Aslında manifestoya bile gerek yok

ÇEŞME Belediye Başkanı Ekrem Oran göreve gelir gelmez bir söz verdi.

Haberin Devamı

 

Dedi ki;
“Çeşme’yi 12 ay yaşanan bir yer haline getireceğim. Herkesle konuşup bir Çeşme manifestosu hazırlayacağız. Gürültü meselesini ortadan kaldıracağız. Çeşme’yi sanatla, kültürle, turizmle, eğitimle anılır hale getireceğiz...”
Herkes gibi ben de bu fikre destek veriyorum.
Ve elbette izliyorum.
Başkan Oran, geçenlerde Alaçatı’nın önemli işletmeleriyle bir araya geldi.
Aklındaki Alaçatı’yı anlattı, dünyadan örnekler verdi.
Ve dedi ki;
“Burasını örnek, izlenen, takip edilen, hep gidilmek istenen, her akla geldiğinde güzel hayaller kurduran bir yer haline getirelim.”
Bakın bu vizyon önemli...
Aslında manifestoya bile gerek yok.
Hatırlayın Alaçatı’nın o ilk hallerini, kimseyi rahatsız etmeyen o müzik sokaklardan yayılırken bir başkaydı Alaçatı...
Sonra ne oldu?
Mekanlar arttı, müziğin sesi sonuna kadar açıldı.
Gece 12’de, 1’de bile kısılmadı.
Ve insanlar uzaklaştı.
Bu dengeyi iyi belirlememiz gerekiyor.
Yine örnek vereceğim.
İspanya İbiza’sında, Barselona’sında; Yunanistan’ın Atina’sında, İtalya’nın Capri’sinde, Sorento’sunda, Amalfi’sinde bunlara yaşamazsınız.
Dinlenmek isteyenler için alternatifler olduğu gibi eğlenmek isteyenler için de alternatifler vardır.
Alaçatı da böyle olmalıdır, Çeşme 12 ay yaşanan bir yer haline gelmelidir.
O yüzden Başkan Ekrem Oran’ın bu konudaki hassasiyetini destekliyorum.
Elbette bir şey daha var.
Bu vizyon kısa sürede kendini gösterecek ve turizmi daha katma değerli hale getirecektir.
Herkes kazanacaktır.
Aslında manifestoya bile gerek yok ama yine de bir manifesto geliyor.

Haberin Devamı

 
Bakan Ersoy duyarsız kalmaz

TURİZM Bakanı Mehmet Ersoy Travel Turkey’in açılışı için İzmir’e gelecek. Ersoy’un sektörün içinden gelmesi büyük bir şans... Çünkü sorunları biliyor, Türkiye’nin değerlerinin de farkında...
Bakan Ersoy her konuşmasında katma değeri yüksek bir turizm vizyonundan bahsediyor.
Çok doğru...
Bu yıl turist sayısı 40 milyonu geçti.
Ancak turizm rakamlarının çok daha yüksek olması gerekiyor.
O yüzden bazı konularda titizlenmemiz şart.
Şimdi Alaçatı’dan bir örnek vereceğim.
İl Özel İdare’nin taşınmazları paylaştırıldı.
Bazı mülkler belediyelere verildi, bazıları da bakanlıklara ya da il müdürlüklerine...
Alaçatı’nın tam ortasında, yani meydandaki bazı mülkler de Müftülüğe verildi.
Elbette müftülüklerin de bazı ihtiyaçları var.
Ancak turizmin en önemli adreslerinden biri olan Alaçatı’nın merkezindeki o mekanlar yerine Çeşme’de başka yer olamaz mı?
Bence olmalı...
Benzer örnekleri Türkiye’nin birçok yerinden duyuyorum.
Turizm Bakanı Ersoy’un hassasiyetini biliyorum.
Bu konuya da duyarsız kalmayacağını düşünüyorum.

Haberin Devamı

 
Çevreye saygımız yok. Nokta...

GEÇEN cuma Ekonomi Gazetecileri Derneği tarafından “Temiz enerji temiz kentler” sloganıyla düzenlenen 11’inci Küresel Isınma Kurultayı İzmir’de yapıldı.
İnsanlar ne kadar farkında bilmiyorum ama iklimler değişiyor ve bizler yakın bir gelecekte çok daha farklı koşullarla karşı karşıya kalabiliriz.
Aralık ayında denize girip güneşlenmek elbette hoşumuza gidiyor ama evlerden sular akmayınca ne yapacağız bilemiyorum.
Tabii konu evlerden akan su değil.
Daha temiz kentler de istiyoruz.
Daha akıllı şehirlerde yaşamak da istiyoruz.
Bunun için elimizden daha fazlasının gelmesi gerektiğini düşünüyorum.
Ancak bu bilinçte olduğumuzu düşünmüyorum.
Hala sorumsuzca yaşıyor ve kentlerimizi yağmalıyoruz.
Bakın birkaç kere köşemde de yazdım.
Doğaya saygımız yok, kısa vadeli düşünüyoruz, aslında kendimizden başkasını düşünmüyoruz.
Hala tarım arazilerini hobi bahçeleri adı altında pazarlıyoruz.
Ne çevreye, ne doğaya saygılıyız.
Zannetmeyin ki doğa affeder, yeri ve zamanı geldiğinde intikamını alır.
Bunu hiç unutmayın.

Haberin Devamı

 
Medya aynadır
aynı zamanda

MEDYAYI eleştirmeye bayılıyoruz. Eleştirin elbette ama biraz da kendinizi eleştirin. Ne istiyoruz?
Daha güçlü bir demokrasi, daha çok konuşan Türkiye, sivil toplumun kurumsallaştığı bir ülke...
Öyle mi?
Biz de bunları istiyoruz.
Medya gerçekten de bahsettiğim bu konularda üzerine düşeni her zaman yaptı.
Zaten medyadan beklentiler farklı olunca eleştiriler arttı.
Bakın medya bir ayna görevi yapar.
Toplumun aynasıdır aynı zamanda...
Duyduklarını, gördüklerini, konuşulanları yansıtır, haber olarak verir.
Dünya var olduğu sürece insanların haber alma ihtiyacı hep devam edecektir.
Ve medya da...

Yazarın Tüm Yazıları