Paylaş
Reşit Yıldız’la Camp Nou’da buluştuk. Reşit, benim gibi İzmirli. Gençlik yıllarımızdan beri tanışırız.
Limak’ta birçok önemli projede görev aldı; en son 1915 Çanakkale Köprüsü gibi Türkiye’nin en kritik yatırımlarından birinin başındaydı. Bu kez buluşma yerimiz bir şantiye gibiydi ama aslında bir mabedin içindeydik.
Spotify Camp Nou.
Limak’ın üstlendiği bu dev proje, sadece Barselona için değil, dünya futbolu için de ayrı bir anlam taşıyor. İhaleyi kazanmalarında uluslararası mega projelerdeki deneyimleri, güçlü makine parkları ve insan kaynağı belirleyici olmuştu. Kâğıt üzerinde okuduğunuzda “büyük proje” diyorsunuz ama sahaya girince bunun başka bir şey olduğunu anlıyorsunuz.
Ben stadın inşaatını hemen başında gidip görmüştüm. Şimdi maç oynanıyor. Ama inşaat hâlâ devam ediyor.

TARAFTAR ŞİMDİDEN UĞURLU DİYOR
Normalde böyle işlerde biri varsa diğeri olmaz.
Ya inşaat olur ya maç; burada ikisi birden var. Reşit Yıldız anlattı.
“La Liga maçı varsa, maçtan 24 saat önce şantiyedeki tüm ekipmanlar dışarı alınıyor. Alan temizleniyor. Stat kulübe teslim ediliyor. Maç oynanıyor. Ertesi sabah stat tekrar bize geri dönüyor ve inşaat kaldığı yerden devam ediyor.”
Bugüne kadar yeni statta oynanan altı maçın tamamı kazanılmış. Lig, Şampiyonlar Ligi devam ediyor. Bir bakıma stat, daha şimdiden “uğurlu” denmeye başlanmış.
En çarpıcı detaylardan biri şu.
Şu anda 45 bin kişiyle maç oynanıyor ama en ufak bir izdiham yok. Tam kapasiteye ulaştığında yani 104 bin kişi olduğunda stat 11 dakika içinde boşalacak. Harika bir mühendislikten söz ediyoruz.
Galiba sadece futbol değil, bir şehir planlaması da.

STADYUM DEĞİL ŞEHRİN PARÇASI
Yeni Spotify Camp Nou’ya bakınca şunu net görüyorsunuz. Burası sadece bir “maç izleme alanı” olarak tasarlanmamış.
Üst kotlarda iki kat tamamen VIP alanlara ayrılmış. Localar, özel barlar, bazı locaların küçük bahçeleri bile var.
Mesele stadı yaşayan bir yer haline getirmek. Barselona’nın 90’larda yaptığı büyük dönüşümü hatırladım.
Kenti sadece turist için değil, kentli için de cazip kılan o aklı. Camp Nou da bu aklın devamı gibi.
Maç günü açılan, maç bitince kapanan bir yer değil. Şehrin gündelik hayatına eklenen bir yapı.
O yüzden kendi kendime şunu söyledim.
Biz de spor yatırımlarını yaparken böyle düşünmeliyiz; ortaya bir şehir vizyonu ortaya koymalıyız.
DAHA BİTMEDEN BİR HİKÂYE YAZDI
Dünyanın en ikonik stadyumlarından biri yeniden yapılırken, bu işin merkezinde Türk mühendisliği var.
Sürdürülebilirlikten karbon ayak izine, internet altyapısından güneş panellerine kadar her şey en ince ayrıntısına kadar planlanmış.
Reşit Yıldız’la konuşurken söylediği bir cümle aklımda kaldı.
“Bu sadece bir inşaat değil, gelecek nesillere bırakılacak bir yapı.”
Şantiyeden çıkarken şunu düşünmüştüm.
“Çok stadyum gördüm. Ama çok azı daha bitmeden bu kadar hikâye anlatır.”
Açılış maçını kaçırmayacağım.
Çünkü bu statta sadece futbol oynanmayacak.
Bu statta yeni bir dönem başlayacak.
Ve evet...
Bu hikâyenin içinde bizim de imzamız var.
DUYGUSAL HAFIZADA YER ALAN BİR YAPI
Projeye Limak Holding Onursal Başkanı Nihat Özdemir ve Yönetim Kurulu Başkanı Ebru Özdemir özel ilgi gösteriyor. Nihat Bey üç haftada bir Barselona’ya geliyor. Ebru Özdemir’in de için bu projenin ayrı bir önemi var. “Camp Nou, yalnızca bir stadyum değil; dünyanın dört yanından milyonlarca insanın duygusal hafızasında yer alan bir yapı. Yenileme sürecinde hedefimiz, bu mirası geleceğe taşırken teknolojisi, mimarisi ve işleyişiyle dünyanın en iyi stadyumunu ortaya çıkarmaktı” diyor.

