GeriDilek Avşar Aşk estetikleri
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Aşk estetikleri

Şubat ayı geldiğinde birçok kişi için farklı bir heyecan başlar. Özellikle pandemiyi yaşadığımız bu sene, birçok organizasyon ertelenmiş olsa da “14 Şubat Sevgililer Günü” her yıl olduğundan daha farklı kutlanacağa benziyor...

Sevgililer Günü öncesi kadınlar estetik operasyon yaptırmayı tercih edebilir. İşte bu dönem en fazla yaptırılan 5 işlem:
1- Meme estetiği
2- Dudak dolgusu
3- Cilt bakimi
4- Lazer epilasyon
5- Şok diyetler

Meme estetiği

Genç kadınlarda meme küçüklüğü zaman zaman sıkıntıya neden olabilir. Aslında meme küçüklüğü işlevsel olarak hiçbir sıkıntıya neden olmaz. Sadece estetik olarak vücut konturunu tamamlamak için meme büyütmek istenebilir. Özellikle göğüs dekoltesini tamamlamak için hafif dolgun meme dokusu tercih edilebilir. Günümüzdeki trend, doğal ancak dekoltesi dolgun duran Fransız tipi meme...
Tabii ki, kişiler tüm estetiklerini yaptırırken kendilerini daha iyi hissetmek ve vücut konturlarını tamamlamak için bu tür operasyonları kabul eder. Ancak gençler bazı operasyonları özel günlerinden önce tamamlamak isteyebilir. Örneğin; mezuniyet öncesi ihtiyaç varsa burun estetiğini yaptırmak, okula başlamadan kepçe kulakların düzeltilmesi ya da düğün öncesi meme estetiği istenmesi gibi Sevgililer Günü’ de böyle bir bahaneye neden olabilir.
Günümüzde koltuk altı çizgisinden girilerek meme protezi yerleştirmek, iz bırakmadığı için tercih edilen bir operasyon. Meme ucu ve meme altından yapılan teknikler değişse de operasyon sonrası tam olarak toparlanma ortalama 2 haftayı bulabilir.
Tüm estetik ameliyatlarda gözlemlemiş olduğumuz diğer bir konu da estetik ameliyata giren kişiler aile desteği aldığında daha kolay iyileşme gösterebilir. Bu nedenle, meme operasyonu gibi iyileşmenin zaman aldığı işlemlerde mutlaka rahat bir zaman tercih edilmeli ve operasyon sürecinde kişiler, eşlerinin ya da ailelerin desteğini almalı.

Dudak dolgusu

İnce ve asimetrik dudakların daha sağlıklı ve estetik görünümünesin hyalüronik asit içerikli hazır dolgulardan faydalanılır. Eğer dudak volümünüzün eksik olduğunu düşünüyorsanız, özel bir davet ya da özel bir günde dudak dolgusu yaptırarak kendinizi daha etkileyici hissedebilirsiniz. Ancak medikal uygulamalarda geçici olarak da olsa morarma, şişme ve asimetri riskinin varlığı bilinmeli. Bu tür işlemlerden önce alkol, bitki çayı, enerji içeceği ya da kan sulandırıcı etkisi olan içecekler, hatta kullanılan bazı ilaçlar da hekime danışılarak belirli bir süre için kesilebilir. O yüzden bu uygulamaları yaptırırken sıkışık bir zamanda değil, rahat bir döneme göre plan yapmak gerekir. Özellikle maske kullandığımız için dudak ve yüzde oluşacak morluk ve şişkinlikleri saklamak kolay olsa da dikkatli davranılmasında yarar vardır.

Dudak dolguları yapılırken doğal dudak şekline sadık kalmak ve dudağın etrafına taşmamak çok önemlidir. Dudağı kendi içinde büyütmek ya da şekillendirmek gerekir. Günümüzde tercih edilen dudak dolgularında, geçici etkiye sahip olan ve içinde hiçbir kimyasal ürün bulunmayan hyalüronik asit ile yapılmış ürünler kullanılmalıdır. Ortalama dudak dolgusunun kalıcılığı 4-6 ay olsa da tekrarlandıkça kalıcılık artabilir.

Cilt bakımı

Stresli günler yaşadığımız ve maske kullandığımız bu süreçte cildimizin nefes alması çok önemlidir. Pandemi günlerinde belki makyaja birçoğumuz ara verdi. Ancak maskenin mekanik bariyer etkisi cildin hava almasını engellediği için cilde belirli zamanlarda derinlemesine temizlik yapıp nem vermek hem yaşlanmayı önler hem de temiz bir cilt dokusu oluşmasını sağlar.
Temiz bir cilde hafif bir makyaj yapıldığı zaman daha kalıcı olmasını ve akmamasını sağladığı gibi cildin sağlıklı görünür. Cilt bakımı sırasında kişinin cildine el değmemesi, sıkma işleminin yapılmamsa da ayrıca önem taşır. Modern cilt bakımlarında buhar kullanımı kesilmiş, el değmeden yapılan soğuk uygulamalar tercih edilmelidir.

Lazer epilasyon

Temiz ve pürüzsüz bir cilt özel günlerin dışında her gün tüm kadınların en büyük önem verdikleri konulardan biridir. Tüm vücut epilasyonu için en uygun mevsimi yaşıyoruz.
Bronzluğun açıldığı ve istenmeyen tüylerin ortaya çıktığı bugünlerde, doğru cihazlarla tecrübeli kişiler tarafından yapılan lazer epilasyon tedavileri hem ciltte pürüzsüz bir yapı hem de parlak bir cilt oluşmasını sağlar. Özellikle Q-Switch lazer uygulamaları cildin ve kolların pürüzsüz olmasında büyük bir etkiye sahiptir.
Bugünlerde yaptıracağınız epilasyon uygulamaları hafta sonu için size büyük bir rahatlık sağlayacaktır.
Ancak hassas cilt yapısına sahip kişilerde epilasyon sonrası kızarıklık, döküntü ve kaşıntı da olabileceği bilinmelidir. Lazer epilasyon sonrası ise cildi iyi nemlendirmek gerekir.

