Deniz Sipahi

Deniz Sipahi

dsipahi@hurriyet.com.tr

Gitmek için bahaneler üretilen şehir Adana

HER gün değişen dünya konuları, Türkiye’de sertleşen siyasetin gündeminden iki gün de olsa uzaklaşmak iyi geldi.

Haberin Devamı

Adana’daydım; Portakal Çiçeği Karnavalı’nda...

Aslında hafızalara kazınan bir sloganı var karnavalın.

Nisanda Adana” diyorlar.

Haklılar...

Gitmek için bahaneler üretilen şehir Adana

Çünkü bu ay boyunca Adana’nın sokakları portakal çiçeği kokuyor.

Bu, benim de çocukluğumun unutulmaz kokularından biridir.

Ben İzmirliyim.

Çocukluğumuzun, gençliğimizin İzmir’inde, Karşıyaka sokaklarında yasemin kokusu olurdu.

Adana’ya her gidişimde portakal çiçeklerini o yasemin kokusuna benzetirim.

İnsan yürümeye doyamaz.

O günlerden beri birbirine benzeyen o iki koku hep hafızamda.

Gitmek için bahaneler üretilen şehir Adana

Haberin Devamı

Belki de Adana’ya gitmek için kendime bahaneler yaratmamın nedeni bu.

Ama doğruyu söylemek gerekirse, Adanalılar da bunu çok iyi başarıyor.

Nisanda Portakal Çiçeği Karnavalı, eylülde Altın Koza Film Festivali, ekimde Lezzet Festivali...

Adana, gitmek için nedenler üreten bir şehir.

Bir şehri anlatmak için hikâyeler yazmak gerekiyor.

Ve bu hikâyeler sürdürülebilir olursa, işte o zaman akıllarda kalıyor; şehir yavaş yavaş bir markaya dönüşüyor.

Türkiye gibi bir ülkede her yıl, her seferinde daha büyük bir coşkuyla festivaller yapmak kolay değil.

O yüzden Adana’yı, Adanalıları gerçekten takdir ediyorum.

Dediğim gibi...

İki günlüğüne de olsa siyasetin o hepimizi boğan gündeminden uzaklaşmak iyi geldi.

Nisan Anadolu’da güzeldir.

Portakal çiçeklerinin kokusu ise bambaşkadır.

Gitmek için bahaneler üretilen şehir Adana

UÇAKLAR DOLDU OTELLERDE YER YOKTU... 1 MİLYON KİŞİ ADANA SOKAKLARINDAYDI

BAZEN bir fikir ortaya atılır ve oradan çok başka bir hikâye doğar.

Ali Haydar Bozkurt’un gençlik hayali de Adana’da böyle bir serüven başlatır.

Toyota Türkiye CEO’su olan Bozkurt, Portakal Çiçeği Karnavalı fikrini kentin önde gelen isimleriyle paylaştığında, belki de bu organizasyonun bu kadar büyüyebileceğini tahmin etmiyordu.

Haberin Devamı

Bozkurt ile sohbet ettik ve dedi ki.

Adana aslında her şeye sahip bir şehir... Tarihi var, kültürü var, doğası, gastronomisi, insanı... Ama bütün bunları bir araya getiren bir hikâyeye ihtiyaç vardı.”

O hikâyeye, portakal çiçekleri de harika uyum gösterdi.

İlk yıllarda küçücük bir filizdi. Bugün ise yüz binlerce insanın buluştuğu dev bir çınara dönüştüğünü görmek benim için tarif edilemez bir duygu.”

Onu en çok etkileyen şey ise kalabalık değil...

Adana sokaklarında gülümseyerek eğlenen insanları görmek... İşte asıl mutluluk bu.”

Galiba bu bir şehrin kendini yeniden anlatma hikâyesi.

Bugün bu organizasyon sadece Adana’nın değil, bütün bölgenin tanıtımına katkı sağlıyor” diyor Bozkurt.

Haberin Devamı

Ve rakamlarla değil, sahnelerle anlatıyor.

Uçaklarda yer bulunamıyor. Otobüsler dolu, oteller sadece Adana’da değil, çevre illerde de doluyor. Hatta kamp alanları kuruluyor.”

Ama asıl önemli olan şu...

Bu hareket küçük esnaftan başladı. El işi yapan kadınlardan, sokakta satış yapanlardan sonra bütün şehre yayıldı.”

Belki de en kıymetli tarafı şu.

Bu iş hiçbir zaman tek bir kişinin işi olmadı” diyor.

Şunu gördüm.

Valilik, belediye, odalar, sivil toplum örgütleri tek tek organizasyonun içinde.

Ve her kurum bundan mutlu.

Gitmek için bahaneler üretilen şehir AdanaAli Haydar Bozkurt

BİRLİKTE EĞLENME KÜLTÜRÜ

ADANA’ya giderken hem Türkiye’nin gündemi, hem de uzayan İran savaşını konuşuyorduk meslektaşlarımla...

Haberin Devamı

Adana’dan dönüş uçağında yine Ali Haydar Bozkurt’un bir sözünü düşündüm.

Karnavalda sokakta gülümseyen insanlar gördüğümüzde, bunu başarmış olduğumuzu hissediyorum. Aslında hoşgörü ve birlikte eğlenme kültürü, bizim hamurumuzda var. Yeniden aynı şarkıya, birlikte tempo tutmayı hatırladık. Birlikte eğlenebildiğimiz kadar medeniyiz.”

Çok doğru değil mi?

Ben bu duyguyu Milli maçlarda hissediyorum aslında...

Sahada ezeli rekabet içinde olan takımların taraftarları tuttukları takımın formasıyla yan yana oturabiliyor.

Ama günlük hayatta bir Fenerbahçeliyle Galatasaraylı aynı masada bile oturmak istemiyor.

Siyaset gibi...

Hepimizi ilgilendiren meselelerde Türk insanı bir araya gelmeyi başarır.

Haberin Devamı

Ama bu iklim değiştiğinde yine siyaset bilinen mecrasına girer.

Belki de Adana’da o kalabalık sokaklar, neşeli insanlar, hep bir ağızdan ortak şarkılara eşlik edenleri görmek ruhuma iyi geldi.

Gitmek için bahaneler üretilen şehir Adana

KİLOLAR DEĞİL ALINAN KEYİF KALICIDIR

ADANA dönüşlerinde kulağa hep aynı cümleler çalınır.

Çok yedik.. Kesin iki kilo almışımdır.”

Haklılık payı var.

Adana, irade testinin Türkiye’deki başkentlerinden biri.

Benim gibi kilosuna dikkat edenler için de zor bir destinasyon... Gerçi ben ağırlıklı sebze ile beslenen biriyim. O yüzden bir Adana kaçamağı dengemi çok bozmuyor.

Peki, Adana’da ne yenir?” diye sorarsanız...

Adana kebap, lahmacun, analı kızlı, mumbar, kırkkat, ciğer, bici bici...

Tike kebabı, şırdan, fellah köftesi...

Yanına buz gibi bir bardak Adana şalgamı gelmeden sofradan kalkılmaz.

Peki dönüşte ne olur?

İşte orası strateji gerektirir.

Benim yöntemim basit...

İlk gün tartıya çıkılmaz.

İkinci gün vicdan azabı yapılmaz.

Üçüncü gün dengeye dönülür.

Biraz yürüyüş, hafif beslenme, bol su...

Ve en önemlisi Adana’da alınan kilolar değil, alınan keyif kalıcıdır.

Gitmek için bahaneler üretilen şehir Adana

Yazarın Tüm Yazıları