"Doğan Hızlan" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Doğan Hızlan" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Doğan Hızlan

Sanata mecburi bir es

Bugün sanatı yazmak istemiyorum, ondan konuşmayı da abes buluyorum.

Ölümün, cinayetin olduğu yerde, ondan başka ne konuşulur .

Malumunuz Emine Bulut cinayetini hepimiz duyduk, okuduk, gördük. İnsanlığın utanç sayfalarında yerini aldı. Lanetlenen caninin fotoğrafıyla birlikte.

Özellikle erkek çocuklarımızı yetiştirirken verdiğimiz eğitim adeta onların üstün bir ırk olduğu duygusunu veriyor. Kızlarımıza, kadınlarımıza tanınan pozitif ayrımcılık karşısına da negatif erkek ayrımcılığını koymalıyız.

Bu olayı herkes düşünmeli, belleğine mıhlamalı. Sen erkeksin hitabıyla çocuk yetiştirmenin kadını nasıl gördüğünün acı örneğidir bunlar.

Çarşıdan alınan bir mal gibi bir kadına bakmak, eşit bir birey olduğunu unutmak. İşte bu hatayı yapmamak için ailelerin çocuk hele erkek çocuk yetiştirme tarzını yeniden değerlendirmeleri gerekir.

Her gün onlarca kadına şiddet, cinayet çocuk haberleri duyuyoruz, okuyoruz, görüyoruz. Neden diğerlerimize bu kadar sesimiz çıkmadı. Görüntüleri olmadığı için mi?

İpek Özbey’in başarılı röportajlarından biri de Özcan Köknel’le yaptığı idi.

Köknel, okullarda cinsel eğitim verilmesi gereğini belirttikten sonra, ana-baba okulları açılmasını tavsiye ediyordu.

Şu cümle, bu tespit çok doğru, çok gerçekçiydi:

“Erkekleri değiştirmeden, toplumu dönüştürmemiz mümkün değil.

Gerçekten de ana-baba okullarında bir çocuğa verilecek terbiye, eğitim konusunu öğrenmeliler.

Okullarda şu soruların yanıtı verilmeli:

Kimdi bu hakkı erkeklere veren? Ayrımcılığı, eşitsizliği kimden aldılar?

Vurdumduymazlığın, bencilliğin bir örneği, insan olma hasletimizden en önemlisini, yardım duygusunu da yitirdiğimizi gösterdi.

Bir durumun acı muhasebesi daha da üzücü.

Bu cinayet olayı yaşanırken, 19 yaşında olduğunu öğrendiğim bir genç cinayeti görüntülüyordu. Çocuklarımız ne zaman bu kadar soğukkanlı, bu kadar gamsız olabildi? Ne zaman görüntülemek, yardım etmekten, müdahale etmekten daha önemli oldu? Nasıl bu öne geçti? Sosyal medyada bir an önce paylaşıp ilgi çekmeyi çocuklarımız ne zaman öğrendi, kimden öğrendi?

Sosyal medyada takipçi sayısını arttırmak gibi sanal aldatmaca artık trajikomik bir hal aldı. Ciddi ciddi insanlar takipçi sayısından söz ediyor.

Televizyonlarda bazı haberleri dehşetle seyrediyorum.

Biri intihar için dama çıkmış, polisler, birçok kişi onu ikna etmeye, intihardan vazgeçirmeye çalışıyor, aşağıda biriken topluluk da onun fotoğraflarını çekiyor.

Utanç verici bir görüntü, bunu çeken zavallı ne yapıyor, akşam evine gidip bir intiharı ailesine mi gösteriyor? Çocuklarıyla vicdandan, insanlıktan uzak bu görüntüyü mü paylaşıyor?

Sosyal medya aslında bu çirkin çekimler dışında eğlendiriyor, herkesin kendini bir birey hissetmesini sağlıyor.

Hayatları tık sayısına göre düzenleniyor: Bu da yeni bir anlayış, ben onun için ‘Tıkçılık’ sözünü öneriyorum. O da yeni bir meslek.

19 yaşındaki çocuğun da bir sorumluluğu var elbette, bir ihmali yüzünden bir cinayet işleniyor.

İki söz artık belleklerimizden silinmeyecek, annenin “Yaşamak istiyorum” feryadı, “Sakın ölme anneciğim” sözleri.

Uzun süre bu iki feryat belleğimizde her sesin önüne geçecek.

KADIN ve anne üzerine bunca etkileyici edebiyat eseri varken, bunlar neden okunmadı? Kadın yazarlarımız -Tomris Uyar’ın anısından özür dileyerek- kadınları, anaları anlattı, onların hayatımızdaki yerini vurguladı. Önce okullarda çocuklarımıza bunlar okutulmalı, erkek ve kadın öğrenciler kendilerini, ailelerini tanımak için bu okuma eğitiminden geçmeli.

..............................................

Orman yangınları üzerine:

TEMA ile ilgili:

Gündemimizde olan diğer bir konu ise ormanı yangınları. Bir nebze olsun yaşanan kayıpları telafi edebilmek adına TEMA, İzmir’in dağlarında yeniden çiçekler açsın diye, herkesi fidan bağışı yapmaya davet ediyor.

Adıma genç bir meslektaşımın fidan bağışını görünce çok mutlu oldum, siz de tema.org.tr üzerinden bağış yapabilir, sevdiklerinize, dostlarınıza, arkadaşlarınıza sertifika hediye etmek, şu dönemdeki en anlamlı hediyelerden olsa gerek.

İzmir için açılan hesap numarası hesap adı TEMA Vakfı.

Şube: Türkiye İş Bankası Levent Şubesi (1035)

İBAN: TR18 0006 4000 0011 0351 2730 60

X