GeriDeniz SİPAHİ Siyasete popülizm de girince böyle oluyor
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Siyasete popülizm de girince böyle oluyor

İZMİR gibi çok kültürlü bir şehirde büyüdük. Mahallemizde, yaşadığımız çevrede levanten çok aile vardı. Rum kökenli komşularımız da vardı, Ermeni arkadaşlarım da...


Saint Joseph’i kazandığım gün, okulun girişine kazananların listesini asmışlardı.
Sınıfta, okulda da o kadar çok arkadaşım oldu ki...
Bizi birleştiren hep ortak değerlerimizdi.
İzmir, Türkiye, Atatürk sevgisiydi.
Kimin nereden geldiği, nerede doğduğu, kimlerden olduğu hiç önemli değildi.
Bizim için önemli olan arkadaşlıklardı, dostluklardı, ailelerdi, birlikte geçirdiğimiz vakitlerdi.
Okul yıllarında gençlik yaz kamplarına gittim.
Oralarda da dünyanın her yerinden farklı diller konuşan arkadaşlarım oldu.
Bazılarıyla hala görüşüyorum.
İşin içinde samimiyet, insanı insan yapan değerler, vicdan, yardımlaşma, el ele verme gibi duygular olunca isimlerin bir önemi kalmıyor.
Yıllar geçti, iş hayatına atıldım.
Farklı şirketlerde yine farklı kökenli arkadaşlarım oldu.
Sohbetlerimiz hep daha iyi bir Türkiye, daha iyi bir dünya içindi.
Ve bu kadar farklı insanla tanıştığıma, hayatımı paylaştığıma her zaman dua ettim, şükrettim.
Gazeteci olarak siyasetin hep tam göbeğinde oldum.
Bu meslekte maalesef kaçamıyorsunuz.
Şunu gördüm ki; bir olayın içine siyaset girince en samimi duygular bile şekil değiştirebiliyor.
İşte bunu fark ettiğim ilk gün sadece gazeteci kalmaya karar verdim.
Biliyorum objektif kalmak zor ve bazen de istenmiyor.
Siyasetçiler sizi zorlayabiliyor.
Ama ben zor olanı her zaman severim.
Dün de, bugün de, yarın da siyasetin etkisi azaltılmış demokrasilerin daha güçlü olduğunu savunmaya devam edeceğim.
Bunları neden yazdım.
ABD Başkanı Biden 1915 olayları için “büyük felaket” ve “soykırım” ifadelerini kullandı.
Türkiye’den gelecek tepkileri azaltmak için de “Tarihi kabul ediyoruz. Bunu kimseyi suçlamak için değil ancak tarihin tekerrür etmediğinden emin olmak için yapıyoruz” cümlesini ilave etti.
Siyasete popülizm de girince ve karşılığında bedeller de istenince karşımıza böyle olaylar çıkıyor.
Biden’ın bu sözlerini reddediyoruz.
Bu olayların sadece tarihçiler tarafından konuşulması, tartışılması gerektiğine inanıyoruz.


Şu yorumlara katılmıyorum

“ABD Başkanları yıllarca soykırım demedi, son dakika geri adım attılar. Şimdi Biden söylendi, olan oldu. Şimdi ne farklı olacak ki. Soğukkanlı kalalım, duygusal tepkiler vermeyelim” gibi yorumları doğru bulmuyorum.
Elbette soğukkanlı olacağız.
Elbette devleti yönetirken duygusallığa yer olmayacak.
Ama Türkiye’nin stratejik, güçlü, önemli bir ülke olduğunu unutmayacağız.
Ve her fırsatta bunu göstereceğiz.


Aklıma hep Atina sokakları geliyor

ATİNA’ya çok gittim, gidiyorum ve çok seviyorum.
İzmir’den uçağa bindikten 35 dakika sonra Atina’dasınız.
Uçağın kalkmasıyla inmesi bir oluyor.
Pandemiden sonra gideceğim ilk yer yine Atina olur.
Bir de Atina temsilcimiz Yorgo Kırbaki var tabii...

Siyasete popülizm de girince böyle oluyor

Hem iyi bir gazeteci, hem de çok iyi bir dosttur.
Yorgo’lu sohbetleri de özledim.
Atina günlerinde onunla çok yürüyoruz.
Herkesin, daha doğrusu turistlerin gittiği yerlere değil.
Atina’nın sokak aralarına, köylerine, deniz kıyılarına...
Hele bazı sokaklar, mahalleler var ki, kendinizi İstanbul’da, İzmir’de hissedersiniz.
Biraz samimi olunca Türkçe devam eden sohbetler...
Biraz yürüyünce “İzmir tulumu geldi” diye Türkçe yazılan notlar...
Anadolu’dan giden 500 bin kişi Atina’da oturuyor.
Onlarla Fenerbahçe, Galatasaray maçı çok seyretmişliğim var.
Demleme çayı yudumladığımda...
Bazen Türk-Yunan ilişkileri dalgalanıyor.
İşte o günlerde aklıma o hep Atina sokakları geliyor.
Ve yine aynı şeyi düşünüyorum.
Siyaset olmayınca hayat daha güzel oluyor.


