Ebru Erke

Ebru Erke

ebru.erke@hurriyet.com.tr

Gerçek gurme nasıl olur

Son yıllarda “gurme” olmak çok moda. İnsanlar yedikleri hakkında konuşup, yorum yapmaya bayılıyor. Ama iyi yemek bilgisi yalnızca “biraz fazla tuzlu”, “limonu fazla kaçmış”, “et fazla pişmiş” demekten ibaret değil.

Haberin Devamı

İyi bir damak önce ürünü tanır.

Gerçek bir gurme tabağı sadece bir bütün olarak değerlendirmez; onu çarpanlarına ayırır. İçindeki domatesin kalitesini ayrı anlar, zeytinyağını ayrı tanır, kullanılan peynirin karakterini, baharatın gücünü, unun niteliğini tek tek okuyabilir. Çünkü iyi yemek dediğimiz şey aslında önce iyi malzemeyle başlar.

Ama insanın iyiyi anlayabilmesi için önce gerçekten iyisini tatmış olması gerekir. Damak referansla gelişir. En iyiyi tanıyan bir damak, onun altındaki kalite farklarını hemen ayırt eder.

Sorun şu ki artık o referansları kaybetmeye başlıyoruz. Biliyor musunuz, ben damağımızın yavaş yavaş körleştiğini düşünüyorum.

Çünkü iyi ürüne erişim azaldıkça, gerçek lezzet gündelik hayatımızdan çekildikçe, ortalama kaliteye alışıyoruz. Bir süre sonra tatsız domatesi normal sanıyoruz. Aroması olmayan zeytinyağını kabul ediyoruz. Mevsiminde kopmuş bir meyvenin nasıl koktuğunu unutuyoruz.

Haberin Devamı

Biliyor musunuz, Türkiye Ziraat Odaları Birliği verilerine göre çiftçilerin yaş ortalaması 59’a yükselmiş durumda. Üreticilerin yaklaşık yüzde 70’i 50 yaşın üzerinde. Tarım artık gençlerin hayal kurduğu bir gelecek değil, yaşlanan bir kuşağın omzunda ayakta kalmaya çalışan kırılgan bir sistem.

Üstelik sorun yalnızca demografik de değil. TÜİK’in 2025 verileri meyve üretiminde yüzde 30,9’luk sert bir düşüş yaşandığını gösteriyor. Kiraz üretimi yalnızca bir yılda yüzde 70,6 geriledi. Antep fıstığında kayıp yüzde 61,5. Elmada yüzde 48,3, şeftalide yüzde 46,1, cevizde yüzde 38,2 düşüş var. Bunlar sadece tarımsal istatistikler değil. Bunlar aynı zamanda gelecekte neyi yiyip neyi yiyemeyeceğimizin verileri.

Unutmayalım, üretici ayakta kalamazsa ürün de ayakta kalamaz. Yerel üreticiyi koruyamazsak, yerel ürünleri de koruyamayacağız.

Gerçek gurme nasıl olur

ÜRÜN GERÇEK DEĞERİNİ MUTFAKTA BULUR

Tam da bu yüzden son dönemde beni en çok heyecanlandıran şeylerden biri, iyi ürünü yalnızca satan değil; onun neden değerli olduğunu anlatmaya çalışan girişimler görmek oluyor. İşte PanMarket tam da böyle bir yerden çıkmış.

Haberin Devamı

Kurucusu Jale Balcı aslında bu işe ticari girişim başlamamış. Antakyalı olan Balcı, özellikle deprem sonrasında bölgedeki üreticilere destek olabilmek için bir sosyal sorumluluk projesi olarak yola çıkmış. İlk başta yalnızca o bölgedeki küçük üreticilerin ürünlerini görünür kılmaya çalışırken zamanla beklediğinden çok daha büyük bir ilgiyle karşılaşmış.