Şok diyetler

Pandemi sürecinde bazılarımız karbonhidratı, tatlıyı çok tükettiğimizden alınan birkaç fazla kilo kişinin daha ileri yaşta gözükmesine neden olabilir. O yüzden de özel günler öncesi kalorisi düşük sebze ve protein ağırlıklı diyetler ve gece orucu çok tercih edilir. Şok diyetlerin çok uzun olmaması ve diyetlerin mutlaka yürüyüş, spor ve yoga gibi fiziki aktivitelerle desteklenmesi gerekir.
İşte kadınlar bu özel güne belki de aylar öncesinden hazırlanırken erkeklerin ise daha rahat olduklarını görüyoruz. Özel bir gün öncesi genellikle saç, sakal tıraşı ve özellikle el ayak bakımlarını yaptırmaları önemlidir. Zor geçirdiğimiz bu günler aşkın ve sevginin ne kadar kıymetli olduğunu hepimize bir kez daha gösterdi. Ben de tüm okurlarıma bu yıl aşkı; özel ve iş hayatlarından daha da çok sağlıklarında bulmalarını diliyorum.

 

X

Yaz terlemelerinin önüne geçmenin yolu var

Başlıkta “yaz terlemesi” olarak geçse de terleme birçok kişi için büyük sorun. Her ne kadar fiziksel bir olay olsa da; terleme yarattığı koku ve kötü görünümle sosyal yaşamda son derece rahatsız edici bir sağlık sorunu.

Terleme sorunuyla gelen danışanlarım genellikle şöyle diyor: “Dilek hocam her şeyi denedim ama terlemenin önüne geçemedim. Kullanmadığım deodorant, denemediğim bitkisel yöntem kalmadı ama çare olmadı. Aşırı terleme için ne yapabilirim?”
Burada önce terlemenin sebeplerine bakmalıyız. Çünkü aşırı terlemeye sebep olabilecek birden fazla neden var.
Hipoglisemi, ateş ve enfeksiyonlar, diyabet, hipotiroidi yani tiroid bezinin normalden fazla çalışması, kalp ve akciğer rahatsızlıkları ya da bazı vitaminlerin eksikliği aşırı terlemeye sebep olabilir.
Ben danışanlarıma önce gerekli tetkikleri yaptırıp yaptırmadıklarını sorar, terlemenin sebebiyle ilgili gerekli araştırmaları teyit etmek isterim. Eğer herhangi bir sorun bulunmadıysa, koltuk altı ve avuç içi ya da ayak tabanı botoksunu öneririm.

OSCAR’DA MODAEVLERİ
BOTOKSU ŞART KOŞUYOR

Aşırı terleme sorununda botoksun nasıl uygulandığına geçmeden önce sizinle kısa bir anekdotu paylaşmak isterim. Bu sorunla gelen hastalarım nedense sadece kendilerinin bu durumdan muzdarip olduklarını düşünüyor. Oysa TV’de, sinemada gördüğümüz oyuncular, göz önünde olan birçok insanda da aynı problemin olduğunu bilmelisiniz.

Yazının Devamını Oku

Yaş gruplarına göre bakım önerileri

Geçen haftaki yazımda doğum sonrası bakım önerilerimi paylaşmıştım. Bu hafta ise 40 ve 50’li yaşlardaki kadınlarımıza bakım önerilerinde bulunmak istiyorum. Çünkü bu yaş döneminde cildimizin, yüzümüzün daha fazla ilgiye ve bakıma ihtiyacı vardır.

Her yaş grubunun, cilt yapısına göre farklı bakımlarla ve ameliyatsız yüz gençleştirme-iyileştirme uygulamalarıyla desteklenmesi gerekir. Normal şartlarda 30’lu yaşlarda biri, botoks gibi ufak dokunuşlarla ve yeni nesil cilt bakımları ile uzunca bir süre o yaştaki tazeliğini ve canlılığını koruyabilirken 40’lı yaşlarda cildin artık daha fazla bakıma ve desteğe ihtiyacı olur. Çünkü yıldan yıla azalan kolajen miktarı, cilt altında doku kaybına sebebiyet verir ve bu da şakaklarda çökmeye, yüz ovalinde bozulmalara; yer çekimi ile de sarkmaların daha görünür hale gelmesine sebebiyet verir. O yüzden de bakım ve iyileştirme uygulamaları düzenlenirken her yaş grubuna ayrı işlemleri sunmak gerekir.

Kişiye özel, kişinin yaşantısına, yaşına, genetik yapısına uygun ve cilt/yüz sorunlarına çözüm sağlayacak, danışana kendisini iyi hissettirecek tedavi iyileştirme uygulamaları sunulmalıdır. Bununla birlikte danışan/hasta da ameliyatsız yüz gençleştirme uygulamalarının ciltte yarattığı iyileşmenin süresini uzatmak için uygulamalarına sadık kalmalı ve harfiyen uymalıdır.

Sadece botoks yeterli olur mu?

Cildine daha genç yaşlarda yatırım yapmış, minik minik botoks ile ince çizgilerin görünümünü iyileştirmiş, cildinizi de vitamin uygulamalarını rutin olarak takviye ettiyseniz şanslısınız.
Çünkü bu yaş grubuna bir adım önde ve avantajla gireceksiniz. Evde krem sürmeye üşenenlerdenseniz sadece botoks sizin için yeterli olmayabilir.
Ancak yine de botoks bu yaş guruplarında uygulanacak işlemlerle birlikte göz çevresinde ve alın bölgesinde yerleşmeye başlayan kırışıklıkların görünümünün iyileştirilmesi için kullanılmalıdır.

Yazının Devamını Oku

Doğum sonrası estetik

Anne olmak bir kadının hayatındaki dönüm noktalarından biridir. Karnında 9 ay 10 gün boyunca taşıdığı yavrusu ile kavuşmak dünyada eşi benzeri ve tarifi mümkün olmayan bir hissi yaşatır. Ancak daha önce deneyimlenmeyen bu dönem kadına duygusal inişler-çıkışlar yaşatırken, bedenen yaşanan değişimler de yeni annenin ruh halini etkileyebiliyor.

Oysa doğum sonrasında toparlanmak için sadece zamana ihtiyaç var. Bu yazımda doğum sonrasında toparlanmak için neler yapılabileceğini, yeni bebek sahibi olmuş annelerimizle paylaşmak istedim.
Hamilelik, kadınların vücudunda değişimlere sebep olan ve doğum sonrasında da toparlanması zaman gerektiren bir süreç. Kimi kadınlar doğumdan hemen sonra eski formlarına kavuşsalar da büyük bir bölümünün toparlanmak için zamana ihtiyaçları oluyor.
Öncelikle yeni annelere ilk önerim, bebekleriyle tüm anların keyfine varmaları olur.
Zaten o süreçte hamilelikte alınan kiloların bir kısmı emzirme ile veriliyor. Eğer süt yapsın diye fazlaca tatlı ve kalorili yiyecekler tüketmezseniz toparlanma dönemi de çok uzun sürmüyor.
Doğumdan belli bir süre geçtikten sonra hafif yürüyüşlere de başlarsanız inanın bebeğiniz yaşına gelmeden epey yol kat etmiş olacaksınız. Hâlâ kendinizden memnun değilseniz emzirme dönemi sonrasında bir uzmana danışarak birlikte çizeceğiniz yol haritası ile formunuza kavuşabilirsiniz.