Kendi hikayemizi yazmanın zamanıdır

GÜNLÜK siyaset her zaman süt liman olacak değil. Bizim gibi zor coğrafyalarda olan ülkeler için dalgalanmalar hep olacaktır. Her fırsatta yazıyorum.
Türkiye eski Türkiye değil.
Ama daha iyisini yapmalı.
Ve yapacak potansiyele de sahip...
Bakın günlerdir Ege Bölgesi Sanayi Odası Başkanı Ender Yorgancılar ve Ege İhracatçı Birlikleri Başkanı Jak Eskinazi “Hammaddede sıkıntı var. Konteyner maliyetleri arttı, buna rağmen boş konteyner bulamıyoruz” uyarısı yapıyor.
Bu açıklamalar önemli...
Ben Türk sanayisine hep güvendim, güveniyorum.
Demek ki çarklar dönüyor, üretim artıyor, Türkiye bütün sor koşullara rağmen ihracat yapıyor.
Daha fazlasını yapabiliriz.
Dijital dünyada fark yaratabiliriz.
Dünya siyasetine takılmadan kendi başarı öykümüzü yaratmanın, yazmanın bence tam zamanıdır.

X

İzmir’in trafiği İstanbul gibi oldu

GEÇENLERDE İstanbul’dan gelen bir arkadaşım şöyle dedi;


“Siz İzmir’i bu kadar popüler yapmayacaktınız. Artık İzmir’de bir yerden bir yere gitmek İstanbul kadar, hatta İstanbul’dan daha zor. İstanbul’da en azından kaçışlarınız var, alternatif yollar var. İzmir’in trafiği gerçekten acil önlem bekliyor...”
Cuma akşamı Karşıyaka’dan Çeşme’ye iki buçuk, üç saatte giden olmuş.
Pazartesi günleri Çeşme’den merkeze dönüş de öyle...
Birkaç yıldır ısrarla yazıyorum.
Büyük şehirlerimiz gerçekten büyük ve sorunları için yapısal çözümler gerekiyor.
Pandemi sonrası trafik eskisine döner umudunda olmayın.

Yazının Devamını Oku

Bu yatırımlar uzun yolculuğu anlatıyor

BAKÜ’ye üçüncü gidişim ve her seferinde çok başka bir şehir buluyorum. Socar’ın Yönetim Kurulu Başkanı Rövnag Abdullayev, Başkanvekili Vagif Aliyev ve Socar Türkiye CEO’su Zaur Gahramanov’un davetiyle Türkiye - Galler maçına gittim.



Maç sonucu bizim için çok parlak değildi ama Socar’ın Türkiye’yle ilgili gelecek planlarını dinlemek güzeldi.
Petkim, Star Rafineri, Socar Terminal ve TANAP dahil Türkiye’ye toplam yatırım 14 milyar doları aşmış.
Star Rafineri 7 milyar dolar, Socar Terminal 400 milyon dolar, Petkim özelleştirmesi 2 milyar 40 milyon dolar ve TANAP 6.5 milyar dolarlık yatırım almış.
Socar Türkiye, Aliağa’daki tüm iştiraklerini kapsayan arazi için “Özel Endüstri Bölgesi” unvanını alan Türkiye’deki ilk şirketi oldu. Daha da önemlisi Socar, Türkiye’nin en büyük doğrudan dış yatırımcısı konumunda...
Vagif Aliyev Petkim’i özelleştirmeden alarak Türkiye’de uzun bir yolculuğa çıktıklarını söylüyor.

Yazının Devamını Oku

Aşı olmayanlara bazı tedbirler devam edebilir

ARTIK inanıyorum.

