Dermatolog Dr. Neslihan Dolar

Dermatolog Dr. Neslihan Dolar

Yüz kızartıcı hastalıklar

Kızaran bir yüz, geçmeyen akne, pullanma ya da lekeler... Rozaseadan akneye yüzümüzdeki sorunlar yalnızca cildi değil özgüveni de etkiliyor, bazen kişinin sosyal hayatını bile değiştirebiliyor.

Haberin Devamı

Eskiden insanlar yalnızca aynaya bakardı. Bugün ise ön kamera, filtreler, yüksek çözünürlüklü görüntüler cilt kusurlarını olduğundan daha büyük algılatabiliyor.

Bu nedenle küçük bir kızarıklık bile kişiyi psikolojik olarak çok etkileyebiliyor.

Rozasea, akne, egzama, seboreik dermatit, vitiligo, yoğun lekeler, sedef hastalığı...

Hepsi özellikle yüz bölgesinde olduğunda kişiyi yalnızca fiziksel değil psikolojik olarak da etkileyebilir. Çünkü bazı hastalıklar saklanamaz.

AKNE SADECE ERGENLİK PROBLEMİ DEĞİL

Yetişkin aknesi son yılların en dikkat çekici dermatolojik problemlerinden biri haline geldi.

Özellikle hormonal düzensizlikler, yoğun stres, düzensiz uyku, yanlış ürün kullanımı, ağır makyaj ürünleri akneyi artırabiliyor.

Sosyal medyada önerilen çok aşamalı rutinler, bilinçsiz asit kullanımı ve sürekli ürün değiştirme alışkanlığı cilt bariyerini bozarak akneyi daha da alevlendirebiliyor.

Haberin Devamı

GEÇMEYEN KEPEK VE KIZARIKLIĞIN NEDENİ

Burun kenarı, kaş arası, saç dipleri ve kulak çevresinde görülen yağlı pullanma ve kızarıklık çoğu zaman seboreik dermatit kaynaklıdır.

Hastalık özellikle:

◊ Mevsim geçişlerinde...

◊ Yoğun stres dönemlerinde...

◊ Düzensiz yaşam temposunda atak yapabiliyor.

Birçok kişi bunu sadece “kuruluk” sanarak yanlış ürünlerle daha da kötüleştirebiliyor.

EGZEMA ARTIK ŞEHİR YAŞAMI HASTALIĞI

Özellikle sık el yıkama, yoğun kozmetik kullanımı, deterjan teması ve çevresel faktörler egzama sıklığını artırıyor.

Yüz bölgesindeki egzamalarda:

◊ Kuruluk...

◊ Kaşıntı...

◊ Hassasiyet...

◊ Kızarıklık ön planda oluyor.

Bazı hastalarda hava değişimi bile tek başına atağı tetikleyebiliyor.

YÜZÜN KONTROLSÜZ KIZARMASI

Rozasealı hastalar çoğu zaman, utangaç, heyecanlı, sürekli gerilmiş zannediliyor.

Oysa altta kronik inflamasyon ve damar hassasiyeti yatıyor.

Sıcak ortam, stres, kahve, güneş ve acı yemek bile atağı tetikleyebiliyor.

Son yıllarda kliniklerde en sık gördüğümüz tablo şu: Henüz 25-30 yaşında ama cilt bariyeri tamamen bozulmuş hastalar.

Sosyal medyada izlenen “cam cilt” videoları birçok kişiyi farkında olmadan kronik hassasiyet sürecine sokuyor.

Haberin Devamı

Oysa cilt bazen daha fazlasını değil, daha sakin bir yaklaşımı istiyor.

Rozasea halk arasında çoğu zaman “gül hastalığı” olarak biliniyor. Ancak aslında cilt damarları ve bağışıklık sistemiyle ilişkili kronik inflamatuvar bir hastalık.

Özellikle...

◊ Yanak ve burunda kalıcı kızarıklık,

◊ Sıcaklık hissi,

◊ Damar belirginliği,

◊ Dönem dönem sivilce benzeri kabarıklıklar,

◊ Yanma ve batma ile kendini gösterebiliyor.

Kahve, sıcak ortamlar, stres, baharatlı yiyecekler ve yoğun güneş maruziyeti atakları artırabiliyor.

Eskiden daha çok açık tenli kişilerde gördüğümüz rozasea artık genç yaş grubunda da yaygın.

Her kızarıklık rozasea değildir. Ancak egzama, alerji, seboreik dermatit ve hatta bazı otoimmün hastalıklarla da karışabiliyor.

Haberin Devamı

Bu yüzden özellikle uzun süren kızarıklıklarda dermatolojik değerlendirme önemli.

NEYİ SEVMEZ?

En büyük hata, cildi sürekli uyarmak.

Rozasealı cilt genellikle;

◊ Aşırı sıcak ortamları...

◊ Sert peelingleri...

◊ Kontrolsüz asit kullanımını...

◊ Yoğun parfümlü ürünleri...

◊ Alkol bazlı tonikler...

◊ Çok sıcak suyu sevmez.

Ve evet, stres de tetikler. Çünkü cilt ile sinir sistemi bağlantılı çalışır.

BASTIRMAK DEĞİL DENGELEMEK

Eskiden sadece kızarıklık kapatılmaya çalışılıyordu. Artık yaklaşım çok daha bütüncül.

Tedavide...

◊ Cilt bariyerini onarmak,

◊ Damar reaksiyonunu azaltmak,

◊ İnflamasyonu sakinleştirmek,

◊ Doğru ürün seçimi yapmak çok önemli.

Bazı hastalarda medikal kremler yeterli olurken, bazı kişilerde lazer uygulamaları ve kombine tedaviler başarılı sonuçlar verebiliyor.

Haberin Devamı

Ama en önemli nokta şu:

Rozasea “bir krem sürüp geçecek” bir durum değil.

Doğru yönetildiğinde kontrol altına alınabilen kronik bir cilt hastalığıdır.

Modern dermatoloji, inflamasyonu kontrol etmeyi, bariyeri onarmayı, yaşam tarzını düzenlemeyi de içeriyor.

 

 

Yazarın Tüm Yazıları