GeriDuygu Sedefoğlu İş mahkemelerinde kim haklı?
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

İş mahkemelerinde kim haklı?

Hem işçinin hem de işverenin işten çıkarma ve çıkarılma sürecindeki sıkıntılar neler? Alacak ve tazminat davaları, hizmet tespit davaları, işe iade davaları, iş kazalarından kaynaklanan tazminat davaları ve sisteme yeni giren “Arabuluculuk” konularını konuştuk…

 İş mahkemelerinde kim haklı

 Fotoğraf: Ali GÜLERYÜZ

 

 

Bu haftaki röportaj konuğum Avukat Ceyhun Yılmaz…

 

Hem işçinin hem de işverenin işten çıkarma ve çıkarılma sürecindeki sıkıntılar neler? Alacak ve tazminat davaları, hizmet tespit davaları, işe iade davaları, iş kazalarından kaynaklanan tazminat davaları ve sisteme yeni giren “Arabuluculuk” konularını konuştuk…

 

Bu davalar zaman aşımına uğruyor mu? Hangi durumlarda işveren haklı? Avukat Ceyhun Yılmaz bütün soruları cevaplandırdı…

Buyurun birlikte okuyalım…

 

 

Ceyhun Yılmaz kimdir, biraz sizi tanıyalım?
1983 Mersin doğumluyum. 11 yıldır Adana Barosuna kayıtlı olarak serbest avukatlık yapıyorum. Evli ve 2 çocuk babasıyım. Halen kurucusu olduğum Hedef Hukuk Bürosunda avukatlık ve danışmanlık faaliyetlerimi sürdürmekteyim.

      

İş mahkemelerinde ilk sırada hangi sorunlar var?
Büyük kısmı işçi alacaklarından kaynaklanan, alacak ve tazminat davalarını oluşturuyor. Yoğun şekilde hizmet tespit davaları, işe iade davaları ve iş kazalarından kaynaklanan tazminat davaları görülüyor.

 

Konu başlıklarını biraz açıklar mısınız?
Alacak davaları genel olarak ücret, fazla mesai, ulusal bayram ve genel tatil alacağı, hafta tatili ve yıllık izin alacağı gibi alacaklar olup bu davalarda şartları oluşmak kaydıyla kıdem tazminatı ve ihbar tazminatı gibi tazminat davaları birlikte görülüyor. Süre ve çalışan sayısı bakımından yasal şartları oluşan işçiler içinse işe iade davaları alacak ve tazminat davalarından bağımsız olarak iş mahkemelerinde görülmektedir. Sigortasız çalıştırılan, sigorta primleri eksik yatırılan işçiler bu çalışma dönemleri için hizmet tespiti davası açmaktadırlar.  Yine sıkça rastlanan ve tüm yasal önlemelere karşın önü alınamayan iş kazaları nedeniyle de yaralanmalı kazalarda kazazede işçi, ölümlü kazalarda ise mirasçıları tazminat davası açabilmektedirler.

 

Geçen sene onaylanan işveren ve işçi arasındaki davaları hakimden önce arabulucular çözecekti. Bu nasıl bir etkilenme yaptı?
Arabuluculuk alternatif bir çözüm yoludur.  01.01.2018 tarihi itibariyle bireysel veya toplu iş sözleşmesine dayanan işçi veya işveren alacağı ve tazminatı ile işe iade talebiyle açılan davalardan önce arabulucuya başvurulması zorunlu hale geldi. İş davalarında Arabuluculuk çözüm yolu, iş mahkemelerinin iş yoğunluğunu azaltmak, tarafları yargılama masraflarından kurtarmak ve işçinin var ise alacağına daha hızlı kavuşmasını sağlamak amacıyla yasalaştırıldı. Ülkemizde arabuluculuk uygulaması çok yeni olmakla birlikte işçi işveren ilişkilerinde yargılama sürecine girmeden önce tarafların ortak bir noktada buluşabileceğini gösteriyor.

 

İstenilen oranlara ulaşılabildi mi?
Henüz uzlaşma oranları istenilen seviyeye gelmemişse de bilinçlenen işçi ve işverenler arabulucu ile mahkemelerden çok daha hızlı ve iki taraf için de hakkaniyetli sonuç elde edebilmektedir. Tabii ki işçinin de işverenin de haklarının doğru savunulması, hak kaybı oluşmaması  ve uzlaşmanın hakkaniyetli olması açısından tarafların Avukat ile temsil edilmesi büyük önem taşıyor.