Hamilelik sonrası anneler bize

Yazının Devamını Oku

Ramazan’da formumuzu nasıl koruyabiliriz?

Ramazanda en çok sorulan sorulardan biri, “Formumu nasıl koruyabilirim?” Ramazan irademizi, nefsimizi sınayacağımız, içinde çok derin anlamları olan bir ay. Dolayısıyla sahurda çok yemek yiyeceğimiz, iftarda da ihtişamlı sofralarda ezan saatini bekleyeceğimiz “yeme-içmeye” odaklanılan bir dönem değil.

Bugün aslında hepimizin bildiği ancak bilse de riayet etmekte zorlandığı bir takım formda kalma kurallarını ramazan ayını da fırsat bilerek yazımda yer vermek istedim. Çünkü ne yazık ki büyük bir çoğunluğumuz “Aman nasıl olsa oruç tutuyorum. Akşam da istediğimi yerim” düşüncesiyle mükellef sofralarda oruç açıyor. Oysa bütün gün aç kalmış beden için doğru bir tercih değil. Değerli beslenme uzmanları arkadaşlarımızın önerisi; et suyuna bir çorba, ardından dinlenerek yenilecek protein ağırlıklı bir beslenme düzeni ardından sahura kadar bol su tüketmek ve yine sahurda yeni güne başlamak.

Oruç tutarken mutlaka düzenli yürüyüş yapmalıyız. Ağır yenen yemeklerin, akşam geç saatte afiyetle yenen tatlıların diyetini hafif tempolu yürüyüşlerle mutlaka ödemeliyiz. Sizlerin de bildiği gibi geç saatte yenen tatlılar, karbonhidratlı yiyecekler ne yazık ki hanemize yağ olarak ekleniyor. Beslenme ile ilgili altın kurallara uyduktan sonra şimdi de ramazan ayında eksi kiloda ya da formumuzu koruyarak çıkmak için kliniklerimizde sizlere nasıl destek olabileceğimizden de bahsetmek istiyorum.

Ameliyatsız uygulamalar

Önümüz yaz olduğu için özellikle formumuzu korumak ve içinde bulunduğumuz pandemi sürecini düşünürsek alınan kilolarla mücadele ettiğimiz bu dönemde bölgesel yağlanma, bölgesel incelme ve selülit uygulamalarına ramazanda rahatlıkla yaptırabilirsiniz. Danışanlarıma önerdiğim etkin sonuç aldığımız uygulamaları yazın bu bölümünde okuyabilirsiniz.
Genel olarak ameliyatsız vücut estetiği olarak nitelendirdiğimiz bu uygulamalar ağrısız, acısızdır ve anestezi gerektirmez.
Bu yılın trendlerinin en başında gelen ve etkin sonuç aldığımız, danışanlarımızın çok memnun kaldığı; ameliyatsız, radyofrekans ile incelme sağladığımız cihazlı bir uygulamadır.
Medikal estetik teknolojileri geliştikçe acıyı, ağrıyı azaltan cihazlar da artmaya başladı. Dolayısıyla özellikle ramazan ayında açlığın üzerine acı çekmeyi danışanlarımız istemiyor. Gönül rahatlığı ile önerdiğimiz bu uygulamada, karın, bacak, sırt ve kol bölgelerine rahatça uygulanabiliyor. Bu sistemde vakumlu radyofrekansla yağ hücreleri sıvılaştırılıyor ve daha sonra lenf sistemiyle uzaklaştırılıyor.

Yazının Devamını Oku

Dudak dolgusu deyip geçmemeli

Dudak dolgusu denildiğinde akla hemen dudaklara hacim kazandıran, görsel ve estetik olarak kadını güzelleştiren bir uygulama akla gelir. Oysa dudak dolgusu sadece dudaklara hacim kazandırmak için değil, dudak konturunu netleştirmek ve özellikle yaş alma ile birlikte sönen, biçimini kaybeden dudaklara eski görünümünü kazandırmak için de yapılır.

Dolgu dediğimizde dudaklara bir daha asla tekrarlanması gerekmeyen, kalıcı bir işlem olarak düşünürüz. Dudaklara ilk dolgu yapılmaya başlandığı zamanlarda kullanılan içeriklerden dolayı o dönem yapılan uygulamalar kalıcı olabiliyormuş.
Ancak medikal tıpta teknolojiler ilerledikçe dudak dolgusunda kullanılan maddeler de değişti. Danışanlarımızın isteğine bağlı olarak ürün tercihi yapılarak, dudak dolgusunun çeşidine karar verebiliyoruz. Artık sadece dudaklara hacim vermek için değil, farklı sorunlara çözüm sağlayacak, farklı akışkanlıkta ve yoğunlukta dolgular önerip, kullanabiliyoruz.
Burada belirtmek isterim ki dudaklarınızın görünümü yüzünüzle bir bütünlük sağlamalı, alt ve üst dudak orantısına muhakkak dikkat edilmelidir. Güzel bir dudak nasıl olmalı diye sorarsanız; hacmi, simetrisi, yüzünüzle genel ve kendi içinde orantısı olmalı. Ayrıca gülümserken diş etleri görünmemelidir.

Dolgu nedir? İçeriğinde ne vardır?

Dilimize dolgu olarak oturmuş olan bu uygulama aslında hyalüronik asit bazlı akışkan ve hacim kazandırma özelliği olan medikal içeriktir. Hyalüronik asit dışında farklı elementleri, maddeleri içeriğinde barındıran cildin su tutma kapasitesini artırarak enjekte edildiği bölgeye kısa sürede hacim kazandırır.
Yaş alma ile birlikte artan, dudağa dik inen ve barkod çizgisi olarak anılan, dudak konturunu bozan, özellikle ruj sürüldüğünde dağılmış bir görüntü yaratan çizgilerin iyileştirilmesinde de önerdiğimiz ve sıkça uyguladığımız bir medikal estetik uygulamadır. Yazımın başında dediğim gibi teknoloji geliştikçe danışanlarımızın talebine uygun olarak dolgu seçebiliyor, önerebiliyoruz.

Nasıl yapılır?

Yazının Devamını Oku

Ellerimiz en büyük emekçimiz

Biri yirmili yaşlarda diğeri de daha ileri bir yaşta çekilmiş iki el fotoğrafını yan yana koysak ne gibi farklar görürüz? Yirmili yaşlarda eller daha pürüzsüz ve daha dolgundur. Yaş ilerledikçe de kolajen üretimi durur. Peki, biz bu emekçilere gereken ihtimamı gösteriyor muyuz?

