GeriDeniz SİPAHİ Barselona yaptı Çeşme yapamaz mı?
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Barselona yaptı Çeşme yapamaz mı?

AVRUPA’nın bazı yerlerinde ilginç etkinlikler yapılıyor. Örneğin Barselona Kovid-19 salgınına rağmen sosyal mesafenin korunmadığı 5 bin kişilik bir rock konseri düzenledi.



27 Mart tarihinde gerçekleştirilen etkinlik sonrası konsere katılanlar tek tek takip edildi. Ve koronavirüsün bulaştığına dair bir belirtiye rastlanmadı.
Palau Sant Jordi kapalı spor salonunda düzenlenen konser öncesi tüm seyirciler Kovid-19 testinden geçirildi. Özel bir havalandırma sisteminin kullanıldığı mekanda tüm seyirciler FFP2 tarzı maskeler taktı, tuvalet ve barların kullanımında ise bazı özel kurallara dikkat edilmesi istendi.
Tabii konser olunca sosyal mesafe kuralına uyulmadı.
Germans Trias i Pujol Hastanesi doktorlarından Josep Maria Llibre, bu konserle büyük bir Kovid-19 deneyi yaptıklarını ve doğru önlemler alındığı taktirde bu tarz organizasyonların güvenli olduğunu ispatladıklarını söyledi.
Barselona dışında İspanya’nın bazı şehirlerinde de benzer etkinlikler yapıldı.
Ve deneyimler her seferinde kamuoyuyla paylaşıldı.
İspanya bir turizm ülkesi ve bir buçuk yıldır gelirlerin düşmesinden dolayı bütçesinde sıkıntılar yaşıyor.
Yunanistan da, İtalya da bütün dünyaya böyle ilginç mesajlar veriyor.
Türkiye için de turizm gerçekten önemli...
Aynısı yapalım demiyorum ama bizlerin de farklı deneyimleri dünya medyasına sunmamız gerekir.
Bu yılki turizm gelirlerine ihtiyacımız var.
17 Mayıs sonrasını iyi planlar, hazirana iyi bir başlangıç yaparsak sezonu güzel kapatırız.
Ne dersiniz Barselona’daki konserin benzerini Çeşme’de yapar mıyız?
Elbette kontrollü, testleri yapılmış, belki de aşı olanların girebileceği bir konser...


Bir tweet’le inen
çıkan kripto paralar

GEÇEN bir gün arkadaşımla telefonda konuşuyordum.
“Elon Musk’un konuşmasını bekliyorum” dedi.
Tabii anladım.
Kripto paralara ilgi duyanlar son dönemde Musk’ı takip ediyor.
Attığı bir tweet’le sanal para dünyasını allak bullak, bütün hesapları alt üst ediyor.
Ya da işaret ettiği bir coin inanılmaz değerler kazanıyor.
Böyle olunca ürettiği Tesla ya da uzay araştırmaları kadar ilgi görüyor bu tweet’ler…
Musk ”Saturday Night Live” isimli canlı komedi programına konuk sunucu olarak katıldı ve programı sundu.
Tek düze konuşma tarzıyla alay ederek ve yaptığı şakaları kimsenin anlayamadığını söyleyerek konuşmasına başlayan Tesla’nın kurucusu 49 yaşındaki Musk, canlı yayında hafif derecede otizme sahip olduğunu da açıkladı.
Sık sık Dogecoin isimli kendi favorisi olan kripto paradan bahsetti.
Ancak Musk konuştukça Dogecoin büyük değer kaybı yaşadı.
Yani konuşma tam tersi bir etki yarattı.
Değer kaybında Musk’ın Dogecoin için “hustle” yani dolandırıcılık diye tanımlaması etkili oldu.
Ama sonra programın asıl sunucusu “Dogecoin nedir?” diye soru sordu. Musk, “Paranın geleceği. Dünyayı ele geçirecek durdurulamaz bir finansal araç” deyince bu sefer de kayıplar geri alındı.
Program sunucusu Michael Che’nin, “Yani hustle mı?” sorusuna Musk gülerek, tekrar “Evet, hustle” diye yanıt verince yine değer kayıpları başladı.
Yani yüzde 20-30’luk inişler, yüzde 20-30’lık çıkışlar...
Güvendiğim, inandığım, takip ettiğim, konuştuğum iktisatçılar sanal paralarla ilgili hala temkinli konuşuyor.
Blockchain teknolojisinin karşısında kimsenin duramayacağını kabul etmekle birlikte hala birçok soru işareti bulunuyor.
Onların bile bu kadar temkinli olduğu bir konuda bizim küçük yatırımcıların büyük cesaretini görünce şaşırmıyor değilim.
Bizim milletimiz heyecanı sever.


