GeriDeniz Yoldaç Herkes burger sever...
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Herkes burger sever...

Susamlı burger ekmeğinin arasında bir değil, iki kat köfte... Soya soslu, dağ kekikli mantarlı bir sos... Soğan dilimleri, turşu ve sarımsakla çeşnilendirilmiş vegan mayonez... Ağzınız sulandıysa tarifime buyurun!

Vegan beslenme denilince akla haşlanmış sebze, avokado ve yeşil salataların geldiği günler geride kaldı. Veganlığı sağlıklı yaşam biçimi için bir diyet olarak görmenin sonuçlarından biriydi bunlar... Oysaki veganlık bir diyet olmanın çok ötesinde. Üstelik bitkisel mutfak da kendini tekrara düşüremeyecek kadar bol seçenekle dolu... O yiyeceklerden biri 7’den 77’ye herkesin sevdiği burger!

Herkes burger sever...

Birbirinden farklı köfte, ekmek ve soslarla yaratıcı kombinasyonlar yapabiliyoruz. Burgere soğan eklemek, o soğanın beyaz mı mor mu olacağına karar vermek, soğanı karamelize etmek veya çıtırlaştırmak bile burgeri bambaşka lezzetlere dönüştürebiliyor. Bu hafta size beyaz soğan dilimleri ve mantarlı sosla hazırladığım tarifimi vereceğim. İçine kıvırcık marul, bir büyük dilim pembe domates ve kornişon turşu da koyuyorum; çok yakışıyor.

MANTARLI SOS

Herkes burger sever...

NE LAZIM?

6 kültür mantarı (dilimlenmiş)

1 yemek kaşığı sıvıyağ

1 diş sarımsak

1 tatlı kaşığı soya sosu

1 çay kaşığı dağ kekiği

2 yemek kaşığı bitkisel süt (opsiyonel)

2 tatlı kaşığı vegan barbekü sosu

1 çay kaşığı acı sos

NASIL YAPARIM?

Sıvıyağı orta-yüksek ateşte ısıtır ısıtmaz mantarları atıp hızlıca karıştırın, altını kısmayın.

Sarımsağı mantarın içine rendeleyin. Önce bitkisel sütü ve kekiği, sonra da sosları ilave edin. 4-5 dakika daha orta ateşte pişirin.

Mantarlar yumuşayınca altını kapatın.

BİR DOKUNUŞ

Burgerin olmazsa olmazı vegan mayonezle başka sos ve baharat çeşitlerini karıştırarak acılı, sarımsaklı, ekşili ve körili birçok yeni sos hazırlayabilirsiniz.

İKİ KATLI BURGER

(2 kişilik)

NE LAZIM?

4 vegan burger köftesi 

2 vegan burger ekmeği 

2 dilim pembe domates 

4 yaprak marul 

4-5 dilim soğan

2-3 kornişon turşu 

1 yemek kaşığı ketçap ve

VEGAN MAYONEZ

NASIL YAPARIM?

Köftelerin iki tarafını da kızgın yağda 5’er dakika pişirin.

Burger ekmeklerinin içini tavada ya da tost makinesinde 2’şer dakika ısıtın. Daha sonra ekmeklerin tabanına ketçap ve mayonez sürün.

Ekmeğin üzerine sırasıyla taze marul yaprağını, domatesi, turşuyu ve köftelerden biri koyun. İkinci marul yaprağını da ekledikten sonra ikinci köftenizi yerleştirin. 

Üzerine bu sayfada tarifini verdiğimiz mantarlı burger sostan 3 yemek kaşığı koyup ekmeği yerleştirin.

İKİ ÖNERİ

- Mor soğan halkaları burgerinize ayrı bir tat katacaktır, ben özellikle az soslu burgerlere çok yakıştırıyorum.

- Evde kolayca hazırlayabileceğiniz veya artık marketlerden de rahatlıkla ulaşılabilen vegan peynirlerle cheeseburger hazırlayabilirsiniz.

VEGAN KÖFTE 

Herkes burger sever...

(15 adet için)

NE LAZIM?

