"Dr. Hüseyin H. Serdar" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Dr. Hüseyin H. Serdar" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Dr. Hüseyin H. Serdar

Hayır böyle yapılır

Sadece Bursa’nın değil, bence Türkiye’nin en önemli hayırseverleri arasında yer alan iş insanı Mustafa Dörtçelik’i 15 yıl önce ebediyete uğurladık.

Yaşının ilerlediği, solunum sıkıntılarının arttığı bir dönemde ülke çapında “Eğitime yüzde 100 Destek Projesi” ile seferberlik başlatılmış, bu çağrıya Bursa’dan karşılık vererek; “Ben de birçok okul yapacağım” demişti.
Çocukların modern okullarda iyi bir eğitim almalarını çok istiyordu, çok...
Söz verdi Devlet’e, 8 trilyon TL dolayında bir hayır daha yapacaktı.

TUTUMLU, TİTİZ VE ÇALIŞKAN

Dörtçelik çok titiz bir iş adamıydı. Çalışkan, hesaplı, dikkatli, tutumluydu, kuralları kendi koyardı. Onun lügatinde aksilik ve talihsizlik yoktu. Risklere karşı tedbirli olan, örnek bir kişilikti.
*
Bir an önce okulların açılmasını, öğrencilerin mutlulukla koşup oynamalarını görmek istiyordu ama hastalığı da ağırlaşıyordu.
‘Emaneti’ sahibine teslim edeceğini hissediyordu.
Takvimler 11 Ocak 2005’i gösterdiğinde Mustafa Amca 85 yaşında dünyaya veda etti.
Mekanı cennet olsun.
*
Çocukları yoktu, eşi önceden gitmişti.
Topu topu birkaç yakını vardı, yanında yöresinde...
Yalnızdı. İşleriyle meşgul olarak, hayırlar yaparak yalnızlığını gideriyordu.

SÖZ YERİNE GELECEK

Vefat ettiği anda, düşündüğü gibi ortaya çıkan varisler okul inşaatlarını ile tüm hayır işlerini durdurduk dediler.
Hayır mayır yok artık, şimdi paraların, hisse senetlerinin bölüşme zamanı!..
Aynen böyle oldu.
Ruhunu incittiler Dörtçelik’in...
Bunların yaşanmasının ardından vasiyet açıldı.
Kendisine refakat eden yeğene, birkaç yakınına daire, para vs bırakmış rahmetli.
Dikkatli adamdır, tüm risklere karşı tedbir alır demiştim!..
Bakın ne yapmış;
Doktordan kapı gibi ‘Akıl sağlığı yerindedir’ raporu aldıktan sonra yazdırmış vasiyeti, demiş ki; “Söz verdiğim hayır işleri tamamlanmadan, okul inşaatları bitmeden hiç kimse mirasımdan beş kuruş alamaz!”
Herkes ters köşe tabii...
*
İnşaatlar bitti.
Çocuklar okuyorlar, dönemler halinde mezun oluyorlar...
Bursalının eğitim ve sağlık ihtiyacı için; İlkokullar, meslek liseleri ve eğitim köyleri, yurt ve huzurevleri, çocuk ve ruh sağlığı hastaneleri yaptı.
O günün rakamlarıyla 30 trilyon TL’den fazla hayır yaptı...
Allah rızası için. Vergi kaçırmadı. Vergiden de düşmedi.
Üstelik yaptığı hayır için KDV de ödedi..!
Dörtçelik Çocuk ve Dörtçelik Ruh Sağlığı Hastaneleri’nin yapımı esnasında Bursa Sağlık Müdürü olmam sebebiyle sık sık görüşürdüm Mustafa Amca’yla.
Müthiş insandı. Hayatı film olsa gişe rekorları kırar...
*
Bir gün parmağıyla gökyüzünü göstererek Hüseyin Bey, ‘Ben aşırı dindar bir adam değilim, ama O müsaade etmezse ben bir kuruş bağış yapamam!’ dedi.
Haklıydı... Şimdi dilinden Allah, elinden tespih düşürmeyen o softaları görünce ya da devletin kesesinden hesapsız kitapsız harcayıp ‘hayır yaptım’ diye caka satanları gördükçe...
Mustafa Amca, Yugoslavya’da doğdu. Ailesiyle 1925’te Bursa’ya göçtüklerinde henüz 3 yaşındaydı. 6 yaşında babasını kaybetti. İlkokulu bitirdikten sonra ortaokula başladıysa da ekonomik sıkıntılar nedeniyle öğrenimini yarıda bıraktı. Acayip yoksulluk çekmişler.