Çoğumuzun el bakımı dendiğinde aklına manikür geliyor. Oysa manikür ya da gece sürülen kremler ellerimize sadece yüzeysel bakım sağlar. Ne mevsim geçişlerinde oluşan ne de ilaç kullanımı ve genetik yatkınlıklardan dolayı oluşan kurulukları süreceğimiz kremlerle tedavi etmek, iyileştirmek mümkün olmayabilir.
Bunun yanı sıra güneşlenme ya da hamilelikle oluşabilecek lekeler de yaş alma ile derinleşir, renkleri koyulaşır.
Ancak söylemek isterim ki medikal estetik uygulamalarla ellerimizin görünümün iyileştirebilir, yüzümüz ve vücudumuzla daha bütünleşik bir görünüm almalarını sağlayabiliriz. Yine özellikle 30’lu yaşlara gelindiğinde önce duran ve sonra da her yıl yüzde 1 oranında azalmaya başlayan kolajen ile birlikte ellerimizde başlayan yaşlanma, yaş alma sürecini de uygulanacak tedavi protokolleri ile durdurabilir, yaş almanın ellerimizde görünen izlerini silebiliriz.

Doku kaybı ile ilgili neler yapıyoruz?

Ellerimizin üzerinde yaş alma ile ortaya çıkan içi boşalmış, kemikli ve kırışmış görünümü yağ enjeksiyonları ya da kristal bazlı dolgu uygulamaları ile iyileştirmek mümkün. Yağ enjeksiyonlarında vücudun farklı bir bölgesinden alınan yağ, lokal anestezi ile ellere tatbik edilir. Uygulama sonrasında ellerde ödem oluşabilir. Uygulama sonrasında aynı gün içinde sosyal hayata dönülür. Ellerde kullanılacak dolgu diğer uygulamalarda kullanılan şekillendirme amaçlı ürünlere göre daha yoğundur. Kalıcı çözüm sağlamaz, ancak 1 yıl ile 18 ay arasında tekrar edilebilir. Yağ enjeksiyonunda olduğu gibi kişi, uygulama sonrasında aynı gün sosyal hayatına dönebilir. Her iki işlem de çok ağrılı, acılı değildir.

Lekeler için neler yapıyoruz?

Yazının Devamını Oku

Vitaminlerin cilt için önemi

Aynaya baktığımızda hepimiz ışıl ışıl parlayan bir ciltle, aydınlanmış göz altlarıyla, dinamik ve mutlu bir ifadeyle karşılaşmak isteriz. Aksi takdirde enerjimizi kaybederiz, motivasyonumuz düşer. Özellikle son dönemde artan çevrim içi görüşmelerle nasıl göründüğümüz daha da önem kazandı. İyi bir görünüm sağlamada en büyük destekçimizin “vitaminler” olduğunu söyleyebilirim.

Her gün onlarca danışanımla bir araya geliyorum. Herkes artık yaşsız bir görünüm yerine yaşının iyisi olmak istiyor. Aslında önemli olan da o. Yaşının iyisi olmak, yaşlanma çizgilerini yok etmeden iyileştirmek, mimik ve ifadeleri kaybetmeden; taze, canlı, ışıl ışıl parlayan bir cilt ve çene hattı belli bir ifadeye sahip olmak. Bunu yapabilmek için elimizde cihazlarımız ve en önemli destekçimiz olan vitaminlerimiz var.
Cildin ihtiyacına göre hazırladığımız protokollerde multivitamin kombinasyonlarını, radyofrekans, lazer ya da mezoterapi ile birlikte cilde uygulayarak hedeflediğimiz sonuca ulaşabiliyoruz.
Cilde yüzeysel olarak uyguladığımız kremler ve serumlar, bu noktada bizlerin klinikte uyguladığı bakımların tamamlayıcısı oluyor.
Sadece evde yapılan bakımlar cildin ihtiyacını gidermekte yeterli olmayabiliyor.
Ciltte iç ve dış faktörler, alışkanlıklar, ilaç kullanımı, genetik yatkınlıklardan dolayı leke, ince kırışıklık, yüz hattında sarkma oluşabiliyor. Bunların yanı sıra göz çevresinde morluk ve halkalar da meydana gelebiliyor. Uygun vitaminlerle cildi desteklediğimizde, belirlenen seansların sonunda gözle görülür iyileşme kaydedebiliyoruz.

Etkileri neler?

Sağlıklı yaşlanmanın yolu, yıllar geçerken doğru atılan adımlardan geçer. Sağlıklı bir bedenin en temel yapı taşlarından biri de vitaminlerdir.

Yazının Devamını Oku

Bahara hazır mısınız?

Cildimiz, kış mevsiminde sert rüzgarlardan, kuru ve soğuk havadan, hava kirliliğinden kurur, nemini kaybeder. Kış güneşi de cildimizi etkiler. Cildimizi tazelemenin ve bahara hazırlamanın tam zamanı...

Cilt, kış mevsiminde tıpkı doğa gibi kurumaya başlar. Mevsimin sert etkilerinden dolayı cilt, fizyolojik reaksiyonlarını gösteremez hale gelir ve cildin koruyucu bariyeri hasar görür. Ağaçlar yapraklarını nasıl döküyorsa cildimiz de kurudukça pul pul döküntüler, bazı ciltlerde kızarıklıklar, yanma hissi yaşayabilir. Yağlı ciltler, diğer cilt tiplerine göre biraz daha şanslılar. Ancak her cilt tipinin kışı sağlam geçirip bahara ermek için bakıma ihtiyacı vardır.
Bir de bu dönemde içilen su miktarı da azaldıysa sadece yüzümüzde değil vücudumuzun genelinde kurumalar, dökülmeler görülebilir. İşte şimdi bu hasarı silmenin tam zamanı... Bahar ayları aslında kışın alınan kilolarla, bölgesel yağlanmalarla vedalaşma zamanı olduğunu söyleyebiliriz. Çünkü hâlâ yaza kadar vaktimiz var. Özellikle bahar ayları liposuction operasyonları sonrasında gereken zamanı bize sağlıyor.

Mevsim geçişlerinde ihtiyacımız olan bakımlar

Peeling: Ciltte biriken ölü hücreler cildi matlaştırır ve cilt canlılığını yitirir. Yağlı ciltlerde dolan gözenekler ise sivilce ve akneye neden olabilir. İlk adımda peeling ile ölü hücrelerinden temizlemeliyiz.

