Paylaş
Genç öğrenci, bu başarısıyla Türkiye’yi mayıs ayında Endonezya’da düzenlenecek uluslararası finalde temsil etmeye hak kazandı. Daha önce İstanbul’daki Bilfen Okulları’nda eğitim gören Agah Alp, eğitim hayatına şu anda North London Collegiate School Dubai’de devam ediyor. Küçük yaşına rağmen teknoloji, yapay zekâ ve robotik alanlarına büyük ilgi duyan Agah, geliştirdiği projeyle jüri üyelerinin dikkatini çekti.

***
Codeavour yarışması, dünyanın birçok ülkesinden öğrencilerin katıldığı ve gençlerin kodlama, yapay zekâ, problem çözme ve inovasyon becerilerini geliştirmeyi amaçlayan uluslararası bir teknoloji platformu olarak biliniyor. Her yıl binlerce öğrencinin katıldığı yarışmada ülkeler önce kendi ulusal elemelerini gerçekleştiriyor, ardından kazanan ekipler dünya finalinde yarışıyor. Agah Alp’in geliştirdiği proje, teknoloji kullanarak günlük hayatta karşılaşılan bir probleme yenilikçi bir çözüm sunmayı hedefliyor. Genç öğrencinin başarısı, Türkiye’de çocukların erken yaşta teknoloji ve bilim alanlarına yönelmesinin önemini bir kez daha ortaya koyuyor. Mayıs ayında Endonezya’da yapılacak olan Codeavour 7.0 Dünya finalinde Türkiye’yi temsil edecek olan Agah Alp, uluslararası arenada da başarı elde etmeyi hedefliyor.
HAYALLER ENGEL TANIMAZ: MİLLİ SPORCU SAHRA İNAMLIK DÜNYAYA UMUT OLUYOR
Sahra İnamlık’ın hikâyesi, sadece bir başarı hikâyesi değil; aynı zamanda inancın, disiplinin ve sevginin neler başarabileceğinin güçlü bir örneği. 12 yaşında, İzmirli bir milli sporcu olan Sahra, Latin dansları branşında ülkemizi uluslararası arenada başarıyla temsil ediyor. Daha çok küçük yaşlarda dansla tanışan Sahra, ritimle kurduğu bağ sayesinde kendini ifade etmeyi öğrendi. Dans onun için yalnızca bir spor değil, aynı zamanda bir yaşam biçimi haline geldi.

***
Ancak hayat, Sahra için farklı bir sınav hazırlıyordu. Henüz çok küçük yaşta Tip 1 diyabet tanısı aldı. Bu tanı, birçok aile için zorlayıcı bir sürecin başlangıcıdır. Sürekli ölçümler, dikkatli beslenme, planlı bir yaşam ve her an tetikte olma hali… Tüm bunlar bir çocuğun omuzlarına ağır gelebilecek sorumluluklardır. Ancak Sahra ve ailesi, bu durumu bir engel olarak değil, birlikte aşılacak bir yol olarak gördü. Sahra, diyabetle yaşamayı öğrenirken hayallerinden asla vazgeçmedi. Yoğun antrenmanlar ve yarışma temposu içinde kan şekeri kontrolleri, beslenme düzeni ve sağlık takibi büyük bir disiplinle yürütüldü. Zaman zaman aksilikler yaşansa da hiçbir zaman geri adım atılmadı. Çünkü Sahra için dans etmek, sadece bir tutku değil; kendini en güçlü hissettiği yerdir. Bu kararlılık, onu ulusal ve uluslararası arenada önemli başarılara taşıdı. Türkiye’de katıldığı yarışmalarda elde ettiği derecelerin yanı sıra, uluslararası platformda kazandığı şampiyonlukla adını daha geniş kitlelere duyurdu. Artık o sadece bir sporcu değil; aynı zamanda bir ilham kaynağı.
***
Sahra, kolunda taşıdığı sensörle yalnızca sahnede değil, dünya basınında da dikkat çekti. Onun en büyük isteği, kendi gibi çocukların da başarıya ulaşabilmesi ve hayallerinden vazgeçmemesi. Başarısının en önemli desteklerinden biri olan bu sensöre özellikle dikkat çeken Sahra, devlet desteğiyle bu teknolojiye erişimin yaygınlaşması halinde birçok çocuğun hayatının değişebileceğine inanıyor. Çünkü doğru destekle, nice çocukların nice başarılara imza atabileceğini en iyi bilenlerden biri o. Tip 1 diyabetin günümüzde kesin bir tedavisi bulunmuyor. Doğru ve düzenli şekilde yönetilmediğinde ciddi sağlık sorunlarına yol açabilen bu durum, sürekli dikkat ve bilinç gerektiriyor. Sahra ise bu gerçeğin farkında olarak, hem kendi hayatını disiplinle yönetiyor hem de bu konuda farkındalık yaratmayı hedefliyor. Sesiyle, başarısıyla ve sahnedeki duruşuyla yalnızca bir sporcu değil, aynı zamanda bir farkındalık elçisi olan Sahra, sesini tüm dünyaya duyurarak kendi gibi çocuklara umut olmayı amaçlıyor.
***
Sahra, hayallerin önünde hiçbir engel olmadığını kazandığı kupalarla tüm dünyaya göstermeye devam ediyor. Özel durumu olan çocuklar ve sporcular için bir umut olmak isteyen Sahra’nın en büyük hedefi Dünya Şampiyonu olmak. Ve bu hedef doğrultusunda her gün daha da fazla çalışıyor. Onun hikâyesinin en güçlü yanı ise verdiği mesajda saklı: “Hiçbir şey hayallerin önünde engel değildir.” Sahra, diyabetle yaşayan çocuklara yalnız olmadıklarını hissettirmek ve onların da spor yaparak başarıya ulaşabileceklerini göstermek istiyor. Her sahneye çıktığında sadece kendisi için değil, sesi duyulmayan birçok çocuk için dans ediyor.
Bugün Sahra’nın hikâyesi sınırları aşarak birçok insana ulaşıyor. Onun azmi, yalnızca spor alanında değil, hayatın her alanında karşılaşılan zorluklara karşı güçlü durabilmenin mümkün olduğunu gösteriyor. Bu hikâye, bir çocuğun hayallerine tutunmasının, bir ailenin desteği ve inancıyla nasıl büyük bir güce dönüşebileceğinin en güzel kanıtlarından biri. Ve Sahra’nın yolu daha yeni başlıyor… Çünkü o, sadece kazandığı kupalarla değil, dokunduğu hayatlarla büyüyen bir hikayenin kahramanı.
Günün Sözü: “Bir insanı ahlaken eğitmeden sadece zihnen eğitmek topluma bir bela kazandırmaktır.” (Thedore Roosevelt)
EĞİTİMDEN, BİLİMDEN, BAŞÖĞRETMENİN İZİNDEN AYRILMADIĞINIZ AYDINLIK GÜNLERİNİZ OLSUN.
Paylaş