Paylaş
Hiç kuşkusuz bu türlerin başında felsefe geliyor. İnsanlık tarihini, varoluş problemini, yüzyıllara dağılan varoluş serüvenimizi ancak felsefeden öğrenebiliriz.
Felsefe bizim birçok sorumuza cevap verir.
Betül Çotuksöken’in kitabı bugünün okuruna felsefeyi öğretiyor:
Yeni Başlayanlar İçin Felsefeye Kısa Bir Giriş - Betül Çotuksöken
İthaf
“(...) Eskiden insanoğlu bu dünyada
Dertlerden, kaygılardan uzak yaşardı,
Bilmezdi ölüm getiren hastalıkları.
Pandora açınca kutunun kapağını,
Dağıttı insanlara acıları dertleri.
Bir tek Umut kaldı dışarı çıkmadık
Kapağı açılan dert kutusundan.
Umut tam çıkacakken Pandora kapamıştı kapağı,
Böyle istemişti bulutları devşiren Zeus.
O gün bugündür insanların başı dertte,
Toprak bela doludur, deniz bela dolu,
Geceler dert doludur, gündüzler dert dolu,
Salgınlar başıboş dolaşır sessizce
Ölümlülerin çevresinde, (...)
6 Şubat 2023 ve sonrasında yaşanan depremlerde yaşamını yitirenlere saygıyla.
Metnin çevirisi:
Hesiodos, Theogonia – İşler ve Günler. Çevirenler: Azra Erhat – Sabahattin Eyüboğlu, Türkiye İş Bankası Yayınları.
Sunuş
Felsefe alanında yazılmış olan kitapların birçoğunun ortak başlığı “Felsefeye Giriş”tir. Bu girişlerin içerik olarak ne denli çeşitli olduğu bilinmektedir, hatta bu kitapların gerçekten bir giriş olup olmadıkları da tartışmalıdır.
Herhangi bir bilgi dalına giriş niteliğinde bir kitap yazmak üzere yola çıkanların sorumluluklarının çok büyük olduğunu düşünüyorum. Üstelik de felsefe alanında bu sorumluluğun çok daha büyük olduğunu ileri sürüyorum. Çünkü felsefe söz konusu olduğunda, birbirinden çok farklı boşsöz kalabalığı, bir Ortaçağ deyimiyle flatus vocis’ler toplamı ortalığı sarmakta; yazılanlar, ilgili bilgi dalını aydınlatmaktan çok karartmaktadır, okurları ürkütmektedir. Çünkü felsefe bağlamındaki “giriş” yazarlarının birçoğu, yalın ve sade olanın dışına çıkıp, çoğun karmaşık bir biçimde yapıtlarını oluşturmaktadırlar.
KISA TANITIM
Yeni Başlayanlar için Felsefeye Kısa Bir Giriş’in temel amacı felsefi söylemlerin çoğulluğunda yitip gitmemek, yalınlığı yakalamak, felsefi olanla olmayanı ayırt edebilmek. Felsefe dünyasındaki bu denli farklı yazma çabası, ortak paydasına ya da paydalarına nerede ulaşıyor? Felsefenin nabzı nerede atıyor? İnsanın, bilginin, yaşamın bütünlüğü nerede kendini ele veriyor? Yaşama dünyasının karmaşıklığından nasıl kurtulabiliriz ya da karmaşıklıkla nasıl başa çıkabiliriz? Felsefe burada en büyük yardımcımız. Çünkü felsefe “dışdünya-düşünme-dil” ya da “varolan-kavram-terim/sözcük” arasındaki ilişkilerde varoluyor; insan-dünya-bilgi/bilgi olmayan ilişkilerinin arasında felsefe bir “düşünme yolu”, “bilme yolu” ve bir “yaşama yolu” olarak beliriyor. Felsefenin en ortak sesini dinleyerek “düşünelim”, “bilelim”, “yaşayalım”, kısaca varolalım!
(Papatya Bilim Yayınları)
Paylaş