GeriDeniz SİPAHİ Sağlıkta İzmir önemli alternatif
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Sağlıkta İzmir önemli alternatif

SAĞLIK Bakanlığı geçenlerde önemli bir karar aldı.

 


Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü Hasta Hakları ve Tıbbi Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı da bu kararı bütün Türkiye’ye duyurdu.
İzmir’i yakından ilgilendiren bir açıklama...
Karara göre pandemi sürecinde yurtdışından Türkiye’ye gelen hastalar ancak iki şehre gelebiliyor. İstanbul ve Ankara... Sağlık sektöründe önemli yatırımları ve kurumları olan İzmir’e bu kararla uçak inmesi şimdilik mümkün gözükmüyor.
Kararda özetle şöyle deniyor.
“Havayolu ya da karayoluyla gelenlerin hastaneye transferleri, tedavinin gerçekleştirileceği hastaneler ya da USHAŞ tarafından yapılmalıdır. Hasta ve refakatçileri İstanbul Hava Limanı, Ankara Esenboğa Hava Limanı’ndan giriş yapacaktır.”
Bakanlık elbette elindeki verilere, teknik kapasiteye göre hareket ediyordur.
Ancak İzmir en az İstanbul kadar son yıllarda sağlıkta hamleler yapmaktadır.
Üstelik sağlık turizmini geliştiren yeni fikirler ve organizasyonlar da var.
Örneğin yeni Çeşme projesinin önemli temalarından biri de sağlık, sağlıklı yaşamdır.
Hastaların yaralı ve sağlık durumunun bozuk olması durumunda önce İstanbul ya da Ankara’ya inecek; ardından 600 kilometre daha yapıp İzmir’e gelmesi pratikte mümkün değil.
Türk Hava Yolları yurtiçi uçuşlarını 4 Haziran’da açıyor. Ama hangi kapasiteyle bu uçuşların gerçekleşeceğini önümüzdeki günlerde göreceğiz. Karayoluyla da ambulansla hasta transferi hem tıbbi riskler getirir, hem de maliyetleri artırır.
Bu kararın yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini düşünüyorum.

 
Sağlıkta kümelenmeyi
doğru yönetelim

İZMİR Şehir Hastanesi yıl sonuna yetişiyor. Medical Park İzmir, Kent, Ekol, Galen ve Tınaztepe yakında açılacak Medicana hastaneleri... Önemli işler yapıyorlar.
Üstelik Ege ve Dokuz Eylül gibi iki önemli üniversitemizin hastaneleri de çok başarılılar...
Bunun yanında yüzlerce dal hastanesi de İzmir’in sağlık sektörüne önemli katkılar yapıyor.
Sağlık sektöründe İzmir’de bir kümelenme olduğu çok ortada...
İzmir’den İstanbul’a kaçırdığımız birçok doktorumuz son yıllarda geri dönüyor.
Bence İzmirliler’in bu kümelenmeyi daha profesyonelce yönetmesi gerekir.
Yapmıyorlar demiyorum; bazı konularda ve özellikle tanıtımda birlikte hareket edebilecekleri çok alan olduğunu görüyorum.
Bir iletişimci olarak söylüyorum.
Sektör kümelenmeleri doğru yönetilirse hem rekabeti güçlendiriyor, hem de bir kenti başka bir yere taşıyor.

 
EXPO’nun teması
boşuna değildi

PANDEMİ süreci hepimizin doğru bildiği birçok şeyi yeniden gözden geçirmemize neden oldu. Elbette devletler de bu krizi yönetirken daha farklı yöntemler uygulama çabasında...
İstanbul’u New York’la, Paris’le, Londra’yla kıyaslıyorum. O yüzden farklı bir yere koyuyorum.
Başkent Ankara da öyle...
Ama bir de İzmir olduğunu hep hatırlatıyorum.
Çünkü refleksleri, girişimcilik ruhu her zaman farklı ve hızlıdır.
Aslında EXPO’yu düşünün...
İzmir’in teması sağlıktı ve çok doğruydu.
Bu coğrafyada yüzyıllardır çok önemli bilim insanları yetişmiş, tıp alanında ilkleri yapmıştır.
Hem tarihsel geçmiş, hem bugünün mevcut durumu, hem de bölgenin gelecek vizyonunda sağlık hep olacak.
Ben İzmir’den bir atılım daha bekliyorum.
Bu kümelenme iyi yönetilmelidir.
Herkes üzerine düşeni yapmalı, bir güçbirliği oluşturulmalıdır.