 

Arabulucu için kişiler nereye, nasıl başvuracak?
Her adliyede arabuluculuk başvuru büroları kuruldu. Olmayan yerlerde ise sulh hukuk mahkemelerinin yazı işleri, aynı görevleri yapıyor. Kişiler veya vekilleri bu bürodan arabulucu çözüm yoluna başvurmak istediklerini belirten kısa bir dilekçe ile bürolarda verilen formu doldurarak bu çözüm yoluna başvurabilirler.

 

Arabuluculuk kuralı yoğunluğu azaltmak amaçlı, fakat sizce nasıl işliyor? Daha mı uzadı ya da süreç gerçekten kısaldı mı?
Arabuluculuk kurumu faaliyete geçtikten sonra iş davalarında ve iş mahkemelerindeki yoğunlukta bir azalma gözlemlenmektedir. Ancak çok yeni olduğundan süreç içerisinde uzlaşma oranları arttıkça daha işlevsel olacağı kanaatindeyim. Arabuluculuk uzlaşma sağlanamaması durumunda yargılama sürecine eklendiğinden bir miktar da olsa süreyi uzatmaktadır.

 

Arabuluculuk süresinde taraflar uzlaşamazsa ne oluyor?
Taraflar anlaşamazsa başvurucu arabuluculuk görüşmesinde düzenlenen son tutanak ile iş mahkemelerinde dava açıyor. Arabuluculuk şartı olan dava türlerinde arabulucunun düzenlediği son tutanak ile anlaşmanın gerçekleşmediği açıkça belirtilmelidir. Dava sonunda arabuluculuk toplantılarına katılmış olmak kaydı ile haksız çıkan taraf Adalet Bakanlığı tarafından karşılanmış olan arabuluculuk masraflarını ödemekle sorumlu olacaktır. Taraflar ilk oturuma katılmak zorundalar. Katılmayan tarafı arabulucu kayda geçiriyor ve ileride haklı çıksa bile masraflar, iyi niyet göstermediği için, oturuma gelmeyen tarafa kalıyor.

 

Mesela hangi durumların davalarında zamanaşımına girmiyor?
Zamanaşımları işçi alacaklarının hepsinde vardır. Ancak hizmet tespiti davasında zamanaşımı süreleri biraz farklılık gösteriyor. Herhangi bir işyerinde çalışan işçinin işe giriş belgesi hiç bir zaman verilmemiş ise hizmet tespiti için en fazla beş yıl içerisinde dava açmak zorundadır. Ancak İşçi için sigortalı işe giriş bildirgesinin SGK’ya verilmiş olması, İşçi için aylık sigorta primleri bildirgesinin SGK’ya verilmiş olması, İşyerindeki çalışmanın sigorta müfettiş ya da denetim raporuyla kayıt altına alınmış olması yani işçinin bir gün bile o işyerinde çalıştığı saptanmış ise zamanaşımı süresi olmayacaktır. İşçi alacakları davasında ise yani Yıllık izin, ücret, fazla mesai, UBGT, kıdem ve ihbar tazminatı gibi işçilik alacaklarında zamanaşımı 5 yıldır. Davanın açılması zamanaşımını keser. Ancak bu durum iş akdi 25 Ekim 2017 tarihinden önce sonlandırılan işçilerde farklıdır. Çünkü onlarda kıdem, ihbar ve iş sözleşmesinden kaynaklı diğer tazminat alacaklarının (kötü niyet tazminatı, iş kazasından doğan tazminatlar ) zamanaşımı süresi on yıldır. Ancak yine yolluk, ikramiye, izin alacakları 5 yıllık zamanaşımına tabiidir. Bunun dışında işe iade davalarında zamanaşımı süresi 1 aydır. İş sözleşmesi feshinin geçersizliğini iddia eden işçi, fesih tarihinden itibaren 1 ay içinde işe iade talebiyle, İş Mahkemeleri Kanunu hükümleri uyarınca arabulucuya başvurmak zorundadır. Arabuluculuk görüşmelerinde uzlaşma sağlanamaması durumunda son arabuluculuk tutanağının düzenlendiği tarihten itibaren 2 haftalık süre içerisinde işe iade davası açılması gerekmektedir.

 

Peki işveren hangi durumlarda haklı?
Yürürlükte bulunan iş yasası işverene oldukça fazla yükümlülük yüklemekte olup işveren işçinin iş akdini yasada sayılan haklı veya geçerli nedenlerle feshetmiş olduğunun ispat külfeti işverendedir. Genel olarak işçi işveren ilişkilerinde ki ispat külfeti işverende olup işçinin fazla mesai yaptığı, hafta sonları çalıştığı, yıllık izin kullanmadığı, ücretlerinin ödenmediği gibi iddiaları somut deliller olan puantaj kayıtları, yıllık izin defteri kayıtları, bordro ve ücret pusulaları ve banka kayıtları ile bertaraf edebilecektir. İşçinin özlük haklarını ödediğini ispat etme külfeti işverende olup bu da işverenin sorumluluğunun ve bu konudaki yükünün boyutunu göstermektedir.

