GeriDeniz SİPAHİ 9 Eylül’ler bizim için değerlidir
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

9 Eylül’ler bizim için değerlidir

EGE İhracatçılar Birliği Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi, “9 Eylül, Türk milletinin kurtuluşu ve bağımsızlığını elde edişinin simgesidir. Bu bağımsızlık mücadelesine yakışır bir millet olmak ve demokratik, laik hukuk devleti olarak muasır medeniyetler seviyesine ulaşmak için çok çalışmalı ve tarihimizden gereken dersleri almalıyız. Ayrıştıran, ötekileştiren, yok sayan değil; tevazu, samimiyet, adalet, liyakat, dürüstlük, şeffaflık ve ortak akıl ile birleştiren, kaynaştıran taraf olmalıyız” demiş.

 


Katılıyor ve altına imzamı atıyorum.
Türkiye için; İzmir için 9 Eylül’ler çok önemlidir.
Siyasetin içinde değil ama hayatın içindeki sembolleri değerli buluyorum.
9 Eylül de onlardan biri...
Çünkü Türk insanı için bağımsızlık, vatan, toprak gerçekten çok önemlidir.
Eskinazi’nin de dediği gibi “tevazu, samimiyet, adalet, liyakat, dürüstlük, şeffaflık ve ortak akıl” gibi kavramlar da cumhuriyetimizi anlatan en önemli değerlerdir.
Ben Türkiye’nin geleceğine inanan biriyim.
Bunu da her fırsatta yazıyorum.
Ve şunu da biliyorum.
Türkiye bulunduğu yerden daha iyi bir yerde olabilir.
Bizim insanımız çok daha fazlasını yapabilir.
Çünkü bu ülkenin potansiyeli ve bu hayalleri gerçekleştirebilecek insan kaynağı mevcut...
9 Eylül’leri hep birlikte kutlayalım.

 
Kültür Zirvesi başlıyor

BÖYLE bir günde çok önemli bir zirveye evsahipliği yapıyor İzmir...
Bilbao, Jeju ve Buenos Aires’in ardından dördüncüsüne İzmir’in ev sahipliğini yapmaya hak kazandığı Dünya Belediyeler Birliği Kültür Zirvesi başlıyor. Zirve’de 346’sı çevrim içi olmak üzere toplam 864 konuşmacı ve katılımcı yer alıyor.
Ve gerçekten önemli konular işlenecek.
Bir kültür zirvesi gibi gözükebilir.
Ama demokrasi, barış, insan, iklim değişikliği, eğitim, fırsat eşitliği, gelecek gibi önemli kavramlar da masaya yatırılacak.
İzmirliler yakından takip etsinler.
Türkiye bu zirveyi daha çok konuşsun istiyorum.

 
Bence aşı konusu kişisel
mesele olmaktan çıkmıştır

AŞILARLA ilgili epey yazı yazdım.
Böyle olunca çok sayıda mesaj da geliyor.
Ben de herkes gibi aşı olmaya meraklı değilim.
Keşke bu pandemi olmasa da aşı olmak zorunda kalmasaydım. Ama bir salgın var ve süreç o kadar uzadı ki; aşısız salgını tersine döndürme şansımız da kalmadı.
Ben aşı savunucu filan değilim. Ama bilime inanan biriyim. Bu konuda araştırma yapan çok değerli bilim insanlarını da dinliyorum. Aşılar dahil her ilacın, hatta vitaminin bile yan etkisi olabilir.
Hastaysanız önerilen tedaviyi reddedebilirsiniz. Bu normaldir ve bir tercihtir.
Ancak konu bir salgın, pandemi olunca iş kişisel tercihlerden çıkar. Salgından çıkışın, korunmanın yolu aşılardan geçiyorsa o zaman aşıyı teşvik etmeliyiz.
Yani ben böyle bakıyorum. Bu konu kişisel tercih olmaktan çıkmış, toplumu ilgilendiren bir hal almıştır.
Benim yaklaşımım budur.

 
Enseyi karartmayın
yine yapabiliriz

HER takım yenilebilir.
Altı bir de yenilir; yedi bir de...
Bana göre önemli değil.
Önemli olan sahadaki mücadele, ortaya konan iddia, ruhtur.
Ben Milli Takım için her zaman umutluyum.
Tek tek baktığınızda hepsi iyi sporcular ve çoğu yurtdışında iyi takımlarda oynuyorlar.
Oradaki performansları da göz dolduruyor.
Bizim problemimiz sistem...
Aslında birçok konuda eksikliğimiz burada…
Statlarımız yenilenirken, tesislerimiz artarken; altyapıya da önem verebilseydik bugün çok daha farklı olurdu.
Yazmaktan aslında bizler de sıkıldık.
Doğruları hepimiz biliyoruz iş icraata gelince yapamıyoruz.
Yine de enseyi karartmayın.
Hollanda’yı, Fransa’yı yenen ve sahada müthiş bir oyun ortaya koyan aynı gençlerdi.
Yine yapabiliriz.