400 gr soya kıyması

800 gr kaynar su

100 gr galeta unu

1 soğan (küp küp doğranmış)

1 yemek kaşığı biber salçası

3 yemek kaşığı chia tohumu (6 yemek kaşığı sıcak suda bekletilmiş)

3 yemek kaşığı sıvıyağ

100 gr un 

1 haşlanmış patates (opsiyonel) 

1 tatlı kaşığı karabiber, tuz, yenibahar

NASIL YAPARIM?

Soya kıymasını suyla ıslatıp 10 dakika bekletin, fazla suyu süzün.

İçine un ve galeta unu hariç tüm malzemeleri atıp yoğurun. Daha sonra un ve galeta ununu ekleyin.

90 gramlık toplar yapıp elinizle burger köfteleri şekline getirin.

X

Vegan yaşamla tanışma ayı!

Veganlığın kısa süreli bir trend değil, yaşam biçimi olduğunu sık sık hatırlatıyorum. Yine de vegan günü, vegan ayı gibi etkinliklerin önemli bir farkındalık yarattığını düşünüyorum... Ocak boyunca kutlanan ‘veganuary’den (vegan ayı) ilham alan mevsim tariflerinde kış sebzeli doyurucu lezzetler var.

Veganuary  kampanyasının düzenlendiği günlerdeyiz... Bu kampanyayı duymuş muydunuz? Veganuary, adını ‘vegan’la ‘january’nin (İngilizce ocak ayı) birleşiminden alıyor. Kampanyayı başlatan, aynı isimli ve kâr amacı gütmeyen uluslararası bir organizasyon... 2014’te Birleşik Krallık’ta kurulan Veganuary, herkesi ocak ayı boyunca (ve aslında yıl boyunca da) vegan olmaya davet ediyor, internet siteleri (veganuary.com) ve sosyal medya hesaplarında paylaştıkları tarifler, bilgilendirme metinleri, haberler ve videolarla pek çok kişi vegan yaşamla tanışıyor.  Zamanla küresel çapta yayılan bu kampanya, vegan beslenmenin kısa dönemli bir trend olmadığının altını çizmemiz açısından bir fırsat. ‘Etsiz Pazartesi’ ve ‘Dünya Vegan Günü’ gibi diğer kampanyalar da veganlıkla tanışmak ama asıl bir yaşam biçimi olarak  araştırıp öğrenmek için de etkili adımlar. Dünyada giderek artan et tüketiminin ekosisteme verdiği zararlarla ilgili her gün makaleler yayımlanıyor. Biliminsanlarının gelecekle ilgili verileri, teknoloji ve bilimi hayvansal ete ikame ürünlerin araştırılmasına yönlendiriyor. Doğa artık dünya nüfusunu doyurabilecek sayıda hayvanı doğal yollarla beslemeye yetmiyor, dünyanın dengesi alarm veriyor.

Öte yandan etin protein kaynağı olarak vurgulanması ve lüks yaşam biçiminin bir parçası halinde sunulması tüketimini arttırdı. Ancak elbette bugünün imkânlarında seçimlerimizi yapmak için sorular sorup yanıtlarını arayabiliyoruz. Hayvansal et tüketimi ne kadar faydalı? Karbon ayak izi ne demek? Okyanuslar kirleniyorsa içindeki balıklar sağlıklı olabilir mi? Protein için hayvansal ete ihtiyacımız var mı? Moda için bir hayvanı giymek şart mı? Veganuary yani vegan ayı, işte bu soruları gündemimize alabilmek için var. Siz de tüm bu kampanyaları araştırarak vegan yaşam hakkında bilgi edebilirsiniz.

TAY USULÜ KÖRİLİ MEVSİM SEBZELERİ

(4 kişilik)

NE LAZIM?

- 200 gr brokoli 

-

Yazının Devamını Oku

‘Yumurta’nız nasıl olsun?

Biraz nohut unu, biraz keten tohumu, bolca baharat, özellikle de zerdeçal... Vegan omlet yapmak işte bu kadar kolay... Rafadan ya da sahanda isterseniz onun da çözümü var.