Evde haftalık yapacağınız peeling işleminin yanı sıra cildin ihtiyacına göre belirli aralıklarla profesyonel olarak da peeling yaptırmak cildi rahatlatacaktır.

Cilt tipine göre hazırlanmış kimyasal peelinglerle (AHA, salisilik, glikolik asit, milk peel gibi) kolajen ve elastin doku uyarıldığı için cilt ölü hücrelerinden arınırken, akne ve sivilce izlerinin görünümü düzelir.

Yazının Devamını Oku

Pandemi sürecinde sağlık çalışanı olmak

Pandemi ile yaşadığımız bir yılı geride bırakırken sağlığımızın kıymetini anladık. Estetiğin önce sağlık olduğunu çok iyi bildiğimiz için de dünyamızı güzelleştiren mesleklerin başında hekimliğin yer aldığını gördük. Hekimliğin bir meslek değil, bir yaşam tarzı olduğunu belki de yaşadığımız bugünler herkese gösterdi. Ben de “14 Mart Tıp Bayramı” adına köşemde farklı branşların süper kahramanı üç yakın arkadaşıma yer verdim.

ANNE VE BABAMI BİR YILDA SADECE BİRKAÇ DAKİKA GÖRDÜM
Uzm. Dr. Mustafa Erdede - Acil hekimi

◊ Bir yılı geride bıraktığınız, çok uğraştığınız ve yorulduğunuz bu dönemde hekim olmak özellikle Nöroloji Hastalıkları Uzmanı olarak hasta bakmak nasıldı?
- Tüm sağlık çalışanları olarak hep beraber inanılmaz zor bir dönem geçirdik. Performansımızı hep zorladık, mesailerimizi hep aştık. Bir taraftan hastaları iyileştirmek, bir taraftan toplumu bilinçlendirmek, bir taraftan ailemize ve sevdiklerimize bu hastalığı bulaştırmamak için günlerce, haftalarca, hatta aylarca ayrı kaldık. Belki inanması güç ama hiç yorulmadık, hiç karamsarlığa düşmedik. Çünkü çok iyi bir eğitim ve görgü ile meslek hayatımıza atılmıştık.
◊ Mesleğinizi yaparken en çok ne sizi yorar ve mutlu eder?
- Yine iddialı cevap vereceğim ama biz acil sağlık çalışanları hiç yorulmayız ve yorulmadık da. Ancak bu zorlu dönemde tedbir kurallarından özellikle sosyal mesafe, maske ve hijyen kurallarına uymayanları gördükçe karamsarlığa düştüğümüz oldu. “Bana bir şey olmaz, ben bu salgına inanmıyorum” diyenlerin aile üyelerini kaybettiklerine şahit olduk. Evet belki onlar hastalanmadı, belki hiçbir bulgu göstermediler ama en yakınlarına bulaştırarak hastalanmalarına belki de kaybetmelerine neden oldular. Mutlu eden tek şey ise bu dönemde verdiğimiz yoğun emeğin mesleki başarısını görmek oldu.
◊ Dünyayı güzelleştirmek için yaptığınız bunca şeyin yanında kendiniz ve aileniz için neler yapıyorsunuz?

Yazının Devamını Oku

Dünyayı güzelleştiren kadınlar

Bugün, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü kutluyoruz. Bana her zaman ilham veren üç dostumu sizinle tanıştırmak istedim. Yetiştirdiği binlerce öğrenciyle ekonomiye yön veren Prof. Dr. Aslı Ekmekçi, aileden aldığı sanayi şirketini Japonlarla birleştirip dünya lideri haline getiren iş insanı Özlem Öztiryaki Yılmaz ve büyük davalarda hemcinslerinin kurtarıcısı avukat Sibel Engin...

Prof. Dr. Aslı Ekmekçi (Marmara İşletme Fakültesi Profesörü)
En büyük arzum gençlerin meslek sahibi olması

Mesleğinizin en iyilerindensiniz bunun için ne yaptınız?

- Marmara Üniversitesi’nden mezun olduktan sonra hocalarımın önerisiyle üniversitede araştırma görevlisi olarak işe başladım. Bugün mesleğimin 30’uncu senesi içindeyim. Ne mutlu bana ki her gün aynı heyecan ve mutlulukla derslerime başlıyorum. Ve şunu da biliyorum ki son nefesime kadar öğrenmeye ve öğretmeye de devam edeceğim.

Dünyada ve ülkemizde kadını kendi meslek grubunda nerede görüyorsunuz?

- Konu ne olursa olsun bir insanın hayatına dokunabilmek çok önemli. Bir gün annem dedi ki; “Bu aralar hep online olduğu için tabii daha çok görüşebiliyoruz. Kızım sen bu jürilerden hiç bıkmaz mısın?” Bu kadar öğrencinin hayatına bir katkım olmayacaksa ben niye bu kadar çalıştım ki...

Bu arada benim bu mesleği yapmam için yüreklendiren ve hep destekleyen babama çok minnettar olduğumu söylemeliyim. Çağımız bilgi çağı artık ve bilgiye ulaşmak çok kolay. Asıl olan rahatlıkla erişebildiğimiz bilgileri doğru özümseyerek yeni bir perspektif kazanabilmek ve kazandırabilmek.

Yazının Devamını Oku

Yağ alma hakkında merak edilenler

Liposuction yani herkesin bildiği söylemiyle ‘yağ alma’, son dönemde çok fazla tercih edilen bir işlem. Özellikle kilo vermekte ve diyet yapmakta zorluk çeken, daha fit ve sportif gözükmek için acele eden kişiler, bu işlemi adeta bir “sihirli değnek” gibi görüyor. Çünkü liposuction yanak, gıdı, kol, sırt, bel, göbek ve basen bölgelerinde iki bedene kadar incelme sağlıyor. Uygulamanın detaylarına hep birlikte bakmaya ne dersiniz?

