Deniz Sipahi

Deniz Sipahi

dsipahi@hurriyet.com.tr

Film gibi operasyonun arkasındaki teknoloji

CUMHURBAŞKANI Erdoğan’a suikast girişiminde yer alan helikopter pilotu Yüzbaşı Burkay Karatepe yıllar sonra Afyon’da yakalandı. Bunda MİT’in yüz tanıma sistemi etkili olmuş.

Haberin Devamı

Bu operasyonun haberini okurken aklıma Fauda, The Night Agent, Tehran dizileri geldi.

Ama bu kez senaryo Washington’da, Londra’da ya da Tel Aviv’de geçmiyordu.

Afyonkarahisar’daydı.

Haberin içinde küçücük bir ayrıntı vardı.

Bence bütün hikâye orada gizliydi.

Firari eski Yüzbaşı Burkay Karatepe, dört ay boyunca şehrin farklı noktalarındaki kameralara tam 14 kez takılmış.

Eskiden “kameraya yakalandı” denirdi şimdi kameraya görünüyorsunuz.

Asıl sizi yakalayan, o görüntüleri birbirine bağlayan algoritma.

Bir kamerada yüzde 77 benzerlik; bir başkasında 65, sonra yüzde 83...

Hiçbir görüntü kesin delil değil ama yapay zekâ bir polisiye romanı gibi ipuçlarını biriktiriyor, eksik parçaları tamamlıyor. Sonunda insan gözünün göremediği tabloyu önünüze koyuyor.

Haberin Devamı

Burada MİT ile emniyetin başarısını da unutmamak gerekir.

Teknolojiyi satın almak başka onu istihbarat aklıyla kullanabilmek bambaşka.

Çünkü algoritma size sadece “Bu kişi olabilir” diyor.

Ama parçaları tamamlayıp kapıya giden ekibi yine bizim insanlarımız tamamlıyor.

Haberde hoşuma giden başka ayrıntılar da var. Burkay Karatepe; saçını değiştirmiş, sakal bırakmış, bere takmış, sahte kimlik kullanmış, başkasının telefon hattıyla yaşamış.

Aslında bunların hepsi bilinen kaçış yöntemleri ama o kameralara takılan görüntüler birleştiğinde yüzünüz kadar yürüyüşünüzü de artık takip ediyor.

Bir kameradaki görüntünüzü, aylar sonra başka bir şehirdeki görüntüyle eşleştirebiliyor.

Eskiden insanlar saklanırdı. Artık veriler saklanmıyor.

Kılık değiştirirseniz görünmez olacağınızı sanıyorsanız yanılıyorsunuz.

Film gibi operasyonun arkasındaki teknoloji

ÇİPLİ TOP HABERİNE SEVİNDİM

TÜRKİYE Futbol Federasyonu’nun, FIFA Dünya Kupası’nda da kullanılan çipli top teknolojisini Süper Lig’e getirecek olması bana göre sezonun en önemli kararlarından biri.

Çünkü biz yıllardır futbolu sahada oynuyor, maç bittikten sonra ise ekranlarda yeniden oynuyoruz.

90 dakika futbol izliyoruz, üç gün hakem konuşuyoruz.

Haberin Devamı

VAR geldi, tartışmalar bitmedi. Çünkü teknolojiyi kullanan yine insandı. Hakem hatası elbette olabilir. Dünyanın her yerinde oluyor. Ama kabul edelim ki son yıllarda Türkiye’de yaşanan hakem tartışmalarının bu kadar yoğun olduğu başka bir lig göstermek kolay değil.

İşte bu yüzden hakemin yorum alanını daraltacak her teknolojik gelişmeyi olumlu karşılıyorum.

Çipli topun içindeki sensör saniyede 500 kez veri gönderiyor. Topa hangi milisaniyede temas edildiğini tespit ediyor. Bu veri, oyuncuların konumunu izleyen kameralarla birleşince ofsayt çizgisi artık tahmine değil, ölçüme dayanıyor.

Top kale çizgisini tamamen geçtiği anda hakemin saatine anında “Gol” uyarısı gidiyor. Elle oynama, topa son dokunan oyuncu ya da pasın tam çıktığı an da görülecek.

VAR incelemeleri kısalacak.

Belki de en önemlisi şu...

Haberin Devamı

Eğer bu sistem birkaç şampiyonluğu gölgeleyen tartışmaları azaltacaksa, sadece yeni bir top kullanmış olmayacağız.

Belki de ilk kez, oyunun kendisini konuşmaya başlayacağız.

 Film gibi operasyonun arkasındaki teknoloji

SPONSORLUK GİZLENEREK YAPILMAZ

FINANCIAL Times son dönemde futbol ekonomisi üzerine dikkat çekici analizler yayımlıyor.

Bunlardan biri de FIFA’nın, Dünya Kupası’nın medya ve sponsorluk haklarını yönetecek yeni ticari yapının yüzde 20’sini yatırımcılara satmayı planladığı haberiydi.

Haber yayımlanır yayımlanmaz futbol dünyası karıştı.

Zaten FIFA Başkanı Gianni Infantino son dönemde Avrupa futbolunun en çok eleştirdiği isimlerden biri. Dünya Kupası’ndaki birçok uygulaması nedeniyle UEFA’dan, federasyonlardan ve kulüplerden ciddi tepki görüyor.

Haberin Devamı

Bu proje de eleştirilerin merkezine oturdu.

Bu, spor ekonomisinde yeni bir eşik” denildi.

Doğru; kulüpler satıldı. Ligler yatırım fonlarına açıldı. Şimdi de Dünya Kupası’nın gelecekteki gelirleri finansallaştırılıyor.

Tepkiler büyüyünce Infantino geri adım attı.

FIFA Forward Enterprise projesinin rafa kaldırıldığını açıkladı.

Futbol artık yalnızca bir spor değil; dünyanın en büyük eğlence endüstrilerinden biri. Böyle bir ekonominin yeni finansman modelleri araması da kaçınılmaz.

Ben bu tür modellere peşinen karşı değilim.

Yeter ki kuralları açık ve denetlenebilir olsun.

Asıl mesele paranın sisteme girmesi değil; o paranın nasıl girdiği ve nasıl yönetildiği.

Haberin Devamı

Aslında bu tartışma sadece FIFA’nın meselesi de değil.

Türkiye’de de yıllardır sponsorluk ilişkilerini konuşuyoruz.

Yeni finansal modeller geliştirilebilir. Yeni yatırım yapıları kurulabilir. Benim için tek bir ön şartı var.

Çünkü biz hâlâ “İsmini açıklamak istemeyen sponsor” cümlesini duymaya devam ediyoruz.

Oysa sponsorluk gizlenerek yapılmaz.

Bir sponsorun en büyük sermayesi adıdır.

Adını söyleyemediğiniz gün, sponsorluk olmaktan çıkar; soru işaretine dönüşür.

Futbolun bugün en çok ihtiyaç duyduğu şey para değil; güvendir.

Film gibi operasyonun arkasındaki teknoloji

Yazarın Tüm Yazıları