Paylaş
Hani o özlediğimiz eski tip özenli lokantalar vardır ya... Yıllanmış servis elemanları beyaz ceketleriyle masalar arasında telaş etmeden dolaşır, size evlerine gelmiş bir misafir gibi davranırlar. Tezgâhta o günün mevsimi ne getirdiyse o vardır; bir tencerenin kapağı hafif aralanır, yayılan kokudan içeride uzun saatler kaynamış bir emeği hissedersiniz. İşte Lokanta Yoğurt tam olarak o hissiyatın bugünkü karşılığı gibi. Ama nostaljiye yaslanarak değil, hafızayı çağdaş bir yorumla yeniden kurarak. Burası tam tanımıyla köklerinden güç alan, bugünün damak zevkine konuşan çağdaş bir Anadolu lokantası.
Lokanta Yoğurt’un mutfağı Türk mutfağının tüm inceliklerini bilen bir usta tarafından kurulmuş: Aydın Demir. Halen de danışmanlık vermeye devam ediyor.
Menüdeki Yoğurt’un Hasları bölümü, lokantanın burada sunulup en çok sahiplenilen tabaklarından oluşuyor. Acılı Diyarbakır güveci bu bölümün yıldızlarından. Uzun pişmiş kuzu eti, patlıcan, sarımsak ve biberle hazırlanan güveç, salçanın baskın karakterine yaslanmadan derinleşiyor. Şefin altını çizdiği ‘salçasız pişirme’ yaklaşımı burada çok net görülüyor. Etin yapısını, sebzenin kendi suyunu ve aromatik derinliğini daha berrak hissediyorsunuz. Aynı şekilde tereyağlı kuzu pirzola tava da bugünün aşırı müdahaleci et anlayışından oldukça uzak. Manda yoğurduyla sunulan etli lahana sarma, ızgara anne köftesi ve kıymalı anne makarnasıysa tam anlamıyla ‘anne eli değmiş’ hissini taşıyor.
Odun fırınından çıkan lahmacun ve pideler de ayrıca konuşulmayı hak ediyor. Hamurun inceliği, odun ateşinin verdiği kontrollü kızarıklık ve malzemenin netliği, ağırlaştırmadan her bir hamurişine ayrı bir karakter kazandırıyor. Peynirli Görele pidesi, Kavurmalı Karadeniz pidesi ve Gaziantep lahmacunu bu bölümün yıldızlarından.
Lokantanın bir diğer güçlü tarafıysa zeytinyağlıları. Vişneli yaprak sarması, ayvalı kereviz, elmalı pırasa, soğan dolması... Her biri kendi karakterini kuran bağımsız tabaklar... Özellikle ayvalı kerevizdeki meyvemsi asidite ve zeytinyağının aroması, Ege mutfağının neden hâlâ bu coğrafyanın en rafine mutfaklarından biri olduğunu hatırlatıyor.
Çeşitliliğimiz sofrada
Bahar menüsünde mutfağın ritminde değişiklikler görüyoruz. Taze otlar, bakla, enginar, kuzu eti... Canlı asiditeler ve hafif pişirme teknikleri öne çıkıyor.
Aslında Lokanta Yoğurt’un yaptığı şey şu: Anadolu mutfağını bir ‘nostalji objesi’ olmaktan çıkarıp yaşayan bir kültür olarak yeniden okumak. Ege’den Güneydoğu’ya, Karadeniz’den Akdeniz’e uzanan çeşitliliği aynı sofrada buluştururken bunu folklorik bir gösteriye çevirmemesi de önemli. Bugün Türkiye’de çok fazla restoran açılıyor. Ama çok azı gerçekten ‘lokanta’ hissi yaratabiliyor. Lokanta Yoğurt’un başarısı burada başlıyor sanırım; özlediğiniz bir sofranın hissini geri çağırmakta...
Menüde ‘Odun Fırınından’ bölümündeki yemekler 350-780, ‘Yoğurt’un Hasları’ndakiler 450-1.150 ve ‘Tenceremizden’dekiler 450-1.050 lira. Zeytinyağlılar 350-550, çorbalarsa
350 lira.
Adres: Altunizade,
Oymacı Sok. No: 20
Tel: (0216) 999 09 61
Paylaş