◊ Liposuction kadınlara mı, yoksa erkeklere mi uygulanmalı?
- Liposuction uygulamaları çok uzun zamandır kadınların tercih ettiği estetik operasyonlarda ilk sıralarda yer alsa da son zamanlarda erkekler arasında da oldukça revaçta. Özellikle bir an önce vücut konturlarını düzeltmek isteyen kişiler için liposuction ideal bir işlem olarak görülebilir. Kadın vücudundaki östrojen hormonunun yağların bölgesel dağılımında etkin bir yapısı bulunur.
Kadınlarda yağlanma elma ya da armut vücut tipi şeklinde gerçekleşir. Elma tipinde; yağlanma öncelikle karın bölgesi, kol ve bacaklarda meydana gelir. Armut tipi yağlanmada ise basenler geniş, bel ve karın bölgesi ince olur. Yağlar kadınlarda yüz bölgesinde, özellikle gıdıda toplanır. Liposuction hem östrojen hormonu hem de kadınların yapısal özellikleri nedeniyle daha yağlı yapıları olduğu için büyük fayda sağlar.
Erkeklerde ise yağ salınımı daha düzenli olduğundan yağlar neredeyse her bölgede eşit denecek kadar düzenli yayılır. Aynı zamanda cilt altı dokusu ve yağları sert olduğu için liposuction daha zor yapılır ve daha az fayda sağlar.
Kadınlarda, yağlanan bölgelerde östrojenin yan etkisi olarak portakal kabuğu görünümü dediğimiz selülit yapılar görebiliriz. Selülit, cilt altındaki bağ dokusunun iltihabı olarak tanımlanır. En önemli etkeni östrojen hormonu olan selülit, kadınlara ait bir problemken erkeklerde görülmez. Erkeklerde görülmediği için de liposuction tedavilerinde selülite özel bir uygulama yer almaz. Selülit tedavisinde yağlı bölgelerdeki yağın alınması ve o bölgede cildi çeken bağların kırılması çok iyi sonuçlar alınmasına yardımcı olur.
◊ Liposuction hangi bölgelere yapılır?

Yazının Devamını Oku

HÜCRESEL GENÇLİK

Yaşlanma doğal bir süreç olduğu kadar; genetik, yaşam şekli, kişinin geçirdiği hastalıklardan ve yaşadığı coğrafyadan etkilenir. Sağlıklı gen yapısına sahip kişilerin kolay kolay vücutlarının yıpranması beklenmez. Kişinin psikolojik yapısında da ailenin genetik özellikleri taşınır.

Depresyona dayalı kişilik yapıları incelendiğinde mutlaka altta genetik bir yatkınlık ortaya çıkar. Özellikle çocukluk travmaları olup onları üzerinden atamayan ve genetik olarak psikolojisi rahat olmayan kişilerde sürekli bir endişe ve mutlu olamama hali gelişir. Tüm vücutları gergin, yüzler asık ve bakışlar mat görünür.

Oysaki hayata daha yumuşak tutunan, fiziki ve ruhsal sağlığı iyi olan anne babaların çocukları tüm yaşantıları boyunca hem daha sağlıklı hem de daha mutlu yaşadıkları bilinir.

Estetik dediğimiz dış görünüm ise tüm vücudumuzun bedensel ve psikolojik olarak dışa yansıması olur. Ruhsal olarak rahat olan bir insanın altta başka bir sebep yoksa kan basıncı kolay kolay yükselmez. Gece rahat uyur, yeme bozuklukları görülmez, vücut dengesi yerinde ve hormonal yapısı da düzenlidir.

“Cilt yapım anneme hatta anneanneme benziyor” gibi söylemleri yakın çevremizdeki kişilerden de duyarız. Zaman içinde ve yaşanılan dönemlere bağlı olarak güzellik algısı da değişir. Bundan 40-50 yıl önce 35-40 yaşındaki insanlara yaşlı denilirken; 25-30 yıl önce bu yaş grubuna orta yaşlı denmeye başlandı.

Günümüzde ise orta yaş 65’li yaşlarda başlıyor. Kişiler kendilerine dikkat etmeye başlamalarıyla düşünce yapıları, yeme alışkanlıkları yanı sıra fiziki aktiviteleri de değişti ve daha sağlıklı yaş alınmaya başlandı. Bununla birlikte, güzellik algısı da değişti. Bir kişiye güzel demek için önce ondaki ruh ışığını sonra gözlerdeki parlaklığı ve ciltteki kaliteyi arar olduk. Tüm bunları bütün olarak gördüğümüzde de güzellik tanımı doğru ifade edilmiş oluruz.

Genetik miras yaş almayı etkilediği gibi yaş alma sırasında ortaya çıkan deformasyonların da belirleyicisi olabilir. Örneğin, annenizin cildi çok incedir ve sigara kullanmadığı halde üst dudak çizgileri çok belirgindir. Sizin de böyle bir sıkıntınız olacağını erken yaşta fark ederseniz.

Genetik mirasın değiştirilmesi mümkün değilse de bazı durumlarda yönlendirilmesi mümkündür. Genetik mirasla birlikte beslenme şekli, hayat görüşleri, yaşanan bölge, yapılan meslek, yaşadığımız sosyal çevre de yaş almada etkili birer faktör diyebiliriz.

Yazının Devamını Oku

Göz çevresi estetiği

Göz çevresi estetiğine ilgi, pandemi sürecinin uzamasıyla iyice arttı. Maske kullanımı ve iş toplantılarının online yapılması, bakışların ne kadar önemli olduğunu bir kez daha gösterdi.

“Gözlerinin feri gitmiş” sözünü çok duyarız. Yoğun çalışmalar, uykusuz geceler, kilo kaybı ve doğal olarak yaşın ilerlemesiyle birlikte göz çevresinin yorulduğunu ve yıprandığını hem etrafımızdaki kişilerde hem de kendimizde görebiliriz.
Kişinin anne ya da babasından kaş düşüklüğü, üst göz kapaklarında fazlalık ya da alt göz kapaklarında torbalanma mirası varsa, çok erken yaşlarda dahi göz çevresi problemleri yaşayabilir.
Kuru cilt yapısına sahip kişilerde göz etrafında ince kırışıklıklar olabilir.
Bu kırışıklıklar gözleri uzağı görmekte zorlanan miyoplarda, sarışınlarda ve güneş gözlüğü kullanmadan açık havada çok fazla kalan kişilerde sıklıkla gözlemlenir.
Göz çevresinin yaşlanmasını engellemek için en etkili yöntem, göz çevresini çok iyi nemlendirmektir.
Tabii ki sağlıklı beslenmek, bol su içmek, sık sık kilo alıp vermemek ve vücutta su tutan gıdaları fazla tüketmemek de önemlidir.

Yazının Devamını Oku

Vücut şekillendirme zamanı başlıyor

Şubat ve mart ayı özellikle estetik operasyonlarda vücut şekillendirme ayı olarak bilinir. Pandemi sürecinin devam ettiği bugünlerde hepimizin yeme alışkanlıklarının da değişmesiyle karın bölgesinde yağlanma ve sarkma, vücutta deformasyon birçok kişinin sıkıntısı oldu.

