Elçin Yahşi

7 günlük ekran raporu

4 Temmuz 2020
Kaçırdıklarınız, yeni başlayanlar ve yılın en önemli magazin organizasyonu Pantene Altın Kelebek... Ekranların ön izlemesini birlikte yapalım, mutlaka akılda tutulması gereken kanal, mecra, gün ve saatleri not alalım.

HAFTANIN MAGAZİN OLAYISon yıllarda çok konuşulmayan, günlerce gündemde kalmayan bir Pantene Altın Kelebek ödül töreni hatırlamıyorum. Müzik ve televizyon dünyasının bu tek önemli etkinliğinin 2019 Aralık ayında planlanan en son töreniyse davetiyeler gönderilip bütün hazırlıklar, provalar yapıldıktan sonra son anda iptal edilmişti. Yarın akşam 46. ödül töreni ‘yeni normal’e uygun bir şekilde ekranda olacak, ödül sahipleri ödüllerini evlerinde, ofislerinde teslim alacak. Gecenin sunucuları Çağla Şıkel ve Cem Davran. (Kanal D, pazar, 20.00)

HAFTANIN YENİ DİZİLERİFurkan Andıç, Ezgi Şenler, Yiğit Kirazcı ve Nilay Deniz’in başrollerini paylaştığı; Renan Bilek, Tülay Günal, Erhan Yazıcıoğlu, Ebru Aykaç, Burak Tamdoğan, Pelin Öztekin, Bülent Seyran ve Bedia Ener gibi isimlerden oluşan oyuncu kadrosuyla dikkat çeken ‘Çatı Katı Aşk’ın anahtar kavramları şöyle: Küçük ve sıcak mahalle, Yeşilçam filmleri tadı, neşeli ortam. Tanıtımı da  böyle: “‘Çatı Katı’ geniş ve sımsıcak bir aileye iki yabancı misafirin dahil olmasıyla başlıyor. Dayanışmayla ve birbirine tutunarak yaşayan bu aileye minik bir yalanla katılan Ateş ve Yasemin, bu çatının altında önce aşkla çarpışacak, sonra yalanlarıyla sınanacak ama zaman içinde dostluğu, paylaşmayı ve sevgiyi görecekler. ‘Çatı Katı’, hayata yeni atılanların, sırtında dünyaları taşıyanların, yuvayı ilmek ilmek örenlerin yani bizim, hepimizin hikâyesi aslında. Ama hepsinden öte bir aşk hikâyesi... Hayat gençleri yine boylarından büyük dertlerle baş başa bırakırken hasretini duyduğumuz bu aile, kuvvetli bağlarıyla her şeyin üstesinden gelip bir arada kalmayı başarabilecek mi?”’ Bakalım hayat mı galip gelecek, aile mi? (Kanal D, perşembe, 20.00)


Bir Amazon Prime dizisi ama önce D-Smart’ta ekrana gelecek. Anthony Horowitz’in Birleşik Krallık başta olmak üzere dünyanın pek çok ülkesinde satış rekorları kıran aynı isimli romanından uyarlanan sekiz bölümlük ‘Alex Rider’da amcasının ani ve şüpheli ölümünün ardından kendini hiç mi hiç istemeden casusluk yaparken bulan gencecik Alex’i izleyeceğiz. Dünyanın sayılı zenginlerinin sorunlu çocuklarının devam ettiği bir özel okulun tek tek hayatını kaybeden bu sayılı zenginlerin ölümleriyle ilişkisi ne? Bu sorunun cevabını bulabilecek tek kişiyse okulun en yeni öğrencisi Rider, Alex Rider. Okulun heybetli ve moda deyimle tekinsiz müdürü Dr. Hugo Greif’ı Haluk Bilginer oynuyor. (D-Smart Go, çarşambadan itibaren)