Çoğu insan, bitkisel beslenme biçimine geçerken veganların bırakmakta en zorlandığı ürünün hayvansal et olduğunu düşünüyor. Halbuki kimileri için yumurtayı sofralarından uzaklaştırmak, ete nazaran çok daha zor oluyor.

Yumurtayı nasıl seversiniz? Sahanda mı haşlanmış mı? Menemen mi omlet mi? Hepsini veganlaştırmak kolay.

Nohut unundan yapacağınız vegan omlet, sizi hem tok tutar hem de çok besleyicidir. Üstelik yapımı kolay, buzdolabında birkaç gün saklayabildiğimiz için pratik de... Bu un çeşidini evinizde güçlü bir öğütücüyle çiğ nohutlardan elde etmeniz de mümkün üstelik. 3 yemek kaşığı nohut ununu 3 yemek kaşığı içme suyuyla karıştırın, jelimsi bir kıvama getirin. Biraz da zerdeçal ekleyin çünkü tadı, dokusu ve çok şart olmasa da yumurta rengini elde etmek için zerdeçal, en güzel malzemelerden biri...

Menemen seviyorsanız domates ve biberli klasik menemen harcınıza ufalanmış tofu ve çok az siyah Himalaya tuzu ekleyin; şaşırtıcı derecede güzel bir menemen olacak!

Rafadan ya da sahanda yumurta için mısır nişastası ve kıvam arttırıcı içeren sıvı veya toz haldeki ürünlerden yararlanabilirsiniz. Ama ben kendi mutfağımda keten tohumu ve nohut suyunu daha çok kullanıyorum.

İyice çırpılmış nohut suyu, harika bir yumurta akı ikamesi. Keten tohumunu kullanmak istediğimde de çekirdek şeklinde alıp taze taze öğütüyorum, 2.5-3 katına denk gelecek kadar sıcak suyla karıştırıp 10 dakika bekletiyorum. Bekleyen karışım jelleşiyor, özellikle köfte gibi ürünlerde birleştirici bir özelliği oluyor.

Chia tohumu ve kinoa gibi besinler de suyun içinde bekletildiğinde jelleşme özelliğine sahip. Ama keten tohumundan farklı olarak daha uzun sürede jelleşiyorlar. Tatlı ve pudinglerde yumurta yerine bu iki ürünü tercih edebilirsiniz.

Yazının Devamını Oku

Anneannemin tariflerini veganlaştırmak…

Geleneksel lezzetlerimizi yaşatmayı çok önemsiyorum. Bu yazımda, hepimizin çocukken yediği, çok sevdiğimiz tarifleri günümüze nasıl uyarladığımı ve bu tatları bitkisel hale getirmek için nasıl bir yöntem izlediğimi anlatacağım.

Tanıdığım en yetenekli, elinin lezzetine en güvendiğim şef, anneannemdi. Onun yemeklerini yaşatmak benim için ayrıca önemli. O tarifleri vegan hale getirdim, lezzetlerinin değişmediğini gördüm. Hayvansal ürünlerin yerine hangi bitkisel ürünleri kullacağımı bulmaksa ayrı bir zevkti. Anneannemin tariflerini veganlaştırırken en çok kafa yormam gerekenler yumurta, yoğurt, süt ve bal oldu haliyle. Tuzlularda şekersiz soya veya yulaf sütünü, tatlılara kendi yaptığım fındık ve badem sütünü kullanıyorum örneğin. Krema yaparken tercihim kaju sütü... Dondurma ya da puding yaparken tercihimse kavun çekirdeğinden hazırladığım sübye oluyor. Rafine şeker kullanmak istemeyenlerin tariflere sıklıkla kattığı balın bitkisel mutfakta birçok alternatifi var. Hurma özü ve akçaağaç şurubu gibi... Bu iki ürün, kıvamı, rengi ve şeker oranlarıyla en sevdiklerimden. Kimi zaman tahin ve pekmez de kullanıyorum tabii. Yoğurtlu tariflerde, geçen haftalarda size nasıl yaptığımı anlattığım vegan yoğurtları kullanıyorum. Yumurtaysa belki de ikame etmesi en ustalık gerektiren ürün. Çünkü tarifinizde yumurtayı ne amaçla kullandığınızı bilmeniz gerekiyor. Tadı için mi, böreğinizi iyice kızartmak için mi? Kızartacağınız ürünlerin birbirine yapışması için mi, yoksa kekinize doku katması için mi? Keten tohumu, chia tohumu ve kinoa gibi besinler harika ikameler... Su veya bitkisel süt içinde bekledikçe jelleşmeleri, yumurta akı kıvamına gelmeleri sayesinde mutfağımdan bu üç ürünü eksik etmiyorum.

