GeriDeniz SİPAHİ İhtiyatlı iyimserliğimi koruyorum
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

İhtiyatlı iyimserliğimi koruyorum

EKONOMİLER 1 Haziran’da açıldı; o günden bu yana normalleşme süreci devam ediyor. Bazı sektörlerde ciddi bir hareketlenme olduğunu görüyorum. Örneğin otomotiv sektörü herhalde son 50 yıldır böyle bir grafik yaşamamıştır.

 

Altı aya kadar uzanan sıralar var. İkinci el fiyatları ise sıfırlar shoowlarda olmadığı için ciddi şekilde yükselmiş durumda.
İnşaatta da öyle...
Stokların eridiği anlaşılıyor; birçok projede ev kalmadığını biliyorum.
Bütün bunlar ekonomimiz için önemli gelişmeler…
Ben Türkiye’nin dinamik yapısına çok güveniyorum.
Ama dünyadan bağımsız olmadığımızı da her fırsatta hatırlatıyorum.
Dünyadaki gelişmelerden Türkiye’nin etkilenmemesi mümkün değil.
Bakın Almanya ekonomisi tarihi bir düşüş yaşadı; ikinci çeyrekte yüzde 10.1 küçüldü. Önceki yılın aynı dönemine göreyse küçülme yüzde 11.7. Almanya Avrupa’nın en büyük ekonomisi ve Türkiye için en önemli partner...
Dün Almanya’nın etkili isimlerinin açıklamalarına baktım.
Hepsi temkinli olunmasını, pandeminin devam ettiğini, dünya ekonomisindeki belirsizlerin devam edeceğini söylüyordu.
Büyük fotoğrafa bakınca elbette ben iyimserliğimi koruyorum.
Ama böyle dönemlerin de Türkiye için bir fırsat olduğunu hatırlatıyorum.
Yeni normali arayan ve cevabını bekleyen bir süreçte Türkiye’nin geleceğine yatırım yapmak gerekiyor.
Bu da bildiğimiz klasik yöntemlerle değil; yeni normale uygun adımlarla olur.
Türkiye dijital dönüşümü yapabilecek bir güçte ve ağırlığını buraya vermelidir.

 
Bu gündemle olmaz

TABİİ bunun için önce siyasetin gündemini değiştirmesi gerekir. Televizyonlara bakıyorum; hep aynı konular tartışılıyor. Bizler sıkıldık, konuşanlar sıkılmadı. Twitter’a bakıyorum; “adam asmaca” oynamaya devam ediliyor. Orada da hiçbir şey değişmiyor. Türkiye’nin gündemi bu olamaz. Geçmişe takılıp kalamayız, önümüze bakmalıyız.

 
Hizmet sektöründe
normalleşme
uzun sürebilir

İNŞAAT, otomotiv iyi ama hala zorda olan sektörler var. Örneğin turizm...
Otellerin yarısı açıldı, diğer yarısı da yarı kapasiteyle çalışıyor.
Çünkü pandemi şartları bunu gerektiriyor.
Almanya Türkiye’nin içinde bulunduğu listeyi yeniledi ve seyahat uyarısını tekrarladı.
Şu net ki;
Beklediğimiz turizm gelirlerini bu yıl yakalamamız imkansız...
Avrupa kendi içinde bu gelirleri konsolide etmek için birçok kampanya, teşvik hazırladı.
Türkiye’nin de bunu yapması lazım.
Yoksa hizmet sektörünün toparlanması, pandemi öncesine geri dönmesi yıllar alabilir.
Zaten havayolu şirketlerinin üst yöneticileri eskiye dönüşün 2024’ten önce olamayacağını söylüyor.
O zaman rötuş değil, radikal çözümler gerekiyor.

 
Boris Johnson söylüyorsa

İNGİLTERE Başbakanı Boris Johnson, dünyayı etkisi altına alan koronavirüste ikinci dalga konusunda uyarılarda bulundu. Johnson kovid-19’u başta dikkate almamış, hatta biraz da alaycı bir tavır takınmıştı. O yüzden “Korkarım, bazı yerlerde salgında ikinci dalganın işaretlerini görmeye başladık. Uyanık olmalıyız” sözünü Johnson söylediği için daha çok dikkate almamız gerekir.
İkinci dalga birincisi kadar güçlü gelir mi bilemem.
Ama yaz sonunda Türkiye’nin de benzer bir fotoğrafla karşı karşıya kalacağına şimdiden emin olun.