HAFTANIN KAÇIRDIĞINIZ DİZİLERİBu başlık aslında ‘kaçırdığınız ama henüz fırsat varken izleseniz siz kazanırsınız, zaten kaçırılan bölüm de çok fazla değil’ olmalıydı esasında. ‘Doğduğun Ev Kaderindir’, ‘İstanbullu Gelin’in de ‘müsebbibi’ olan Gülseren Budayıcıoğlu’nun bir kitabından uyarlandı. Demet Özdemir ve İbrahim Çelikkol’un başrolde olduğu dizi, güçlü yan kadrosuyla esas olarak çocukluğun, yani doğduğu evin bir insanın hayatını nasıl şekillendirdiğini inceliyor. Bu kez terapi seansları yok ama ana karakter Zeynep, düzenli olarak dış sesle kendi analizini yapıyor. Uzun bir aradan sonra ekrana gelen 12. bölümüyle sezon finali yaptı. ‘Pes Artık’ ise Erkan Kolçak Köstendil’in pandemi döneminde evde yazıp yönettiği, Bülent Şakrak ve Ertan Saban’la birlikte rol de aldığı bir mini dizi. Her biri 15 dakika civarındaki toplam 10 bölümden geriye tek bir tane kaldı, bu pazar onu da görürüz herhalde. Dizi, tiyatro, film... Ne isterseniz o niyetle izleyebilirsiniz tamamını; zaten konu da esas olarak kültür-sanat dünyamız diyelim. Her şeye yerli yersiz ‘samimi’ demeye bayılıyoruz ya, bence her yanıyla bu sıfatı gerçekten hak eden bir iş olmuş. (Her iki dizi de YouTube’da)

Yazının Devamını Oku

Yenisi, eskisi, uyarlaması... Bu hafta seçenek çok

27 Haziran 2020
Aralarında uzun zaman sonra ekrana dönen ‘Güneşi Beklerken’ gibi ‘yıldız yaratan’ diziler de var, yeni çıkanlar da, uyarlamalar da... Haftanın öne çıkan yapımlarından herkes kendine uygun bir tane bulacak.

HAFTANIN PROGRAMI

Bilmem farkında mısınız ama ülkemizde ciddi bir karavan sıkıntısı yaşanıyor şu günlerde. Pandemi nedeniyle tatilinin kontrolünü kimseye bırakmak istemeyen birçok aile karavan peşinde ama işleri zor, çünkü ara ki bulasın... Karavanı olsun olmasın, ‘Karavan Peşinde’yi pek çok kişi ilgiyle izleyecek. Karavan restorasyonunda uzman çift, Justin ve Anna Scribner, ABD’yi uçtan uca gezerek sıradan römorkları yeniden tasarlıyor, lüks evlere dönüştürüyor.
(DMAX hafta içi her gün, 18.55)

HAFTANIN FİLMLERİ

◊ İran’dan iki film: İlki, İran sinemasında komedi filmleri dışında en yüksek hasılatı elde etmiş bol aksiyonlu bir polisiye ‘6.5 Metre’. Kararlı bir narkotik polisi ve ele geçirdiği uyuşturucu baronu üzerinden hem ülkenin büyük yarası uyuşturucuya hem de hukuk ve yargı düzenine ayna tutuluyor.
◊ İkinci film ‘Hapishane Müdürü’nde de ‘6.5 Metre’de uyuşturucu tacirini oynayan Navid Muhammadzade var. İçindekiler nakledildikten sonra, inşa edilecek havaalanı için dinamitlenerek yıkılacak eski hapishane binasında saklanan kaçak mahkûmun peşindeki müdürü hem amirleri hem inşaat şirketi sıkıştırıyor. (Tivibu GO)

HAFTANIN YENİ DİZİLERİ

◊ 1931’de Los Angeles’ta geçen dizide en zorlu davaların bile başarıyla üstesinden gelen ve diziye de adını veren ceza avukatı ‘

Yazının Devamını Oku

Sağlık haberleriyle reyting yarışına giren yaz dizileri

20 Haziran 2020
Pandemi konusundaki gelişmeleri yakından takip ediyor olmamız, aylardır kurumuş kalmış olan ‘prime time’ ekranında sırayla yerini alan yeni dizilere hevesle başlamamıza engel değil. Konuları bildik olabilir, müzikleri tanıdık olabilir, süreleri uzun olabilir... Fark etmiyor şu an; özledik ekran karşısında dizimizi beklemeyi...

