"Deniz Sipahi" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Deniz Sipahi" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Deniz Sipahi

İyi karşılanmak iyi uğurlanmak

BENCE herkes bunu hak ediyor.


İyi karşılanmalı ve iyi uğurlanmalıyız.
***
Doğum ne kadar normal ise ölüm de o kadar normal...
Nasıl olsa bir gün bu dünyadan göçüp gideceğiz, önemli olan insanların hafızalarında nasıl yer ettiğimizdir.
Çok sevdiğim bir söz var.
“İs değil, iz bırakın” diye...
Elbette herkes yaşadığı, bulunduğu çevreye bir katkıda bulunuyor.
O insanları uğurlarken çok yakınındakiler üzülüyor ve hep hatırlıyor.
Bazı insanlar ise is değil de iz bırakıyor, bu dünyadan göçüp gitseler bile hep hatırlanıyorlar.
Unutulmuyorlar, geriye bıraktıkları hep konuşuluyor.
***
Bu insanların ortak özellikleri vardır.
Kendisinden başka herkesi düşünürler örneğin... İnsanların ilgisiyle, sevgisiyle, dostluklarıyla beslenirler.
“Hayır” diyemezler, geri çeviremezler.
İnsanların hayallerini gerçeğe dönüştürmek için çırpınırlar.
Tanımadıkları, hiç görmedikleri insanların bile yardımına hızır gibi yetişirler.
Ve elbette insanlık adına yaptıkları, söyledikleri, eyleme geçirdikleri yüz binleri etkiler.
Dediğim gibi; iz bırakmak kolay değildir.
Bazen bu yük insanı yorar, normaldir de...
Ama bırakılanlar, yapılanlar hep hatırlanır.
***
Dün Buca Muradiye Camisi’nde Işılay Saygın, hak ettiği gibi uğurlandı.
Binlerce insan gelmişti, gelemeyenler biliyorum içlerinden dualarını onun için okudu.
Kilometrelerce uzakta olan, ama kendisine, gönlüne dokunanlar “Seni unutmayacağız Işılay abla” diyerek onu andılar.
***
İyi karşılanmalı insan, iyi uğurlanmalı...
Işılay Saygın’ı hak ettiği gibi uğurladık.

 

Kendisi için tek
bir ricada bulunmadı

BUCA’daki Muradiye Camisi’nde müthiş bir kalabalık, ama müthiş de bir sıcak vardı.
Kalabalığın içinde biraz dolaştım, yakın dostlarla sohbet ettim.
Elbette konu Işılay Saygın’dı.
Kiminle karşılaşsam bir anısını anlatıyordu, kiminle konuşsam yaşadığı deneyimleri söylüyordu.
Işılay Saygın öyle biriydi ki, tanıştığımız 30 küsur yılda benden kendisiyle ilgili tek bir şey istememiştir.
Birçok siyasetçi haberinin çıkmasını ister, bazıları daha büyük çıkması için ricada bulunur ya da özel röportaj talepleri olur.
Işılay Saygın, bir gün bile telefon açıp kendisiyle ilgili tek bir ricada bulunmamıştır.
Ama başkalarının sıkıntıları için deli olurdu.
Camide dinlediğim hikayeler de böyleydi.
Bazılarına iş, bazılarına burs, bazılarının tedavileri, bazılarının hayalleri...
Herkesin ablasıydı, herkesin kardeşiydi, herkesin dostuydu.
Tanısa da tanımasa da herkesin yardımına koşardı.
Ve örnek bir siyasetçiydi.

 

 

Siyaset kimin için yapılır?

YİNE camide dikkatimi çekti.
Her partiden insanlar vardı.
Bazıları aktif, bazıları çoktan siyaseti bırakmış isimlerdi.
Ama oradaydılar.
Ben bunun da hatırlanması ve örnek olması gerektiğini düşünüyorum.
Siyaset kimin için yapılır?
Oy veren partililere mi?
Ben olsam, yani siyaset yapsaydım, böyle düşünmezdim.
Siyaset bir hizmet işidir.
Hizmetin de şu partisi, bu partisi yoktur.
Işılay Saygın gibi siyasetçiler, partileri için siyaset yapmadılar.
Ben şahidim...
Türkiye’nin böyle bir dinginliğe, sakinliğe, görüşe ihtiyacı var.
Işılay Saygın o yüzden de her zaman hatırlanacaktır.


Herkesin takvimini takip ederdi

OĞLUM Atlas doğduğunda, ilk arayanlardan biri Işılay Saygın’dı.
Sonra gazeteye gelip nazar boncuğunu getiren de Işılay Saygın’dı.
Atlas ismini duyduğunda da, “Biz başaramadık, bu dünyayı taşıyamadık. Çocuklarımız bizden daha iyi taşıyacaktır. Mitolojide de Atlas dünyayı taşır. Böyle bir çocuk olsun” demişti.
Biliyorum, bu ilgisi sadece bana özel değildi.
Herkesin takvimini bilir, herkesin yaşamını takip eder ve herkesin üzüntüsünde, sevincinde yanında olurdu.


Başkalarının hayatını yaşadı

TANIDIĞIM, izlediğim, gazeteci olarak takip ettiğim insanların ardından birkaç satır da olsa yazmak benim adetimdir. Işılay Saygın bir yazım üzerine bir gün beni aradı. Erdoğan Tözge’nin vefatından sonra bir yazı yazmıştım.
“Ne iyi yapıyorsun. Tanıyanlar seviniyor, tanımayanlar öğreniyor bu insanları... Benden sonra da yazarsın” demişti.
Bu gidişin bu kadar erken olacağını tahmin etmemiştim.
Sözümü bugün yerine getireyim.
Bu dünyadan bir Işılay Saygın geldi, geçti.
Müthiş bir kadındı.
Kendisinden daha çok başkalarının hayatını yaşadı.
Ama, o öyle mutluydu.
Nurlar içinde uyusun...

X