Sanal paranın da
öyküsü var, okuyun

FİNANSAL okur yazarlık konusunda uyarıyorum. Öyle kulaktan kulağa aktarılan bilgilerle hiçbir yere yatırım yapmayın, 1 lira bile olsa... Çünkü son dönemde izliyor, gözlemliyorum. Herkesin gözü ekranlarda, herkes atıp tutuyor, herkes biliyor, herkesin bir yorumu var bu sanal paralarla ilgili...
Herkesin tasarruf anlayışı elbette farklı ama aldığınız blockchain teknolojisinin öyküsü, gelecek planlarını mutlaka okumanızı öneririm. Sonra üzülmeyin…


Asıl başarı Altınordu felsefesi

MEHMET Özkan, ayakta alkışlaması gereken biri... Yarattığı Altınordu bana göre herkese örnek bir kulüp...
Türk sporunun kurtuluşunun anayasası Altınordu’dur.
Farklı bir arayışa gerek yok.
Sadece sporcu yetişmiyor o tesislerde, aynı zamanda iyi ahlaklı, iyi eğitimli gençler de yetişiyor.
Altınordu gönüllerin şampiyonudur ve daha fazlasını hak etmektedir.
Play Off’lar öncesinde Altınordu’nun Başkanı Seyit Mehmet Özkan bir açıklama yaptı ve dedi ki;
“Ben A takımımızın Süper Lig’e çıkmasını istemiyorum, ama kadere de karşı durmuyorum. Zaten duramam da. Bu sezon süre almada öz kaynağımızdan yetiştirdiğimiz oyuncularımız yüzde 36 oranında süre aldılar. Yüzde 36 oranında genç oyuncu oynatarak play-off’a kaldık. İşte asıl başarı budur.”
Evet, asıl başarı burada...
Play Off sonuçlarını bilemem, izleyip göreceğiz.
Ama bana göre Altınordu sadece bu yılın değil, son 10 yılın tartışmasız en değerli takımıdır.
Ve örnektir.
O yüzden şampiyonluktan, kupadan daha önemlisi ortaya bir ideal, bir felsefe koymaktır.
Onun ismi de Altınordu’dur.

X

O bizim mesleğin Picasso’suydu

BİZİM meslek zordur.


Bazen günler uzar; geceyi sabah yaparsınız.
Bazen de haber özel günlerinizin bile önüne geçer.
Her mesleğin elbette zorlukları, güzellikleri vardır ama gazetecilik gerçekten tutku ister.
İşte o günlerde yanınızda kimlerin olduğu çok önemlidir. Sekiz saati her gün aşan bir mesaide haber için kalpleri atan insanlar okuduğunuz gazeteyi yapar.
Bazıları vitrindedir, bazıları ise perde arkasındaki kahramanlardır.
Gazeteciliğe başladığım ilk günlerde tanıdığım isimlerden biriydi Nejat Bekmen...

Yazının Devamını Oku

Aşıların tartışılmasına hala inanamıyorum

İZLİYORUM, gözlemliyorum, okuyorum aşıyla ilgili hala tartışmalar yapılıyor. Oysa bilimsel araştırmalar aşıların pandemeyi bitirecek en önemli silah olduğunu ortaya koyuyor. Aşı olanlar hem antikor sağlıyor, hem de hastalığı ağır olmadan atlatabiliyorlar. Buna rağmen aşı olmak istemeyenleri gerçekten anlamıyorum.

 


Öyle yorumlar dinliyorum ki şaşırıyorum.
Komplo teorileri öylesine fazla ki anlatanların bile inandığını zannetmiyorum.
Bazı hastalıkların bitmesinde aşıların büyük rolü oldu.
O yüzden aşılanma konusunu ciddiye almamız gerekir.
Aşı olmayanlar için bazı tedbirlerin dünyada uygulandığını görüyoruz.

Yazının Devamını Oku

Bu sektör Sepil’i bile küstürüyorsa

BİRKAÇ gündür Göztepe Başkanı Mehmet Sepil’in sözleri aklımda...