CAMP NOU’NUN SESSİZ REKORU
Yeni Spotify Camp Nou’nun etrafını dolaşırken insanın ölçek duygusu bozuluyor.
Rakamlar işin büyüklüğünü daha net anlatıyor.
- Bugüne kadar kullanılan yapısal çelik miktarıyla iki Eyfel Kulesi inşa edilebiliyor.
- Proje tamamlandığında bu rakam üç Eyfel Kulesi’ne eşit olacak.
- 160 bin metreküp donatılı beton dökülmüş.
- Bu betonla, her biri 100 metrekare olan 4 binden fazla iki artı bir daire yapmak mümkün.
- Yaklaşık 16 bin kişilik bir ilçe demek bu.
KABLOLAR, VERİ VE GELECEK
Spotify Camp Nou sadece beton ve çelikten ibaret değil.
Burası aynı zamanda bir teknoloji üssü.
Statta kullanılan elektrik ve data kablolarının toplam uzunluğu 2 bin 600 kilometreyi aşıyor.
Yani Barselona’dan Ankara’ya kuş uçuşu mesafe kadar.
Bu altyapı; yüksek hızlı internet, dijital yayıncılık, akıllı stadyum uygulamaları ve geleceğin izleme deneyimi için kuruluyor.
Kısacası burada sadece maç izlenmeyecek, veri de akacak.
1915 Çanakkale Köprüsü
projeye ilham oldu
Stat üstüne inşa
edilecek 50 bin metrekarelik dev çatı, başlı başına bir mühendislik hikayesi.
Bu çatı, dünyanın en büyük açıklığa sahip mesnetsiz çatılarından biri olacak.
Taşıyıcı sistemin
büyük bölümü çelik halatlardan oluşuyor.
En ilginç detay ise şu.
Bu çatı, futbol sahasının üzerinden özel bir yöntemle yukarı kaldırılacak.
Limak bu noktada, 1915 Çanakkale Köprüsü’nde edindiği tecrübeyi buraya taşımış.
Yani Boğaz’dan Camp Nou’ya uzanan bir mühendislik hafızası var bu çatının içinde.

ÇATI KAPANMADI SU AKMASI NORMAL
Son maçta basın tribününe giren yağmur suları sosyal medyada çok konuşuldu. Ancak bu tablo ne kulüp ne de yüklenici için sürpriz. Stadın çatısı henüz tamamlanmadan maçların oynanmaya başladığını unutmamak gerekiyor. Üstelik üçüncü kademe tribünlerin inşaatı da sürüyor ve bu bölümde kalıcı izolasyon henüz devreye alınmış değil.
Zira hizmete açılan birinci ve ikinci kademe tribünlerde sızıntı yok. Üç tarafı açık, geçici olarak düzenlenen basın tribünü için de aynı durum geçerli. Kulüp yetkililerinin ve Başkan Laporta’nın da vurguladığı gibi çatısı tamamlanmamış bir stadyumda bu tür görüntüler “öngörülebilir” ve geçici.
Paylaş