 
Dubai de EXPO’yu erteledi

TUNÇ Soyer EXPO Genel Sekreteri’ydi, şimdi İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı... EXPO yarışını çok iyi bilen isimlerden... Eğer kazanmış olsaydık; bu yıl EXPO’yu biz yapıyor olacaktık. Ancak kazanan Dubai fuarı erteleme kararı aldı.
Uluslararası Sergiler Bürosu da (BIE), Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) hükümetinin yeni tip koronavirüs salgını nedeniyle bu yıl Dubai’de yapılacak olan Expo 2020 fuarının tarihini 1 Ekim 2021 - 31 Mart 2022 tarihleri arasına erteleme teklifini kabul etti.
Her şeyde bir hayır vardır.
Bundan sonra fuarlar nasıl olacak, BİE bu organizasyonları yeniden gözden geçirecek mi göreceğiz.
Ama bu travmanın kolay atlatılamayacağı, seyahat özgürlüğü olsa bile insanların rahat seyahat etmeyecekleri ortada...
Her sektör için, her etkinlik için, her fikir için yeni şeyler söylemek, yeni uygulamalar geliştirmek gerekebilir.
Farklı bir döneme girdiğimiz bir gerçek...

X

Aşı olmayanlara bazı tedbirler devam edebilir

ARTIK inanıyorum.

Tünelin ucundaki ışığı gördük. Aşılar geldikçe, günlük aşı sayısı arttıkça umutlarım daha da artıyor.
Önümüzdeki haftadan sonra 40 yaşın altındakiler de aşılanmaya başlayacak. Temmuz sonuna kadar 18 yaşına kadar olan gençlerimiz de...
Bir de altı ay sonrası üçüncü aşıları da temin edebilirsek; işte o zaman pandemiyi günlük hayatımızdan çıkarabileceğimizi düşünüyorum.
Üstelik yıl sonuna doğru ilaçların da çıkacağını düşünürsek; daha da umutlanıyorum.
Bilim insanları daha sonraki süreçlerle ilgili çalışmalarını devam ettiriyorlar.
Artık bu çalışmaları da sıkı takip etmeye başladım.
Şimdilik üçüncü aşıyı tavsiye ediyorlar ama sonrası için veriler toplandıktan sonra adımlar atılacak.

Yazının Devamını Oku

Birer birer masadan eksiliyor dostlar

GAZETE yaparken çok sık konuşuruz. Çünkü haberlerdeki gelişmeler yapacağınız gazeteyi de şekillendirir. Defalarca değiştirebilirsiniz. Büyütmeyi düşündüğünüz, manşet yapmak istediğiniz bir haber günün ilerleyen saatlerinde iç sayfalarda bile yer bulabilir.


Bizim meslek gerçekten dinamiktir ve tempo ister.
Bir şey daha ister; o da ekip çalışması yapmayı...
Özellikle yazı işleri ekibi gün için çok kez bir araya gelir, toplantılar yapar.
Biz de öyle yaparız.
Kendimi hep şanslı hissetmişimdir. Hep deneyimli kadrolarla çalıştım. Çok iyi gazeteciler etrafımdaydı.
Ve uzun yıllardır birlikte olduğum bir ekip olduğu için çok hızlı aksiyon alırız.

Yazının Devamını Oku

O bizim mesleğin Picasso’suydu

BİZİM meslek zordur.