Önce şöyle dedi;
“7 yıldır gururla üstlendiğim Göztepe Spor Kulübü Başkanlığı görevinden ayrılma kararı almış bulunuyorum. Kulübümüzü çok daha iyi noktalara getireceğine inandığım bu adımla yönetimde üstlenmiş olduğum tüm görevler bir icra kurulu tarafından yürütülecek olup, yeni bir yapı bayrağı devralana kadar yönetim sistemimiz bu şekilde devam edecektir. Göztepe’miz Türk futbolunun hepimizce malum olan çarpık yapısı içinde parlayan bir yıldız olarak kalmaya devam edecektir.”
Sepil’in bu kararı elbette spor camiasında ve İzmir’de sarsıcı bir etki yarattı.
Çok kişinin kendisiyle konuştuğunu, kararını gözden geçirmesi için ısrarcı olduğunu da biliyorum.
Ama kararı değişmedi.
Ve ikinci açıklaması da şöyle oldu;

Yazının Devamını Oku

Yeniden kampanyaya ihtiyacımız var

İSRAİL nüfusunun neredeyse tamamını aşıladı. Amerika’da 200 milyondan fazla kişi aşı oldu. Türkiye’nin de yüzde 15’i ikinci aşılarını oldu. Haziranda hızlı bir şekilde aşılanma olacak.

Ve aşıların üzerinden aylar geçmesine rağmen hala tartışmalar devam ediyor.
Üstelik bilimsel veriler aşı olanlarda ölüm oranlarının çok düşük, hastaneye yatış oranlarını da azalttığını göstermesine rağmen...
Gerçekten bir buçuk yılımızı evlerde geçirmemize, sevdiklerimizden uzakta kalmamıza neden olan bu salgına rağmen böyle bir durum var.
Türkiye’de aşı randevusu kapasitesinin sadece yüzde 30’unun dolu olmasını anlamakta zorlanıyorum.
Şimdi sıra 50 yaşındakilere geldi.
Elbette aşılama bir sistematik çerçevesinde yapılıyor.
Ama bu oranları görünce aşı olmak isteyen herkese randevuların açılması gerektiğini düşünmeye başladım.

Yazının Devamını Oku

Önce hibrit sonra yüz yüze

BEN yakın bir gelecekte ve aşıların artmasıyla birlikte Kovid 19 salgının azalacağını düşünenlerdenim. Elbette dikkatli olmamız, kurallara uymamız gerektiğini hatırlatırım.


Belki birkaç yıl daha aşı olacağız ama belki de kapanmalar bir daha olmayacak.
Tabii beni iyimser bulanlar olabilir.
Çünkü bu salgın gösterdi ki; tablo haftalık bile değişebiliyor.
Yine de tünelin ucunun gözüktüğünü düşünüyorum.
İş hayatında köklü değişiklik beklentisi içinde olanlar artık evlerden çalışacağımızı düşünüyor.
Ben buna da karşıyım.

Yazının Devamını Oku

Telafisini de yapalım

BİRÇOK kez yazdım, bir kez daha yazmak istiyorum.


Gerçekten de zor bir dönem geçirdik.
Bir virüs bütün dünyayı evlere kilitledi.
Sadece filmlerde olduğunu zannettiğimiz bir salgınla yüz yüze geldik.
Tarih kitaplarında okuduğumuz ve yüz binlerce insanın öldüğünü bildiğimiz o salgınlardan biriyle de biz yaşamış olduk.
Birkaç ayda biter dediğimiz salgın bir buçuk yıldan bu yana devam ediyor.
Bitti dediğimiz virüs yeniden hortladı ve her seferinde işlerimize gidemez olduk.

Yazının Devamını Oku

Adalar rahatlamıştır şimdi

DIŞİŞLERİ Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun Yunanistan ziyareti önemli... Özellikle Yunanistan’a ve adalara en çok ilgi gösteren Türk turistler... Yakınlık nedeniyle Yunanlılar da karşı kıyılara günü birlik çok geliyorlar.


Ayvalık, Kuşadası, Çeşme, Bodrum, Marmaris ve Datça Yunanlıların en çok geldikleri turistik ilçeler...
Pandemi nedeniyle ne biz gidebiliyoruz, ne onlar gelebiliyor.
Çavuşoğlu mevkidaşı Nikos Dendias ile görüştü.
İki ülke aşılarının karşılıklı olarak tanınması konusunda anlaştığını açıkladı.
AB üyesi olan Macaristan, Bulgaristan ve Sırbistan’la da karşılıklı anlaşmaya varmıştık.
Avrupa Birliği Komisyonu da dün bir adım attı. Kovid-19 aşısını tam doz olarak yaptırmış aşı sertifikası onaylanmış; PCR testi yaptırmış ve 14 günlük karantinadan muaf olanların da ülkelere giriş yapabileceği tavsiyesinde bulundu.