PanMarket bugün Türkiye’nin farklı bölgelerindeki küçük ama işini çok iyi yapan üreticilerle çalışan bir platforma dönüşmüş durumda. Jale ve ekibi üreticileri yerinde ziyaret ediyor, hasatları görüyor, üretim süreçlerini takip ediyor. Yani mesele yalnızca ürün toplamak değil; o ürünün arkasındaki emeği, bilgiyi ve üretim ahlakını da anlamak.

Haberin Devamı

Bugün gastronominin en büyük problemi de tam burada başlıyor zaten. Çok fazla insan yemek konuşuyor ama çok az insan ürün konuşuyor. PanMarket’in ilginç tarafı ise tam olarak bu noktaya yatırım yapması. Sadece satış yapmıyorlar; tüketiciye iyi tahin nasıl anlaşılır, kaliteli bir zeytinyağında neye dikkat edilir, bir ürün nasıl saklanmalı, nasıl tüketilmeli gibi bilgileri de anlatıyorlar.

Birçok ünlü restoranın ve şefin de PanMarket’ten ürün almaya başlaması ve küçük üreticilerin ürünlerinin profesyonel mutfaklara ulaşabilmesi ise bence çok önemli bir kırılma. Çünkü yerel ürün ticari değerini ancak iyi mutfak onu doğru kullandığında yeniden kazanabiliyor.

Haberin Devamı

Şu an online satış yapıyorlar. Haziran sonuna kadar da İstinyePark’taki kiosklarında ürünlerini fiziksel olarak deneyimlemek mümkün. Belki de damağımız tamamen kaybolmadan önce hâlâ bir şeyleri kurtarma şansımız vardır. Ne dersiniz?

Zira artık mesele sadece ne yediğimiz değil. Neyi kaybetmek üzere olduğumuz.

 Gerçek gurme nasıl olur

DAMAĞIMDA KALANLAR

Geçtiğimiz hafta Ayvalık’ta minicik bir pizzacıya gittim: Kona Mutfak. Kurucuları Alanay Alanya ve Onur Yüce çiftiyle meslektaşız, ikisi de gıda mühendisi. Beyaz yakalı hayatı bırakıp Ayvalık’a yerleşmiş, küçük ama karakterli bir mutfak kurmuşlar. En önemli özellikleri ise yöre ürünleriyle çalışmaları. Napolitan tarzı, ekşi maya hamurlu pizzalar yapıyorlar. En çok sevilen pizzaları lor dolgulu kabak çiçekli olanmış. Karışık otlu, taze baklalı ve enginarlı çeşitleri de var. Mutfakta pizzaları Onur hazırlıyor, dondurmaları ise
Alanay yapıyor. Arapsaçlı ya da taze lor peynirli dondurma kulağa ilk başta iddialı gelebilir ama bence mutlaka denenmeli.

Haberin Devamı

 Gerçek gurme nasıl olur

BUNU BİLİYOR MUYDUNUZ

Kona Mutfak’ta hayatımda ilk kez beyaz hardaliye içtim. Ve klasik kırmızı versiyonundan çok daha fazla beğendim. Hardaliye aslında kıymetini yeterince bilmediğimiz geleneksel içeceklerimizden biri. Atatürk’ün 1930’daki Kırklareli ziyaretinde hardaliye için “Bunu milli bir içecek haline getiriniz” dediği biliniyor. Kısaca alkolsüz fermente üzüm şırası diyebiliriz. Eskiden Papazkarası üzümüyle yapılırken bugün Öküzgözü ya da Cabernet Sauvignon gibi farklı üzümlerle de üretiliyor. Üzümler olgunlaştıktan sonra hafifçe çatlatılıyor, vişne yaprağı ve siyah hardal tohumu katmanlarıyla birlikte fermantasyona bırakılıyor. Hardal tohumu hem karakteristik aromasını veriyor hem de alkol oluşumunu engelliyor. Yaklaşık 20 günün sonunda ise ortaya oldukça aromatik, canlı ve çok katmanlı bir içecek çıkıyor. Yeniden keşfetmemiz gereken tatlardan biri kesinlikle hardaliye.

Gerçek gurme nasıl olur

Yazarın Tüm Yazıları