 
Instagram notları

BAŞTA çekingen davrananlar bile fotoğraf paylaştığına göre normalleşme tam olarak sağlanmış demektir.
Başta mesafeler 1 metreyken, şimdi neredeyse yanak yanağa çekilmişse normalleşme sağlanmış demektir.
Başta maskeli fotoğraflar varken; şimdi çenede bile maske olmadığına göre normalleşme sağlanmış demektir.

 
31 Ağustos’ta okullar açılır mı?

AÇILIR.
Ama sonra nasıl devam edilir; işte Ağustos ayı pandemi rakamları bunu söyleyecek.
Benim görüşüm şu;
Rakamlar iyi gelse de; Türkiye ilk dönemi hibrit bir modelde sürdürür. Yani sınıf sayısı azaltılmış, altı güne yayılmış bir eğitim modeli... Yarı fiziki, yarı online gibi...
Elbette çocukların eğitimi için yüz yüze çok daha ideal ama 2021’in ilk aylarına kadar bunun kaçınılmaz olduğunu görüyorum.

X

Bazı yerleri inanın çekinerek yazıyorum

Duru Grup İcra Kurulu Üyesi Cem Duran demiş ki...

 

 

“Yazılarınızda birkaç kez değinmiştiniz, yine görünce ziyaret programınıza almanız için sizi cesaretlendirmek istedim. Sinop şehri İzmir’den sonra (ki ben de Ordu’luyum aslen, 94’ten bu yana İzmir’liyim) ülkemizin en güzel kenti olabilir. Mutlaka görün derim. İzmir’de artık her saat yaşanan trafik yoğunluğuna karşın Sinop’ta trafik lambası dahi olmadığını söylemem sanırım ön referans olur size.”
Hatırlattığı için Cem Bey’e teşekkkür...
81 şehirden geriye bir tek Sinop kaldı, ilk fırsatta gideceğim.
Üstelik yıllardır birlikte çalıştığımız Yazı İşleri Müdürümüz Adnan Kaya da Sinop’ludur.
Ondan da Sinop’u çok dinledim.

Yazının Devamını Oku

Salgından Gaziantep gibi şehirler karlı çıktı

Hürriyet olarak birçok kentte ekonomi, tarım zirveleri yaptık. Pandemi sonrasındaki ilk zirveyi de Gaziantep’te düzenledik.

 

Hürriyet Gazetesi yazarı Noyan Doğan moderatördü. Panelde Güneydoğu Anadolu İhracatçı Birlikleri (GAİB) Başkanı Fikret Kileci, Gaziantep Sanayi Odası Başkanı Adnan Ünverdi, Hasan Kalyoncu Üniversitesi İktisat Bölümü Öğretim Üyesi Dr. Yıldız Özkök, Türkiye Genç İş İnsanları Derneği Genel Başkanı Nilüfer Çevikel ve Hürriyet Gazetesi Ekonomi Müdürü Sefer Levent de konuşmacıydı.
Türkiye’de görmediğim tek bir şehir kaldı; o da Sinop...
Gaziantep’e defalarca gittim.
Bölgeyi iyi tanıyorum.
Gidemediğim dönemlerde de buralardaki dostlarımdan bilgiler alıyorum.
Gaziantep gerçekten de önemli bir sanayi şehrimiz...

Yazının Devamını Oku

Takım elbise severlere kötü haberim var

HUGO Boss AG Operasyondan Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Heiko Schafer ile geçen hafta buluştuk.

Biraz pandemiyi, gelişen trendleri, biraz Türkiye’yi konuştuk.
İzmir’e 22 yılda toplam 90 milyon euro yatırım yapmış bir gruptan bahsediyorum.
Ve bu yatırımlar devam edecek gibi gözüküyor.
Türkiye Hugo Boss için bir numaralı tedarikçi konumunda...
Dünyada satılan her markalı ürünün yüzde 40’ı İzmir’den gidiyor.
Bu ayrıntıları birkaç kere yazdım.
Heiko Schafer de ben de o gün takım elbise giymiştik.

Yazının Devamını Oku

Çok ortaklı yapılar bu bölgeye yabancı değil

CENK Karace ve Mehmet Ali Kasalı konuşurken biraz gerilere gittim. Kipa’nın kuruluşuna, EGS ve Güçbirliği fikrini geliştirenlerin buluşmalarına... Hepsine tanıklık ettim. Bir kenti yöneten, bölgede ağırlığı olan iş insanları buluşmuşlar yeni yatırım kararları alıyorlardı.Market zincirlerinin bu kadar yoğun olmadığı günlerde Kipa çok başarılı olmuştu. Ahmet Piriştina ve Şinasi Ertan’ın öncülüğünde 100 iş insanı bir araya gelmişti.