Bazen günler uzar; geceyi sabah yaparsınız.
Bazen de haber özel günlerinizin bile önüne geçer.
Her mesleğin elbette zorlukları, güzellikleri vardır ama gazetecilik gerçekten tutku ister.
İşte o günlerde yanınızda kimlerin olduğu çok önemlidir. Sekiz saati her gün aşan bir mesaide haber için kalpleri atan insanlar okuduğunuz gazeteyi yapar.
Bazıları vitrindedir, bazıları ise perde arkasındaki kahramanlardır.
Gazeteciliğe başladığım ilk günlerde tanıdığım isimlerden biriydi Nejat Bekmen...

Yazının Devamını Oku

Aşıların tartışılmasına hala inanamıyorum

İZLİYORUM, gözlemliyorum, okuyorum aşıyla ilgili hala tartışmalar yapılıyor. Oysa bilimsel araştırmalar aşıların pandemeyi bitirecek en önemli silah olduğunu ortaya koyuyor. Aşı olanlar hem antikor sağlıyor, hem de hastalığı ağır olmadan atlatabiliyorlar. Buna rağmen aşı olmak istemeyenleri gerçekten anlamıyorum.

 


Öyle yorumlar dinliyorum ki şaşırıyorum.
Komplo teorileri öylesine fazla ki anlatanların bile inandığını zannetmiyorum.
Bazı hastalıkların bitmesinde aşıların büyük rolü oldu.
O yüzden aşılanma konusunu ciddiye almamız gerekir.
Aşı olmayanlar için bazı tedbirlerin dünyada uygulandığını görüyoruz.

Yazının Devamını Oku

Tam normalleşmeye daha var

AVRUPA uçuşları açıyor. Daha doğrusu kurallar gevşetiliyor.


AB ülkelerinden aşıları tam olan yolcular, cuma günü yayınlanan yeni kurallar doğrultusunda 9 Haziran’dan itibaren Kovid testi yaptırmadan Fransa’ya girebilecekler.
Birleşik Krallık ve Amerika Birleşik Devletleri’nden tam aşılı olanlardan ise negatif test sonucu istenecek. Ancak karantinaya alınmaları gerekmeyecek ve zorunlu olmayan seyahatlere artık izin verilecek.
Ama şöyle bir tarif yapmışlar;
“Tam aşılı kişiler dozlarını yolculuklarından en az 14 gün önce Pfizer, Moderna veya AstraZeneca aşılarıyla almış kişilerdir. Johnson & Johnson aşısı için zaman aralığı dört haftadır.”
Yani başlangıçta bizim gibi Çin aşısı Sinovac’ı olanlar için hala seyahatlerle ilgili bir belirsizlik var.
Şimdilik PCR testinizi olup bazı ülkelere gidebiliyorsunuz.

Yazının Devamını Oku

Ben yine de hatırlatayım da

BİLİYORUM pandemiden çok sıkıldık ve hepimiz yazın o ilk günleriyle birlikte kendimizi dışarıya atmak istiyoruz. Ve özellikle yazlık yerlerde kısıtlamalar olmadan, özgürce vakit geçirmek istiyoruz. Herkes haklı...



Geçen yazdan daha kalabalık geçecek Bodrum, Çeşme ve diğer turistik yerler...
Pandemi öncesinde başlayan bir alışkanlık oldu. Örneğin Alaçatı’da bazı işletmeler sabaha kadar ve yüksek volumlü sesle müzik yaptılar.
Oraya gelip tatil yapmak isteyenleri hiçe sayarak...
Sokağa taşan müziği güzel zannederek...
Eller havayı eğlence gibi görerek...

Yazının Devamını Oku

Bu sektör Sepil’i bile küstürüyorsa

BİRKAÇ gündür Göztepe Başkanı Mehmet Sepil’in sözleri aklımda...