Tanıdığım en yetenekli, elinin lezzetine en güvendiğim şef, anneannemdi. Onun yemeklerini yaşatmak benim için ayrıca önemli. O tarifleri vegan hale getirdim, lezzetlerinin değişmediğini gördüm. Hayvansal ürünlerin yerine hangi bitkisel ürünleri kullacağımı bulmaksa ayrı bir zevkti. Anneannemin tariflerini veganlaştırırken en çok kafa yormam gerekenler yumurta, yoğurt, süt ve bal oldu haliyle. Tuzlularda şekersiz soya veya yulaf sütünü, tatlılara kendi yaptığım fındık ve badem sütünü kullanıyorum örneğin. Krema yaparken tercihim kaju sütü... Dondurma ya da puding yaparken tercihimse kavun çekirdeğinden hazırladığım sübye oluyor. Rafine şeker kullanmak istemeyenlerin tariflere sıklıkla kattığı balın bitkisel mutfakta birçok alternatifi var. Hurma özü ve akçaağaç şurubu gibi... Bu iki ürün, kıvamı, rengi ve şeker oranlarıyla en sevdiklerimden. Kimi zaman tahin ve pekmez de kullanıyorum tabii. Yoğurtlu tariflerde, geçen haftalarda size nasıl yaptığımı anlattığım vegan yoğurtları kullanıyorum. Yumurtaysa belki de ikame etmesi en ustalık gerektiren ürün. Çünkü tarifinizde yumurtayı ne amaçla kullandığınızı bilmeniz gerekiyor. Tadı için mi, böreğinizi iyice kızartmak için mi? Kızartacağınız ürünlerin birbirine yapışması için mi, yoksa kekinize doku katması için mi? Keten tohumu, chia tohumu ve kinoa gibi besinler harika ikameler... Su veya bitkisel süt içinde bekledikçe jelleşmeleri, yumurta akı kıvamına gelmeleri sayesinde mutfağımdan bu üç ürünü eksik etmiyorum.

KREMALI KADAYIF

(6 kişilik)

NE LAZIM?

- 1/2 kilo tel kadayıf (ufalanmış)

-

Yazının Devamını Oku

Fındıktan, bademden ya da kestane şekerinden...

Bugünlerde 1 litrelik bitkisel sütler marketlerde 20 lirayla 45 lira arasında satılıyor. Aynı miktarı evde yapmanın maliyetiyse 3-10 lira arasında... Üstelik yapılışı da oldukça basit. Örneğin pirinçten süt yapabilir, sonra o sütü vegan bir muhallebiye dönüştürebilirsiniz. Fındık sütüyse hem tatlılara hem de kahvaltılık gevreklere çok yakışır.

Fındık, badem, ceviz, pirinç, toz Hindistan cevizi, ay çekirdeği hatta kavun çekirdeği... Bu besinler süte, peynire, yoğurda ve daha birçok lezzetli ikâmeye dönüşebiliyor. Bundan yalnızca birkaç yıl öncesinde bırakın bitkisel yoğurdu, kremayı; marketlerde bitkisel süt alternatifleri bulmak bile çok zordu. Şu anda çeşit çeşit marka arasından seçim yapma imkânımız var: Tuzlu tariflerde kullanmak ve krema yapmak için kullanabileceğimiz alternatiflerden biri olan yulaf sütü, tatlılarımızda kullanmak için fındık sütü, şekersiz ve bitkisel süt çeşitleri, kahvemize koymak için soya ve badem sütleri hatta latte yapacaksak daha yağlı bitkisel barista sütleri... Bu ürün çeşitliliği arttıkça mutfak hayatımız kolaylaşsa da bu sütleri evde yapmak hâlâ daha ekonomik. Şu anda
1 litrelik bitkisel sütler marketlerde 20 ile 45 lira arasında satılıyor. Evde 1 litre bitkisel süt yapmanın maliyetiyse 3-10 lira arasında. Yapılışı da oldukça basit.