Yazının Devamını Oku

O artık bir Sofrolog

AYÇE Bükülmeyen Özerdem Hürriyet Ege’ye harika röportajlar yaptı. Birçok kişiyi, kurumu bizlere tanıttı, anlattı. Sonra eşiyle birlikte önce Londra’ya sonra da Amerika’ya Washington’a yerleşti. Şimdi oralardan bize güzel yazılar yazıyor.


Geçen gün gazeteye geldi, epey sohbet ettik. İngiltere’yi, Amerika’yı, pandemi dönemini konuştuk.
Ve son dönemde ilgi duyduğu bir konuyu bana anlattı.
Sofroloji...
İçinde felsefe olan bütün öyküler benim ilgimi çeker.
Ayçe’ye “Sofrolojiyle nasıl tanıştın” dedim.
Anlattı;


Yazının Devamını Oku

Okulları açık tutmalıyız

ISRARLA yazıyorum.

Okullarımızı açık tutmalıyız.
Online eğitimi yapabilenler oldu, yapamayanlar da...
İmkanı olup ekran karşısına geçenler de oldu, geçemeyenler de...
Ve bu süreç hem öğretmenlerimiz, hem de öğrencilerimiz için gerçekten zordu.
Oğlum Atlas’tan biliyorum.
Sabah 9’da derse başlıyor, 10 dakika aradan sonra yine derse giriyor.
Bazı günler 17.00’ye kadar, bazen hafta sonları bile online bağlantılarla devam ediyor.

Yazının Devamını Oku

Ben bu genç ekibe güveniyorum

ALTAY’ı tebrik ederim.


19 yıl sonra Süper Lig’de iki İzmirli olacak.
Göztepe’yle birlikte Altay da büyük bir mücadelenin içine girecek.
Altay Kulübü Başkanı Özgür Ekmekçioğlu’na da teşekkür ederim.
Üçüncü lige düşmüş bir futbol takımını aldı ve her yıl istikrarı kurarak kulübü Süper Lig’e taşıdı.
Aslında Altay’ın bu öyküsü Türkiye’deki birçok kulübe örnektir.
Futbol tarihinde başarılar yakalamış birçok kulüp Altay gibi benzer bir süreç yaşadı.

Yazının Devamını Oku

Bu süreçten dersler çıkaralım

1 HAZİRAN sonrası için normalleşme adımları belirginleşiyor.


Bilim Kurulu sahillerde, parklarda, bahçelerde kişiler arasında 2 metre mesafe olması halinde maske takmaya gerek olmadığını düşünüyor.
Ama daha önemlisi haziranda hedefin günde 1 milyon kişiye 1 milyon BioNTech aşısı yapılması.
Haziran sonunda 30 milyon insan ilk doz aşısını olacak.
BioNTech’te ilk aşıdan sonra yüzde 70’in üzerinde bir antikor oluşuyor.
Bunun anlamı şu;
Yaz sonundan itibaren Türkiye eski günlere dönebilir.

Yazının Devamını Oku

Ve final: Kazanan İzmir olsun

BEN sporun bir kent, bir bölge için geliştirici, motive edici yönünü önemsiyorum. Artık spor endüstrisi çok başka bir noktaya gidiyor. İnsanlar gönül verdikleri takımların maçlarına giderek hem keyifli vakit geçiriyor, hem de sosyal hayata ve ekonomiye katkı sağlıyorlar.Sporun birleştirici, uzlaştırıcı yönünü de unutmamak gerekir.


O yüzden futbolda iki İzmirlinin 19 yıl sonra Süper Lig’de olmasını ayrıca önemsiyorum.
Finalde Altay ve Altınordu oynayacak, 90 dakikanın sonunda biri Süper Lig’e çıkacak.
İkisi de Türkiye’nin güzide kulüpleri...
Altay sadece bir spor kulübü de değildir.
Türkiye’nin ilk sivil toplum örgütlerinden biri olarak da görün...
Tıpkı Karşıyaka gibi...

Yazının Devamını Oku

Türkiye markalarıyla büyüyecek

DAVUT Doğan ile tanışmamız 25 yıldan fazla oldu. Çanakkale’den gazeteci dostum Murat Kıray ile Biga’ya gittik, bütün gün Doğan ile sohbet ettik.