 
Benim aklım karıştı

BAZI açıklamaları anlamış değilim.
Örneğin Milli Takımlar Teknik Direktörü Şenol Güneş, “Bu düzeni bozamadım” diyor.
“Kötü bir gece oldu, sorumlusu benim ve takımı toparlayamadım. Bir karar alırsam açıklarım. Alırken beni yalvarıyorsun, sonra sövüyorsun, Mutlu değilim ve huzursuzum” diyor.
Niye böyle söylüyor Güneş, kime söylüyor, maçı, takımı konuşacağına niçin bunları söylüyor, anlamıyorum.
Dediğim gibi her takım yenilir.
Ama bu sözler takımı demotive eden başka şeyler olduğunu gösteriyor.
Asıl bunu konuşmak lazım.

X

GastroFest Kemeraltı’nda olmalı

İZMİR GastroFest’in “Geleceğe miras, yaşayan toprak” temasıyla dördüncüsü yapıldı.


Tam da bugünün, dünya gerçeklerini anlatan bir temaydı.
Giderek gıdayı, iklim krizini konuştuğumuz bir dönemde önemli konulara dikkat çekildi.
Bir kere organizasyonu yapanlara teşekkür etmek gerekir.
Hem İzmir’in gastronomi kültürüne önemli katkılar yapıyorlar, hem de toplumsal farkındalığın artmasına neden oluyorlar.
Üstelik giderek lokal olmaktan çıkıp uluslararası bir platforma taşıyorlar.
Ülkelerin, kentlerin tanıtımında gastronomiyi önemsiyorum.

Yazının Devamını Oku

Global yöneticilerimiz çok başarılı, gurur duyuyoruz

Türkiye’nin çok başarılı global yöneticileri var. Ve hepsini yakından takip ediyorum. Müthiş işler yapıyorlar, hepimizi gururlandırıyorlar.

O isimlerden biri de Yenal Gökyıldırım...
Eylül 2015’te MediaMarkt Türkiye’nin İcra Kurulu Başkanı oldu. Sonra Yunanistan, ardından Polonya derken Belçika, Hollanda, İspanya, İsveç, İtalya, Lüksemburg, Portekiz’in tamamı Gökyıldırım’a bağlandı.
Artık şirketin global Yönetim Kurulu’nda COO pozisyonunda. Bütün ülkeler artık ona bağlı...
MediaMarkt dev bir perakende zinciri, 1200’den fazla mağazaya sahip.
Ve her ülkede perakendenin kurallarını koyan bir marka.
O yüzden Yenal Gökyıldırım’ın bu görevini Türkiye açısından da çok önemsiyorum.

Yazının Devamını Oku

Çevreyle barışık olmayanın işi zor

GEÇMİŞTE olumsuz çok örnek var biliyorum.

O yüzden çevreye duyarlı insanlar bir proje masanın üzerine geldiğinde hemen bir rezerv koyuyorlar.
Ama teknoloji çok değişti, Türkiye de bu değişime ayak uydurdu.
Çevreyle, doğayla barışık sanayinin olabileceğini kanıtlayan çok sayıda örnek var artık...
Ben doğru projelere her zaman destek verdim.
Gazeteci olarak dünyadaki iyi örnekleri gidip gördüm.
Örneğin, Almanya’da nehir kenarı, şehrin neredeyse içinde termik santraller gördüm.
Örneğin, kentin arıtmasını yapan tesislerin şehrin ortasında, deniz kenarında olduğunu gördüm.

Yazının Devamını Oku

Kıyılarda nüfus arttı yasal düzenleme şart oldu

Ekim’in ortasında Bodrum doluydu.

 


Bodrum Cup gibi organizasyonların etkisi elbette vardır ama konuştuğum turizmciler bu kış da doluluğun devam edeceğini söyledi.
Zaten pandemide en fazla rağbet gören yerlerden biriydi Muğla bölgesi...
Salgın etkisinin biraz olsun azalmış olması elbette sevindirici.
Aşılarla birlikte insanların biraz rahatladığını görüyorum.
Nitekim Bodrum sahilinde biraz yürüdüm; geçen yılın o tedirginliği yoktu.

Yazının Devamını Oku

mRNA korona aşısı neden Nobel Ödülü’nü alamadı?

Herkes gibi ben de Nobel Tıp Ödülü’nü bu yıl Prof. Özlem Türeci ve Prof. Uğur Şahin alır diyordum. Ya da mRNA aşılarını bulan Katalin Kariko ve Drew Weissman’ın Nobel’i alacağını düşünüyordum.