 

İşçinin açacağı davada, 1-0 işverenden önde algısı doğru bilinen yanlışlardan mı?
Yasa ile getirilmiş tüm sorumlulukları yerine getiren işveren açısından geçerli değil. Ancak işveren açısından, işçinin iş ilişkisi süresince çalışmasına ilişkin kayıtların tutulması işverenin sorumluluğunda bulunmakta olup küçük ve orta ölçekli firmalar açısından bu yükümlülüklerin tam eksiksiz olarak yerine getirilmesi oldukça zordur. Bu nedenle toplumda işçi her durumda 1-0 önde algısı hâkimdir.

 

İşten çıkarılan bir personelin açacağı ilk dava “İşe geri dönüş” davası mı olmalı?
İşe iade için yasada sayılan koşulları taşıyor olmak gerekiyor. Bunlar öncelikle iş akdinin sonlandığı tarihte işçinin çalıştığı şirkette 30 ve daha fazla işçinin çalışıyor olması ve işçinin 6 aydan uzun süre işyerinde çalışıyor olmasıdır. Aynı zamanda iş akdinin belirsiz süreli olması ve iş akdinin işveren tarafından feshedilmiş olması da işe iade davası açabilmenin ön koşullarıdır. Ancak eski işine dönmek istemeyen bir işçinin bu davayı açması doğru olmayacaktır. Nitekim işe iade davalarında tazminat işverenin işe iade kararına rağmen işçiye iş başı yaptırmaması durumunda söz konusu olacaktır. İşe iade kararı sonrası usulüne uygun süresi içerisinde yapılan bir başvuru neticesinde işverenin işçiyi işe başlamak üzere davet etmesi durumunda bu tazminat söz konusu olmayacaktır. Böylesi bir durumda iş başı yapmayan işçi için işe iade hükümleri geçersiz olacak, işe başlatmama tazminatı alamayacağı gibi, boşta geçen süreler içinde kazandığı hak ortadan kalkmış olacaktır. Tüm bu hususlar değerlendirilerek işe iade davası açmak doğru olacaktır. İşe iade davası, işçi tarafından açılacak fazla mesai, ücret alacağı, yıllık izin alacağı gibi davalar açmasına mani değildir.

 

İşçi işten ayrılırken sözleşme feshi için imzaladığı evrak varsa dava açma hakkı yok mu?
Dava açma hakkının ortadan kalkması gibi bir durum hiç bir koşul ve şartta söz konusu değil. Sözleşmenin feshi sırasında ya da sonrasında işçinin işverene verdiği ibranamenin yasal koşullara uygun olup olmadığı gözlemlenmektedir. İşçi tarafından verilen “Herhangi bir alacağım yoktur, ibra ederim.” gibi ifadelerin günümüz emsal Yargıtay kararları karşısında tek başına bir geçerliği kalmamış olup ibranamenin bir nevi makbuz niteliğinde olması ve ödendiği iddia edilen tutarların ve nelerin bu şekilde ibra edildiğinin açıkça belirtilmesi gerekiyor. Yine işveren ve işçi tarafından imzalanan ikale dediğimiz karşılıklı anlaşma ile sonlandırılan iş sözleşmelerinde de ikale şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediği hususları önem arz ediyor. Yine işçi tarafından istifaen iş akdi sonlandırılmış olsa dahi işçi istafanamenin iradesi dışında, zorlama ya da baskı nedeniyle elinden çıktığını iddia dava açabilecektir.

 

Peki işveren dava açılacağını bilmeden mi hareket ediyor sizce? Dava süreci işveren için zaman kazanımı gibi bir şey olduğu için mi işçiyi işten çıkarırken tam haklarını vermiyor? Çıkarma sürecinde neden uzlaşma yapılmıyor?
İşveren işçinin dava açabileceğini bilmekle birlikte haklı olduğunu düşündüğünde uzlaşma yolunu seçmiyor. Tabii ki yargılama süresince ödeme yapmamak niyetiyle süreci uzatmak isteyen işverenler de olabilecektir. İşten ayrılış şekli ve çalışma saatleri gibi hususlarda tarafların mutabık kalmaması durumunda uzlaşma yapılması mümkün olmuyor. Çünkü her iki tarafta kendinin haklı olduğunu iddia ediyor. İşte bu noktada Mahkemeler devreye giriyor ve adaletin yerini bulması adına karar veriyor.

