Kemeraltı haberi bu dönemde çok iyi geldi

KORONA günlerinin en güzel haberlerinden biri Kemeraltı ve çevresini kapsayan İzmir Tarihi Kent Merkezi’nin UNESCO Dünya Miras Listesi’ne dahil edilmesi oldu.

Haberin Devamı

 


Gerçi şimdilik geçici listedeyiz ama en yakın zamanda resmi listede yer alacağımızı düşünüyorum.
İzmir’in en güzel, en özel yerinin geride durmasını hiçbir zaman içime sindiremedim.
O yüzden herkesin sıkıldığı, umut aradığı bu günlerde bana çok iyi geldi.
Bir kere TARKEM’e teşekkür ediyorum.
TARKEM fikrini ortaya atan, bu projeyi geliştiren, arkasında duran herkesi kutluyorum.
Tabii bu sürecin tek başına olmadığını, birçok kurumun katkı koyduğunu da iyi biliyorum.
Bu kurumların başında İzmir Valiliği, İzmir Büyükşehir Belediyesi var.
Konak Belediyesi, İzmir İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü, İzmir Ticaret Odası, Ege Bölgesi Sanayi Odası, İzmir Ticaret Borsası, İzmir Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği, Deniz Ticaret Odası, İzmir Kalkınma Ajansı da katkı koyan kurumlar arasında bulunuyor.
Şunu hatırlatmak isterim.
UNESCO Dünya Miras Listesi’nde olmak çok önemli ve değerli bir şey...
Ama bunun gereğini yerine getirmemiz gerekir.
Önümüzdeki üç yıl içinde gerçek listede yer almayı bekliyoruz.
O yüzden Kemeraltı’nı koruyarak yenilemeliyiz.
Gündüz gibi gecesini de düşünmeliyiz.
İzmir gibi önemli bir turizm kentinin en önemli cazibe merkezlerinden biri haline getirmeliyiz.
Geleneksel ile modern dünyamızı harmanlayan bir adres yapmalıyız.
Gastronomiyi öne çıkarmalıyız.
Eğlenceyi unutmamalıyız.
Kemeraltı için iyi ve yeni şeyler düşünmeliyiz.

Haberin Devamı

 
Gecesi de gündüz gibi olmalı Kemeraltı’nın

UÇAĞA binip Adnan Menderes’ten havalandığınızda kente yukarıdan bakınca İzmir’in tam merkezinde, göbeğinde karanlık bir bölge görürsünüz.
Kemeraltı işte orasıdır.
Kentin tam kalbinde geceleri bu kadar ıssız olması beni hep çok üzer.
Barselona’ya gittiğinizde El Born’dan, Atina’ya gittiğinizde Pisiri’den, Plaka’dan bir farkı var mı Kemeraltı’nın...
Yok, fazlası var.
Ama gece uçaktayken; kapkaranlık bir yerdir Kemeraltı...
Dünyanın en önemli açık pazarını modern çarşı haline getirmeliyiz.
Geceleri de gündüzleri kadar kalabalık olmalıdır.

 
Atamızın şiirini besledi
ben hep dinler oldum

Haberin Devamı

KORONA günlerinde dinlediğim sanatçılardan biri Serap Yenici...
Serap İzmirli, pek çok projeden tanıyor olabilirsiniz.
Hem sanatçı olarak sahnelerdeydi, hem de iyi bir televizyoncu olarak çok sayıda programı yönetti.
Dokuz Eylül Güzel Sanatlar Fakültesi Müzokoloji Bölümü mezunu. 2010’da Türkiye’ye yurt dışı festivallerde Varna da birincilik; Malta’da üçüncülük kazandırdı. 2019’da Tenerife Kanarya Adaları Sesi seçildi. TRT spikerlerinden Taylan Çamdoruk’un öğrencisiydi. Çok sayıda televizyon programının da yapımcılığını ve sunuculuğunu yaptı.
2016’ın 19 Mayıs’ında çıkardığı Mustafa Kemal Atatürk ve Fikriye Hanım’ı anlatan şiirlerle, şarkıların yer aldığı Ümmid-i Aşkım projesini çıktığı günden beri dinliyorum.
Atatürk aklıma geldiğinde, onunla ilgili bir kitap okuduğumda fonda hep Serap’ın bu albümü var.
Koronalı günlerde de Ümmid-i Aşkım bana yine iyi geldi.
Bu albümü mutlaka dinleyin.

Haberin Devamı

Kemeraltı haberi bu dönemde çok iyi geldi

***
Atatürk’ün, Fikriye Hanım’a ithaf ettiği, duygusal sözler içeren ve bir iç dökme şeklindeki şiiri ile Fikriye Hanım’ın Atamıza yazdığı şiiri besteledi Serap...
Albümde Atatürk’ün manevî kızı Sabiha Gökçen’in ve Cemil Bozok’un manevi oğlu Atatürk tarihçisi Eriş Ülger’in “Fikriye” kitabından alıntılar yer alıyor.
Sözleri Osmanlı Türkçesi olarak bestelenen şarkılarda, özgün sözler şarkıya göre düzenlenerek kullanılmış.
Serap Yenici’ye zaman zaman Hakan Yılmaz eşlik etmiş.
Ben çok sevdim.
Siz de dinleyin...

Kemeraltı haberi bu dönemde çok iyi geldi

 
İzmirli sanatçıların aklı yine İzmir’de

DÜŞÜNDÜM de; İzmir bir sanatçı fabrikası gibi...
En başa Sezenimizi yazayım da...
Sanatın her dalında binlerce insan yetiştirdi bu kent...
İzmir’in özgürlüklere açılan penceresi, renkli kent kimliği, iklimi, o florası belki de bu ortamı yaratıyor.
Serap da o isimlerden biri...
Bir süre kaybetmiştim izini...
Korona günlerinin hemen öncesinde karşılaştık, biraz sohbet ettik.
O da son yıllarda İstanbul’da...
Bu dünya İstanbul’dan yönetiliyor belki ama hepsinde aynı şeyi hissediyorum.
İzmir özlemi...
İzmir’i özlüyorlar, İzmir’e dönmek, İzmir’de sanatlarını icra etmek istiyorlar.
Şu korona günlerinde gördük ki; olabiliyormuş.
Ben İzmir’in bu potansiyeli yeniden kazanması gerektiğine inanıyorum.
Yani tersine bir kümelenme olsun istiyorum.
O sanatçılarımız gelsinler yine yaşamaktan keyif aldıkları yerde İzmir’de sanatlarını devam ettirsinler.
Buradan konserlere gitsinler, burada üretmeye devam etsinler.
İzmir’in bir sanat kenti, hatta Avrupa’da da anılan bir sanat adresi olmasını istiyorum.
Bunu yapalım.
Eminim birçok sanatçı geri gelir.
Buralarda ne konserler, ne filmler yapılır...

Yazarın Tüm Yazıları