Paylaş
İÇİNDEKİLER
Önsöz
Giriş
Şiir Sosyolojisi İçin Kalkış Noktası
Edebiyat: Toplumun Aynası
Şiirdeki Toplum: İlişkisel ve Süreçsel
Bourdieu’den Hareketle
Sosyolojide Edebî Vaka İncelemeleri
Hülasa
Yeni Bir Şiir Neye Karşı Doğar?
1950’lere Gelindiğinde Türk Şiiri Alanı
Mülkiye, Geçmişin Telafisi ve Alana Giriş
Habitus Yankısı: Sezai Karakoç
Kuşak Çatışması Yahut Şiir Sanatı
Kendini Yazan Habitus
Aşkın Mizahı
Kederin Soyutlanması
“Gülün Tam Ortasında” Dilin Dönüşümü
İmgenin Kitap Hali: Üvercinka
Göçebenin Evi
Sonuç - Ekler - Kaynakça - Dizin

Kitabın oluşumu
2015-2016’da bu çalışmayı yaparken Beyazıt Devlet Kütüphanesi, Boğaziçi Üniversitesi Aptullah Kuran Kütüphanesi ve İSAM Kütüphanesinde uzun vakitler geçirdim. Kütüphanelerde bulduğum 1950’lerin dergilerini, şiir kitaplarının ilk baskılarını, daha sonra basılmamış kitapları, Mülkiye’ye dair pek çok kaynağı ve hatıratı tez yazmaktan sapma pahasına iştahla okudum. Bu çalışma bir yanıyla böyle öznel bir sınanmadan, bir yanıyla da bir sosyoloji yüksek lisans tezi olduğu için ait olduğu bilimsel alanın nesnel sınanmasından geçti. İki saati aşkın süren savunmada jürideki değerli akademisyenlerin, çoğuna hak verdiğim eleştirel görüşlerinden nasibini aldı. Ancak sonraki yıllarda doktora tezim ve diğer çalışmalarım başka konulara odaklandığı için uzun süre tez hâlinde kaldı.
*
Kitap başlığından itibaren şiir sosyolojisi olma iddiasını taşıyor. Bir şairin şiir hakkında ne yazdığını merak edip bu satırlara gelenler, bir sosyoloğun yazdıklarıyla karşılaşmaya hazır olmalı. Şiirin sosyolojisini yapmanın bir şair için ne anlama geldiğini tartışmayı başka fırsatlara bırakıyorum.
Bakış Açısı
Şiir sosyolojik bir gözle açıklanabilir mi? Yeni bir şiirin doğuşu sadece poetik tartışma ve ayrışmaların sonucu mudur? Şiirin en kapalı ve öznel taraflarında toplumun etkisini nasıl görebiliriz?
Bu çalışma, Türkiye’de en çok okunan şairlerden biri olan Cemal Süreya özelinde, İkinci Yeni şiirinin oluşumunu sosyolojik açıdan inceliyor. Süreya’nın 1950’ler boyunca yazdığı şiirlerle toplumsal deneyimi arasında mekik dokurken; şairi dönemin politik ve kültürel iklimine, diğer şairlerle girdiği ilişkilere yerleştiriyor. Bunu yaparken alan, habitus ve eser arasındaki karşılıklı şekillenme süreçlerini birlikte okumayı teklif eden yeni bir teorik zemin sunuyor.
Mülkiye öğrencilerinin sosyal profilinden şiirdeki söz sanatlarına kadar farklı gerçeklik boyutlarını bir araya getiren kitap, bir toplumsal eylem olarak şiirin sosyopolitik belirlenimlere karşı kendini yazma yolu olabileceğini gösteriyor. Böylece, günümüz sosyolojisinde yaygın olan habitus kavramını da yeniden ele alarak ufuk açıcı bir inceleme ortaya koyuyor. Sadece sosyal bilimcilerin ve edebiyat uzmanlarının değil, şiire ve Cemal Süreya’ya ilgi duyan herkesin istifade edeceği bir çalışma.
(Vakıfbank Kültür Yayınları)
Paylaş