Tünelin ucundaki ışığı gördük. Aşılar geldikçe, günlük aşı sayısı arttıkça umutlarım daha da artıyor.
Önümüzdeki haftadan sonra 40 yaşın altındakiler de aşılanmaya başlayacak. Temmuz sonuna kadar 18 yaşına kadar olan gençlerimiz de...
Bir de altı ay sonrası üçüncü aşıları da temin edebilirsek; işte o zaman pandemiyi günlük hayatımızdan çıkarabileceğimizi düşünüyorum.
Üstelik yıl sonuna doğru ilaçların da çıkacağını düşünürsek; daha da umutlanıyorum.
Bilim insanları daha sonraki süreçlerle ilgili çalışmalarını devam ettiriyorlar.
Artık bu çalışmaları da sıkı takip etmeye başladım.
Şimdilik üçüncü aşıyı tavsiye ediyorlar ama sonrası için veriler toplandıktan sonra adımlar atılacak.

Yazının Devamını Oku

Birer birer masadan eksiliyor dostlar

GAZETE yaparken çok sık konuşuruz. Çünkü haberlerdeki gelişmeler yapacağınız gazeteyi de şekillendirir. Defalarca değiştirebilirsiniz. Büyütmeyi düşündüğünüz, manşet yapmak istediğiniz bir haber günün ilerleyen saatlerinde iç sayfalarda bile yer bulabilir.


Bizim meslek gerçekten dinamiktir ve tempo ister.
Bir şey daha ister; o da ekip çalışması yapmayı...
Özellikle yazı işleri ekibi gün için çok kez bir araya gelir, toplantılar yapar.
Biz de öyle yaparız.
Kendimi hep şanslı hissetmişimdir. Hep deneyimli kadrolarla çalıştım. Çok iyi gazeteciler etrafımdaydı.
Ve uzun yıllardır birlikte olduğum bir ekip olduğu için çok hızlı aksiyon alırız.

Yazının Devamını Oku

O bizim mesleğin Picasso’suydu

BİZİM meslek zordur.


Bazen günler uzar; geceyi sabah yaparsınız.
Bazen de haber özel günlerinizin bile önüne geçer.
Her mesleğin elbette zorlukları, güzellikleri vardır ama gazetecilik gerçekten tutku ister.
İşte o günlerde yanınızda kimlerin olduğu çok önemlidir. Sekiz saati her gün aşan bir mesaide haber için kalpleri atan insanlar okuduğunuz gazeteyi yapar.
Bazıları vitrindedir, bazıları ise perde arkasındaki kahramanlardır.
Gazeteciliğe başladığım ilk günlerde tanıdığım isimlerden biriydi Nejat Bekmen...

Yazının Devamını Oku

Tam normalleşmeye daha var

AVRUPA uçuşları açıyor. Daha doğrusu kurallar gevşetiliyor.


AB ülkelerinden aşıları tam olan yolcular, cuma günü yayınlanan yeni kurallar doğrultusunda 9 Haziran’dan itibaren Kovid testi yaptırmadan Fransa’ya girebilecekler.
Birleşik Krallık ve Amerika Birleşik Devletleri’nden tam aşılı olanlardan ise negatif test sonucu istenecek. Ancak karantinaya alınmaları gerekmeyecek ve zorunlu olmayan seyahatlere artık izin verilecek.
Ama şöyle bir tarif yapmışlar;
“Tam aşılı kişiler dozlarını yolculuklarından en az 14 gün önce Pfizer, Moderna veya AstraZeneca aşılarıyla almış kişilerdir. Johnson & Johnson aşısı için zaman aralığı dört haftadır.”
Yani başlangıçta bizim gibi Çin aşısı Sinovac’ı olanlar için hala seyahatlerle ilgili bir belirsizlik var.
Şimdilik PCR testinizi olup bazı ülkelere gidebiliyorsunuz.

Yazının Devamını Oku

Ben yine de hatırlatayım da

BİLİYORUM pandemiden çok sıkıldık ve hepimiz yazın o ilk günleriyle birlikte kendimizi dışarıya atmak istiyoruz. Ve özellikle yazlık yerlerde kısıtlamalar olmadan, özgürce vakit geçirmek istiyoruz. Herkes haklı...



Geçen yazdan daha kalabalık geçecek Bodrum, Çeşme ve diğer turistik yerler...
Pandemi öncesinde başlayan bir alışkanlık oldu. Örneğin Alaçatı’da bazı işletmeler sabaha kadar ve yüksek volumlü sesle müzik yaptılar.
Oraya gelip tatil yapmak isteyenleri hiçe sayarak...
Sokağa taşan müziği güzel zannederek...
Eller havayı eğlence gibi görerek...

Yazının Devamını Oku

Bu sektör Sepil’i bile küstürüyorsa

BİRKAÇ gündür Göztepe Başkanı Mehmet Sepil’in sözleri aklımda...


