Dermatolog Dr. Neslihan Dolar

Dermatolog Dr. Neslihan Dolar

GÖZ ALTI MORLUKLARI VE KIRIŞIKLIKLAR

Bir kişinin kaç yaşında göründüğünü belirleyen şey her zaman alnındaki çizgiler ya da yüzündeki kırışıklıklar değildir. Çoğu zaman ilk dikkat çeken bölge göz çevresidir. Çünkü gözler yalnızca duygularımızı değil, zamanın yüzümüzde bıraktığı izleri de yansıtır.

Haberin Devamı

Yaş alma sürecinin ilk belirtileri çoğu zaman göz çevresinde ortaya çıkar. Yorgun görünüm, göz altı çökmesi ve ince kırışıklıklar yalnızca estetik değil, anatomik değişimlerin de habercisidir.

NEDEN İLK GÖZ ÇEVRESİ YAŞLANIR?

Göz çevresindeki deri, yüzün diğer bölgelerine göre belirgin şekilde daha incedir. Gülmek, göz kırpmak, şaşırmak, ekrana odaklanmak gibi sayısız mimik hareketi bu bölgedeki dokular üzerinde sürekli bir yük oluşturur.

Yaş ilerledikçe kolajen üretimi azalır. Cilt incelmeye başlar. İnce çizgiler, cilt kalitesinde azalma ve hacim kaybı ortaya çıkar. Ancak göz çevresindeki yaşlanmayı yalnızca ciltteki değişimlerle açıklamak mümkün değildir.

YAŞ GRUPLARINA GÖRE DEĞİŞİM

20’li yaşlar: Genellikle genetik yatkınlık varsa morluk belirgindir. Cilt elastikiyeti korunmuştur.

Haberin Devamı

30’lu yaşlar: İlk kolajen kaybı başlar. İnce çizgiler ve hafif hacim azalması görülür.

40’lı yaşlar: Hacim kaybı belirginleşir. Çöküklük ve gölgelenme artar.

50 yaş ve sonrası: Hem cilt incelmesi hem de kemik rezorpsiyonu birlikte ilerler.

YAŞLANMA SADECE CİLTTE GERÇEKLEŞMEZ

Yaşla birlikte orbital kemikte rezorpsiyon meydana geliyor. Yağ yastıkçıkları hacim kaybediyor veya yer değiştiriyor. Bağ dokuları gevşiyor. Göz çevresinin destek sistemi zayıflıyor.

Bazı insanlar yalnızca kırışıklıkları arttığı için değil, göz altındaki hacim kaybı nedeniyle daha yorgun ve daha yaşlı görünmeye başlıyor.

Modern estetik yaklaşımın temelinde de bu gerçek yatıyor.

Artık bölgenin tüm anatomik yapısına odaklanıyoruz.

YORGUN GÖRÜNÜMÜN ARKASINDAKİ BİLİM

Göz çevresi yaşlanmasının en erken belirtisi ışığın yüz üzerinde oluşturduğu etkide ortaya çıkar.

Göz altındaki hacim kaybı arttıkça ışığın yansıma şekli değişir.Bunun sonucunda gölgelenmeler oluşur. Kişi aslında dinlenmiş olsa bile daha yorgun, daha mutsuz ve daha yaşlı algılanabilir.

Bazı hastalar aynaya baktıklarında yalnızca morluk gördüklerini düşünürken, aslında temel problem pigmentasyon değil; hacim kaybı ve ışık-gölge dengesindeki bozulmadır.

GÖZ ALTI ÇÖKMESİ VE MORLUKLAR

Haberin Devamı

Toplumda göz altı morluklarının yalnızca renk değişikliğinden kaynaklandığı düşünülür. Sorunda birden fazla faktör rol oynayabilir:

◊ İncelen deri...

◊ Belirginleşen damar yapısı...

◊ Hacim kaybı

◊ Anatomik gölgelenmeler

Bu nedenle yalnızca krem veya topikal ürünlerle kalıcı sonuç almak çoğu zaman mümkün değildir. Sorunun kaynağını doğru belirlemek, tedavinin en önemli aşamasıdır.

KOLAJEN KAYBI TEK BAŞINA SUÇLU DEĞİL

Gerçekten de kolajen kaybı yaşlanmanın önemli nedenlerinden biridir. Ancak göz çevresindeki yaşlanmayı yalnızca kolajen eksikliğiyle açıklamak doğru değildir.

Kemik yapıdaki değişimler, yağ dokusundaki azalma, bağ dokularının gevşemesi ve çevresel faktörler kolajen kadar önem taşır.

Haberin Devamı

Günümüzde hedef yalnızca kolajen üretimini artırmak değil, bölgenin anatomik bütünlüğünü mümkün olduğunca korumaktır.

DAHA GENÇ DEĞİL DAHA DİNÇ GÖRÜNMEK

Artık insanlar farklı görünmek istemiyor. Daha dinlenmiş, daha canlı ve daha sağlıklı görünmek istiyor.Bu nedenle göz çevresinde uygulanan tedaviler de doğal sonuçlara odaklanıyor. Uygun hastalarda göz altı dolgusu hacim kaybını gidermede etkili olabiliyor.

Mezoterapi uygulamaları aminoasit replasman tedavileri cilt kalitesini destekleyebiliyor. PRP tedavileri doku yenilenmesine katkı sağlayabiliyor.

Lazer ve enerji bazlı sistemler ise kolajen üretimini uyararak sıkı ve sağlıklı bir görünüm elde edilmesine yardımcı olabiliyor.

Haberin Devamı

Ancak en başarılı sonuçlar kişiye özel planlanan kombine yaklaşımlarla elde ediliyor.

SIK YAPILAN HATALAR

Göz çevresi tedavisinde en sık karşılaşılan hatalar:

◊ Gereğinden fazla dolgu uygulaması

◊ Yanlış planlama ile “şişkin” görünüm

◊ Sadece topikal ürünlere güvenmek

◊ Anatomiyi dikkate almadan standart protokoller uygulamak. Bu bölge, “az ama doğru müdahale” prensibinin en önemli olduğu alandır.

KORUYUCU YAKLAŞIM

Göz çevresini korumaya yardımcı olabilecek temel alışkanlıklar şunlardır:

◊ Güneşten korunmak...

◊ Kaliteli uyku...

◊ Sigaradan uzak durmak...

◊ Sağlıklı beslenmek...

◊ Düzenli cilt bakımı yapmak.

Gençlik yalnızca kırışıksız bir cilt anlamına gelmez. Canlı bakışlar, sağlıklı bir cilt kalitesi ve dinlenmiş bir yüz ifadesi genç görünümün en önemli parçalarıdır.

Haberin Devamı

Göz çevresi, yüzün en küçük ama yaş algısını en fazla etkileyen bölgesidir. Gözler, zamanın izlerini anlatmaya devam eder. Yaşımızı en çok gözlerimiz söyler.

 

 

 

Yazarın Tüm Yazıları