Bornova’daki ilk Kipa’nın açıldığı gün yaşanan izdihamı kim unutabilir ki? Trafik kilitlenmişti.
Tesco’ya satılıncaya kadar müthiş bir hikaye yazıldı.
EGS, Güçbirliği şirketlerinin sonu istenildiği gibi bitmese de bana göre o dönem için hep ilerici adımlardı.

Yazının Devamını Oku

Kendileri için değil bizler için aşı olsunlar

YAKIN çevremde aşı olmayan neredeyse kalmadı. Olmayan birkaç arkadaşımla da sürekli konuşuyorum. Bana sürekli mesajlar atıyorlar; yurtdışında çıkan makaleleri yolluyorlar. Hepsini okuyorum. Ama aşılarla ilgili diğer verileri, araştırmaları, yazıları da okuyorum. Ben de bu yazıları onlara yolluyorum. Yani karşılıklı mesajlaşıyoruz.


O birkaç kişinin aşıya daha yakın olduklarını hissediyorum.
Çünkü onların da yakın çevresinde hastalanıp ağır geçirenler oldu. Biliyorum çok sevdikleri insanlar arasında kayıplar da var.
Geçen gün onlara şöyle bir mesaj daha attım:
“Kendiniz için değil, benim için, bizim için, yakın çevreniz için, tanıdıklarınız için, aileniz için aşı olun...”
Durum budur ve bu kadar ciddidir.
Aşı olmadan bu pandeminin bitmesini beklemek artık imkansızdır.

Yazının Devamını Oku

Güneş tarlaları Ege’de teşvik edilmeli

DÜNYA medyası bir süredir zor bir kış olacağı konusunu işliyor.


Dün de Amerikan, İngiliz, Alman ve Fransız medyasına baktım; konuyu uzmanlarına yorumlatmışlar.
Gerçekten de önümüzdeki kış bizi bir enerji sıkıntısı mı bekliyor ve biz buna ne kadar hazırlıklıyız?
Biz derken bütün dünyayı kast ediyorum.
Ama Türkiye gibi enerjiyi dışarıdan almak zorunda kalan ülkelerin de çok dikkat etmesi gerekiyor.
Avrupa ve Asya’da doğal gaz ve kömür fiyatları en yüksek seviyelerine ulaştı. Amerika’da petrol fiyatları yedi yılın en yüksek seviyesine geldi.
Avrupa Birliği İstatistik Ajansı cuma günü yaptığı açıklamada, Euro bölgesinde yıllık enflasyonun eylül ayında petrol ve gaz fiyatlarının artmasıyla 13 yılın en yüksek seviyesine ulaştığını söyledi.

Yazının Devamını Oku

Kentleri güzelleştirmek elimizde

PAZAR günü “Kemeraltı’nın Plaka’dan eksiği yok fazlası var” diye yazdım. Çok sayıda mesaj geldi, arayanlar oldu.


Atina’ya çok gidiyorum.
Artık sokak sokak bildiğim şehirlerden...
Örneğin son gidişlerimde Plaka’ya uğramadım bile...
Ama ilk defa gidenler için ilginç bir bölgedir...
Şimdilerde Psiri, Kolonaki çok daha popüler...
Kolonaki İstanbul’un Nişantaşı’sı, İzmir’in Alsancak’ı gibidir.

Yazının Devamını Oku

İki ülke tek destinasyon

PANDEMİDEN bu yana adalar Türk misafirlerini ağırlayamıyor. Doğal olarak bizim kıyılar da Yunanlı misafirlerini çok özlediler.


Sakız’dan, Samos’tan, Simi’den arkadaşlarımla konuşuyorum.
İki yıldır ve daha çok Avrupa’dan turistin adaya geldiğini söylüyor.
Ama Türklere alışmış ada halkı pandeminin bir an önce bitmesini istiyor.
Yıllardır yazıyorum.
Türkiye ve Yunanistan’ın çok benzerlikleri var. Ve birbirlerine çok yakın iki ülke...
Zaman zaman siyaset gerilse de, iki ülke arasında diplomatik krizler olsa da ortak birçok alanda yapılacak çok şey olduğunu görüyorum.