Önce şöyle dedi;
“7 yıldır gururla üstlendiğim Göztepe Spor Kulübü Başkanlığı görevinden ayrılma kararı almış bulunuyorum. Kulübümüzü çok daha iyi noktalara getireceğine inandığım bu adımla yönetimde üstlenmiş olduğum tüm görevler bir icra kurulu tarafından yürütülecek olup, yeni bir yapı bayrağı devralana kadar yönetim sistemimiz bu şekilde devam edecektir. Göztepe’miz Türk futbolunun hepimizce malum olan çarpık yapısı içinde parlayan bir yıldız olarak kalmaya devam edecektir.”
Sepil’in bu kararı elbette spor camiasında ve İzmir’de sarsıcı bir etki yarattı.
Çok kişinin kendisiyle konuştuğunu, kararını gözden geçirmesi için ısrarcı olduğunu da biliyorum.
Ama kararı değişmedi.
Ve ikinci açıklaması da şöyle oldu;

Yazının Devamını Oku

Yeniden kampanyaya ihtiyacımız var

İSRAİL nüfusunun neredeyse tamamını aşıladı. Amerika’da 200 milyondan fazla kişi aşı oldu. Türkiye’nin de yüzde 15’i ikinci aşılarını oldu. Haziranda hızlı bir şekilde aşılanma olacak.

Ve aşıların üzerinden aylar geçmesine rağmen hala tartışmalar devam ediyor.
Üstelik bilimsel veriler aşı olanlarda ölüm oranlarının çok düşük, hastaneye yatış oranlarını da azalttığını göstermesine rağmen...
Gerçekten bir buçuk yılımızı evlerde geçirmemize, sevdiklerimizden uzakta kalmamıza neden olan bu salgına rağmen böyle bir durum var.
Türkiye’de aşı randevusu kapasitesinin sadece yüzde 30’unun dolu olmasını anlamakta zorlanıyorum.
Şimdi sıra 50 yaşındakilere geldi.
Elbette aşılama bir sistematik çerçevesinde yapılıyor.
Ama bu oranları görünce aşı olmak isteyen herkese randevuların açılması gerektiğini düşünmeye başladım.

Yazının Devamını Oku

Önce hibrit sonra yüz yüze

BEN yakın bir gelecekte ve aşıların artmasıyla birlikte Kovid 19 salgının azalacağını düşünenlerdenim. Elbette dikkatli olmamız, kurallara uymamız gerektiğini hatırlatırım.


Belki birkaç yıl daha aşı olacağız ama belki de kapanmalar bir daha olmayacak.
Tabii beni iyimser bulanlar olabilir.
Çünkü bu salgın gösterdi ki; tablo haftalık bile değişebiliyor.
Yine de tünelin ucunun gözüktüğünü düşünüyorum.
İş hayatında köklü değişiklik beklentisi içinde olanlar artık evlerden çalışacağımızı düşünüyor.
Ben buna da karşıyım.

Yazının Devamını Oku

Telafisini de yapalım

BİRÇOK kez yazdım, bir kez daha yazmak istiyorum.


Gerçekten de zor bir dönem geçirdik.
Bir virüs bütün dünyayı evlere kilitledi.
Sadece filmlerde olduğunu zannettiğimiz bir salgınla yüz yüze geldik.
Tarih kitaplarında okuduğumuz ve yüz binlerce insanın öldüğünü bildiğimiz o salgınlardan biriyle de biz yaşamış olduk.
Birkaç ayda biter dediğimiz salgın bir buçuk yıldan bu yana devam ediyor.
Bitti dediğimiz virüs yeniden hortladı ve her seferinde işlerimize gidemez olduk.

Yazının Devamını Oku

Adalar rahatlamıştır şimdi

DIŞİŞLERİ Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun Yunanistan ziyareti önemli... Özellikle Yunanistan’a ve adalara en çok ilgi gösteren Türk turistler... Yakınlık nedeniyle Yunanlılar da karşı kıyılara günü birlik çok geliyorlar.


Ayvalık, Kuşadası, Çeşme, Bodrum, Marmaris ve Datça Yunanlıların en çok geldikleri turistik ilçeler...
Pandemi nedeniyle ne biz gidebiliyoruz, ne onlar gelebiliyor.
Çavuşoğlu mevkidaşı Nikos Dendias ile görüştü.
İki ülke aşılarının karşılıklı olarak tanınması konusunda anlaştığını açıkladı.
AB üyesi olan Macaristan, Bulgaristan ve Sırbistan’la da karşılıklı anlaşmaya varmıştık.
Avrupa Birliği Komisyonu da dün bir adım attı. Kovid-19 aşısını tam doz olarak yaptırmış aşı sertifikası onaylanmış; PCR testi yaptırmış ve 14 günlük karantinadan muaf olanların da ülkelere giriş yapabileceği tavsiyesinde bulundu.

