Paylaş
Güneş ışınlarının cilde zarar verdiğini artık neredeyse herkes biliyor. Güneş lekeleri, kuruluk, kırışıklıklar...Ama yaz aylarında cildimize zarar veren başka birçok faktör daha var ki, çoğu zaman fark etmiyoruz bile. Gündelik alışkanlıklarımız arasında öyle masum görünenler var ki, uzun vadede cilt yaşlanmasını sessizce hızlandırıyor. Her mevsimin kendine özgü riskleri var, ama yaz mevsimi bu konuda listenin başında geliyor. Peki cildimiz için bu görünmeyen tehlikeler neler?
1) Klimalı ortamlar: Cildin gizli düşmanı
Sıcak havalarda serin bir odaya girmek elbette harika hissettiriyor. Ancak bu konforun bir bedeli var. Klima, ortam havasındaki nemi emer; bu da cildin üst tabakasının kurumasına, gerginleşmesine ve zamanla ince kırışıklıkların belirginleşmesine neden olur. Özellikle ofis ortamında ya da arabada uzun saatler klima altında kalan kişilerde, cilt bariyeri zarar görebilir.
Göz çevresi, boyun ve dekolte gibi ince derili bölgeler bu durumdan daha da fazla etkilenir. Nemini kaybeden ciltte elastikiyet azalır, daha kolay sarkar ve hassaslaşır. Gün içinde hyalüronik asit içeren su bazlı bir nemlendiriciyle cildi desteklemek önemli.
2) Terlemenin getirdiği tuz ve asit yük
Yazın en doğal hali: terlemek. Vücut için gerekli, ama cilt için her zaman dost değil. Ter, içeriğindeki tuz ve asit nedeniyle ciltte uzun süre kaldığında pH dengesini bozar, gözenekleri tıkar ve cildin yüzeyinde bakteri üremesine yol açar. Bu da akneye, iltihaplı lezyonlara ve mat bir görünüme neden olabilir.
Özellikle spor sonrası temizlenmeyen cilt, terle birleşen makyaj ve güneş koruyucuyla birlikte gözenekleri adeta tıkar. Bu da “ısı aknesi” gibi sorunlara davetiye çıkarır. Terledikten sonra cildi nazik bir temizleyiciyle arındırmak yeterlidir. Su bazlı ürünler tercih edilmelidir.
3) Gözlük iziyle gelen foto-yaşlanma
Güneş gözlüğü takmak elbette önemli ama tek başına yeterli değil. Çoğu kişi, gözlük taktığı için göz çevresine güneş kremi sürmeyi ihmal eder. Oysa gözlük camları her zaman tam UV koruması sağlamaz. Ayrıca gözlük kenarları, ciltte düzensiz güneşe maruz kalınca neden olur ve bu da leke oluşumuna zemin hazırlar.
Göz çevresindeki ince deri, UV ışınlarına karşı en savunmasız bölgelerden biridir. Bu bölgeye yeterli koruma uygulanmadığında kaz ayağı kırışıklıkları hızla derinleşir, renk tonu eşitsizlikleri ve lekeler ortaya çıkar.
Göz çevresine özel formüle edilmiş yüksek SPF içeren güneş koruyucu uygulamalısınız.
4) Gece yetersiz uyku + sıcak: Cilt için çifte yorgunluk
Sıcaklık, nem, seyahatler ve değişen yaşam ritmi nedeniyle uyku düzeni bozulabiliyor. Oysa uyku, cildin kendini yenilediği, hücre onarımının en aktif olduğu zaman dilimidir. Yetersiz ya da kalitesiz uyku, sabahları şiş gözler, mat cilt ve artmış ince kırışıklıklarla kendini belli eder.
Sıcak nedeniyle terleme arttığı için gece boyunca kaybedilen su miktarı da artar. Bu da sabahları cildin daha solgun ve susuz görünmesine neden olabilir.
Gece yatmadan önce hafif bir cilt temizliği ve su bazlı bir gece serumu uygulamak, cildin gece boyunca kendini toparlamasına yardımcı olur. Yastık yüksekliğini artırmak, sabah ödemini azaltır.
5) Güneş kremi uygulamasındaki hatalar
Güneş koruyucunun etkisi; ne kadar sürdüğünüz, nasıl sürdüğünüz ve ne sıklıkla yenilediğinizle doğrudan ilgilidir. Sadece sabah bir kez sürülen ürün, gün içinde terleme ve silinmeyle etkisini kaybeder.
Üstelik kulak arkası, boyun, dudak üstü, göz kapakları gibi bölgeler sıklıkla unutulur. Bu bölgelerde hem leke hem kırışıklık riski yüksektir.
Güneş kremini dışarı çıkmadan 20 dakika önce sürün ve 2 saatte bir yenileyin. Makyaj üzerine uygulamak için sprey formda güneş koruyucular tercih edilebilir.
Peki ne yapmalı?
Yazın nem dengesini korumak, doğru ürünleri kullanmak, bilinçli güneşlenmek ve uyku ile beslenmeye dikkat etmek genç görünümün anahtarı. Güneşin, klimanın, terin ve yaz alışkanlıklarının cildinizi yaşlandırmasına izin vermeyin.
Güneşin tadını çıkarın ama cildinizin geleceğini de koruyun.
Paylaş