Yani hareketsiz yaşam ve fazla karbonhidratla beslenme, kilo artışlarına sebep oldu. Bu nedenle karın germe ameliyatları için doğru zaman diyebiliriz. Çünkü vücut şekillendirmenin temelinde karın germe operasyonları yer alır.
Ayrıca hamilelik ve hızlı kilo alıp verme gibi durumlarda sıklıkla karşılaşılan sarkmalar çoğu kadın için büyük bir sorundur. Bu gibi durumlarda vücuda en çok şekil veren ve metabolizma hızını artıran ameliyatlardan biri olarak yine karın germe ameliyatı yapılabilir.
Anti-aging uygulamalarda vücut sağlığını koruma ve vücut şekillendirmede de ayrıca etkilidir. Özellikle doğum sonrası ve fazla kiloların verilmesinden sonra karın bölgesinde olan yağlanma ve deformitelerin giderilmesinde yapılan işlemlerin başında gelir.

◊ Karın germe ameliyatı hangi durumlarda tercih edilebilir?
- Karın germe ameliyatı, karın bölgesinde yağlanma ve sarkma olan kişilerde tercih edilen cerrahi işlemdir. Karın germede amaç, karın kaslarını onarmak ve karın bölgesindeki fazla yağı ve sarkan cildi dışarıya almaktır. Özellikle sezaryen doğumlar, ikiz hamilelikler, fazla kilo alıp vermelere bağlı olarak karın bölgesinde yağlanma ve sarkma oluşur.
Genetik olarak da bazı kişilerin karın bölgesinde yağlanma ve gevşeklik görülebiliyor. Hayatında spor ve sağlıklı yaşam alışkanlıkları olmasına rağmen kişinin karın bölgesindeki deformitenin düzelmediği ya da istenildiği kadar sonuç alınamadığı durumlarda karın bölgesindeki kasların onarılıp ciltteki fazlalığın dışarıya alınması gerekir.
Karın germe ameliyatına karar veren kişilerin ameliyat öncesinde kendilerini ameliyat ve sonrasındaki sürece hazırlamaları çok önemlidir.

Yazının Devamını Oku

Sömestir estetikleri

Pandemi süreci bir kısmımızda yorgunluk, ciltte lekelenme, sivilce olarak belirirken bir kısmımızda da hareketsiz kalmaya ve evde fazla yemeğe bağlı olarak alınan kilolarla kendini göstermeye başladı. Okulların kapalı olduğu bu günlerde sağlıklı bir vücuda sahip olabilirsiniz...

Gençler için cildin kalitesini korumak çok önemli. Dengeli ve sağlıklı beslendikleri takdirde ciltlerinde de vücutlarında da bir deforme olmayacaktır. Gençlerin sağlıklı beslenmeleri gelecek hayatlarını da çok etkileyecektir. Sağlıklı beslenme alışkanlığı, psikolojik ve fizyolojik olarak güçlü yapılar kazanmalarını sağlar. Okul stresi, pandemide yaşanan kaygılar ve değişen hormonal yapı nedeniyle ciltlerinde döküntü ve sivilce problemi bu dönem çok yaşayabilir.

Tatil dönemini verimli geçirmek için öneriler

İşte tatilin başladığı bu hafta güzel bir cilt bakımı yapabilirsiniz. Medikal bir bakım için klinik ortamına şu dönemde gidemeyen gençler evde de sağlıklı bir bakım yapabilirler.

Gençler için evde yapılacak cilt bakımı; öncelikle cildinizi ılık su ile yıkayıp yumuşak kullanılmamış bir diş fırçasını batikona batırdıktan sonra cildinize hafif masaj yaparak yedirin. Ancak alerji ve tiroid hastalığı olanların batikon kullanmasını önermiyoruz. Birkaç dakika sonra ılık su ile cildinizi yıkayıp kağıt havlu ile kurulayın.

Kurulama sonrası su bazlı bir nemlendirici ile cildinizi nemlendirin. Gün içinde ise yüzünüze mümkün olduğu kadar dokunmayın ve saçlarınızı toplayın ki yüzünüze gelmesin. Özellikle maske kullanımına bağlı çene bölgesinde oluşan sivilceler de bu sayede hafifleyecektir. Evde kaldığınız süre içinde ciltten kimyasalları uzaklaştırmak, makyaj yapmamak ve kozmetiklere ara vermekte cildin rahatlamasını sağlar.

Lazer epilasyon; bu dönem yazdan kalan bronzluğun geçmesi ve güneşin olmaması lazer epilasyon için uygun bir zamandır. Tüm vücut için rahatlıkla epilasyona girilebilir. Sömestir tatilinde özellikle seans aralığında bir buçuk, iki ay gibi bir süre olduğu için lazer epilasyon işlemi planlanabilir.

Fazla kilolardan kurtulmak için diyet ve spor ile medikal destek alınabilir; vücut şekillendirme medikal uygulamalarından legacy ultrasonik ses dalgaları, yağların parçalanmasını ve sıkılaşmasını sağlar. İşte bu dönemde sağlıklı yemek, erken akşam yemekleri ve planlanmış egzersizle birlikte beş günde bir legacy gibi medikal şekillendirici aletlerden de yardım alınabilir.

Tatilde yapılan minik bakımlar, biraz daha iyi hissetmeyi ve motive olmayı sağlarken bazı cerrahi işlemler de planlanabilir. Özellikle cerrahi işlemlerin tatilin ikinci haftasına kadar yapılıp bitirilmesi, iyileşmeye yeterli zamanın bırakılması için önemlidir.

Yazının Devamını Oku

Gamze Keçeli’nin iyi yaşam reçeteleri

Bu hafta sizi sevgili dostum Gamze Keçeli ile tanıştırmak istiyorum. Gamze’nin hayat enerjisi gözlerinde saklı.

Hepimiz daha güzel yaşamak için bir şeylerin peşinden koşuyoruz. Güzelliğin saçta, yüzde, vücutta saklı olduğunu zannediyoruz. Bir de bakıyoruz ki hayat her an değişen sürprizlerle dolu. Zaman zaman bizi güldürüyor, bazen de ağlatabiliyor. Hepimiz daha güzel yaşamak için bir şeylerin peşinden koşuyoruz. Güzelliğin saçta, yüzde, vücutta saklı olduğunu zannediyoruz. Bir de bakıyoruz ki hayat her an değişen sürprizlerle dolu. Zaman zaman bizi güldürüyor, bazen de ağlatabiliyor. Her zaman “Yüzümde bir yaşlanma, bir sarkma var” diyen hastalarıma “Önce aynaya bakın” derim. Eğer keyfiniz iyi, enerjiniz yüksek bir anda aynaya bakarsanız, kendinizi dünyanın en güzeli hissedersiniz. Oysa ki mutsuz bir anda aynaya baktığınızda yorgun ve her şeyden vazgeçmiş bir yüz size merhaba diyebilir. Mutlu insanların gözleri parlar, yüzleri güler ve kıpır kıpır olurlar. İşte böyle bir genç kadının; Gamze Keçeli’nin hayata ve güzelliğe bakışını sizin için sorguladım.