 

Sonuç olarak hem işveren hem de işçi için artı bir külfet değil mi?
Uzlaşmak yerine dava açmak tabii ki külfetli olacaktır. Ancak tarafların uzlaşamadığı noktada Mahkemeler büyük önem taşımaktadır. Mahkemelerin doğru ve adaletli karar vermesi, ancak konusunda uzmanlaşmış ve deneyim kazanmış yargıçlarla olabileceği unutulmamalıdır.

 

Son olarak eklemek istedikleriniz neler?
İşverenler açısından unutulmamalıdır ki bugün kar olarak görülen bazı tasarruf yöntemleri ileri vadede daha büyük ekonomik kayıplara sebebiyet vermektedir. Bu bakımdan işverenlerin yasa ile belirlenen sorumluluklara tam ve eksiksiz uyması,  gerek işçi ile iş ilişkisi devam ederken, gerekse de iş ilişkisi sonlandığında iki taraf açısından da daha sağlıklı ve ekonomik olacaktır. Ben ülkemizde de bu anlayışın yavaş da olsa geliştiğini görüyor ve ilerleyen yıllarda bu sorunların giderek azalacağını tahmin ve ümit ediyorum.

X

“Kız çocuğu pembe, erkek çocuğu mavi giyer”

Bu haftaki röportaj konuğum Şükran Isınlık Veziroğlu… Çocuk kıyafetleri üzerine “Le Petitos” markasını kurup, farklı tasarımlarıyla da 3-5 ay içinde ciddi yol almış genç bir girişimci.

Fotoğraf: Ali GÜLERYÜZ

 

 

 

 

Bu haftaki röportaj konuğum Şükran Isınlık Veziroğlu… Çocuk kıyafetleri üzerine “Le Petitos” markasını kurup, farklı tasarımlarıyla da 3-5 ay içinde ciddi yol almış genç bir girişimci.

 

Yazının Devamını Oku

“ 2019 yılından umutluyuz…”

Bu haftaki röportaj konuğum Adana Sanayi Odası Başkanı Zeki Kıvanç… Konumuz Adana olarak son durumumuz…Yılı nasıl kapattığımızı, 2019’da bizleri nelerin beklediğini, üretim kalemlerimize kadar her şeyi konuştuk…

 

2018’i nasıl kapatıyoruz?

2018,  zorlu ve mücadele içerisinde geçen bir yıl oldu.  Döviz kurlarında yaşanan dalgalanmaların etkisiyle özellikle yılın ikinci yarısında ekonomide zorlu şartlarla karşı karşıya kaldık. Kredi maliyetleri ve enflasyonun yükselmesi sonucu reel sektör olarak olumsuz yönde etkilendik. Etkilenmeye de devam ediyoruz. Özellikle finansmana erişim noktasında önemli sorunlarla karşı karşıyayız.

Hükümetimiz tarafından piyasanın normalleştirilmesi ve olumsuz gelişmelerin asgari zararla atlatılması adına yıl içinde birçok önemli kararlar alındı. Açıklanan Yeni Ekonomi Programı kapsamında yerinde ve zamanında alınan tedbirler, uygulanan politikalar piyasaları kısmen rahatlattı. Özellikle döviz kurunda olumlu yönde önemli gelişmeler kaydedildi.

Yeni sistem çerçevesinde ekonomiyi düzenleyici kurumlar arasındaki işbirliği ve uyum, hızlı bir şekilde karar alınmasına imkan sağladı. İş dünyamızın finansal anlamdaki sorunlarının çözümlenmesini, üretim ve istihdamın teşvik edilmesine yönelik atılan doğru adımlar, piyasalarda hemen karşılığını buldu.

2019 umut verici mi?

2019’un, yaraların sarıldığı, ekonomide dengelerin sağlandığı, kayıpların telafi edildiği umutlu bir yıl olacağı inancındayım.

Yazının Devamını Oku

“Sosyal medyayı bağımlılık haline getirme potansiyeli olanların sosyal medyadan uzak durmasında fayda var.”

Yıllardır sosyal medya kullanıp, dijital dünyaya meraklı biri olarak birçok eğitimler de aldım… Eğitimin sonu yok… Yaprak Yapsan ile bir toplantıda tanışıp dijital dünyayı bir de ondan dinleyince bazı şeyleri doğru yaptığımı, bazılarını ise tam yapamadığımı öğrendim…

Fotoğraf: Sedef Nur Sedef

 

Bu haftaki röportaj konuğum Yaprak Yapsan… İnanılmaz enerjik, inanılmaz enerjisi yüksek bir kadın. Dolu dolu… Sosyal Medya ve İtibar Yönetim Uzmanı kendisi…

Yıllardır sosyal medya kullanıp, dijital dünyaya meraklı biri olarak birçok eğitimler de aldım… Eğitimin sonu yok… Yaprak Yapsan ile bir toplantıda tanışıp dijital dünyayı bir de ondan dinleyince bazı şeyleri doğru yaptığımı, bazılarını ise tam yapamadığımı öğrendim…

Buyurun beraber devam edelim…

 

Çok “Hakkımda” kısmını sevmeseniz de, kimdir Yaprak Yapsan?