 

ÇATI KATI AŞK Hem romantik komedi hem aile dizisi. Hem sevilen genç isimler hem de Renan Bilek, Tülay Günal, Erhan Yazıcıoğlu, Ebru Aykaç, Burak Tamdoğan, Pelin Öztekin, Bülent Seyran ve Bedia Ener gibi ustalar... Daha ne olsun?

KONU: Geniş ve sımsıcak bir aileye iki yabancı (ve yalancı) misafirin, mesleğini yapmayan şımarık doktor Ateş (Furkan Andıç) ile gastronomi tutkunu Yasemin’in (Nilay Deniz) dahil olmasıyla başlıyor dizi. Aile üyelerinden Ayşen (Ezgi Şenler) ve Demir (Yiğit Kirazcı) ile karakterleri birbirine taban tabana zıt, farklı sosyal sınıflardan ve kültürlerden gelen bu ikili aynı çatının altında hem aşkla hem aile kavramıyla ilgili çok şey yaşayacak, aileye de yaşatacak. (Kanal D, 9 Temmuz Perşembe, 20.00)

GÜN ON4

İlk mistik polisiyemizden (Alef) sonra ilk pandemik polisiyemiz de 19 Haziran’da geldi. Başrolde, evlerde çekileceğini öğrendikten sonra senaryoyu okumadan işi kabul ettiğini söyleyen, Nuri Bilge Ceylan oyuncusu Muhammet Uzuner var. Tanımadığınız birilerinin görüntülü konuşmasına tanık oluyormuş gibi izlediğiniz diziye oyuncular Datça, İsviçre ve İstanbul’dan katılıyor; müziklerse Londra’dan geliyor. En güzel yanı süresi: 10 bölümün her biri 13 - 15 dakika civarı.

KONU: Koronavirüs teşhisi konan ve hastalığı evinde tedavi görerek atlatmaya çalışan Komiser Gazanfer’in ekibindeki yardımcısı Sevin, yurtdışı dönüşü 14 günlük karantina süreci için kapandığı otelde intihar süsü verilen bir cinayete tanık olduğunu düşünüyor. Komiser ve ekibi karantinada olayı çözmeye uğraşıyor. (puhu tv, her cuma yeni bölüm)

BAY YANLIŞÖzge Gürel ve Can Yaman, birkaç yıl önceki ‘Dolunay’dan sonra yine bir dizide başrolde beraber. İkisi de izleyicisi olan isimler. Eski görüntülere baktım da, Can Yaman’ın kasları ceket, gömlek kollarını o zaman da zorluyormuş sahiden ancak şimdi geldiği noktada dizinin adı ‘Kol Yanlış’ olsa yeri. Daha fazla kas yapmasa bari, kafası küçücük kalacak.

KONU:

Yazının Devamını Oku

Kumandanızın bilmesi gereken 3 güzel şey

13 Haziran 2020
Eskisinden farklı bir ritmle olsa da televizyonda üretim durmadı. Sayıları şimdilik az ama giderek çoğalacaklar. Buyurun sizi, ‘yeni normal ekranı’nın son haberlerine alalım...

Zorunlu korona arasından sonra ekrana dönen ilk dizi ‘Zalim İstanbul’da Agâh Bey’i canlandıran Fikret Kuşkan, tek başına göründüğü bir-iki sahneyle zarif bir biçimde veda etti diziye. Cenk’in (Ozan Dolunay) neredeyse izleyenin de başını ağrıtan baş ağrısı görüntüleri hayra alamet değil, o da mı gidici mi yoksa? Ama bölümün yıldızı tartışmasız Damla’ydı (Simay Barlas).  “Bence bu noktada dijital devrime ayak uydurabilmek çok önemli, artık medya odaklı bültenlerden vazgeçmenin vakti geldi. Zaten birçok şirket basın bülteni dediğimiz şeyi tarihe gömdü, tüketiciye kendi mecralarından ulaşmayı tercih ediyorlar ve çok da iyi sonuç aldılar bu yöntemle” diyerek yeni ortaklarının hayranlığını kazandıktan sonra, gelmiş geçmiş en klişe basın toplantısıyla karşımıza çıkan Damla... Bakalım kalan üç bölümde neler olacak? (Kanal D, pazartesi, 20.00)Zalim İstanbul

D-Smart GO’nun özel yapım belgeselleri platformda yerini almaya başladı. Halen izlenebilen ‘Üç Telli Tutku’da köylere gidip unutulmaya yüz tutmuş halk müziği örneklerini kayıt altına alan bir müzik öğretmeni var. Bu belgesel, ‘Ters Yön’ serisinin bir bölümü. Daha sonra Mantar Peşinde, Türkiye Sirki, Bambu Bisiklet, Bitki Ressamı, Şapkadan Hayat Çıktı, Pembe İşler Atölyesi başlıklı belgeseller yer alacak.