Yazının Devamını Oku

O artık bir Sofrolog

AYÇE Bükülmeyen Özerdem Hürriyet Ege’ye harika röportajlar yaptı. Birçok kişiyi, kurumu bizlere tanıttı, anlattı. Sonra eşiyle birlikte önce Londra’ya sonra da Amerika’ya Washington’a yerleşti. Şimdi oralardan bize güzel yazılar yazıyor.


Geçen gün gazeteye geldi, epey sohbet ettik. İngiltere’yi, Amerika’yı, pandemi dönemini konuştuk.
Ve son dönemde ilgi duyduğu bir konuyu bana anlattı.
Sofroloji...
İçinde felsefe olan bütün öyküler benim ilgimi çeker.
Ayçe’ye “Sofrolojiyle nasıl tanıştın” dedim.
Anlattı;


Yazının Devamını Oku

Okulları açık tutmalıyız

ISRARLA yazıyorum.

Okullarımızı açık tutmalıyız.
Online eğitimi yapabilenler oldu, yapamayanlar da...
İmkanı olup ekran karşısına geçenler de oldu, geçemeyenler de...
Ve bu süreç hem öğretmenlerimiz, hem de öğrencilerimiz için gerçekten zordu.
Oğlum Atlas’tan biliyorum.
Sabah 9’da derse başlıyor, 10 dakika aradan sonra yine derse giriyor.
Bazı günler 17.00’ye kadar, bazen hafta sonları bile online bağlantılarla devam ediyor.

Yazının Devamını Oku

Ben bu genç ekibe güveniyorum

ALTAY’ı tebrik ederim.


19 yıl sonra Süper Lig’de iki İzmirli olacak.
Göztepe’yle birlikte Altay da büyük bir mücadelenin içine girecek.
Altay Kulübü Başkanı Özgür Ekmekçioğlu’na da teşekkür ederim.
Üçüncü lige düşmüş bir futbol takımını aldı ve her yıl istikrarı kurarak kulübü Süper Lig’e taşıdı.
Aslında Altay’ın bu öyküsü Türkiye’deki birçok kulübe örnektir.
Futbol tarihinde başarılar yakalamış birçok kulüp Altay gibi benzer bir süreç yaşadı.

Yazının Devamını Oku

Bu süreçten dersler çıkaralım

1 HAZİRAN sonrası için normalleşme adımları belirginleşiyor.


Bilim Kurulu sahillerde, parklarda, bahçelerde kişiler arasında 2 metre mesafe olması halinde maske takmaya gerek olmadığını düşünüyor.
Ama daha önemlisi haziranda hedefin günde 1 milyon kişiye 1 milyon BioNTech aşısı yapılması.
Haziran sonunda 30 milyon insan ilk doz aşısını olacak.
BioNTech’te ilk aşıdan sonra yüzde 70’in üzerinde bir antikor oluşuyor.
Bunun anlamı şu;
Yaz sonundan itibaren Türkiye eski günlere dönebilir.

Yazının Devamını Oku

Ve final: Kazanan İzmir olsun

BEN sporun bir kent, bir bölge için geliştirici, motive edici yönünü önemsiyorum. Artık spor endüstrisi çok başka bir noktaya gidiyor. İnsanlar gönül verdikleri takımların maçlarına giderek hem keyifli vakit geçiriyor, hem de sosyal hayata ve ekonomiye katkı sağlıyorlar.Sporun birleştirici, uzlaştırıcı yönünü de unutmamak gerekir.