Sütünüzü tatlandırmak isterseniz pekmez, hurma özü ya da akçaağaç şurubu kullanabilirsiniz.

Süt elde etmek istediğiniz 1 su bardağı çiğ yemişi suda 6-8 saat bekletip süzün, ortalama 3 su bardağı suyla birlikte blender’a alın. Tatlandırmak isterseniz 1 yemek kaşığı pekmez, hurma özü ya da akçaağaç şurubu ekleyin; yüksek hızda blender’da çekip süzün; işte bitkisel sütünüz hazır! Bir bardak çiğ kuruyemiş için 3 ile 5 bardak arasında su kullanabilirsiniz. Damak zevkinizi göz önüne almanız yeterli.

Ben kestane şekerinden ay çekirdeğine kadar birçok malzemeyle süt yaptım; en iyi sonucu 1 su bardağı kuruyemiş ve 3.5 bardak suyla aldım. Favori tatlandırıcılarımsa hurma-hurma özü, akçaağaç-agave şurubu ve IKEA’lardan bulabileceğiniz mürverçiçeği özü.

Birkaç önerim daha var... Sütünü yapmak istediğiniz ürünü suda beklettikten sonra suyunu süzüp soğuk suyla iyice durulayın. Sütünüzün daha pürüzsüz olmasını isterseniz blender’da daha uzun süre çekebilir; en ideal sonuç için iyi bir süzme kesesi
kullanabilirsiniz.

Yapay katkı maddesi ve raf ömrü uzatıcı maddeler içermediğinden bitkisel sütünüzü ağzı sıkıca kapalı bir şekilde ve buzdolabında saklamalı, en geç 3-4 gün içinde tüketmelisiniz. Kuruyemişlerin çiğ ve taze olması da elde edeceğiniz sütün kalitesinde çok önemli bir yer tutuyor. Dilediğiniz kuru meyveler ve sıvı özlerle de sütlerinizi tatlandırarak mutfağınızda zevk verici deneyimler yaşayabilir, sadece süt olarak tükettiğiniz gıdanın onlarca lezzetli halini keşfedebilirsiniz.

Yazının Devamını Oku

Veganların bitmeyen derdi: Herkes bizim yemediklerimizle ilgileniyor, ‘Bir kerecik ye, ne olur’ diyor

Restoranda “Bu ürün vegan mı” soruma “Hayır, un var” şeklinde bir cevap gelebiliyor, ‘Acaba glütenle mi karıştırdı’ derken başlıyoruz sohbete... Dışarıda yemek yerken de ısrarla kendi yediklerinden tattırmaya çalışanlarla uğraşıyoruz.

Düşünün ki her nereye giderseniz gidin, hiç istemeseniz de yemeğinizi sipariş verdiğiniz an tüm gözler sizin üzerinize dönüyor. Herkes sizin yemediklerinizle ilgilenmeye, sizi bundan caydırmaya ve “Bir kerecik ye, ne olacak” gibi sözlerle kendi yediklerinden tatmanız için ikna etmeye çalışıyor. Masadaki herkesin aksine tercih ettiğiniz yaşam biçimini müdafaa etmek durumunda kalıyorsunuz. Üstelik neyi, neden yemediğinizi açıkladığınızda da ‘agresif’ ilan ediliyorsunuz! Veganlığın marjinal bir yaşam biçimi sanıldığı yılları geride bıraktık diye umuyorum. Bu yaşam biçiminin bilinirliği konusunda beş yıl önceyle bugün arasında çok fark var en azından. Yine de veganlar istenmeyen durumlarla karşılaşıyor.

