İzmir’in trafiği İstanbul gibi oldu

GEÇENLERDE İstanbul’dan gelen bir arkadaşım şöyle dedi;

Haberin Devamı


“Siz İzmir’i bu kadar popüler yapmayacaktınız. Artık İzmir’de bir yerden bir yere gitmek İstanbul kadar, hatta İstanbul’dan daha zor. İstanbul’da en azından kaçışlarınız var, alternatif yollar var. İzmir’in trafiği gerçekten acil önlem bekliyor...”
Cuma akşamı Karşıyaka’dan Çeşme’ye iki buçuk, üç saatte giden olmuş.
Pazartesi günleri Çeşme’den merkeze dönüş de öyle...
Birkaç yıldır ısrarla yazıyorum.
Büyük şehirlerimiz gerçekten büyük ve sorunları için yapısal çözümler gerekiyor.
Pandemi sonrası trafik eskisine döner umudunda olmayın.
Toplu ulaşım kullanılmaya başlasa da göreceksiniz yollar yine arapçasına dönecek.
Çünkü trafiğe giren araç sayısında büyük artışlar yaşanıyor.
Ve arkadaşımın dediği gibi İzmir galiba çok popüler bir yer oldu.
İzmir’e yerleşenlerin sayısından bunu daha iyi anlıyoruz.
Her yıl 50 binin üzerinde kişi geliyor ve İstanbul’dan gelenlerin sayısında ciddi bir artış görülüyor.
Yani İzmir artık bir emeklilik dönemi planlarından çıkmış durumda.
Üniversiteden yeni mezun ya da 30’lu yaşlardaki gençler İzmir’de çalışmayı, yaşamayı tercih etmeye başladı.
Nitelikli göçe kimse karşı gelemez.
Tabii bunu yönetmek şartıyla...
Yönetebilirseniz; kentin refahı artar, yatırımlar devam eder, bölge bir cazibe merkezi olmaya devam eder.
Yönetemezseniz; başta ulaşım olmak üzere birçok altyapı problemi ortaya çıkar, bir de üzerine kentlilik bilinci gibi sorunlar eklenir.
Bir kentin, bölgenin popüler olması elbette güzel, ama bu popülerlik bazı sorunları da öne çıkarıyor.
İzmir’in trafiği İstanbul gibi oldu diyebiliriz.

Haberin Devamı


Merkeze yük bindikçe
trafik böyle olacak

İZMİR’e ikinci çevre yolunu yapmalıyız.
Ve bu yatırıma hemen başlamalıyız.
Çünkü araç sayısı azalmayacak aksine artacaktır.
Ve kent büyüdükçe kuzeyde Aliağa’ya, güneyde Çeşme’ye kadar trafik yükü artacaktır.
İzmir’in tam ortasında bir körfez var. O yüzden kuzeyden güneye ve nereye giderseniz kentin merkezinden geçmek zorundasınız.
Ya merkezin yükünü azaltacaksınız ya da by pass yapacaksınız.
Dünyada iyi örnekler var.
Bence iyi analiz edip İzmir’e uyan bir ulaşım master planını hayata geçirmeliyiz.
Yoksa İzmir’in trafiği İstanbul’u da geçer.

Haberin Devamı


Pandemi bitmiş gibi davranıyoruz

AŞILANMADA rekorlar kırıyoruz.
Bir buçuk milyonu geçmek kolay bir iş değildir.
Yaş indikçe rekorlar da yenilecektir.
Aşı olanları uyarmak da isterim.
Gönüllü olup Türkiye’de ilk aşı olanlardan biri olarak yazıyorum.
Aşı olunca her şey bitmiyor. Çünkü salgın henüz bitmiş değil.
Antikoru bir süre sonra kazanıyorsunuz. Kazansanız da bu hasta olmayacağınız ya da virüsü bulaştırmayacağınız anlamına gelmiyor.
Sadece Kovid 19’a karşı vücudunuz daha güçlü oluyor.
Toplumun yüzde 75’i bağışıklık kazanmadan ve virüsle ilgili ilaç bulunmadığı sürece tedirgin olmaya devam edin.
Şahsen ben öyle yapıyorum.
Hafta sonu sosyal medya paylaşımlarını görünce, plajlardaki partiler, yasakları delen yemek programları devam ederse yaz sonu yeni bir dalgayla karşı karşıya kalabiliriz.
Gerçi ben bu aşılama hızıyla sonbahara daha iyi gireceğimizi düşünüyorum ama iki ay daha dişimizi sıkmamız gerektiğini düşünüyorum.

Haberin Devamı


“Gizli favorilikten felakete...”

EURO 2020’nin en genç takımına sahibiz. Grup maçlarında da müthiş bir performans gösterdi gençlerimiz... Dolayısıyla herkes gibi ben de turnuvadan çok umutluydum.
Bence BBC durumumuzu çok güzel özetlemiş.
Ve Türkiye için demiş ki;
“Gizli favorilikten felakete...”
Bakü’de millilerimizle aynı otelde kaldım.
Antrenman gidiş gelişlerinde futbolcularımız ve teknik ekiple hep karşılaştık.
İnsan bir şeylerin iyi gitmediğini aslında o yüzlerden anlıyor.
Bir özgüven eksikliği, bir telaş, bir huzursuzluk...
Belki de daha fazlası...
Konuşmadığım, sohbet etmediğim için oteldeki o ortamdan ancak bu kadar anlayabildim.
Ama insan pozitif bir ortamdansa negatif bir atmosferi daha iyi anlıyor.
Milli takıma hala çok güveniyorum. Normal koşullarda bu gruptan elini kolunu sallayarak çıkacak bir takıma sahibiz.
Ama işte olmuyor.
Modern futbol fiziksel, taktiksel üstünlükler kadar psikolojik özellikleri de önemsiyor.
Bence takımımız bu üç detayda da sınıfta kaldı.
Gençlerden, bu yeni takımdan vazgeçmemek lazım.
Her deneyim önemli, dünya kupasında çok daha iyi oluruz.

Haberin Devamı


Bu yıl daha çok maça gideceğim

PANDEMİ döneminde birkaç maça gittim. Salon, tribünler boştu. Ve atmosfer çok keyifsizdi. Bakü’de aylar sonra kalabalık tribünlerde maç seyretmek gerçekten keyifliydi. Yeni sezonda dilerim maçlar seyircili oynanır.
Yoksa bütün keyif kaçıyor.
Hayat aslında ritüellerle güzel...
Spor da bu ritüellerin en değerlisi...
İzmir’de bu yıl iki süper lig temsilcimiz olacak.
Altınordu’nun maçlarını da kaçırmak istemiyorum.
Bu yıl daha çok maça gideceğim.

Yazarın Tüm Yazıları