yaşatacak. (Kanal D, 9 Temmuz Perşembe, 20.00)

GÜN ON4

İlk mistik polisiyemizden (Alef) sonra ilk pandemik polisiyemiz de 19 Haziran’da geldi. Başrolde, evlerde çekileceğini öğrendikten sonra senaryoyu okumadan işi kabul ettiğini söyleyen, Nuri Bilge Ceylan oyuncusu Muhammet Uzuner var. Tanımadığınız birilerinin görüntülü konuşmasına tanık oluyormuş gibi izlediğiniz diziye oyuncular Datça, İsviçre ve İstanbul’dan katılıyor; müziklerse Londra’dan geliyor. En güzel yanı süresi: 10 bölümün her biri 13 - 15 dakika civarı.

KONU: Koronavirüs teşhisi konan ve hastalığı evinde tedavi görerek atlatmaya çalışan Komiser Gazanfer’in ekibindeki yardımcısı Sevin, yurtdışı dönüşü 14 günlük karantina süreci için kapandığı otelde intihar süsü verilen bir cinayete tanık olduğunu düşünüyor. Komiser ve ekibi karantinada olayı çözmeye uğraşıyor. (puhu tv, her cuma yeni bölüm)

BAY YANLIŞÖzge Gürel ve Can Yaman, birkaç yıl önceki ‘Dolunay’dan sonra yine bir dizide başrolde beraber. İkisi de izleyicisi olan isimler. Eski görüntülere baktım da, Can Yaman’ın kasları ceket, gömlek kollarını o zaman da zorluyormuş sahiden ancak şimdi geldiği noktada dizinin adı ‘Kol Yanlış’ olsa yeri. Daha fazla kas yapmasa bari, kafası küçücük kalacak.

KONU:

Yazının Devamını Oku

Kumandanızın bilmesi gereken 3 güzel şey

Eskisinden farklı bir ritmle olsa da televizyonda üretim durmadı. Sayıları şimdilik az ama giderek çoğalacaklar. Buyurun sizi, ‘yeni normal ekranı’nın son haberlerine alalım...

Zorunlu korona arasından sonra ekrana dönen ilk dizi ‘Zalim İstanbul’da Agâh Bey’i canlandıran Fikret Kuşkan, tek başına göründüğü bir-iki sahneyle zarif bir biçimde veda etti diziye. Cenk’in (Ozan Dolunay) neredeyse izleyenin de başını ağrıtan baş ağrısı görüntüleri hayra alamet değil, o da mı gidici mi yoksa? Ama bölümün yıldızı tartışmasız Damla’ydı (Simay Barlas).  “Bence bu noktada dijital devrime ayak uydurabilmek çok önemli, artık medya odaklı bültenlerden vazgeçmenin vakti geldi. Zaten birçok şirket basın bülteni dediğimiz şeyi tarihe gömdü, tüketiciye kendi mecralarından ulaşmayı tercih ediyorlar ve çok da iyi sonuç aldılar bu yöntemle” diyerek yeni ortaklarının hayranlığını kazandıktan sonra, gelmiş geçmiş en klişe basın toplantısıyla karşımıza çıkan Damla... Bakalım kalan üç bölümde neler olacak? (Kanal D, pazartesi, 20.00)Zalim İstanbul

D-Smart GO’nun özel yapım belgeselleri platformda yerini almaya başladı. Halen izlenebilen ‘Üç Telli Tutku’da köylere gidip unutulmaya yüz tutmuş halk müziği örneklerini kayıt altına alan bir müzik öğretmeni var. Bu belgesel, ‘Ters Yön’ serisinin bir bölümü. Daha sonra Mantar Peşinde, Türkiye Sirki, Bambu Bisiklet, Bitki Ressamı, Şapkadan Hayat Çıktı, Pembe İşler Atölyesi başlıklı belgeseller yer alacak.

Rap müzik sanatçılarının müzikle birlikte verdikleri varoluş mücadelesini konu eden ‘Sert Ünlüler’ serisiyse gazeteci/müzik yazarı Müjde Yazıcı Ergin’in yönetmenliğinde Fuat, Eypio, Şanışer, Saian, Patron, Pi gibi isimlerin kariyerlerine odaklanıyor.

Sıradışı yemek kültürlerinin sınır tanımayan sofraları yerel ürünler ve farklı lezzetlerle ‘Açık Mutfak’ serisinde gelecek ekrana. Yalnızca Instagram üzerinden rezervasyon alan Tayfun Gökşin’in göl kıyısındaki evini açık mutfağa çeviren bir hayalperestin hikâyelerini bu seride izleyeceğiz. Her cuma bir serinin yeni bir bölümü izleyiciyle buluşacak. (D-SmartGO)

Pes Artık’ı izliyor musunuz? Erkan Kolçak Köstendil’in karantina döneminde evde yazıp yönettiği mini dizi. Bülent Şakrak ve Ertan Saban’la birlikte kendisi de oynuyor.Pes Artık

Bir de Hera var, jenerikte adı yazarken sağdan silüetiyle kadraja giren. Çok yakışıklı ve uslu maşallah. Alper Baytekin de katılacakmış kadroya. Kumbara Film’in mini dizi kanalında ücretsiz olarak izlenebilen ve şimdiye kadar üç bölümü yayımlanan dizide Cihangir’de tek başına yaşayan bir oyuncunun çocukluk arkadaşının sürpriz şekilde çıkagelmesiyle ortaya çıkan komik olaylar anlatılıyor.

‘Ün’ kavramına taa içinden bakış atan dizide gerçek ünlülerle ilgili çok komik anekdotlar var. Çıkagelen arkadaş rolünde Bülent Şakrak resmen harikalar yaratıyor, Erkan KeKa’nın kendini geri planda tuttuğu rolünün de katkısı büyük bunda tabii. Ertan Saban’ı kısacık bir sahnede izledik ama yeni bölüm tanıtımlarından belli ki gümbür gümbür gelecek.

Toplam dokuz bölümün ilk üçü yayımlandı, dördüncü ve beşinci bölümler de bu pazar kanalda olacak. Kaçırmayınız.

Yazının Devamını Oku