Şimdiye dek “Bu masa vegan mı”, “Bu sodanın etiketi hayvansal bazlı yapıştırıcıyla mı yapıştırıldı, biliyor musunuz”, “Kola vegan mı”, “Tuvaletteki sabun hayvanlar üzerinde denendi mi” gibi onlarca soru duydum. Bu sorular size ilginç mi geldi? Halbuki veganlığı anlamaya başladıkça bu soruların “Bu yemeğin içinde et var mı” diye sormaktan farksız olduğunu görürsünüz. Çünkü veganlık bir beslenme biçimi değil. Bir ürünün veya yemeğin içinde süt olmasıyla herhangi bir ambalajda hayvansal bazlı yapıştırıcı kullanılması arasında hiçbir fark yok. Her ikisi de veganların ‘hayvan sömürüsü içermeme kriterleri’ni
karşılamayan şeyler.

Bir vegan olarak dışarıda bazen trajikomik şeyler de yaşıyorum. Herhangi bir restoranda “Bu ürün vegan mı” dediğimde “Hayır, un var” şeklinde bir cevap gelebiliyor mesela. Bir taraftan “Acaba vegan ve glüteni mi karıştırdı” sorusu, diğer taraftan unun bile vegan olmama ihtimali ve “Ya bir bildiği varsa” kuşkusu... Ama tabii ki glütenle karıştırılmış oluyor ve başlıyor ikisinin arasındaki farkı anlatma seansı...

Uzun uzun sohbet ettiklerimden biri, Vegan Kasap’a gelen 60 yaşlarında bir beydi. Her yeri süzüp “Kızım, etler nerde” diye sordu. Dolaptaki bitkisel etleri gösterdim, “Dışardan bakıp duruyorum. Ben de kasabım, dayanamadım girdim” dedi. Ben anlattıktan sonra “Artık kasaplıktan öğreneceğim hiçbir şey kalmadı sanıyordum. Meğer yolun başındaymışım” dedi gülerek. İki hayli farklı kasabın karşılaşması hiç de korktuğum gibi olmadı...

RAFİNE ŞEKERSİZ SOĞUK ÇAY

(5 kişilik)

NE LAZIM?

Yazının Devamını Oku

Bitkisel etin leziz ve popüler hali

Buğdaydan, gerçeğini aratmayan lezzetli bir et elde etme fikri kulağa nasıl geliyor? Asya’da 1.500 yıldır yenen ‘seitan’, tadı ve dokusu kadar doyuruculuğuyla da şaşırtan, popüler bir seçenek.

Zamanında Çin imparatorları bir haftalık geleneksel diyetlerinde sıklıkla yermiş bu yiyeceği. Vejetaryen Budist rahiplerin sofrasında da kendine yer bulurmuş... ‘Seitan’ (seyitan) buğday unu, su ve tuz kullanılarak yapılan bir hamur aslında. Yapımı biraz meşakkatli olsa da nötr bir tadı olması sayesinde içine katılan her türlü aromayı sünger gibi içine alıyor. Elbette etin sahip olduğu aminoasitleri barındırmasa da glüten hassasiyeti olmayanlar için iyi bir protein kaynağı...


SEİTAN (BUĞDAY ETİ)

(2 kişilik)

NE LAZIM?

500 gr un

Yazının Devamını Oku

Dünyanın bütün sebzeleri... Birleşin!

Evde ne varsa, ne artmışsa... Çıkarın buzdolabından, hepsini bir tencerede kaynatın... Şifa dolu bu leziz sebze suyuyla da ister vegan bolonez soslu makarna ister domatesli pilav yapın...



Mutfaktaki gıda israfını azaltmaya haftalık yiyecek planı yaparak ve bu plana bağlı kalıp gerekli miktarda ürün satın alarak başlayabiliriz. Bu plana her zaman tam olarak uyamayabiliriz ama en azından bize haftalarca yetecek bir alışveriş yapmamızı ve tazeliğini yitiren ürünlerle baş başa kalmamızı engelleyecektir. Mutfakta en çok kullandığım, neredeyse gizli malzemem diyebileceğim bir tariften bahsetmek istiyorum: Sebze suyu. Hafta boyunca kestiğiniz maydanozların saplarını, sebzelerin köklerini, her birinden bir tane kalmış sebzeleri ve bu sebzelerin kabuklarını kaynatın, kendi sebze suyunuzu hazırlayın. Neredeyse tüm yemeklerinize hem besin değeri kazandırması hem de aromasını arttırması için ekleyebilirsiniz. Tarifte vereceğim sebzelerin dışında biriktirdiğiniz birçok sebzeyi de kullanabilirsiniz.

