Doğan Hızlan

Doğan Hızlan

dhizlan@hurriyet.com.tr

Niçin, neden okuyoruz

OKUMA üzerine bir kitapsever olarak çoğu zaman düşünürüz.

Haberin Devamı

Başlangıcından bugüne okuma kavramının tarihini, gelişimini merak ederiz. İşte sözünü edeceğim kitap bu konuda bizi bilgilendiriyor ve pek çok sorumuzun da yanıtını veriyor.

Okumanın Tarihi - Steven Roger Fischer

Çeviren: A. Handan Konar

Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları.

İçindekiler:

Önsöz

I. Ölümsüz Tanık

II. Papirüs Dili

III. Bir Okuma Dünyası.

IV. Parşömen Göz.

V. Basılı Sayfa

VI. ”Evrensel Bilinç”.

VII. Geleceği Okumak

*

Önsöz- Steven Roger Fischer:

Okuma... Geçmişte ve şu anda, genciyle yaşlısıyla herkes okumanın önemini kabul etmek zorunda kalmıştır. Okuma, antik Mısır’da bir memur için “su üzerindeki kayık”tı. Dört bin yıl sonra Nijeryalı bir öğrenci için ise “derin karanlık bir kuyudaki ışık dokunuşu”. Çoğumuz için de sonsuza dek uygarlığın sesi olmaya devam edecek. Bugünün beyaz yakalı işçisi okumaya, yeme, içme, temizlik, seyahat, sosyalleşme ya da genel eğlence ve spordan daha fazla -yani, her işgünü beş ile sekiz saate kadar- vakit harcar. (Yalnızca uyuma aynı zamanı alır gibi görünmektedir.) Peki bilgisayar ve internet? Her ikisi de okuma devrimleridir.

Haberin Devamı

Ancak okuma, iş ya da internetten çok daha fazlasını kucaklar. Müzik ruha ne ise okuma da zihne odur. Okuma, meydan okur, güçlendirir, büyüler, zenginleştirir. Bizler beyaz kâğıt ya da bilgisayar ekranı üzerinde küçük siyah işaretleri algılarız ve onlar bizi gözyaşlarına sevk eder, yaşamlarımızı yeni sezgi ve kavrayışlara açar, hayatlarımızı düzenler ve bizi tüm varlıklarla ilişkilendirir.

Kuşkusuz daha büyük bir mucize yoktur.

Üçlemenin üçüncü ve son cildi (Dilin Tarihi ve Yazının Tarihi’nin ardından), Okumanın Tarihi bu mucizenin hikâyesidir. Okuma eylemini, okurları ve onların toplumsal çevrelerini tanımlar; ayrıca okumanın taş, kemik, ağaç kabuğu, duvar, anıt, tablet, parşömen, kodeks, kitap, ekran ve e-kâğıt üzerindeki çeşitli görünümlerini ele alır. Elinizdeki kitap Batı’nın okuma tarihi üzerine odaklanmakla beraber okumanın Çin, Kore, Japonya, Amerikalar ve Hindistan’daki gelişimini de betimler. Bu tür bir tarihin, okumanın yalnızca geçmişte ve bugün ne olduğuna değil aynı zamanda gelecekte de dünyaya nasıl ilham vermeye ve onu güçlendirmeye devam edebileceğine ilişkin daha iyi bir anlayış kazandırması umulmaktadır.

Haberin Devamı

Okuma ve yazma bir arada bulunsa da okuma aslında yazmanın antitezidir, gerçekten de ikisi beynin ayrı bölgelerini etkinleştirir. Yazma bir beceridir, okuma ise bir yeti. Yazma başlangıç itibarıyla geliştirilmiş ve daha sonra da kasıtlı olarak uyarlanmıştır; okuma ise insanlığın, yazılı sözün gizil yeteneklerinin daha derin anlayışına varmasıyla birlikte evrimleşmiştir. Yazının tarihi bir dizi ödünç alımlar ve düzeltmeler izlemiştir; okumanın tarihiyse toplumsal olgunlaşmanın art arda gelen evrelerini içermiştir. Yazma dışavurumdur; okuma ise izlenim. Yazma kamusaldır, okuma ise kişisel. Yazma sınırlıdır, okuma ise açık uçlu. Yazma anı dondurur. Okuma ise ebedidir.

Kısa tanıtım:

Haberin Devamı

Okumak, insanlığın belki de en çarpıcı ve kalıcı başarılarından biridir. Bu mucizenin kökenlerinden günümüze uzanan serüvenini gözler önüne seren Okumanın Tarihi’nde Mezopotamya’nın çivi yazılarının karmaşıklığından Antik Mısır’da sesli okumaya, Roma İmparatorluğu’nda yayılan kodeks kültüründen Rönesans’ın basılı kitap devrimine ve nihayet internet çağının ekranlarına dek okumanın farklı biçim ve anlamları inceleniyor.

Steven Roger Fischer, okumanın bireysel yaşamlarımızın yanı sıra toplumsal yaşamımızı nasıl etkilediğini tarihsel, kültürel ve teknolojik bağlamlarıyla ele alıyor. Okumanın toplumları dönüştüren gücünü, insan bilincinin gelişimini şekillendiren etkisini ve gelecekte bizi bekleyen olası dönüşümleri ortaya koyuyor.

Yazarın Tüm Yazıları