Rap müzik sanatçılarının müzikle birlikte verdikleri varoluş mücadelesini konu eden ‘Sert Ünlüler’ serisiyse gazeteci/müzik yazarı Müjde Yazıcı Ergin’in yönetmenliğinde Fuat, Eypio, Şanışer, Saian, Patron, Pi gibi isimlerin kariyerlerine odaklanıyor.

Sıradışı yemek kültürlerinin sınır tanımayan sofraları yerel ürünler ve farklı lezzetlerle ‘Açık Mutfak’ serisinde gelecek ekrana. Yalnızca Instagram üzerinden rezervasyon alan Tayfun Gökşin’in göl kıyısındaki evini açık mutfağa çeviren bir hayalperestin hikâyelerini bu seride izleyeceğiz. Her cuma bir serinin yeni bir bölümü izleyiciyle buluşacak. (D-SmartGO)

Pes Artık’ı izliyor musunuz? Erkan Kolçak Köstendil’in karantina döneminde evde yazıp yönettiği mini dizi. Bülent Şakrak ve Ertan Saban’la birlikte kendisi de oynuyor.Pes Artık

Bir de Hera var, jenerikte adı yazarken sağdan silüetiyle kadraja giren. Çok yakışıklı ve uslu maşallah. Alper Baytekin de katılacakmış kadroya. Kumbara Film’in mini dizi kanalında ücretsiz olarak izlenebilen ve şimdiye kadar üç bölümü yayımlanan dizide Cihangir’de tek başına yaşayan bir oyuncunun çocukluk arkadaşının sürpriz şekilde çıkagelmesiyle ortaya çıkan komik olaylar anlatılıyor.

‘Ün’ kavramına taa içinden bakış atan dizide gerçek ünlülerle ilgili çok komik anekdotlar var. Çıkagelen arkadaş rolünde Bülent Şakrak resmen harikalar yaratıyor, Erkan KeKa’nın kendini geri planda tuttuğu rolünün de katkısı büyük bunda tabii. Ertan Saban’ı kısacık bir sahnede izledik ama yeni bölüm tanıtımlarından belli ki gümbür gümbür gelecek.

Toplam dokuz bölümün ilk üçü yayımlandı, dördüncü ve beşinci bölümler de bu pazar kanalda olacak. Kaçırmayınız.

Yazının Devamını Oku

Mutfakta doğallık var

6 Haziran 2020
Hipster aşçıların jilet gibi mutfaklarda hazırladığı, dekoratif olarak duvara asılabilecek görüntüler veren yemekleri sevdiğimiz kadar doğal ortamlardan edinilen bilgilerin de meraklısıyız. Takipçisi çok olan bu mutfaklarda son model mutfak aletleri, döküm tavalar, tencereler yok!

YEMEK YAPMA ARZUSUNU TETİKLİYORTAHA DUYMAZTaha Duymaz’ı duymuşsunuzdur. Evdeki malzemelerle ve kısıtlı imkânlarıyla yaptığı yemekleri sosyal medyada paylaşmaya başlayınca meşhur olan Antakyalı çocuk. Instagram’da takipçi sayısı milyonu geçmiş. Tabii ünle beraber didikleme de başlıyor kaçınılmaz olarak; yok reklam almaya başlamış, yok profesyonelleşmiş ama hâlâ mağdur rolü yapıyormuş... Doğrudur da muhtemelen ama kime ne? Fonda ev gürültüsü olsa da küçücük mutfağında yemeklerini yapan genç şefin paylaşımlarına gelen yorumlara bakılırsa belli ki ‘gastronomi’ kelimesini duymamış olan birçok kişinin yemek yapma arzusunu da tetikliyor Taha. Fena mı?