SEBZE SUYU

(1.2 litre için)

NE LAZIM?

1 kabak 2 havuç 4 arpacık soğanı (ya da yeşil soğan) 200 gr mantar (kestane veya kültür) 

Yazının Devamını Oku

Menüsü zengin, lezzeti bol

Genelde yemedikleri yiyecekleri konuşuyoruz ama sanılanın aksine veganların menüsü hiç de zayıf değil. En az 1.500 meyveyi ve bir o kadar da sebzeyi ve bitkileri saymazsak; bakliyat çeşitleri, tahıllar, kuruyemişler ve tüm bunlardan elde edilen binlerce çeşit ürünle liste uzadıkça uzuyor. Vegan etler ve çeşit çeşit bitkisel sütler de cabası...

Öncelikle veganlığın bir beslenme ya da diyet seçeneği değil, bir hayat şekli ve yaşam felsefesi olduğundan başlamalıyız. Beslenmenin yalnızca küçük bir kısmını oluşturduğu bu yaşam biçimi, hayvan sömürüsünün yer aldığı her türlü yaşam şeklini mümkün olduğu sürece reddederek hayvanların kullanılmasını engelleyecek alternatifleri araştırmayı ve bunu geliştirmeyi destekliyor. Beslenme olaraksa hayvandan elde edilen ya da üretiminde bir hayvan sömürüsü olan hiçbir gıdanın tüketilmemesini söylüyor elbette. Bu gıdalara kırmızı ve beyaz et, yumurta, süt, yoğurt, peynir ve bal örnekleri verilebilir.

Geriye ne mi kalıyor? En az 1.500 meyve çeşidini ve bir o kadar da sebze ve yenebilir bitkiyi saymazsak; bakliyat çeşitleri, tahıllar, mantarlar, kuruyemişler ve tüm bunlardan elde edilen binlerce çeşit yemekle liste uzadıkça uzuyor.

ALTERNATİF ÜRÜNLER ÇOĞALIYOR

Gün geçtikçe daha fazla veganın dahil olmasıyla giderek büyüyen vegan yaşam biçimi, gıda alanında da birçok yeni alternatifin doğmasına öncü oluyor. Bununla da kalmayarak geleneksel yöntemlerle bilinirlik kazanmış ürünlerin yerini almaya başlayan ikame ürünler yayılmaya başlıyor. Bitkisel süt endüstrisinin hızlı gelişimi buna verilebilecek güzel örneklerden.

Bunlara bakarak ‘Veganlar ne yiyor’ sorusuna yüzlerce yanıt verebiliriz: Ezogelin çorbası, pilav, yaprak sarma, mercimek köftesi, patates, makarna, zeytinyağlı fasulye gibi birçok geleneksel yemeğin yanı sıra vegan pastırma, peynir, yoğurt, sucuk, sosis gibi ikamelerden de faydalanabiliyoruz. Sayıları her gün artan vegan/vejetaryen restoranlardaki yemekler de cabası...

Sizinle temel bir besin kaynağı sayılan sütün bitkisel tarifini ve geleneksel yemeğimiz güvecin doyurucu bir vegan versiyonunu paylaşmak istiyorum. Birçok farklı tarifin temel öğelerinden biri olduğu için hayvansal süte alternatif olarak bitkisel süt kullanabilmek çok değerli. Bu tarifi, yoğunluk ve damak zevkinize göre başka bir çiğ kuruyemişle (Örneğin; kaju, badem, fındık...) değiştirebilirsiniz. Laktozsuz yulaf sütünü evde hazırlamak çok pratik, üstelik bütçe dostu bir tercih.

Yazının Devamını Oku