O günlerde Doğtaş Mobilya sektöründe markalaşma adına önemli yatırımlar yapıyordu.
Yıllar içinde Doğan ailesini hep yakından izledim, önemli projelere imza attılar.
Doğtaş Türkiye’nin en önemli markaları arasına girdi. Bayi ağlarını genişlettiler.
Sonra da Kelebek’i alarak sektördeki iddialarını genişlettiler.
Ardından Lova Yatak ve RuumStore hamleleri geldi.
İnşaat sektöründe Doğyap, perakende sektöründe Troypark markaları da gruba eklendi.

Yazının Devamını Oku

Sepil kararını gözden geçirmeli

GÖZTEPE Başkanı Mehmet Sepil’in ayrılma kararı spor dünyasının en çok konuşulan konularından biri...

 

Gerçekten de Sepil Göztepe’yi aldıktan sonra kulüp bambaşka bir havaya büründü.
İş dünyasındaki başarısının hiç tesadüfi olmadığını kanıtladı...
Kulübü kurumsallaştırdı, profesyonellere emanet etti, eksik altyapı tesisleri tamamlandı, kamuoyuyla sağlıklı bir iletişim kuruldu.
Bütün bu detaylar önemliydi.
O yüzden Sepil’in bu kararı gerçekten sadece Göztepe için değil, spor dünyası için de önemlidir.
Özellikle futbolda kulisler çok hareketlidir.

Yazının Devamını Oku

Aşıdan başka bir çözüm de yok

AŞIYLA ilgili önemli gelişmeler yaşanıyor.

 

Türkiye, Pfizer ile BioNTech’in geliştirdiği Kovid-19 aşısından 30 milyon dozu opsiyonlu olmak üzere 90 milyon doz daha satın almak üzere anlaşma imzaladı.
Yeni parti Çin aşısı Sinovac da geçenlerde gelmişti.
Rus aşısı Sputnik V yakın zamanda Türkiye’de olacak, üstelik bizim tesislerimizde de üretilecek.
Türk aşılarında da kritik dönemler aşıldı.
Faz 3 çalışması başlanan aşılarımız var.
Yıl sonunda bizim aşılarımız da devrede olacak.

Yazının Devamını Oku

Sorunlar birikti çözümler zorlaştı

MİLANO’nun nüfusu 4 milyon 300 bin, Berlin’in 4 milyon, Roma’nın 3 milyon 700 bin, Frankfurt’un 3 milyon 100 bin, Lizbon’un 2 milyon 600 bin, Münih’in 2 milyon 300 bin, Brüksel’in 2 milyon 100 bin, Viyana’nın 2 milyon 80 bin, Lyon’un 1 milyon 700 bin, Marsilya’nın 1 milyon 600 bin...


Bu rakamları şundan veriyorum.
Yazdığım şehirlerin tamamı turizmde marka olmuş, önemli merkezler...
Kültürüyle, sanatıyla, gastronomisiyle, sanayisiyle öne çıkan kentler...
Ve çoğunu İzmir’e benzetiyorum.
Bizim şehirlerimize gelince İstanbul’un nüfusu 22 milyon, Ankara’nın 6 milyon 600 bin, İzmir’in ise 4 milyon 468 bin...
Roma gibi her yıl milyonlara evsahipliği yapan bir yerin nüfusu İzmir’den 1 milyon daha az...

Yazının Devamını Oku

Bacasız sanayi turizm bu yıl ilgi bekliyor

DALAMAN Ortaca Köyceğiz Turizm Otelciler ve İşletmeciler Birliği (DOKTOB) Başkanı Yücel Okutur sektörün deneyimli isimlerindendir.


Arada sohbet ediyoruz.
Okutur, her zaman pozitiftir.
Türk turizminin geleceği için de her zaman olumlu yorumlar yapar.
O da benim gibi iflah olmaz iyimserlerden...
Salgın her sektörü olduğu gibi turizmi de etkiledi.
Örneğin Dalyan iklimi nedeniyle 12 ay turist çeken bir bölgeydi.

Yazının Devamını Oku

Bazı sektörlerin desteğe ihtiyacı var

HERKES kabul etsin ki;


Bu salgın döneminin mağdurları var.
Örneğin küçük esnaf, yiyecek içecek sektörü çalışanları, hizmet sektörü...
Açılıp kapanmalardan dolayı geçen bir buçuk yılın yarısında işlerine gidemediler.
İşletmeler ciro kayıplarına uğradılar.
Başlangıçta mülk sahipleri kirada yardımcı olmaya çalıştılar ama süreç uzayınca kira yükü de bu işletmelerin sırtına bindi.
Kapalı oldukları zamanda bile kira işlemeye devam etti.

Yazının Devamını Oku