Deniz Sipahi

Deniz Sipahi

dsipahi@hurriyet.com.tr

Su gibi konular siyaset dışı kalmalı

BODRUM’da denize giriyorsunuz, ama duşa giremiyorsunuz.

Haberin Devamı

Çeşme’de otelinizin havuzu var ama musluktan damla damla su akıyor.

İstanbul, İzmir, Ankara gibi büyük şehirlerde baraj doluluk oranı yüzde 10’lara dayandı.

Su artık sadece çevrecilerin değil, herkesin öncelikli meselesi.

AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı, Çeşme’deki su sorunu ile ilgili, “Suyun siyaseti olmaz. Bu topraklara düşen her damla için çalışmak, bu ülkeye ve milletimize borcumuzdur” demiş.

Katılıyorum.

Siyaset doğal gündeminde ve akışında birçok şeyi konuşabilir.

Ama iş su gibi evrensel, hepimizi ilgilendiren konular olunca siyaseti bir kenara bırakmalıyız.

Bu yazıya rakamlarla boğmak istemem ama bir şeyi net söyleyebilirim.

Dünya gibi Türkiye de bir kuraklık sarmalına giriyor.

İklim krizinin, yanlış kentleşmenin, kontrolsüz turizmin, kaçak yapılaşmanın faturasını ödemeye başladık.

Hep konuşuyoruz.

Haberin Devamı

Daha akıllı şehirler yaratmak zorundayız.

Su artık sadece çevre meselesi değil, bir yaşam güvenliği meselesi.

Evdeki musluk susuyor. Tarım üretimi tehdit altında. Barajlar alarm veriyor. Suyun olmadığı yerde, yaşam kalitesi de ekonomi de turizm de geriliyor.

Su artık partiler üstü bir konu olmak zorunda.

Enerji gibi savunma gibi eğitim gibi stratejik bir konu.

Var ama ulusal su stratejisini güçlendirelim.

Turizm bölgelerindeki altyapı yatırımlarını hızlandıralım.

Yağmur suyu toplama sistemleri mecbur olsun.

Gri suyun yeniden kullanımı için teşvikler gelsin.

Ve en önemlisi:

Her bir birey suyun kıymetini bilsin.

Yapabiliriz.

 

Oscarlı yıldız bulmasanız da krizleri yönetmek zorundasınız

COLDPLAY konserinde yaşanan yasak aşk skandalı sonrası gündeme oturan teknoloji şirketi Astronomer farklı bir iletişim planını devreye soktu.

Ünlü oyuncu Gwyneth Paltrow’u ‘geçici sözcü’ yaptı.

Her krize bir sözcü gerekir, bazen de Oscar’lısı diyebilirsiniz.

Veri otomasyonu yapan bir yazılım firması bir anda magazin gündeminin merkezine oturur.

CEO da gitti, İK direktörü de…

Ama esas film ondan sonra başladı.

Astronomer şunu yaptı.

Şaşırt, gülümset, dağıt.

Şirketin LinkedIn hesabına çok ilgi çeken bir video koydu.

Haberin Devamı

Ekranda da Gwyneth Paltrow vardı.

“Merhaba, ben Gwyneth Paltrow. 300’ü aşkın Astronomer çalışanı adına konuşmak üzere çok kısa süreliğine görevlendirildim.”

Paltrow Coldplay solisti Chris Martin’in eski eşiydi.

Burada asıl mesele bir kriz anında hangi refleksle hareket ettiğiniz.

Bazıları sessizliğe gömülür bazıları özür açıklaması yayınlar bazıları ise Gwyneth Paltrow’u bulur.

Her firma Oscar’lı oyuncuya ulaşamaz elbette ama mesele isim değil, yaklaşımdır.

Güven krizlerinde iki yol vardır. Ya görünürsün ya kaybolursun.

Astronomer ilk yolu seçti.

Çünkü dijital çağda algı gerçeklikten hızlıdır.

Bir anlık görüntü yıllarca anlatılır.

Bir kelime bir şirketin kaderini çizer.

Haberin Devamı

Paltrow’un videosunda söyledikleri değil, söylediklerini söyleme şekli önemliydi.

Şirket CEO’suz ama görünür.

Skandalla anılıyor ama kriz fırsata çevrilmiş durumda.

Kamuoyunda değil, marka algısında yeniden bir yapılandırma yapıyorlar.

Her kriz bir testtir.

Ve günün sonunda ne kadar hazırlıklı olduğunuz değil…

Kendinizi nasıl anlattığınız belirleyicidir.

 

Büyük şirketlerde trend şimdi bu

DÜNYADAKİ büyük şirketlerde yeni bir trend var.

Sadece finansçılar, mühendisler, hukukçular değil…

Algı yöneten profesyoneller artık yönetim kurulu koltuklarında.

Neden?

Çünkü şirketin sadece ne ürettiği değil, kendisini nasıl anlattığı, kamuoyunda nasıl algılandığı, kriz anında nasıl davrandığı da değerini belirliyor.

Haberin Devamı

Bugün bir CEO’nun performansını sadece satış rakamlarıyla değil, çalışanına verdiği tepkilerle, toplumsal olaylara karşı aldığı tavırla, kriz anındaki iletişimiyle ölçüyoruz.

Bu nedenle Türkiye’deki büyük şirketlere açık bir önerim var.

Yönetim kurullarınıza mutlaka stratejik iletişim bilen, kriz yönetimini bilen bir profesyonel alın.

Bu kişi size sadece “Ne söylemeliyiz?” sorusunda değil, aynı zamanda “Ne zaman susmalıyız?” sorusunda da yol gösterir.

İtibar yıllarca inşa edilir ama 1r saat içinde çökebilir.

Bu yüzden iletişim artık ‘reklam panosu’ değil, şirketin zırhı haline geldi.

Markalar sadece ürünle değil, değerlerle yaşar.

Ve bu değerleri anlatmak, savunmak, taşımak uzmanlık ister.

 

Haberin Devamı

Elon Musk imzayı attı gelecek de hızlandı

TESLA, Samsung’la 14 milyar dolarlık bir anlaşma yaptı.

Teksas’taki yeni fabrika Tesla’nın AI6 çipini üretecek.

Bu çip sadece elektrikli araçlara değil, insansı robotlara ve yapay zekâya da güç verecek.

Elon Musk bu hamleyi, “İlerlemenin hızını artırmak için bizzat devreye giriyorum” diyerek duyurdu.

Çip savaşı artık sadece teknoloji meselesi değil, jeopolitik bir denklem.

Samsung bu alanda TSMC’ye kaptırdığı zemini geri alıyor.

Musk da üretim verimliliği kadar stratejik bağımsızlığa oynuyor.

Belli ki bundan sonra çip değil, kim üretirse o konuşacak.

Ve bu imzaların sayısı daha çok artacak.

Bakın bu anlaşmalar yeni dünyanın önemli adımları olacak.

Yazarın Tüm Yazıları