Doğan Hızlan

Doğan Hızlan

dhizlan@hurriyet.com.tr

Hem bireysel hem akademik edebiyat tarihi

Edebiyatta dünü bilmeden bugünü anlamanın mümkün olmadığını sık sık yazarım.

Haberin Devamı

 

Neleri okumanız gerekiyor, temel kitaplar, önemli adlar kimlerdir? Bütün bu soruların yanıtını İnci Enginün’ün, ‘Yeniler, Eskileri Nasıl Okur?’ kitabında bulacaksınız.

Kapağın altındaki yazı kitap hakkında ön bilgiyi veriyor:

“Ehl-i dil birbirini bilmemek insaf değil”

Türk edebiyatı üzerine çok önemli kitapları bulunan akademisyen İnci Enginün edebiyat tarihini ve bu tarih içinde önemli adları yalın bir dille yazmış.

Yazım tekniğine değinmeliyim. Enginün, İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı’na öğrenci olarak girdiğinden başlayan edebi serüvenini uzmanların dışındaki okurların da anlayabileceği bir edebiyat kıvamında yazmış. Onun için ben Edebiyat Fakültesi öğrencileri dışında edebiyat tarihini öğrenmek isteyen herkese tavsiye ediyorum

Haberin Devamı

İnci Enginün, kendi biyografisinden yola çıkarak neyi niçin okumamız gerektiğini inandırıcı bir üslupla aktarıyor.

Konu başlıkları

Bu Kitabın Oluşması Hakkında Birkaç Söz

MAKALELER

Hareket Noktası Türk Bengü Taşları

Nehir Destan Oğuzname (Oguz Bitig)

Masalların Dünyası

Nasrettin Hoca

Romancılarımız ve Mevlâna

Nesilden Nesile Garibnâme

Edebiyatçılarımız ve Yunus

“Hemşerim Yunus”

Yeni Türk Edebiyatında Fuzuli

Yeni Türk Edebiyatında Nef’i

Tanzimat Sonrasında Nedim’in Yorumlanması

Şeyh Galip’in Bugüne Etkisi

Abdülmecit Efendi ve Edebiyat

Saray ve Edebiyatçılar

Divan Edebiyatı Müzesi

Kim Demiş Geçmişle Buluşulamaz

Doğum Günüme Çağırmak İstediğim Tek Kişi

*

Bu Kitabın Oluşması Hakkında Birkaç Söz

“Liseyi bitirdiğim zaman sırlı bir kutu gibi görünen Divan edebiyatını öğrenmek arzusundaydım. Dil engeli, alfabe engeli korkutucu gelmiyordu. O günlerde derslerde okuduğumuz bazı şiirler beni büyülemişti. Öğretmenlerimiz kelime bilgimizi arttırmak için kendi kendimize sevdiğimiz ve anlamakta zorlandığımız şiir ve şarkılardan birer güldeste yapmamızı tavsiye etmişlerdi. Ben de iki deftere hoşlandığım şiirleri ve şarkıları yazmaya başladım. O zamanlar radyo, Türk klasik müziğini dinleyebileceğimiz tek kaynaktı ve gerçekten çok güzel ve eğitici programları vardı. Evdeki edebiyat tarihleri ve antolojilerin yanında Varlık Yayınları’nın Türk klasikleriyle ilgili kitaplarını da muntazaman takip ediyordum. Elimin altındaki bu kaynakları hayli okudum. Birçok şiir hatırımda kaldı, belki bazılarını bütün olarak da ezberledim.

Haberin Devamı

Fakat asıl ilgim bu şiirlerde beni çarpan mısralarda idi. Takip ettiğim dergilerde, ilk Türk şairinin Aprın Çor Tigin olduğunu Reşid Rahmeti Arat’ın bir yazısında okuduğumda, bu uzak çağrışımlara açılan ismi günlerce dilimden düşürmemiştim.

Beni bilinmeyenin büyüsüyle avlayan bir şair de Asaf Halet Çelebi olmuştu. Onun kitabının adını da öylece tekrarlayıp duruyordum: Om Mani Padme Hum! Çok eskide kalmış olan bu hatıraları neden yazdığıma gelince, zevklerimizin de bilgimizin de ancak zamanla gelişeceğini belirtmek amacından ibaretti.