Kısaca geçmişinden bahseder misin?

- Marmara Üniversitesi Spor Akademisi mezunuyum. Uzun yıllar hentbol oynadım. Daha sonra güzellik yarışmasına katıldım. Ardından okulumu bitirdim ve Ayla Algan hocamdan oyunculuk dersleri almaya başladım. Sonrası diziler, televizyon programları...

Üniversite ve gençlik yıllarında güzellik takıntıların var mıydı?

- Ben güzel olan her şeye oldum olası bayılırım, bu güzellik takıntısı ise cevabım evet. Sadece kadın-erkek olarak değil. Güzel döşenmiş bir ev, doğa ananın güzelliği, güzel bir manzara beni kendine hayran bırakabilir.

Peki güne kendin için nasıl başlarsın?

- Kocaman bir bardak su içerek güne başlarım.

Yazının Devamını Oku

Doğru zamanda doğru estetik yaptırmak

Günümüzde “estetik trendleri” diye bir kavram belirdi. Estetiğinde mevsimlere göre değişen trendleri varmış gibi bir algı yaratılmaya başladı. Biz hekimler, bu tür algıdan artık çok rahatsız oluyoruz.

Estetik, öncelikle iyi bir yaşam şekline sahip olabilmektir. Dengeli beslenmek, günlük aktivitelerin yanında düzenli spor yapabilmek, hayatta beklentilerinizin olması ve sevdiğiniz işi yapabilmek güzel bir yaşam şeklidir.

Tüm bu güzelliklerin bir takım estetik işlemlerle renklendirilmesi de kişinin hayatına renk katar. Ancak hiçbir zaman bedeniniz sizin üzerinde yap-boz yapabileceğiniz bir yağlı boya tuvali değildir.

Fiziki olarak estetik işlemler adına yapılan herhangi bir hatalı uygulama sizi ruhsal ve fiziki olarak keyifsiz hale getirebilir. O yüzden de yapılacak her uygulamanın artı ve eksi yönlerini iyi değerlendirmek gerekir.

Örneğin; vücudunuza yaptırdığınız basit bir dövmeyi daha sonra istemediğinizde onu sildirmeniz hem çok meşakkatlidir hem de istenen sonuca ulaşabilmek ne yazık ki her zaman mümkün değildir.

Bazen de düşünmeden sırf arkadaşınızda görüp beğendiğiniz dudak dolgusunu kendinize yaptırdığınızda beğenmeyebilirsiniz. Özellikle botoksun geçici etkisi olarak alnı oynatamamak ya da gülerken ve konuşurken yaşanan ifade kaybı sizi çok rahatsız edebilir.

En azından bu tür medikal işlemlerle şunu biliriz ki; tüm bu etkiler geçicidir ve tekrarlanmadığı zamanlarda kişi eski haline geri döner.

Cilt bakımları, geçici dolgu, botoks uygulamaları tekrar edilmediği sürece ortalama 6-12 ay içinde eski haline geri döneceğini biliriz.

Bu işlemleri yaparken veya yaptırırken de daha rahat oluruz. Ancak bu işlemleri dahi yaptırırken ki ruh halimiz çok önemlidir.

Yazının Devamını Oku

Güzel bir yıl olsun

Her yeni yıl başlangıcında hepimiz daha iyi bir yaşam için planlar yaparız. Bu yıl hepimizin ilk dileği, pandeminin bir an önce bitmesi ve normal yaşantımıza dönmek. Peki 2021’in daha güzel bir yıl olması ve daha güzel yaş almak için neler yapabiliriz?

Bu yıl ilk mottomuz; kendimizi sevmek olsun. Kendini seven kişi olmak aslında her şeyi sevip, her güzel şeyden mutlu olmaktır. Güzellikleri görebiliyor ve gördüğümüz güzelliklerle mutlu olabiliyorsak, sağlıklı bir ruha sahibiz demektir.


MUTLU İNSAN SAĞLIKLI OLUR
Günümüzdeki en önemli sıkıntı ve hepimizin gizli anksiyetesinin gerçek sebebi, zamansızlıktan kaynaklanmaktadır. Zaman su gibi geçerken izlediğimiz bir gösterinin videosunu çekmeye takılıp o anı yakalayamazsak, sonradan geriye dönüp baktığımızda o tadı da yakalayamayız.
İşte tüm bunları unutmadan daha basit ama daha samimi yaşarsak hem çok yıpranmaz hem de mutlu oluruz.
Mutluluk her şeyin kapısını açar. Mutlu insan her zaman daha sağlıklı olur ve kendinde sorun yaratacak bir problemle karşılaştığında problemi çözmenin yollarını arar.

Yazının Devamını Oku

Estetikte inovasyon

Zor olan bu yılı uğurlarken 25-26 Aralık’ta hepimizi gelecek adına heyecanlandıran Türkiye İhracatçılar Meclisi tarafından Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın önderliğinde 8. Türkiye İnovasyon Haftası kutlandı.

Bu yılki inovasyon haftasının konusu yaşadığımız pandemiden dolayı da “sağlıkta inovasyon” oldu.

Sağlıkta inovasyon panelinde, hastane yöneticileri, sağlık teknolojisi üreten uluslararası başarılar yakalamış ve ülkemiz adına güzel işler başarmış hekimlerle bilim insanları yer aldı.

Etkinlikte, “Estetikte İnovasyon” adlı panelde Opr. Dr. Yakup Avşar ile birlikte estetik cerrahide bizi nelerin beklediğini anlattık.

İnovasyon Haftası, sağlıkta Türkiye olarak iyi bir konumda olduğumuzu bize bir kez daha gösterdi.

Pandemi sürecinde güçlükleri nasıl aştığımız, insanlara nasıl ulaştığımız, hastane hizmetlerimiz ve kullandığımız teknolojilerin yanı sıra 21’inci yüzyılda nasıl olacağımız tartışılan       konular oldu.

Türkiye İhracatçılar Meclisi Başkanı İsmail Gülle ve
güçlü ekibinin gerçekleştirdiği bu organizasyonda, sağlığın büyüyen dalı estetik cerrahideki son yenilikler de ele alındı. Estetikte inovasyonun hedeflerinden birinin anti-aging olduğunu gördük.

Yani yaş alırken nasıl genç kalındığını konuştuk.

Yazının Devamını Oku