Yazının Devamını Oku

Aşısızlar çocukları düşünsün

SAĞLIK Bakanı Fahrettin Koca’nın açıklamaları önemliydi.


Dedi ki;
“Ortalama aktif vaka sayımız 400 bin civarında. 4’te biri 0-17 yaş grubunda. Yani yüzde 25’i. Daha önce yüzde 11 civarındaydı...”
Yani dört çocuğumuzdan biri şu an pozitif gözüküyor.
Pandeminin en ağır tablosunu yaşayan ülkeler bile özellikle ilköğretim okullarını kapatmadılar ve hep açık tuttular.
Ailelerin ve çocukların en büyük endişesi, okulların yeniden kapanıp kapanmayacağı...
Aslında Sağlık Bakanı Koca; içimizi rahatlatan bir açıklama daha yaptı.

Yazının Devamını Oku

Berlin örneğini unutmayalım

ALMANYA’da seçimler yapıldı, şimdi koalisyon görüşmeleri başlayacak. Dikkatinizi çekmiştir, seçmenin önüne bir başka sandık daha geldi.

Almanya’da federal seçimlerle birlikte Berlinlilerin şehirde gayrimenkul şirketleri tarafından yönetilen ve kiraya verilen yüz binlerce konutun kamulaştırılması için de bir referandum yapıldı.
Oy verenlerin yüzde 54.6’sı evet oyu kullandı.
Berlin sakinlerinin yüzde 80-85’i kirada oturuyormuş.
Almanya’da yaşayan dostlarımdan özellikle Berlin’de artan emlak fiyatlarından rahatsız olduklarını duyuyordum.
Her ne kadar fiyatlar Londra ya da Paris gibi diğer Avrupa başkentlerinden daha düşük olsa da 2009 ile 2019 yılları arasında fiyatların ikiye katlanması kentte tartışmalara neden oluyordu.
Şimdi referandum sonrası yeni kurulacak senatodan bir yasa hazırlanarak şehirde 3 binden fazla daireye sahip konut bloklarının kamulaştırması istenecek.
Hayata geçirilmesi halinde 240 binden fazla daire bir devlet kurumu tarafından yönetilecek. Bu adımla fahiş kira artışlarının önüne geçilmesi hedefleniyor.

Yazının Devamını Oku

Adalardaki her deprem bizleri tedirgin eder

GİRİT adasında 6 büyüklüğünde bir deprem oldu.

Dün kimle konuştuysam tedirgindi.
Hatırlayın 30 Ekim’de yaşanan depremin merkez üssü İzmir değil adalardı.
Ve ne zaman adadan bir deprem haberi gelse; Egeliler yatağa tedirgin yatar.
İzmir depreminin üzerinden bir yıl geçti.
Doğruyu söylemek gerekirse kentsel dönüşümün çok daha hızlı başlayacağını düşünmüştüm.
Yıkılan, hasar gören binalarla ilgili çalışmaları takip ediyorum. Devlet, ilgili bakanlıklar dönüşümle ilgili çalışmaları yürütüyor.
Yerel yönetimler mağdurlara çözüm üretmek için elinden geleni yapıyor.

Yazının Devamını Oku

Didim’de bir Finans Kamp

GEÇEN hafta Didim’de bir Finans Kampı’na katıldım.


Türkiye’de finansal okur yazarlığın tam anlaşılabildiğini düşünmüyorum.
Son yıllarda epey mesafe kat ettiğimizi söyleyebilirim ama hala gidecek çok yolumuz var. Murat Sağman kampa davet etti; iyi ki de gitmişim. Benim için de hem öğretici, hem de yatırımcıların bilinçlenmesi adına önemli bir buluşma olduğunu gördüm.
Kamp Aydın Adnan Menderes Üniversitesi bünyesinde düzenlenmiş. Geçen yıl çok başarılı geçince bu yıl üç hafta üst üste yapılmış.
Projenin fikir babası Nazilli İİBF İşletme Bölümü, Muhasebe ve Finansman Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Yusuf Kaderli... Kaderli’yi ekranlardan da tanırsınız.
Sermaye piyasalarının gelişmesi için katkı koyanlardan...
Bir ülkede sermaye piyasasının gelişimi için hem halka açık şirketlerin; hem de yatırımcı sayısının artıyor olması gerekir. Ancak piyasada gelişimin daha kalıcı olabilmesi için yatırımcı sayısının yanı sıra yatırımcı kalitesinin de artırılması gerekir.