İLGİYLE İZLEYECEKSİNİZ‘AHMET ŞEF’İN MUTFAĞI’Ahmet Şef, kanalını ‘yemek eğitim kanalı’ olarak tanımladıktan sonra, “700 çeşit yemeğim var, 50 tanesinin ismini ben verdim. 25 yıldır öğrenci yetiştiriyorum. 600’den fazla öğrenci yetiştirmişimdir” diyor kendini tanıtırken. Esnaf lokantalarından bildiğimiz yemeklerin sunumu da birbirinden ilginç: ‘Mahalleyi acıktıran yemek kokusu’ (fırın sebze), ‘Lokantalarda sır gibi saklanan tarif’ (sulu köfte), ‘Beş dakikada işi bilen hatun yemeği’ (yeşillenmiş soğanla yapılan tavuk). İlgiyle izlememek mümkün değil.

BEN YAPTIM, ÇOK MEMNUN KALDIM
‘GERÇEK GİRİT YEMEKLERİ’Az ve öz takipçi sayısı olan (20.7 bin) ama belli ki yemek işinden büyük zevk alan Ömer Beydeş’in kanalı. “Girit’ten gelen atalarımdan bizlere miras kalan Girit mutfağına ait gerçek tarifleri üçüncü kuşağa ve sizlere aktarmaya çalışmak benim için büyük mutluluk” diyen Ömer Bey evinin mutfağında, nefis mezeler, yemekler, tatlılar hazırlarken sakin üslubuyla çok faydalı bilgiler de veriyor. Tariflerinden bir kısmını yaptım, çok memnun kaldığımı belirtmem gerek.

BEŞ PROGRAM

1. Yaklaşık 1000 şarkı sözü ve 400 küsur bestesi olan Ercan Saatçi evinde dostlarını ağırlayıp müzik sohbeti yapacağı bir programa başlıyor: ‘Çok Akustik’ (Kanal D, pazar, 23.30)

2. TRT nostalji kuşağına ‘Yeşil Deniz’ ve ‘Leyla ile Mecnun’u ekleyip pazartesi geceleri de bir komedi kuşağı uygulamasına geçiyor. (TRT1, pazartesi, sırasıyla 20.00, 21.50 ve 23.50)

3. ‘Zalim İstanbul’ geri dönüyor! Ceren’in büyük öfkesi nasıl ‘Zalim İstanbul’ geri dönüyor! Ceren’in büyük öfkesi nasıl patlayacak? Ceren köşke karşı açtığı savaşta neler yapacak? Cevaplar yeni bölümde. (Kanal D, pazartesi, 20.00)

Yazının Devamını Oku

Hep isteyip hiç vakit bulamadıklarımızda bu hafta

30 Mayıs 2020
Normalde isteyip de bir türlü başına oturamadığımız ya da ancak göz ucuyla gördüğümüz pek çok şeye vakit ayırabilecek durumdayız ya... Bu dönem, hayatın hızı nedeniyle tadını çıkaramadığımız güzel çalışmalara hakkını verme vaktidir. İşte onlardan bazıları...

1) ‘YEDİ DÜNYA BİR GEZEGEN’Yedi bölümlük ‘Seven Worlds One Planet-Yedi Dünya Bir Gezegen’, Sir David Attenborough’nun emsalsiz sunumuyla dünyamızı ne hale getirdiğimizi kıta kıta açıklıyor ve takkeyi önümüze koyuyor. Tam şu dönemde çocuklarla birlikte izleyip bir yandan üzülürken bir yandan da hâlâ evimiz olan dünya adına umutlanmak için... (beIN Connect, BBC Earth)

2) ‘YEŞİL DOĞA’“Türkiye’nin değerlerini ekrana taşıyoruz. Sadece doğayı değil, doğayla barışık yaşayan insanları da konu ediyoruz. Programda sürekli yok olan değerleri göstermek seyirciyi sıkıyor. Biz de programı gezi formatına çevirerek önce bölgeyle ilgili güzel şeyleri gösteriyoruz, ardından da sorunları dile getiriyoruz.” Deneyimli televizyoncu Güven İslamoğlu, ‘Yeşil Doğa’yı böyle anlatıyor. Türkiye’nin her yöresini, yörenin sakinlerini ekrana taşırken çevre bilincinin artmasına ve daha da önemlisi çevre aktivistlerinin sesini duyurmasına yardımcı olan program CNN Türk’te devam ediyor. (D-Smart GO’dan da izlenebilir)