Yazının Devamını Oku

“GÖNÜL ZENGİNLİĞİ YARATTIK”

Bu haftaki röportaj konuğum Mersin, Mezitli Belediye Başkanı Neşet Tarhan… Konumuz Mezitli Belediyesi’nin yapmış olduğu “Kadın Üretici Pazarı”

Fotoğraf: Şahin YILDIRIM

 

 

Bu haftaki röportaj konuğum Mersin, Mezitli Belediye Başkanı Neşet Tarhan… Konumuz Mezitli Belediyesi’nin yapmış olduğu “Kadın Üretici Pazarı”

Bu proje ile Çin’de ödül alıp, dünyaya örnek oldular… Hatta bazı ülkeler bu projeyi kendi belediyelerinde uygulamak istediklerini dile getirmişler. Mesela bir ülkenin belediyesi Mülteci kadınların yapması için başvurmuş…

Gururla anlattı Neşet Tarhan…

Bir sürü işler yapmışlar görev süresince ama en önceliği temizlik alanlar, çocuklar, gençler ve kadınlar…

Yazının Devamını Oku

Yumurta dondurma işlemi kimlere yapılır?

Son yıllarda adını sıkça duyduğumuz bir alan… Sağlık nedenlerinden dolayı ya da partneri olmadığı için ya da kariyer planlamasından dolayı bebek planlamasını ilerleyen dönemlerde yapmak isteyen kadınların bir seçeneği yumurta dondurmak.

Fotoğraf: Ali GÜLERYÜZ

 

Bu haftaki röportaj konuğum Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı aynı zamanda Tüp Bebek Merkezi Klinik Sorumlusu Prof. Dr. Volkan Noyan…

Konumuz “Yumurta dondurma işlemi”

 

Son yıllarda adını sıkça duyduğumuz bir alan… Sağlık nedenlerinden dolayı ya da partneri olmadığı için ya da kariyer planlamasından dolayı bebek planlamasını ilerleyen dönemlerde yapmak isteyen kadınların bir seçeneği yumurta dondurmak.

 

Yazının Devamını Oku

Rekora yüzen çocuk

8 yaşındayken ailesi yüzmeyi çok sevdiğini fark edip, destekleme kararı alıyor. Şimdi çok sevdiği yüzme sporu bugün ona bir dolu ödüller kazandırdı ve kazanmaya da devam ediyor.

 Bu haftaki röportaj konuğum Atakan Malgil… Pırıl pırıl bir çocuk ve henüz 13 yaşına yeni girdi.

 8 yaşındayken ailesi yüzmeyi çok sevdiğini fark edip, destekleme kararı alıyor. Şimdi çok sevdiği yüzme sporu bugün ona bir dolu ödüller kazandırdı ve kazanmaya da devam ediyor.

Sadece yaşı nedeniyle sadece Türkiye içindeki yarışmalara katılabiliyor. 13’e basmasıyla birlikte yurtdışı yarışları da devreye girecek.

 

Ve 13 olmasıyla beraber rekor denemeleri de başladı. 29 Aralık 2018’de bir rekor denemesi daha olacak…

 

Bu süreçte aile yaşadıkları şehri bile değiştiriyor… Adana Mersin arasında resmen mekik dokuyorlar… Yani Atakan için müthiş fedakârlıklar yapıyorlar.

Yazının Devamını Oku

Psikologların mücadelesi

Bu haftaki röportaj konuklarım Psikolog Mürsel Şeker ve Psikoloji öğrencisi Abdulğani İçten… Psikolog Mürsel Şekerci Türkiye Psikologlar Platformu Başkanı, Abdulğani İçten ise Yönetim Kurulu üyesi… Abdulğani henüz üniversitede eğitim görüyor ama o kadar dolu ve o kadar çalışkan ki...

Fotoğraf: Ali GÜLERYÜZ

 

Bu haftaki röportaj konuklarım Psikolog Mürsel Şeker ve Psikoloji öğrencisi Abdulğani İçten…

Psikolog Mürsel Şekerci Türkiye Psikologlar Platformu Başkanı, Abdulğani İçten ise Yönetim Kurulu üyesi… Abdulğani henüz üniversitede eğitim görüyor ama o kadar dolu ve o kadar çalışkan ki...

 

Konumuz yeni kurulan Türkiye Psikologlar Platformu ve bu platformun yapacağı çalışmalar, “Mesleki etik yasası” için atacakları önemli adımlar…

 

Yazının Devamını Oku

Tüp Mide Ameliyatı kimlere yapılır?