Önce şöyle dedi;
“7 yıldır gururla üstlendiğim Göztepe Spor Kulübü Başkanlığı görevinden ayrılma kararı almış bulunuyorum. Kulübümüzü çok daha iyi noktalara getireceğine inandığım bu adımla yönetimde üstlenmiş olduğum tüm görevler bir icra kurulu tarafından yürütülecek olup, yeni bir yapı bayrağı devralana kadar yönetim sistemimiz bu şekilde devam edecektir. Göztepe’miz Türk futbolunun hepimizce malum olan çarpık yapısı içinde parlayan bir yıldız olarak kalmaya devam edecektir.”
Sepil’in bu kararı elbette spor camiasında ve İzmir’de sarsıcı bir etki yarattı.
Çok kişinin kendisiyle konuştuğunu, kararını gözden geçirmesi için ısrarcı olduğunu da biliyorum.
Ama kararı değişmedi.
Ve ikinci açıklaması da şöyle oldu;

Yazının Devamını Oku

Yeniden kampanyaya ihtiyacımız var

İSRAİL nüfusunun neredeyse tamamını aşıladı. Amerika’da 200 milyondan fazla kişi aşı oldu. Türkiye’nin de yüzde 15’i ikinci aşılarını oldu. Haziranda hızlı bir şekilde aşılanma olacak.

Ve aşıların üzerinden aylar geçmesine rağmen hala tartışmalar devam ediyor.
Üstelik bilimsel veriler aşı olanlarda ölüm oranlarının çok düşük, hastaneye yatış oranlarını da azalttığını göstermesine rağmen...
Gerçekten bir buçuk yılımızı evlerde geçirmemize, sevdiklerimizden uzakta kalmamıza neden olan bu salgına rağmen böyle bir durum var.
Türkiye’de aşı randevusu kapasitesinin sadece yüzde 30’unun dolu olmasını anlamakta zorlanıyorum.
Şimdi sıra 50 yaşındakilere geldi.
Elbette aşılama bir sistematik çerçevesinde yapılıyor.
Ama bu oranları görünce aşı olmak isteyen herkese randevuların açılması gerektiğini düşünmeye başladım.

Yazının Devamını Oku

Önce hibrit sonra yüz yüze

BEN yakın bir gelecekte ve aşıların artmasıyla birlikte Kovid 19 salgının azalacağını düşünenlerdenim. Elbette dikkatli olmamız, kurallara uymamız gerektiğini hatırlatırım.


Belki birkaç yıl daha aşı olacağız ama belki de kapanmalar bir daha olmayacak.
Tabii beni iyimser bulanlar olabilir.
Çünkü bu salgın gösterdi ki; tablo haftalık bile değişebiliyor.
Yine de tünelin ucunun gözüktüğünü düşünüyorum.
İş hayatında köklü değişiklik beklentisi içinde olanlar artık evlerden çalışacağımızı düşünüyor.
Ben buna da karşıyım.

Yazının Devamını Oku

Telafisini de yapalım

BİRÇOK kez yazdım, bir kez daha yazmak istiyorum.


Gerçekten de zor bir dönem geçirdik.
Bir virüs bütün dünyayı evlere kilitledi.
Sadece filmlerde olduğunu zannettiğimiz bir salgınla yüz yüze geldik.
Tarih kitaplarında okuduğumuz ve yüz binlerce insanın öldüğünü bildiğimiz o salgınlardan biriyle de biz yaşamış olduk.
Birkaç ayda biter dediğimiz salgın bir buçuk yıldan bu yana devam ediyor.
Bitti dediğimiz virüs yeniden hortladı ve her seferinde işlerimize gidemez olduk.

Yazının Devamını Oku

O artık bir Sofrolog

AYÇE Bükülmeyen Özerdem Hürriyet Ege’ye harika röportajlar yaptı. Birçok kişiyi, kurumu bizlere tanıttı, anlattı. Sonra eşiyle birlikte önce Londra’ya sonra da Amerika’ya Washington’a yerleşti. Şimdi oralardan bize güzel yazılar yazıyor.


Geçen gün gazeteye geldi, epey sohbet ettik. İngiltere’yi, Amerika’yı, pandemi dönemini konuştuk.
Ve son dönemde ilgi duyduğu bir konuyu bana anlattı.
Sofroloji...
İçinde felsefe olan bütün öyküler benim ilgimi çeker.
Ayçe’ye “Sofrolojiyle nasıl tanıştın” dedim.
Anlattı;


Yazının Devamını Oku

Okulları açık tutmalıyız

ISRARLA yazıyorum.