3) ‘ROMANLARIN İZİNDE’Programı anlatırken “Ülkemizin geçmişini, bugününü ve elbette geleceğini bir de romanlar üzerinden okumayı hedefliyor. Türk romanına yeni bir pencereden bakmayı, modernleşme ve Batılılaşma maceramızı, hep birlikte bir kez daha, serinkanlılıkla gözden geçirmeyi teklif ediyor” demişler. ‘Taaşşuk-ı Talat ve Fıtnat’tan Suat Derviş imzalı ‘Kara Kitap’a, ‘Kürk Mantolu Madonna’dan ‘Saatleri Ayarlama Enstitüsü’ne, ‘Yorgun Savaşçı’dan ‘Kurt Kanunu’na 26 bölümlük bir ilk sezon bitmiş. İkinci sezon Oğuz Atay’ın ‘Tehlikeli Oyunlar’ıyla başlamış, 39. bölümde Metin Kaçan’ın ‘Ağır Roman’ına gelmiş. Bölümler yarım saat civarı, sunucu TRT kökenli ve işine çok hâkim, Zeynep Celep Bal. Her bölümde ele alınan romanla ilgili canlandırmalar ve çok sayıda üniversiteden akademisyenlerin romanla ilgili değerlendirmeleri var. Ufuk açıcı ama daha da önemlisi, insanı hemen o kitabı bulup okumaya yönlendiriyor. (beIN Connect, İz TV)

 4) ‘FİLM ÖNÜ, FİLM ARKASI’Sinema yazarları Alin Taşçıyan ve Mehmet Açar’ın TRT 2 sinema kuşağında yayımlanan filmlerden önce izleyiciyi filme hazırlayan, sonra da filmi hafızalara rapteden sohbetleri söz konusu filmlerden bağımsız olarak da izlenebilir. Şu ana dek 113 filmle ilgili konuşmuşlar, eminim aralarında izlediğiniz çok film vardır. Tam ara sıra açıp izlemelik, zamandan bağımsız  bir program. (TRT 2, YouTube kanalı)

5) ‘TARİHİN RUHU’Son dönemde dijital kanallarla dolaşıma giren o kadar çok sayıda tarihi görüntü var ki. Ama gördüklerimiz kim, ne amaçla oradalar, filmi kim çekmiş? Görüntülerle birlikte sorular da üşüşüyor kafamıza. İşte ‘Tarihin Ruhu’ yakın tarihimizle ilgili görüntüleri, resmen dedektif pertavsızıyla analiz ediyor, dört bir yana dağılmış bilgileri bir araya getiriyor. Müthiş bir emekle ortaya çıkan paha biçilmez bir program. Şu an itibariyle 53 bölüm. Henüz izlememiş olanlar ne kadar şanslı. (TRT 2, YouTube kanalı)

 

 

Yazının Devamını Oku

Evde bayram için seyirlik seçimler

23 Mayıs 2020
Bu bayram tüm Türkiye evde! Bu günleri ekran başında geçirmeyi planlayanlar için YouTube konserlerinden filmlere, egzersiz programlarından belgesele her telden önerilerim var...


- Beyaz’ın ‘moderatörlüğünde’ diyelim, ‘Pepsi ile Evlere Şenlik!’ konseri... Ceyl’an Ertem, Fatma Turgut, Mehmet Erdem, Sertab Erener ve Sıla’nın katılacağı konser 1.5 saat sürecek. (Pepsi Türkiye YouTube kanalı, bugün, 21.00)

- Kızını taciz ettiği iddiasıyla iki kez mahkemelik olup aklanan Woody Allen’ı Amerikalı izleyici aklamıyor! Son filmi ‘New York’ta Yağmurlu Bir Gün’ ABD’de gösterime girmedi. Ama Timothée Chalamet, Elle Fanning ve Selena Gomez gibi genç yeteneklerin başrolleri paylaştığı filmi burada izleyebiliyoruz. (beIN Connect)

