Biyografi kitapları

Genel sözlükler dışında bestecilerin, sanatçıların, operacıların biyografileri yazılmalıdır.

Haberin Devamı

Biyografi yazmanın zorluğunu eli kalem tutan herkes bilir. Ne var ki bir sanatçının sanat dünyasındaki yerini biyografi kitaplarından öğrenebiliriz.

Radi Dikici’nin Müzeyyen Senar ve Zeki Müren üzerine iki biyografi kitabını anmalıyız.

Müzik ansiklopedilerinde sanatçıların hayatı yer alıyor, ben bağımsız biyografi kitaplarını bekliyorum.

Özellikle opera bestecilerinin, solistlerin kitapları gerekiyor.

LEYLA GENCER’E DAİR

LEYLA GENCER için okunmasını salık vereceğim iki kitap var. O kitaplar, bir divanın dünyadaki başarısını bize aktarıyor. Onu tanıdığım, LP’lerini, CD’lerini dinlediğim için kitapları da bilgilerimi tamamlıyor.

Hiç kuşkusuz bu kitaplar onun kayıtlarını dinlemeye götürmeli sizi. Ne yazık ki bu kayıtların çoğu korsan olduğu için sanatçıya bir şey kazandırmadı. İtalya’ya gittiğimde birçok LP’nin satıldığını gördüm. Diva unvanının çok kullanıldığı ülkemizde belki bu kitaplar kimin diva olduğuna karar verirler.

Haberin Devamı

Üzerine yazılan kitapları bir kez daha anımsatmak istedim:

- ‘Ben Leyla Gencer - La Diva Turca’ - Evin İlyasoğlu

Ünlü keman virtüözü Isaac Stern, ‘İlk 79 Yılım’ adlı kitabının önsözünde şöyle der: “Müziğin hizmetine girmek bir meslek edinmek değil, bir yaşam biçimidir. Bunun için iki şeye sahip olmalısın: Birincisi, ne olmak istediğin hakkında küçük yaştan itibaren kesin bir fikre; ikincisi, o isteğinin gerçekleşmesi için gereken özgüvene, mücadele gücüne ve gurura.”

İşte Leyla Gencer’in müzik serüveni bu düşüncenin hayata yansıması olmuştur adeta.

Safranbolulu bir baba ile Polonyalı bir annenin kızı olan Leyla Gencer, Çubuklu’da dünyaya geldi, Fransız dadısının çok kültürlülüğü ve evde piyano çalan annesinin söylediği Lehçe şarkılar aracılığıyla henüz hayatının ilk yıllarında müzikle tanıştı. Soprano Arangi-Lombardi ile çalışması hayatının dönüm noktalarından biri oldu. İlk opera temsilini Ankara’da verdi. 1953’te İtalyan radyosundaki kaydıyla da ilk kez sesini dünyaya duyurdu.

Biyografi kitapları

Leyla Gencer, küçük yaşından itibaren sahnede olmayı aklına koymuştu. Özgüveniyle, çalışkanlığıyla, savaşçı kişiliğiyle hayatını bu fikre göre şekillendirdi. Opera kültürü olmayan bir ülkeden çıkıp bu kültürle evrilmiş bir ülkenin, İtalya’nın ortasında kendini ispat etmek için verdiği mücadelelerle, tam 25 yıl boyunca operanın mabedi sayılan La Scala’nın ‘prima donna’sı oldu. Sonraki 25 yıl da ölünceye kadar, eğitimci olarak opera dünyasına hizmet etti.

Haberin Devamı

Zamanının büyük sopranolarıyla girdiği rekabetle, tarihi şefler ve rejisörlerle birlikte çalışmasıyla, büyük bestecilerin gölgede kalmış yapıtlarını keşfetmesiyle, repertuvarındaki yetmiş üç opera ve canlı temsillerden kaydedilen sesiyle 20. yüzyıl opera tarihine geçmeyi başaran ‘La Diva Turca’, bugün de ‘Divaların Divası’ olarak anılmaktadır.

‘Ben Leyla Gencer - La Diva Turca’ kitabı, sesiyle ve dramatik gücüyle iz bırakan sanatçıyı kişileştirerek kendini var etme yolculuğunda yaşadığı coşkularını, hayal kırıklıklarını, sevinçlerini, acılarını kendi ağzından hikâyeleştirirken, okuru operanın coşkulu yıllarına götürüp müzik dünyasında bir yolculuğa çıkarıyor.

Haberin Devamı

- ‘Leyla Gencer: Tutkunun Romanı’ - Zeynep Oral

‘Tutkunun Romanı’, içinin ateşiyle yeryüzünü tutuşturmaya hazır; acıyı ve sevinci, korkuyu ve öfkeyi, dostlukları ve ihaneti, aşkı ve nefreti kendi özel bahçesinde yeşerten; güçlüklere, engellere, baskılara meydan okuyarak savaşmaktan yılmayan; yeryüzü uçurumlarını sınayan Leyla Gencer’in, ‘La Diva Turca’nın romanıdır, onu, hep uçurumların kıyısına götüren tutkusu ve sesiydi... Onu, hep uçuruma, boşluğa, hiçliğe, yokluğa düşmekten kurtaran tutkusu ve sesiydi... Tutkusu, var olma nedeni, şarkı söylemekti... İnançla, inatla, hırsla, aşkla, ülkeden ülkeye, sahneden sahneye, dipsiz kuyuların en dibiyle gökyüzündeki bulutların en yükseği arasında gidip gelirken cenneti ve cehennemi yaşıyordu...

Yazarın Tüm Yazıları