Dermatolog Dr. Neslihan Dolar

Dermatolog Dr. Neslihan Dolar

Saklanan hastalık: Sedef

Birçok kişi sedefi sadece “deride pullanma” sanıyor. Oysa sedef, yıllarca saklanan, konuşulmayan ve çoğu zaman kişinin hayat kalitesini sessizce düşüren kronik bir hastalık.

Haberin Devamı

Geçtiğimiz günlerde oyuncu Müge Boz’un sedef hastalığıyla ilgili yaptığı samimi açıklama, pek çok kişide aynı duyguyu uyandırdı: “Ben de yalnız değilmişim.” Yıllarca saklanan, makyajla, uzun kollularla, sessizlikle örtülmeye çalışılan bir hastalıktan söz ediyoruz.

Aslında sedef hastalığı, sadece deride değil, kişinin aynayla, sosyal hayatla ve bazen kendisiyle kurduğu ilişkide iz bırakıyor.

Sedef hastaları çoğu zaman:

  • Tokalaşırken çekinir
  • Kısa kollu giymekten kaçınır
  • Kuaförde rahat edemez
  • Plajda, havuzda tedirgin olur
  • “Bulaşıcı mı” bakışlarına maruz kalır

Oysa sedef kesinlikle bulaşıcı değildir. Ancak toplumdaki bilgi eksikliği, hastayı hastalığın kendisinden daha fazla yorar.

Nedir, ne değildir?

Sedef hastalığı (psoriasis), bulaşıcı olmayan, kronik ve immün sistemle ilişkili bir deri hastalığıdır.

Deri hücrelerinin normalden çok daha hızlı çoğalması sonucu, kızarık zemin üzerinde gümüşi-beyaz pullarla seyreden plaklar oluşur. En sık saçlı deri, dirsekler, dizler, bel bölgesi ve tırnaklar tutulur.

Haberin Devamı

Ancak sedefi sadece “deride görülen bir sorun” olarak tanımlamak büyük bir eksikliktir.

Çünkü sedef, günümüzde sistemik bir inflamatuvar hastalık olarak kabul edilmektedir. Yani sadece cildi değil, eklemleri, kalp-damar sistemini, metabolizmayı ve psikolojik durumu da etkileyebilir.

Neden ortaya çıkar?

Sedefin temelinde genetik yatkınlık vardır. Ancak hastalığın ortaya çıkmasını, alevlenmesini tetikleyen bazı faktörler bulunur:

  • Yoğun stres ve travmatik yaşam olayları
  • Enfeksiyonlar
  • Uykusuzluk
  • Sigara ve alkol
  • Hızlı kilo alımı
  • Hormonal değişimler
  • Bazı ilaçlar

Bu noktada özellikle stresin altını çizmek gerekir. Sedef, stresle alevlenir; alevlendikçe de stres yaratır. Bu kısır döngü, hastalığın en zorlayıcı yönlerinden biridir.

Bulaşıcı mı?

Bu sorunun cevabı net ve tartışmasızdır ve ‘hayır’dır.

Sedef hastalığı kesinlikle bulaşıcı değildir.

Tokalaşmakla, aynı ortamda bulunmakla, havuzdan, denizden, kuaförden ya da yakın temasla bulaşmaz.

Sedef, bakteri, virüs veya mantar kaynaklı değildir.

Dolayısıyla bulaşma ihtimali yoktur. Buna rağmen hastaların sosyal hayatta maruz kaldığı mesafe, bakışlar ve yanlış tepkiler, çoğu zaman hastalığın kendisinden daha yıpratıcıdır.

Sadece kaşıntı değildir

Hastalık bazen hafif pullanmayla seyrederken, bazen ciddi alevlenmelerle günlük yaşamı zorlaştırabilir. Üstelik sedef sadece ciltte kalmayabilir:

Haberin Devamı
  • Psoriatik artrit adı verilen eklem tutulumları gelişebilir...
  • Kalp-damar hastalıkları riski artabilir...
  • İnsülin direnci ve obezite ile ilişkili olabilir
  • Depresyon ve anksiyete sık eşlik eder...

Bu nedenle modern dermatolojide sedef hastasına yaklaşım, artık sadece “krem yazıp göndermek” değildir. Bütüncül bir bakış şarttır.

Ataklarla mı seyreder?

Evet. Sedef hastalığı ataklar ve sakin dönemlerle seyreder. Bazı hastalar uzun süre hiçbir belirti yaşamazken, bazı dönemlerde ani ve yaygın alevlenmeler görülebilir.

Atak dönemlerinde, lezyonlar yaygınlaşır, kızarıklık ve pullanma artar, kaşıntı belirginleşir, çatlama ve hassasiyet gelişebilir

Bu dönemler hem fiziksel hem de psikolojik olarak en zorlayıcı zamanlardır.

Tedavide yeni dönem

Günümüzde sedef tedavisinde elimizde çok güçlü seçenekler var:

  • Topikal tedaviler
  • Fototerapi, Lazer Tedavileri
  • Sistemik ilaçlar
  • Biyolojik ajanlar

Özellikle biyolojik tedaviler sayesinde, pek çok hastada uzun süreli temiz dönemler sağlanabilmektedir. Burada önemli olan, hastalığın şiddetine ve hastanın genel durumuna uygun tedavinin seçilmesidir.

Haberin Devamı

Doğru tedavi ve takiple hastaların büyük bir kısmında uzun süreli, hatta tamamen temiz dönemler sağlanabiliyor. En kritik nokta, hastanın dermatoloğla düzenli ve güvene dayalı bir ilişki kurması.

Tedavide hastaya düşen

İlaç tedavisi kadar yaşam tarzı da önemlidir. Düzenli uyku, stres yönetimi, sağlıklı beslenme, kilo kontrolü, sigara ve alkolün sınırlandırılması atak sıklığını ve şiddetini doğrudan etkiler.

Bir ünlünün çıkıp “Ben de bu hastalıkla yaşıyorum” demesi, tıbbi açıdan değil ama toplumsal açıdan son derece kıymetlidir.

Çünkü sedef hastalığı ne utanılacak ne de saklanacak bir durumdur. Hastaların en çok ihtiyaç duyduğu şeylerden biri, “normal” hissetmektir.

Haberin Devamı

Görünür olmak, konuşmak, paylaşmak... Bunlar bazen bir ilacın yapamadığını yapar. Bilgi, bu hastalıkta en güçlü tedavilerden biridir. Hastalığı yok saymak değil, onu tanımak gerekir. Sedef, sabır, bilgi ve doğru tedaviyle yönetilebilen bir yolculuktur.

 

Yazarın Tüm Yazıları