Bu haftaki röportaj konuğum Adana Ortadoğu Hastanesi Başhekimi Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Mehmet Bayrak. Konumuz son yıllarda cerrahi işlem gerektirmesine rağmen zayıflamak isteyenlerin gözdesi olan “Tüp Mide” operasyonu.

Fotoğraf: Ali GÜLERYÜZ

 

Bu haftaki röportaj konuğum Adana Ortadoğu Hastanesi Başhekimi Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Mehmet Bayrak. Konumuz son yıllarda cerrahi işlem gerektirmesine rağmen zayıflamak isteyenlerin gözdesi olan “Tüp Mide” operasyonu.

Birçok insanın başvurduğu bu operasyon ne yazık ki bazen ölümle sonuçlanabiliyor.  Op. Dr. Mehmet Bayrak ile bu operasyonun detaylarını konuştuk. Kesinlikle karşı çıktığı durumlar var.  Kişi istikrarlı değilse, sağlıklı yaşamı hayat felsefesi yapmayacaksa önermiyor… Operasyon sonrasında ise başarıya ulaşmanın hekim ve hastanın koordineli bir şekilde devam etmesini öngörüyor.

Buyurun birlikte devam edelim.

 

Mehmet Bayrak kimdir, biraz sizi tanıyalım?

Yazının Devamını Oku

Olgunlaşma Enstitüsü’nde yeni dönem

Bu haftaki röportaj konuğum 1972 yılında kurulan Adana Olgunlaşma Enstitüsü Müdiresi Meral Altınkaya… Konumuz projeleri, olgunlaşma enstitüsündeki çalışmaları…

Fotoğraf: Damla GÖL – DHA

 

 

Bu haftaki röportaj konuğum 1972 yılında kurulan Adana Olgunlaşma Enstitüsü Müdiresi Meral Altınkaya… Konumuz projeleri, olgunlaşma enstitüsündeki çalışmaları…

O kadar çok şey öğrendim ki bu röportajda. Zaman yetmedi, ilerleyen günlerde yeniden ziyaret edeceğim ve mutlaka sizler de ziyaret edip, Meral Hanım ile tanışmalısınız.

Mesela kilimlerin dili varmış, ben bilmiyordum. Bununla alakalı hikâye bile dinledim. Her yörenin kilim motifleri ayrı olurmuş, bunun da sebebi varmış…

3 yıl önce Adana Olgunlaşma Enstitü’nün müdürü değişti ve Meral Altınkaya geldiği günden bugüne dur durak bilmeden tam gaz çalışıyor.

Yazının Devamını Oku

Gayrimenkul piyasasında son durum

Bu haftaki röportaj konuğum Aylin Sönmez Küçükkaya (Kurucu Ortak), Nurcan Sönmez Gökler (Yurt dışı projeler satış uzmanı), Nurcan Mescilgil (Lüks konut ve proje satış uzmanı), Nursel Topçu (Lüks Konut ve ticari gayrimenkul satış uzmanı)

Fotoğraf: Sedef Nur Sedef

 

Bu haftaki röportaj konuğum Aylin Sönmez Küçükkaya (Kurucu Ortak), Nurcan Sönmez Gökler (Yurt dışı projeler satış uzmanı), Nurcan Mescilgil (Lüks konut ve proje satış uzmanı), Nursel Topçu (Lüks Konut ve ticari gayrimenkul satış uzmanı)

Kadınların bu sektörde olmasının avantajlarından, yenilenen yasalardan, gayrimenkul sertifikası olanların bu işi yapabildiğinden tutun hangi dönemlerde gayrimenkul yatırımının mantıklı olduğuna kadar konuştuk…

 

Neden kadınlar daha çok bu işin içinde? 

Yuvayı dişi kuş yapar. (Gülüyor) İletişimde güven veren yönlerimiz ve esnek olmamız sanırım… 

Yazının Devamını Oku

YİNKADER'den büyük başarı

YİNKADER çok yeni kurulmuş olmasına rağmen 1 buçuk yıl içerisinde çok ses getirecek, büyük projelerle özellikle Üniversite Öğrencilerine ve Sevgi Evleri’nde kalan çocuklarla alakalı çok güzel, dolu dolu projeler gerçekleştirdiler. 

