Adımı Deniz koydular

60’lı yıllarda doğan daha çok Deniz var sanki. Onlardan biri de benim... Benim ismimde Deniz Gezmiş etkisi yok, babaanne etkisi var. Babaannem Sehavet Hanım “Deniz” ismini çok severmiş; anne babam da onun kadar sevmişler.Ben de adımı seviyorum. Bana sonsuzluk, özgürlük çağrışımı yapıyor. Ve bu güçlü duyguları seviyorum.



***
Meslektaşım Demet Cengiz’in kitabını da bu duygularla okudum.
“Adımı Deniz Koydular” son yıllarda okuduğum en ilginç romanlardan biri...
Adımı Deniz Koydular, toplumsal meselelerden bireysel sorunlara uzanan geniş bir yelpazede bir kadın ve bir erkek hikâyesini anlatıyor.
Biri doğudan ve bir kardelen olan Deniz Yıldız, diğeri batıdan biri James Rowe... İki hırpalanmış çocuk öyküsünü anlatıyor roman... Tabii ki Demet gerçek hikâyelerden esinlenerek romanı yazmış. “Adımı Deniz Koydular” hepimiz için aslında tanıdık öyküler...
Aile içi sevgisizliğin sonuçlarına dikkat çeken roman, geri planda Türkiye’den ve dünyadan dönemin önemli olaylarına da yer veriyor. Türkan Saylan, Fazıl Say, Deniz Gezmiş, Bedri Baykam, Hırant Dink, Ali İsmail Korkmaz ve Berkin Elvan gibi gerçek kişilere ve olaylara değinen romanda kadına karşı şiddeti incelerken, “Çok acı var, dayanamıyorum” yazılı bir not bırakıp intihar eden akademisyen Dicle Koğacıoğlu gibi gerçek kişiler de saygıyla anılıyor.
Türkiye’nin kanayan yaraları ev içi şiddet, istismar ve tecavüz konularına da değiniyor Demet...
Deniz Yıldız, henüz küçük bir kız çocuğuyken hayatın adaletsiz sınavlarına girmiş; kimi zaman geçmiş, kimi zaman kalmış. Artık genç bir kadın olduğunda, hırpalanmış çocukluğunun elinden tutan avukat kimliğiyle karşımıza çıkıyor.
Ev içi şiddet, istismar, tecavüz, intihar, ihanet, yalanlar, yoksulluk ve yoksunluğun ortasında kendini yetiştirmek zorunda kalan Deniz’in aşkı ve kadınlığı keşfettiği serüven Demet’in harika diliyle anlatılmış.
Romanın bazı bölümleri İzmir’de geçiyor.
Demet Cengiz, ilk romanı Adımı Deniz Koydular “Kuşlar boynumuza asıldığında...” ile okurların karşısında...

Adımı Deniz koydular

 
Hırpalanmış çocukluk

ROMANDA birçok kavramı işlemiş Demet Cengiz... Benim ilgimi çeken iki konu ise hırpalanmış çocukluk ve aile sevgisizliği oldu.
Romanı okurken kendi çocukluğuma gittim.
Geniş ve büyük bir ailede büyüdüm. Uzun masalar, sabahlara kadar devam eden sohbetler, birbirini çoğaltan akrabalıklar ve en az aile kadar önemli olan kardeş gibi gördüğüm arkadaşlarımla çocukluğum geçti.
Bazıları aramızdan ayrıldı, onları çok özlüyorum. Burnumda tütüyorlar gerçekten...
Hafızamın en özel yerlerinde onlarla geçirdiğim günler, yaşadığım güzellikler var.
Aile sevgisini çok iyi biliyorum.
Bir çocuk büyürken, gelişirken, serpilirken, hayata tutunurken bu sevgiyle yoğrulmalı.
Aksini düşünemiyorum bile...
Aile sevgisini bilen, değerli bulan biri olarak tersinin ne kadar zor olduğunu ve insanın içinde ne derin boşluklar yarattığını biliyorum.
Bence her çocuk bu sevgiyi hak ediyor.
Tersinde hırpalanmış bir çocukluk oluyor. Bu da hayata çok erken yaşta yorgun başlamak anlamına geliyor. Çocuk çocukluğunu yaşamalı, genç gençliğini...

 
Bir deniz şehri
marinasız eksiktir

ESKİ adıyla Levent Marina, yeni adıyla İzmir Marina düzenlenmiş. Terasa çıkıp İzmir’i seyrettim. Gerçi o gün herhalde 50 dereceydi ama güneş her zaman olduğu gibi yine muhteşem battı. İzmir’in en güzel yerlerinden biridir orası...
Ve çok sık yazdığım bir konu...
İzmir gibi bir şehrin birkaç marinası olmalı. Atina’daki, Barselona’daki, Marsilya’daki, Monaco’daki gibi...
İnanın İzmir o zaman çok daha güzel olur.
Deniz şehirlerinin marinaları olmadığı zaman hep bir şeyler eksik kalır.
Siyasetçilerin geçmişte verdikleri sözleri yeniden hatırlatıp, marinalarımızı istediğimizi eklemeliyim.

 
Bu trafiği görüyor musunuz

BU fotoğrafı Çeşme Belediye Başkanı Ekrem Oran sosyal medya hesaplarından paylaşmış. Kalabalığı, yoğunluğu, trafiği görüyor musunuz? Hatırlayın Çeşme otobanı yapıldığı dönemde Turgut Özal o kadar çok eleştirilmişti ki... Ve yine düşünün; Bu yol olmasaydı şimdi Çeşme’ye nasıl gidip gelirdik. 20 yılda bir çevre yoluna dönüşen otoban, bundan sonraki 20 yıl galiba bir bulvara, caddeye dönüşecek. Demek ki alternatifleri şimdiden düşünmek gerekir.

Adımı Deniz koydular

X