Sosyal medyanın baş belaları: Bedavacı fenomenler!

Sosyal medya artık sadece gençlerin değil kurumsal şirketlerin de odaklandığı bir alan olmuş durumda.

Haberin Devamı

BÜYÜK büyük şirketler sırf sosyal medyadan yapacakları kampanyalar için birimler kuruyor, bu birimler sosyal medya ajanslarıyla çalışıyor. Sosyal medya ajansları da şirketin ürününü en iyi tanıtabilecek sosyal medya ünlüsüyle iletişime geçerek viral kampanyalar üretmeye çalışıyor. 

Şirketlerin lügatinde YouTuber ve Instagram fenomenlerinin ismi, ‘Influencer’ yani ‘etki eden’. Milyonlarca takipçisi olan fenomenler bir makyaj malzemesini ya da herhangi bir ürünü kullanırken göründüğü bir paylaşım yapmak için en az 30 bin TL’den kapıyı açıyor. Yaşları genellikle 20 ile 30 arasında değişen bu arkadaşların dünyasında gerçekten dev rakamlar konuşuluyor. 

 
Sosyal medyanın baş belaları: Bedavacı fenomenler


20 BİN TAKİPÇİN Mİ VAR, BAŞLA MAIL ATMAYA

Haberin Devamı

Diyelim ki Instagrammer’ımızın takipçi sayısı 20 bine ulaştı. Ve bu işten para kazanmayı aklına koydu. Artık profiline ‘blogger, influencer' yazıyor. 

İki tip blogger var:

1)    Yaratıcı içerikler üretip takipçi sayısını arttırmaya çalışan ve bir yandan para kazanmak için sosyal medya ajanslarıyla çalışan efendi blogger'lar.

2)    Etrafındaki tüm restoranlara, otellere, spa’lara mail atmaya başlayan edepsiz blogger'lar. 

İkinci gruptaki arkadaşlar genellikle ‘Sizin restorana kahvaltıya gelmek ve paylaşım yapmak istiyoruz, bizi ağırlar mısınız?' Ya da ‘Bana ürünlerinizden gönderirseniz Instagram’ımda paylaşırım’ tipi taleplerle hayatını bedavaya getirmek ister.

 İŞLETME SAHİPLERİ RAHATSIZ

İstanbul’un Moda, Cihangir, Bomonti, Kuzguncuk gibi bölgelerindeki kafeler bu tip az ünlü blogger'lardan bıkmış durumda. Kuzguncuk’ta tasarım ürünler ve aynı zamanda kafe olan bir dükkân işleten Rüya Hanım bakın şikâyetini nasıl dile getiriyor: “Sürekli, benim xxx adet  takipçim var; size gelmek, fotoğraflarını sayfamda paylaşmak istiyorum” diyerek mesajlar atıyorlar. Bana göre bunun benim için hiçbir mantıklı tarafı yok. Biz küçük işletmeler zaten sınırlı sayıda kapasiteye sahibiz. Bana daha çok bu kişiler yedikleri-içtiklerini bedavaya getirmek için bunu yapıyorlar gibi geliyor. Şimdiye dek bu tip tekliflerden hiçbirini kabul etmedim. Buraya blogger'lar geldi, beğenenler fotoğraflarını paylaşıp takipçilerine tavsiye etti. Ben de kalkarken onlara hesabı getirdim. Eğer gönüllü olarak beğeniyorlarsa takipçileriyle paylaşsınlar ancak bunu bir bedava yaşama yöntemi haline getirmesinler.”

Haberin Devamı

Tabii her dükkân ya da kurum Rüya Hanım gibi davranmıyor. Bu kişilere yaptıkları paylaşım karşılığında bedava hizmet veren sayısız mekân var.

Burada önemli bir ayrımı vurgulamak lazım. Ben büyük markalarla blogger’lar arasında yapılan anlaşmaları eleştirmiyorum. Tepkim, yaptıkları takipçi kitlesi üzerinden her şeyini beleşe getirmeye çalışan ‘fenomenimsi’lere...

 
Sosyal medyanın baş belaları: Bedavacı fenomenler

‘PR’CI AYŞE, BANA ŞU RİMELDEN YOLLA!’

Örneğin ismini vermek istemediğim bir YouTuber, Instagram story’sinde bir çikolata markasından gelen paketi açıyor. Çikolatayı açıyor, ‘aa hurmalı değilmiş’ diye üzülüyor. Bir sonraki paketi açıyor, ‘Yine hurmalı değilmiş’ diyor. Bu videodan birkaç gün sonra marka, hanım kızımıza hurmalı çikolata yolluyor. Yahu git hurmalı çikolatanı marketten al. Bu kadar mı hediyeye muhtaçsın?

Haberin Devamı

Keza başka bir YouTuber kanalında yayınladığı videoda elindeki ürünü sallayarak markalara sesleniyor: ‘X markasının PR’cısı Ayşe, bana şu rimelden bi' zahmet yollayıver.’ 

İnsanlar sizi, tarzınızı, hayata bakışınızı ya da sohbetinizi sevdiği için takip ediyor. Siz her şeyinizi bedavaya getirmek için aslında normalde kefil olmayacağınız ürünler tanıtıyorsunuz, bu da inandırıcılığınızı yok ediyor. Hatta bu tutum markalara da zarar veriyor.

 Sosyal medyanın baş belaları: Bedavacı fenomenler

Yaklaşık 1 ay önce İngiliz blogger Elle Darby’nin bedavacılığı bir otel sahibinin isyanıyla deşifre olmuştu. YouTube’da gezi ve güzellik videoları çeken Darby Sevgililer Günü'nde kendisi ve sevgilisi için Dublin’deki bir otelden 5 gecelik konaklama talep etmiş, karşılığında ise oteli takipçilerine tavsiye edeceğini vaat etmişti. Otel sahibi ise Darby’nin attığı mail'i ve kendisinin ona verdiği cevabı Facebook’ta paylaştı. Otel sahibi Darby’yi rezil rüsva etmişti. Haberi şuradan okuyabilirsiniz: 

Haberin Devamı

 Üslup giderek basitleşiyor, bu bedavacılar hem kendilerinin hem de markaların imajını bozuyor, benden söylemesi...

 

Sosyal medyanın baş belaları: Bedavacı fenomenler
Duygu Özaslan profesyonel şekilde markalarla işbirliği yapan YouTuber’lardan

 

Yazarın Tüm Yazıları