Fotoğraf: Ali GÜLERYÜZ

 

 

Bu haftaki röportaj konuklarım Yenilikçi İnsan Kaynakları Dernek Başkanı ve Başkan Yardımcıları…

 

İŞKUR’un İş ve Meslek Danışmanı aynı YİNKADER’in Başkanı Ergin Koluman, İŞ-KUR İşve Meslek Danışmanı Başkan Yardımcısı Umut Zeybek ve Burcu Nargile…

 

Yazının Devamını Oku

Son yılların favori sporu; Pilates

Bu haftaki röportaj konuğum Tam kapsamlı pilates eğitmeni Gülenay Demirdelen. Mersin G-Fit Pilates&Reformer Studio Merkezinin sahibi… Hem de Polestar Pilates Kurumunun Mersin’deki Eğitim Merkezi. Kısa bir süre sonra da eğitmen yetiştirmeye başlayacaklar.

Fotoğraf: Adnan Açıkgöz – DHA

 

Son yıllarda pilates, yapılan favori egzersizler arasında en üst listede… Düzenli spor yapabilen insanlara hep özenmişimdir, yıllardır o kadar uğraş versem de bir türlü kendimi spor yapma disiplinini edinemedim.

Birçok doktor, ev kadınlarının “Ev temizliği yapmak da spor” düşüncelerine karşı çıksalar da ben de yoğun çalışmayı hep sporla eşleştirdim… Ama Gülenay Hoca gibi bir kadın ile sanırım spor yapmak çok fena zevklidir.

Buyurun beraber devam edelim…

Gülenay Demirdelen kimdir biraz sizi tanıyalım?

Adana Pozantı doğumluyum. İlk ve orta eğitimimi Pozantı’da tamamladım, Selçuk Üniversitesi, İşletme Fakültesi mezunuyum. 1992 yılında da Mersin’e ailece yerleştik.

Yazının Devamını Oku

Meme kanserinde kimler risk altında!

1-31 Ekim, Meme Kanseri Bilinçlendirme ve Farkındalık Ayı olunca Prof. Dr. Tamer Çolakoğlu ile bir araya gelip, meme kanseri üzerine konuştuk…

Fotoğraf: Sude UÇAROĞLU / DHA

 

Bu haftaki röportaj konuğum Genel Cerrahi ve Cerrahi Onkoloji Prof. Dr. Tamer Çolakoğlu…

1-31 Ekim, Meme Kanseri Bilinçlendirme ve Farkındalık Ayı olunca Prof. Dr. Tamer Çolakoğlu ile bir araya gelip, meme kanseri üzerine konuştuk…

 

Meme kanseri belirtileri neler? Kimler risk altında? Kimlere meme boşaltımı işlemi yapılır ve bu meme kanserindeki risk oranını ne kadar düşürür? Ve daha birçok konu üzerinde konuştuk.

Buyurun birlikte devam edelim… 

Yazının Devamını Oku

“Gelenekselin Gücü Adına”

Festivallere, karnavallara doymayan bir şehir oldu hem Adana hem de Adanalılar…

Festivallere, karnavallara doymayan bir şehir oldu hem Adana hem de Adanalılar…

Bu sene düzenlenen 25 yıllık Adana Film Festivaline, 6 sene önce Portakal çiçeği karnavalı da dâhil oldu… Tiyatro Festivali şehrin kültürel çehresini değiştirdi…

 

2 senedir de Adana Lezzet Festivaliyle şenlendi… Her dönemin capcanlı etkinlikleri var artık…

Tabii bütün bunlar Yerel Yönetimlerin, STK’ların ve Adana Halkının sahiplenmesiyle güç buldu…

 

Bu haftaki röportaj konum Adana Lezzet Festivali, konuğum ise Tayyar Zaimoğlu… 12 Ekim’de Adana Lezzet Festivali başlıyor, 14 Ekime kadar da devam edecek…

 

Yazının Devamını Oku

Adana’da Lavanta Tarlası…

Lavanta’yı birçoğumuz severiz. Çiçeğini canlı canlı saksıda evimizde yetiştiremesek de mutlaka lavanta kurusu, lavanta yağı evimizin bir köşesinde vardır.

 

Fotoğraf: Ali GÜLERYÜZ

 

Bu haftaki röportaj konuğum Ziraat Mühendisi İrfan Yüksek

Lavanta’yı birçoğumuz severiz. Çiçeğini canlı canlı saksıda evimizde yetiştiremesek de mutlaka lavanta kurusu, lavanta yağı evimizin bir köşesinde vardır.

 

Ya odamızın bir köşesinde ya da gardrobumuzun içinde minik keselerde…

Yazının Devamını Oku

Süt Proteini Alerjisi nedir? Teşhis nasıl koyulur?

Oğlum Ata’ya da doğduğunda 44 günlükken bu teşhis koyulunca çokça araştırma yapıp, emzirme sürecinde olduğum için de süt proteini diyetine girdim.

