Saniye Gülser Corat teknolojide 10 kadın liderlerden biri oldu

HAYRANLIKLA izlediğim kadınlardan biri Saniye Gülser Corat...

 

Boğaziçi Üniversitesi Siyaset Bölümü’nden mezun olan Dr. Corat, 2004 yılında UNESCO Cinsiyet Eşitliği Bölümü’nün direktörü oldu.
Gülser Corat, merkezi Barcelona’da olan Digital Future Society tarafından 2020 yılının teknolojideki 10 kadın liderinden biri seçildi.
Corat; yapay zekada cinsiyet eşitsizliğine dikkat çekmek için özel çalışmalarıyla tanınıyor.
İlginç konulara dikkat çekerek toplumda kadın erkek eşitliği konusundaki farkındalığın artmasını sağladı.
Örnek mi?
Teknoloji çalışanlarının erkek ağırlıklı olması nedeniyle dijital asistanların neredeyse tamamının aşırı saygılı ve itaatkar kadın kimliğinde olduğunu söylüyordu.
Bunun özellikle de genç erkeklerin kadınlardan nasıl beklentiler uyandırdığı konusunu işledi.
Ve her seferinde dünya genelinde teknoloji alanında çalışan kadınların sayısının artması gerektiğini de savundu.
Gülser Corat’ın UNESCO’da direktörlüğünü yaptığı bölümün hazırladığı ilk araştırma raporu ‘Yapabilsem, Kızarırdım’ büyük yankı uyandırmıştı.
Küresel bir tartışma yaratan bu makalenin ardından, Ağustos 2020’de UNESCO adına ‘Yapay Zeka ve Cinsiyet Eşitliği’ adlı ikinci bir rapor hazırlandı.
Seattle’da bulunan Coopersmith Law + Strategy firmasına eğitim, uluslararası kuruluşlar ve cinsiyet eşitliği konularında stratejik danışmanlık görevini sürdüren Gülser Corat’a, yayınladığı bu iki araştırma raporuyla 2 Aralık 2020’de Paris merkezli Women in Tech Global Ödül Töreni’nde ‘Küresel Liderlik Ödülü’ verildi.
Türkiye Gülser Corat gibi isimlerle gurur duymalı.

Saniye Gülser Corat teknolojide 10 kadın liderlerden biri oldu

 
Ey Siri farkında mısın?

UNESCO’nun raporu, despot bir tonla verilen talimatları yerine getiren dijital asistanlardan yapay zeka sektöründeki kadın çalışanların düşük oranına kadar pek çok konuya değiniyordu.
Ve Corat şunu savunuyordu.
“İtaatkar, yardımsever kadınları taklit eden makineler evlerimizde, arabalarımızda, işyerlerinde bulunuyor. Yapay zeka ürünü makineler, kadınları hizmet etmeye alışkın, buyurganlığa ses çıkartmayan itaatkar bir kadın modeline hapsetmekle kalmıyor, ona hitap edenleri de etkiliyor.”
Rapora başlığını veren aslında Apple’ın Siri’sinin cevabıydı.
Kendisine uygunsuz bir sıfatla hitap eden erkeğe “Yapabilseydim, yüzüm kızarırdı” cevabını veriyor Siri.
Apple’ın Siri’sinin, Amazon’un Alexa’sının, Microsoft’un Cortasa’sı ve Google Assistant’ın da benzer bir yaklaşımda olması Corat’ı harekete geçirmişti.
“Yapay zeka gökten zembille inmiş bir şey değil. Bizim ürettiğimiz ve toplumu yansıtan bir şey. Yapay zeka toplumdaki tüm sesleri yansıtmalı. Oysa bu teknoloji geliştirilirken kadınların ve kızların sesleri yok. Teknolojide Me Too zamanı geldi” diye yola çıkan Corat, bu adımla gerçekten de önemli değişimlerin kapısını araladı.

 
Bu sözlerin altına imzamı atıyorum

SADECE Türkiye’de değil bütün dünyada kadın erkek eşitliğinde; kadınların aleyhine bir tablo var.
Ve yine özellikle Türkiye’de kadınlarımıza yönelik şiddetin arttığını da görüyoruz.
Bu artık değişmeli...
O yüzden Saniye Gülser Corat gibi isimlerin başarı öyküleri, toplumdaki konumları, yürüttükleri projeler çok daha önem kazanıyor.
Bir röportajda Corat şöyle diyor.
“Genellikle Türkiye’de ve dünyanın birçok ülkesinde cinsiyet eşitliği denilince, nedense sadece karısına iyi davranmayan erkek veya kadına karşı şiddet gibi eksik bir imaj geliyor insanların aklına. Genellikle de bunu, kendi sosyal kategorileri için değil, kırsal kesim veya düşük gelirli veya az eğitimli gruplara atfediyorlar. Bu sorunların çok önemli olduğu yadsınamaz ama eşitlik çok daha geniş bir kavram. Cinsiyet eşitsizliği, toplumun her kesitinde, her kesiminde ve her kurumunda var olan ve süregelen bir olgu. Esas sorun, kadınların sistematik olarak kendi geleceklerini belirleyememesi, fırsatlardan yararlanmalarına engel olunması, ekonomik potansiyellerinin sıfırlanması ve toplumun üst kademelerine geçmelerine setler çekilmesi. Mesela, meclislerde, partilerin yönetiminde, Bakanlar Kurulu’nda veya özel şirketlerin yönetim kurullarında, üst düzey yönetim kadrolarında kadınlar var mı, yok mu pek ilgilenmiyoruz.”
Bu konular sadece Türkiye’de konuştuğumuz konular değil.
Ama bir gazeteci olarak son yıllarda kadın hakları, eşitliği ve kadına yönelik şiddet konusunda geriye gittiğimizi söylemeliyim.
Corat’ın dediği gibi eşitlik çok daha geniş bir kavram...
Nereden ve nasıl baktığınız; hangi çözümleri getirdiğiniz çok önemli...

 
STK’ların gündemlerini
güncellemeleri gerekir

SİVİL toplum örgütlerini çok önemsiyorum. Demokrasilerin gelişmesinde, bugün yazdığım gibi toplumsal meselelerin çözümlerinde STK’lara önemli görevler düşüyor. Çok genç yaşlardan itibaren sivil toplumun içinde olan biri olarak bu kurumların bir öncelik sıralaması yapmalarını, kendilerini güncellemeleri gerektiğine inanıyorum.
Elbette projenin küçüğü büyüğü olmaz ama STK’ların ortak ve daha büyük projeler yapmaları şart.
Paneller, sergiler, buluşmalar elbette önemli ancak değişimi sağlayabilmek, farkındalığı artırmak için toplumun kılcal damarlarına da girmek lazım.
Bu da STK’ların toplumun geniş kesimiyle kucaklaşmasından geçiyor.
Türkiye’de deneyimli çok sayıda STK var. Bu projeleri yürütürken uluslararası büyük organizasyonların da desteğini alarak çok daha etkili kampanyalar yürütmek mümkün.
Saniye Gülser Corat gibi isimler hem yol gösterici, hem de rol model olacaktır.

X