O yüzden futbolda iki İzmirlinin 19 yıl sonra Süper Lig’de olmasını ayrıca önemsiyorum.
Finalde Altay ve Altınordu oynayacak, 90 dakikanın sonunda biri Süper Lig’e çıkacak.
İkisi de Türkiye’nin güzide kulüpleri...
Altay sadece bir spor kulübü de değildir.
Türkiye’nin ilk sivil toplum örgütlerinden biri olarak da görün...
Tıpkı Karşıyaka gibi...

Yazının Devamını Oku

Türkiye markalarıyla büyüyecek

DAVUT Doğan ile tanışmamız 25 yıldan fazla oldu. Çanakkale’den gazeteci dostum Murat Kıray ile Biga’ya gittik, bütün gün Doğan ile sohbet ettik.


O günlerde Doğtaş Mobilya sektöründe markalaşma adına önemli yatırımlar yapıyordu.
Yıllar içinde Doğan ailesini hep yakından izledim, önemli projelere imza attılar.
Doğtaş Türkiye’nin en önemli markaları arasına girdi. Bayi ağlarını genişlettiler.
Sonra da Kelebek’i alarak sektördeki iddialarını genişlettiler.
Ardından Lova Yatak ve RuumStore hamleleri geldi.
İnşaat sektöründe Doğyap, perakende sektöründe Troypark markaları da gruba eklendi.

Yazının Devamını Oku

Sepil kararını gözden geçirmeli

GÖZTEPE Başkanı Mehmet Sepil’in ayrılma kararı spor dünyasının en çok konuşulan konularından biri...

 

Gerçekten de Sepil Göztepe’yi aldıktan sonra kulüp bambaşka bir havaya büründü.
İş dünyasındaki başarısının hiç tesadüfi olmadığını kanıtladı...
Kulübü kurumsallaştırdı, profesyonellere emanet etti, eksik altyapı tesisleri tamamlandı, kamuoyuyla sağlıklı bir iletişim kuruldu.
Bütün bu detaylar önemliydi.
O yüzden Sepil’in bu kararı gerçekten sadece Göztepe için değil, spor dünyası için de önemlidir.
Özellikle futbolda kulisler çok hareketlidir.

Yazının Devamını Oku

Aşıdan başka bir çözüm de yok

AŞIYLA ilgili önemli gelişmeler yaşanıyor.

 

Türkiye, Pfizer ile BioNTech’in geliştirdiği Kovid-19 aşısından 30 milyon dozu opsiyonlu olmak üzere 90 milyon doz daha satın almak üzere anlaşma imzaladı.
Yeni parti Çin aşısı Sinovac da geçenlerde gelmişti.
Rus aşısı Sputnik V yakın zamanda Türkiye’de olacak, üstelik bizim tesislerimizde de üretilecek.
Türk aşılarında da kritik dönemler aşıldı.
Faz 3 çalışması başlanan aşılarımız var.
Yıl sonunda bizim aşılarımız da devrede olacak.

Yazının Devamını Oku

Sorunlar birikti çözümler zorlaştı

MİLANO’nun nüfusu 4 milyon 300 bin, Berlin’in 4 milyon, Roma’nın 3 milyon 700 bin, Frankfurt’un 3 milyon 100 bin, Lizbon’un 2 milyon 600 bin, Münih’in 2 milyon 300 bin, Brüksel’in 2 milyon 100 bin, Viyana’nın 2 milyon 80 bin, Lyon’un 1 milyon 700 bin, Marsilya’nın 1 milyon 600 bin...


Bu rakamları şundan veriyorum.
Yazdığım şehirlerin tamamı turizmde marka olmuş, önemli merkezler...
Kültürüyle, sanatıyla, gastronomisiyle, sanayisiyle öne çıkan kentler...
Ve çoğunu İzmir’e benzetiyorum.
Bizim şehirlerimize gelince İstanbul’un nüfusu 22 milyon, Ankara’nın 6 milyon 600 bin, İzmir’in ise 4 milyon 468 bin...
Roma gibi her yıl milyonlara evsahipliği yapan bir yerin nüfusu İzmir’den 1 milyon daha az...

Yazının Devamını Oku