Sedat Örsel ve heykelleri

Bir gün Ankara TRT’den yöneticilerden biri aradı, adı Sedat Örsel’di.

Haberin Devamı

Yaşayan Edebiyatçılar adlı bir edebiyat programı yapacaklarını, benim de bu projede çalışmamı önerdi.

İstanbul’a geldiğinde uzun uzun konuştuk, konuşacağımız birçok edebiyatçıyı tanıyordu, okumuştu, kısa süre sonra çekimlere başladık.

Gerçek bir dostluk oluştu aramızda. Her zaman yinelerim, beni radyo konuşmaları için iki kişi eğitti biri rahmetli Oktay Arayıcı, program konusunda da Oray Tuğlan.

Televizyon konusunda eğiten de Sedat Örsel. İki alanda da eksiklerim, hatalarım olmuşsa onların kabahati yoktur, benim yeteneksizliğime verin.

Ankara’dan çekime başladık.

Sedat Örsel ve heykelleri

İlk çekeceklerimiz arasında Suut Kemal Yetkin, Enver Gökçe vardı.

İstanbul’da çektiğimiz edebiyatçılar bugün arşiv değeri taşıyor.

Haberin Devamı

TRT Ödülü’nü kazanan Oğuz Atay’la yaptığımız çekim bugün tek olma özelliğini taşıyor.

Cemal Süreya da böyle.

Daha sonra çekimleri NTV’de, CNN TÜRK’te TRT’de sürdürdüm.

TRT’deki programımızın adı Karalama Defteri idi.

Şimdi de kültür/sanat kanalı TRT 2’de Karalama Defteri’nde televizyon programları devam ediyor.

Bir süre İstanbul’da yeni bir televizyon kanalı için çalışmalarda bulundu. Bilgi Üniversitesi’nde dersler verdi.

Onun gibi insanlar emekliliğin tadını çıkarmazlar -ben de tadını çıkarmayanlardanım- bir gün bir e-posta aldım. Sevgili dostum heykel yapmaya başlamış.

Bana gönderdiği e-postadan bir bölümü okuyalım:

“- Sevgili Doğan,

Umarım iyisindir; çok özledim.

1956’dan 2017’ye kadar yaptığım 100’e yakın ‘Demir Heykeller’i hiç satmadım; torunlarıma bırakmak niyetindeyim.

Bugüne kadar da galericilerin tüm ısrarlarına rağmen sergi de açmadım.

Bodrum’daki Dibeklihan’ın sahibi Cenap Tezer, diğer dostlarımla birlikte beni öyle bir baskıya aldılar ki; mâzeretim fayda etmedi...

Satmıyorum dedim dinletemedim.

Cenap ‘Sedat Örsel’in sergisini açmak için her şeyi yaparım’ dedi.

Ve yaptı!..

Ağır demir heykelleri Ankara’dan özel araçla aldırdı.

Bodrum’a kadar titizlikle taşıttı.

Dibeklihan’da güzel bir açılış yapıldı.

Haberin Devamı

Her şey Dibeklihan’daki bir salonda gerçekleşti.

Konuşmalar da yaptım.”

*

HER işin bir destekçisi, teşvik edicisi vardır.

Bu heykellerin de sergilenmesi için teşvik edici Dibeklihan Sanat Köyü’nün sahibi Cenap Tezer oldu.

Dostu Cenap Tezer’i şubat başında kaybeden heykeltıraşın onun anısına yaptığı demir mask, Dibeklihan Orhan Kemal Meydanı Sahnesi’ndeki devamlı yerine konuldu.

Oğlu Uluç Tezer de bu yıl babasının anısına yoğun bir program düzenledi.

Sedat Örsel’in 2019’da yaptıklarıyla birlikte 35 demir heykeli de 8 Ağustos’a kadar Dibeklihan İ. Hakkı Tonguç Galerisi’nde sergileniyor.

Heykeltıraş heykelleri satmıyor, üç torununa bırakacağını söylüyor.

Haberin Devamı

Demirci bir aileden gelen ve öğrenim hayatı boyunca demircilik yapan Örsel’in soyadı da ÖRS ve EL’den geliyor.

Tezer, ona hep demirci çırağı dermiş, çocukluktan beri demirle uğraşınca, demek ki insan demirlerle uğraşa uğraşa heykeltıraş oluyor.

Örsel’in atölyesi Ankara’da, 34 heykel oradan yüklenip Bodrum’a gidiyor, bir tane de orada olduğundan sergide 35 heykel var.

Aramızdan ayrılan dostlara karşı vefa duygumuz sonsuzdur. Sedat Örsel de bu duyguyu unutmamış.

Tezer’in ardından hem onu hem de yaptığı heykeli anlatıyor:

“Dostum Cenap’ın ‘Rüzgâra Karşı’ gülümsediği, her zaman uçan saçları ve kır sakallarıyla antik Olympos mensuplarına benzettiğim, ‘Cenap’ adlı 34’üncü rölyef-heykelim de Dibeklihan’da ailenin uygun göreceği bir yere çakılacak ve orada kalacak.

Haberin Devamı

Tamam mı Cenap dostum? Toprağa dönmeden önce benden sevgili ailenden ve oğlun Uluç’tan istediklerini yerine getiriyorum işte.

Umarım beğenirsin ‘Demirci Çırağı’nın yaptıklarını.”

Yazarın Tüm Yazıları