Yazının Devamını Oku

Artık üçüncü sayfa haberi olarak kalmasın

FARKINDA MISINIZ? Bir günde dört kadın öldürüldü, 104 kez bıçaklanan beşinci kadın da hala yaşam mücadelesi veriyor.


10 haberde okudum.
İstanbul Beyoğlu’nda 6 aylık bebeği olan 1.5 aylık hamile 17 yaşındaki Gülseren Mamuş, birlikte yaşadığı Suat Ö. (32) tarafından vurularak öldürüldü. 6 suç kaydı bulunan Suat Ö. tutuklandı. Küçükçekmece’de eğlence mekanlarında piyanistlik yapan Oktay Konak (35), 4 ay önce şiddet uyguladığı için kendisinden şikayetçi olan sevgilisini bıçaklayarak öldürdü. Elazığ’da bir barakada buluşan 17 yaşındaki Emine Fulya Akçelebi ile sevgilisi Salih Yılmaz C. arasında tartışma çıktı. Bıçağını çıkaran Salih Yılmaz C., Emine’yi 10 bıçak darbesiyle öldürdü. Adana’da Burhan D. (39) tartıştığı eşi Tuğba D’yi (35) iki çocuğunun gözleri önünde defalarca bıçaklayarak öldürdü. Annesi “Kadına şiddet gösterenler serbest kalıyor. 14 yıldır kızıma şiddet uyguluyordu. Kızım öldü, yavrumu kurtaramadım” diye feryat etmiş.
İsyan etse ne olacak artık kızı hayatta değil.
İzmir’de Feyzi D. (28) ile sevgilisi Aysel Perkgün (28) arasında kıskançlık tartışması çıktı. Feyzi D, Perkgün’ü dövüp başında içki şişesi kırdı, tam 104 kez bıçakladı. Perkgün mucize eseri hayatta kaldı, Feyzi D. tutuklandı. Perkgün “Senin ölümünü izleyeceğimi söylemiştim dedi. Sigarasını yakıp izlemeye devam etti. Bu olay defalarca oldu. İlk kez bıçaklanmadım ama ilk kez doğrandım” diye konuştu.
Bu haberleri üçüncü sayfalarda okumaya devam ediyoruz.
Ve her gün kadınlarımız ölüyor.

Yazının Devamını Oku

SAİNT Joseph’te okurken edebiyat öğretmenimiz Mehmet Gök bir gün beni yanına çağırdı. Dedi ki;

SAİNT Joseph’te okurken edebiyat öğretmenimiz Mehmet Gök bir gün beni yanına çağırdı.Dedi ki;


“Sen edebiyatın, yazı dünyasının içinde ol...”
Yazmayı çok seviyordum; okumayı da...
Ve elbette sanatın her dalına da büyük bir ilgim vardı.
Saint Joseph zor bir okuldu; Fransızca ağırlıklı derslerde sınıfı geçmek kolay değildi.
Ama ders edebiyat, literatür olunca benim dünyam da farklı olurdu.
Kafama koymuştum; böyle bir dünyanın içinde olacaktım.

Yazının Devamını Oku

Bu ülkenin gençlerine iyi bakmamız gerekir

KENDİ yeğenimden biliyorum.



İstanbul’da üniversitede okuyor.
Üniversiteye başlayacağı günlerde pandemi olunca üniversite online eğitime geçti. Birçok arkadaşı gibi o da yaşadığı şehirden ayrılmadan derslerine girdi, sınavlarını verdi.
Bir buçuk yıldır eğitimini böyle sürdürüyor.
Aşılama artınca, pandemi daha kontrollü hale gelince ve hükümet eğitim konusunda daha kararlı olunca da üniversitelerde yüz yüze eğitim netleşmiş oldu.

Yazının Devamını Oku

Gündem aynı tek fark kadınımızın hassasiyeti

ŞİMDİ çok popüler oldular ama ben ilk yazdığımda sadece küçük bir grup olarak İzmir sokaklarında pedal çeviriyorlardı.