DEFTERİMİ ÖĞRETMENİM ALDI

Bana hayatını anlattı.
“Benim para verip aldığım hiç silgim, kalemim olmadı. Onları bana hep öğretmenlerim verirdi. Hiçbir zaman defter alamadım. Öğretmenim bana sarı, saman yapraklı kalın bir defter vermişti. Sınıfı geçtiğimde, yılın sonunda bir yıl boyunca yazdıklarımın tamamını siler, gelecek sene yine yazardım. 5 yıl o defteri kullandım.” İlkokul yıllarında yaşadığı o yoksulluk ve çaresizliği hatırlayıp gözlerinden yaşlar süzüldürdü.
*
Bir yanda yetimlik, diğer yanda yokluk...
‘Elvada Rumeli’ diyerek ata topraklarını geride bırakıp, yaşama tutunma mücadelesinin acıları, çileleriydi o dinmeyen gözyaşları aslında...
Küçük yaşlarında çalışmaya başladı. Çalışkanlığı ve becerikliliği sayesinde bir fabrikaya alındı. 2. Dünya Savaşı yıllarında tam 4 yıl askerlik yaptı.
1948’de 4 tezgah alıp işyeri açtı. 196’de Tekstil fabrikası kurdu. 1950’li yılların sonuna doğru Demokrat Partiye katıldı, Belediye Meclisi Üyesi seçildi. Ancak siyaseti sevmedi.
Bursa Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Üyeliği ile 2. Başkanlık yaptı.
Disiplinli çalışmasıyla işlerini geliştirdi ve Bursa’nın sayılı işadamlarından biri oldu.
Eğitim ve sağlık konularına büyük önem verdi.
Mustafa Amca gelişmenin yolunun eğitimle olduğunu ve Atatürk’e bu ülkenin çok şey borçlu olduğunu dile getirirdi.

GÖSTERİŞİ SEVMEZDİ

Hayır böyle yapılırCumhurbaşkanı merhum Süleyman Demirel tarafından ‘Devlet Üstün Hizmet Madalyası’ ile ödüllendirildi. Madalya törenine katılmadı, madalya almaya muhasebecisini gönderdi.
Gösterişi ve israfı sevmezdi. Yaşamında tasarrufla ilgili o kadar çok örnek var ki... Ekonomik gücüne rağmen mütevazi bir ofisi vardı... O ofis yerden tavana kadar kitaplarla doluydu.
2002 yılıydı, Mustafa Amca’nın müteahhiti Zeki Yetim ile birlikte Çelik Palas’ın karşısında ki konutuna ‘Geriatri ve Fizik Tedavi Hastanesi’ projesiyle gittik.
Türkiye’nin gittikçe yaşlanacağını, gelecekte bu hastaneye çok ihtiyaç olacağını söyledim. Ovaakça’da Orman Bakanlığı’ndan bu amaçla tahsisi hazırlanan 100 dönümden daha büyük bir arazimizin olduğunu, Bursa’ya Geriatri Hastanesi hediye ederseniz bu büyük bir hayır olur dedim.
*
Aklına yattığı, ikna olduğu belliydi. Projeyi eline alan Mustafa Amca;
- Zeki, bu kaç paraya biter? diye sordu. Dersine iyi çalışmış olan Zeki;
- Mustafa Amca, burası 4 Trilyona biter dedi.
“Yapalım o zaman!” dediğinde mutluluktan kuş gibi havalara uçtum...
*
Kanuna göre, ‘bağış olarak hastane yaparsanız KDV ödemek mecburiyetindesiniz. Ama okul yaparsanız KDV’den muaf olursunuz’ anlayışı devam ettiği için Geriatri Hastanesi’ne başlanılamadı. Diğerleri de yarıda kaldı...

EN BÜYÜK VAKIF

Mustafa Amca;
- “Yaptığınız eğitim ve sağlık kurumlarının bazı ihtiyaçlarını karşılamak için ‘Mustafa Dörtçelik Vakfı’ kurmayı düşünmez misiniz?..” Cevap: “Düşündüm elbet. Sonra vaz geçtim. Ben öldükten sonra vakıf kötü niyetlilerin eline geçer, sonra amacı dışında kullanılır diye vaz geçtim. Devlete kalsın, devletten büyük vakıf olmaz!” dedi...

X