*

Bu kitapta toplananlar, adı anılan birkaç büyük şairlerimiz hakkında on dokuzuncu yüzyıl ortalarından itibaren yapılan değerlendirmelerden oluşan yazılarımdır.

Haberin Devamı

Aslında her bir makalenin belki de bir kitap olacak kadar genişlemesi mümkündür. Nitekim çok tartışılan ve üzerinde yazılanlarla edebiyatımızda eskilik-yenilik meselesi hakkında bazı meslektaşımız çalışmıştır! Aynı nesil içindeki şairleri belli kümelerde toplayıp birbirine düşman gösterme mücadelesi de verilmiştir. Yeni bir hareket başlatanların çok sert olmalarını anlamak mümkündür, ama onlardan yararlanırken belirli şartlar altında söylenmiş sözlerini de mutlaklaştırmamak gerekir.”

“Ah bu eski şairler... Niçin onları sık sık okumaz ve sevmeyiz, bir türlü anlamam.”

Tanpınar

Kısa Tanıtım

İnci Enginün’ün makalelerini derlediğimiz serinin on ikinci cildinde eski Türk edebiyatı üzerine yazılar yer alıyor. “Orhon anıtlarından itibaren bütün Türk edebiyatına ilgi duymakla birlikte uzmanlaşmak için seçtiğim alan Yeni Türk Edebiyatı oldu; fakat ben bu mukayeseli bakış tarzımı hiç kaybetmedim, edebiyatı bütün olarak görmekten hiç vazgeçmedim” diyen Enginün, Türkçenin ilk yazılı belgeleri olan Orhon anıtları ve Oğuzname hakkındaki yazılarla kitaba başlıyor. Kitabın devamında, Romancılarımızın Mevlâna’yı eserlerinde işleyişi, Anadolu’da Türkçenin ilk büyük mutasavvıf şairleri Yunus Emre ve Âşık Paşa’yı değerlendiren Enginün, Divan şiirinin büyük şairleri Fuzulî, Nef’î, Nedim ve Şeyh Galip’in, yaşadıkları dönem dışındaki maceralarını, özellikle şair ve sanatkârların yorumlarıyla tespit edip inceliyor.

Haberin Devamı

“Divan şiiri hiç şüphe yok ki büyük bir şiirdi. Fazla kuralcılığı şairlere pek kıpırdanma hakkı vermese de büyük şairler çıkmıştı. Sadece bu kitaba alınan şairlere bakmakla bile onların ne büyük kaynaklar olduğunu anlamak mümkündür. Bugün onların dilini de kuralcılıklarını da ortak dünya görüşlerini de beğenmeyebiliriz; fakat onlar şiirlerini önce söylüyorlardı, yani önce ses ile kendilerini ispat ediyorlardı. Nitekim Yahya Kemal bu gerçeği yakaladıktan sonra ondan yeni şiirin nasıl yaratılması gerektiğini de çıkarabilmiştir. (...) Ben de sevdiğim şairlerden yola çıkarak zaman zaman onların on dokuz ve yirminci yüzyıllarda torunları tarafından nasıl değerlendirildiklerini gözden geçirmek istedim ve bazı yazarlar hakkında yazılar yazdım. Fuzulî, Nef’î, Nedim, Şeyh Galip’in Türk şiirinin hemen her devrinde etkileyici kimliklerini görmek şaşırtıcıydı. (...) Eski şiirimiz bize her bakımdan uzak olduğu için, onu bir sefer okumakla yetinemeyiz. Bu tür çalışmaların sadece vakıaları sıralamakla kalmaması, şiirin besleyici gücü olarak ele aldığımız şairin eserlerindeki macerasını incelemek lazım ki bu gerçekten uzunca bir zaman ve sabır gerektiriyor.”

İnci Enginün

Haberin Devamı

Bu kitabı kütüphanenize koyun, zaman zaman başvurmak gereğini duyacaksınız.

Bilgiyi sade bir dille aktaran bir edebiyat tarihi.

(Dergah Yayınları)

Yazarın Tüm Yazıları