Okullarımızı açık tutmalıyız.
Online eğitimi yapabilenler oldu, yapamayanlar da...
İmkanı olup ekran karşısına geçenler de oldu, geçemeyenler de...
Ve bu süreç hem öğretmenlerimiz, hem de öğrencilerimiz için gerçekten zordu.
Oğlum Atlas’tan biliyorum.
Sabah 9’da derse başlıyor, 10 dakika aradan sonra yine derse giriyor.
Bazı günler 17.00’ye kadar, bazen hafta sonları bile online bağlantılarla devam ediyor.

Yazının Devamını Oku

Ben bu genç ekibe güveniyorum

ALTAY’ı tebrik ederim.


19 yıl sonra Süper Lig’de iki İzmirli olacak.
Göztepe’yle birlikte Altay da büyük bir mücadelenin içine girecek.
Altay Kulübü Başkanı Özgür Ekmekçioğlu’na da teşekkür ederim.
Üçüncü lige düşmüş bir futbol takımını aldı ve her yıl istikrarı kurarak kulübü Süper Lig’e taşıdı.
Aslında Altay’ın bu öyküsü Türkiye’deki birçok kulübe örnektir.
Futbol tarihinde başarılar yakalamış birçok kulüp Altay gibi benzer bir süreç yaşadı.

Yazının Devamını Oku

Bu süreçten dersler çıkaralım

1 HAZİRAN sonrası için normalleşme adımları belirginleşiyor.


Bilim Kurulu sahillerde, parklarda, bahçelerde kişiler arasında 2 metre mesafe olması halinde maske takmaya gerek olmadığını düşünüyor.
Ama daha önemlisi haziranda hedefin günde 1 milyon kişiye 1 milyon BioNTech aşısı yapılması.
Haziran sonunda 30 milyon insan ilk doz aşısını olacak.
BioNTech’te ilk aşıdan sonra yüzde 70’in üzerinde bir antikor oluşuyor.
Bunun anlamı şu;
Yaz sonundan itibaren Türkiye eski günlere dönebilir.

Yazının Devamını Oku

Ve final: Kazanan İzmir olsun

BEN sporun bir kent, bir bölge için geliştirici, motive edici yönünü önemsiyorum. Artık spor endüstrisi çok başka bir noktaya gidiyor. İnsanlar gönül verdikleri takımların maçlarına giderek hem keyifli vakit geçiriyor, hem de sosyal hayata ve ekonomiye katkı sağlıyorlar.Sporun birleştirici, uzlaştırıcı yönünü de unutmamak gerekir.


O yüzden futbolda iki İzmirlinin 19 yıl sonra Süper Lig’de olmasını ayrıca önemsiyorum.
Finalde Altay ve Altınordu oynayacak, 90 dakikanın sonunda biri Süper Lig’e çıkacak.
İkisi de Türkiye’nin güzide kulüpleri...
Altay sadece bir spor kulübü de değildir.
Türkiye’nin ilk sivil toplum örgütlerinden biri olarak da görün...
Tıpkı Karşıyaka gibi...

Yazının Devamını Oku

Türkiye markalarıyla büyüyecek

DAVUT Doğan ile tanışmamız 25 yıldan fazla oldu. Çanakkale’den gazeteci dostum Murat Kıray ile Biga’ya gittik, bütün gün Doğan ile sohbet ettik.


O günlerde Doğtaş Mobilya sektöründe markalaşma adına önemli yatırımlar yapıyordu.
Yıllar içinde Doğan ailesini hep yakından izledim, önemli projelere imza attılar.
Doğtaş Türkiye’nin en önemli markaları arasına girdi. Bayi ağlarını genişlettiler.
Sonra da Kelebek’i alarak sektördeki iddialarını genişlettiler.
Ardından Lova Yatak ve RuumStore hamleleri geldi.
İnşaat sektöründe Doğyap, perakende sektöründe Troypark markaları da gruba eklendi.

Yazının Devamını Oku

Sepil kararını gözden geçirmeli

GÖZTEPE Başkanı Mehmet Sepil’in ayrılma kararı spor dünyasının en çok konuşulan konularından biri...

 

Gerçekten de Sepil Göztepe’yi aldıktan sonra kulüp bambaşka bir havaya büründü.
İş dünyasındaki başarısının hiç tesadüfi olmadığını kanıtladı...
Kulübü kurumsallaştırdı, profesyonellere emanet etti, eksik altyapı tesisleri tamamlandı, kamuoyuyla sağlıklı bir iletişim kuruldu.
Bütün bu detaylar önemliydi.
O yüzden Sepil’in bu kararı gerçekten sadece Göztepe için değil, spor dünyası için de önemlidir.
Özellikle futbolda kulisler çok hareketlidir.

Yazının Devamını Oku