- Eğlencesi ve ödülleriyle her daim favori programlardan olan Çarkıfelek’ yarın başlıyor. Programa eklenen yeni oyunlar olsa da büyük ödül yine araba... (Kanal D, yarın, 20.00)

- Hijyen takıntılı Galip Derviş en özgün ekran karakterlerinden biri. Engin Günaydın’ın harikalar yarattığı diziyi temizliğin her zamankinden daha önemli olduğu şu dönemde izlemek ayrıca keyifli. (Kanal D; pazartesi-perşembe arası, geceyarısından sonra)

- Ebru Erke’nin Hürriyet Pazar’daki yazılarını takip edenler yeni programı ‘Baharatın Yolculuğu’ndan da haberdar mı acaba? Birbirinden lezzetli hikâyelerin yer aldığı bu belgesel dizide Erke, farklı tatların peşine düşüyor (beIN Gurme yarın, 18.30)


Yazının Devamını Oku

Oyun içinde oyun

15 Mayıs 2020
Pelin Esmer’in ‘Oyun’ isimli belgeselini belki geçen ay TRT 2’deki gösteriminde yakalamış ya da daha önce izlemişsinizdir. Adana Film Festivali’nden üç ödül kazanan ‘Kraliçe Lear’i de kaçırmayın çünkü ‘oyun’ devam ediyor.


Toros Dağları’ndaki bir köyde yaşayan ve günlerini tarlada geçiren dokuz kadının, yaşamın ezici yükünü hafifletmek için tiyatro yapmak üzere bir araya gelişinin hikâyesiydi ‘Oyun’. Belki geçen ay TRT 2’deki gösteriminde yakalamışsınızdır, kaçırdıysanız da MUBI’de var.

 “Köylü başınıza, ayağınızda şalvarla, seyir için size kim para verir?” en hafifi olmak üzere, bin bir türlü eleştiriye aldırış etmeyen bu kadınlar, lise müdürü Hüseyin Aslanköylü’nün de desteğiyle hayat hikâyelerini ortaya döküyor ve günlerce, köyün erkeklerinin meraklı bakışları altında bir oyun ortaya çıkarıyorlardı: ‘Kadının Feryadı’. Bu benzersiz çabayı belgeleyen 2005 tarihli ‘Oyun’, dünyada birçok ödül aldı. Aradan 14 yıl geçti, Pelin Esmer bu arada üç film çekerken kadınlar günlük hayat gaileleri, çocukları, torunlarıyla uğraşıyor, Hüseyin Bey de artık Mersin Şehir Tiyatrosu’nun müdürlüğünü yapıyordu. 2017 Temmuz ayında bir gün Pelin Esmer’in telefonu çaldı, arayan Hüseyin Bey’di.

Suyun bile zor götürüldüğü köyler

Pelin Esmer, o telefonun sonrasını şöyle anlatmış bir röportajında: “Mersin civarında, maksimum 800 nüfuslu, 30 ücra dağ köyü seçip her gün bir köye giderek bir turne yapma projesi olduğunu anlattı. Bu turnede gidecekleri köyler yolu izi belli olmayan, en son 1946’da yolları yapılmış, gayet maceralı bir yolculukla ulaştığımız köylerdi. Hayatlarında hiç tiyatro görmemiş insanların yaşadığı, suyun bile zor ulaştığı köyler...

Önce Karagöz izlediler

Zaten özellikle bu köyleri seçtiler. Oralarda köy seyirlik oyunu, Karagöz-Hacivat ve ‘Oyun’ filmini göstermek üzere bir program yaptılar. Bir kamyonla yolculuk ettiler, köy meydanı, çeşme başı ya da okul binaları gibi mekânlarda tüm köy halkını toplayarak gösterimler yaptılar. Hüseyin Bey beni ‘Oyun’ filminin gösterim izinleri, telif hakları için aramıştı. Ben de o kadar heyecanlandım ki aynı ‘Oyun’ filminde olduğu gibi bu projeye dahil olmak istediğimi söyledim. Çok hızlı bir biçimde üç kişilik bir ekip topladım.

Birkaç hafta sonra ben de onlara dahil olmak üzere 30 gün sürecek bu turneye başlamış olduk. ‘

Yazının Devamını Oku