 

  

Dr. Bircan Hızlı Karabacak ile son zamanlarda çok yaygınlaşan Süt Proteini Alerjisini konuştuk…

 

Oğlum Ata’ya da doğduğunda 44 günlükken bu teşhis koyulunca çokça araştırma yapıp, emzirme sürecinde olduğum için de süt proteini diyetine girdim.

 

Sosyal medya hesaplarımda süreci ara ara paylaşınca takipçi ve okuyuculardan çok fazla soru almaya başladım. Hekim olmadığım için şahsi olarak bu soruları benim cevaplamamın çok doğru olduğunu düşünmediğim için Çocuk Doktoru Bircan Hızlı Karabacak’a Süt Proteini ile alakalı merak edilen soruları sordum…

 

Yazının Devamını Oku

“Turizm her şeyden önce görünmeyen bir ihracat sektörüdür…”

Bu haftaki röportaj konuğum Tayyar Zaimoğlu… Yıllarca Adana’ya hem tekstil hem de turizm anlamında hizmet verip, istihdam yaratan aile…

Fotoğraf: Ali GÜLERYÜZ

 

Bu haftaki röportaj konuğum Tayyar Zaimoğlu… Yıllarca Adana’ya hem tekstil hem de turizm anlamında hizmet verip, istihdam yaratan aile…

Tayyar bey yıllarca turizm içinde olan biri olarak yüzlerce araştırma, çalışmalar atta proje kitabı yazmış bir kişi…

Adana’nın karnavallar, festivaller şehri olmasından, tarihi Tepebağ projesini, Adana’nın gölünü, yakın iller hakkında sohbet ettik.

 

Şimdilerde yeni bir projesi var “3A Lezzet Bölgesi”

Yazının Devamını Oku

Bağımlılıklardan kurtulmanın yolu

Bu konu bana biraz ilginç geldi çünkü o kadar çok şey öğrendim ki... Kişi neden kilo alır? Bağımlıklarından bir cihaz ile kurtulabilir mi? Bağımlısı olduğu yiyeceklerin dahi ardında bir psikolojik sebebin olması gibi bir dolu şey konuştuk Yasemin Kutlu Varan ile…

Fotoğraf: Ali GÜLERYÜZ

 

 

 

Bu haftaki röportaj konuğum Psikolog Yasemin Kutlu Varan…  Neoterapi Merkezi’nin kurucusu… Bu konu bana biraz ilginç geldi çünkü o kadar çok şey öğrendim ki... Kişi neden kilo alır? Bağımlıklarından bir cihaz ile kurtulabilir mi? Bağımlısı olduğu yiyeceklerin dahi ardında bir psikolojik sebebin olması gibi bir dolu şey konuştuk Yasemin Kutlu Varan ile…

Son zamanlarda sıkça duyduğum Rezonans ve Tomatis Müzik Terapileri konusu üzerine yoğunlaştık… Zaten bu iki sistem de kişinin bağımlılıklarından kurtulmasının bir yolu…

Öncelikle kişiden alınan idrar örneği ile kişinin gıda toleransı kontrol ediliyor… Ortaya çıkan liste ile seanslar başlıyor. Yaklaşık her seans 45 dakika sürüyor. Asıl amaç kişiyi gluten ve şekerden uzaklaştırmak… 45 dakikalık seanslar da yine aynı cihazdan yapılıyor…

Yazının Devamını Oku

RahatAnne

Bir insan hayatına dair nasıl risk alır, nasıl zor süreçlerden geçer bu röportajda başka boyutla öğrendim… Hem de sırf anne olabilmek için…Bir yandan haberlerde doğurduğu bebeğini çöp konteyrına bırakan anneler, bir yandan daha kokusunu içine çekmeden hayatını riske atan anneler… Hayat ne tuhaf diyor insan… Melis Ayan müthiş fedakârlıklar yapmış…

 Fotoğraf: Ali GÜLERYÜZ

 

Bu haftaki röportaj konuğum Melis Ayan, Nam-ı değer fenomen RahatAnne… Bir gün kendisinden öyle bir mail aldım ki, okurken ağlamaktan canım çıkıyordu neredeyse… Nasıl bir aşk, nasıl bir hikâye…

Bir insan hayatına dair nasıl risk alır, nasıl zor süreçlerden geçer bu röportajda başka boyutla öğrendim… Hem de sırf anne olabilmek için…

Bir yandan haberlerde doğurduğu bebeğini çöp konteyrına bırakan anneler, bir yandan daha kokusunu içine çekmeden hayatını riske atan anneler… Hayat ne tuhaf diyor insan… Melis Ayan müthiş fedakârlıklar yapmış…

Bloğunda taze annelerin, anne adaylarının merak ettiği birçok şey var… Yeni doğum yapanın baş belası olan mastit’ten beslenme, gezme tozma her şey…

 

Yazının Devamını Oku