2013’te İzmirli tarih öğretmeni Sema Gür ve birkaç arkadaşı tarafından organize edilen “Süslü Kadınlar Bisiklet Turu” şimdi 30 farklı ülkede, 150’den fazla şehirde düzenleniyor.
Resimaltı haber olarak giren haber artık gazetelerin manşetlerine taşınmış durumda.
Çorbada benim de tuzum olması çok mutlu ediyor.
Her yıl farklı bir temayla kadınlarımız pedal çeviriyorlar.
Bu yılki konu “egzoz kokusuna karşı mis kokulu kadınlar”dı.
Sema Gür ile ilgili ilk yazıyı 7 Haziran 2015’te yazmışım.

Yazının Devamını Oku

Bir Bitcoin gazetecisinin Budapeşte’de yaptıkları

EURONEWS’te okudum.Macaristan’da kripto para birimi Bitcoin’in mucidi olduğuna inanılan Satoshi Nakamoto anısına heykel dikilmiş.

 


Biliyorsunuz; Orta Amerika ülkesi El Salvador Bitcoin’i yasal ödeme aracı olarak kabul eden ilk ülke olmuştu.
Merkez bankaları hala muhafazakar olup kripto dünyayı sanki yokmuş gibi davransa da gerçek öyle değil.
Aslında dijitalleşmenin bu kadar hayatımızın içinde olduğu bir dönemde sanal paraların önüne geçmek de neredeyse imkansız.
Devletler, hükümetler yasal düzenlemelere gidip yasal bir çerçeve çizseler işler daha iyi olacak bana göre...
Neyse Macaristan’a dönelim.

Yazının Devamını Oku

Hugo Boss Türkiye’de büyümeye devam ediyor

EGE Serbest Bölgesi’ne her gittiğimde kendimi dana iyi hissediyorum.

Çok başarılı bir örnek oldu. Bunda kurucusu Kaya Tuncer’in önemli bir rolü var.Her zaman anıyorum. Geçen gün çok beğendiğim ve yakından takip ettiğim Hugo Boss tesislerine gittim. 1999’daki açılışını dün gibi hatırlıyorum. O günden bu yana birçok fabrikayı gezme imkanım oldu. Her seferinde hayranlıkla ayrıldım. Saat gibi işleyen bir yer Hugo Boss... Kaliteyi her zaman ön planda tutan, verimliliği unutmayan ama bütün bunları yaparken insan odaklı bir çalışma felsefesini ortaya atan bir marka...
Yıllar önce Stuttgart’taki merkezlerine gidip yaratıcı ekiple üç gün geçirmiştim. Benim için çok keyifli bir deneyim olmuştu.
İzmir’deki tesisler Almanya’dan bile daha iyi...
Son gittiğimde daha da iyi buldum.
Üstelik Hugo Boss Türkiye’nin yeni yatırımlara hazırlanıyor olması da çok hoşuma gitti.
Pandemi döneminde birçok konuda alışkanlıklarımız değişti.
Yıllardır takım elbiseyi üzerinden çıkarmayan ben bile bu dönemde daha spor giyinmeye başladım. Hugo Boss Tekstil Sanayi Genel Müdürü Arif Kaya da bunu doğruladı.

Yazının Devamını Oku

Aşı kişisel mesele olmaktan çıktı

ENFEKSİYON Hastalıkları Derneği Başkanı Prof. Dr. Mehmet Ceyhan konuştukça bakıyorum sosyal medyadan eleştiriler artıyor.



Ama hoca konuşmaya ve doğru bildiklerini anlatmaya devam ediyor.
Bazen benzer saldırılar hepimize yapılıyor.
“Aşı olun” dedikçe ağır eleştiriler de geliyor.
Neyse biz alışığız, önemli değil.

Yazının Devamını Oku

Çare kentsel dönüşümde

SON dönemde hem ev fiyatlarında, sonucunda kiralarda da büyük artışlar yaşanıyor.


Örneğin İzmir’de yaşanan son depremden sonra bazı bölgelerde fiyatlar ikiye, hatta üçe katlandı.
İstanbul’daki artışları izliyorum.
Kendi yeğenimden biliyorum. İstanbul’da bir üniversitede okuyor. Pandemiyi evden, online eğitim alınca ev kiralamadı. Pandemi öncesiyle bugün arasındaki fiyatlar arasında bir uçurum var.
Fiyatlar düşer mi bilemem ama daha fazla yükselmesini önlemek gerekir.
Düşmez diye düşünüyorum çünkü Türkiye kentsel dönüşümde bence daha hızlı davranmalıydı.
Markalı birçok proje yapıldı belki ama 2000’in öncesinde yapılan konutlarla ilgili endişeler var.

Yazının Devamını Oku