 


Ama olmadı ve bunun nedenini aradım, bilenlere sordum.
Aradığım cevabı İsmet Berkan’ın Tekno Gündem’inde buldum.
Aynen aktarıyorum.
“Bu yıl Nobel Tıp Ödülü’nün mRNA aşılara gideceğine dünya üzerinde çok insan kesin gözüyle bakıyordu. O kadar ki, örneğin The New York Times gazetesi ödül açıklanmazdan önce mRNA’nın iki mucidi Katalin Kariko ve Drew Weissman’ın fotoğraflarını hazırlamıştı bile. Ama ödül, David Julius ve Ardem Patapoutian’a gitti. Bu ikili vücudumuzda son derece önemli işlevler gören duyularımızın iletim mekanizmasını bulmuşlardı. Peki dünyayı kasıp kavuran korona salgınına karşı bize büyük bir ümit veren, kim bilir kaç milyon hayatın kurtulmasına yardımcı olan mRNA aşıları neden ödülü alamadı? Nature dergisi aynen bu başlıkla bir haber yayınlamış. Bu teknolojiyi yaratan iki bilim insanından biri BioNTech’te, diğeri ise Moderna’da korona aşısının ortaya çıkmasını sağladılar. Nature’daki habere göre aşı biraz geç kaldı. Çünkü ödül için adaylıklar şubat ayında belirlendi, o sırada ortada aşı yoktu. Bir başka sebep, bilimsel buluş ile ödül arasında hep belli bir zaman geçmesi. Bunun bir iki istisnası var, mesela kütle çekim dalgalarının keşfi, mesela Higgs bozonunun keşfi gibi.”
Bu yıl olmadı belki ama seneye sanki mRNA aşıları bulanlar ve ilk uygulayanlar Nobel’i alabilir gibi geliyor bana...

 

Yazının Devamını Oku

EXPO’ya yeniden aday olmalıyız

İzmir ile Dubai, EXPO için yarışmıştı. Paris’te hepimiz büyük bir heyecan içindeydik. Sonuçta Dubai kazanan taraf oldu. Yıllar geçti, geçen yıl yapılması gereken bu büyük fuar salgın nedeniyle ertelendi.

 


EXPO 2020 Dubai sonunda açıldı ve 182 gün boyunca dünyanın dört bir yanından tahmini 25 milyon ziyaretçiyi ağırlayacak. Dubai’deki fuarın teması “Zihinleri Birleştirmek, Geleceği Yaratmak”tı.
Son 170 yılda 35’inci dünya fuarı Dubai’deki...
Açılış töreninde dünyaca ünlü tenor Andrea Bocelli, şarkıcı ve söz yazarı Ellie Goulding ve Grammy ödüllü Angelique Kidjo gibi isimler sahne aldı.
Etkinliğe 192 ülke katılıyor. Üç alt tema sürdürülebilirlik, hareketlilik ve fırsat olarak belirlendi.
Birçok etkinlik çevrimiçi olarak canlı yayınlanacak, ancak seyahat kısıtlamaları küresel olarak kolaylaştığı için önceki ev sahibi Milano’dan daha fazla ziyaretçi çekmeyi bekliyorlar.

Yazının Devamını Oku

Bazı yerleri inanın çekinerek yazıyorum

Duru Grup İcra Kurulu Üyesi Cem Duran demiş ki...

 

 

“Yazılarınızda birkaç kez değinmiştiniz, yine görünce ziyaret programınıza almanız için sizi cesaretlendirmek istedim. Sinop şehri İzmir’den sonra (ki ben de Ordu’luyum aslen, 94’ten bu yana İzmir’liyim) ülkemizin en güzel kenti olabilir. Mutlaka görün derim. İzmir’de artık her saat yaşanan trafik yoğunluğuna karşın Sinop’ta trafik lambası dahi olmadığını söylemem sanırım ön referans olur size.”
Hatırlattığı için Cem Bey’e teşekkkür...
81 şehirden geriye bir tek Sinop kaldı, ilk fırsatta gideceğim.
Üstelik yıllardır birlikte çalıştığımız Yazı İşleri Müdürümüz Adnan Kaya da Sinop’ludur.
Ondan da Sinop’u çok dinledim.

Yazının Devamını Oku

Salgından Gaziantep gibi şehirler karlı çıktı

Hürriyet olarak birçok kentte ekonomi, tarım zirveleri yaptık. Pandemi sonrasındaki ilk zirveyi de Gaziantep’te düzenledik.

 

Hürriyet Gazetesi yazarı Noyan Doğan moderatördü. Panelde Güneydoğu Anadolu İhracatçı Birlikleri (GAİB) Başkanı Fikret Kileci, Gaziantep Sanayi Odası Başkanı Adnan Ünverdi, Hasan Kalyoncu Üniversitesi İktisat Bölümü Öğretim Üyesi Dr. Yıldız Özkök, Türkiye Genç İş İnsanları Derneği Genel Başkanı Nilüfer Çevikel ve Hürriyet Gazetesi Ekonomi Müdürü Sefer Levent de konuşmacıydı.
Türkiye’de görmediğim tek bir şehir kaldı; o da Sinop...
Gaziantep’e defalarca gittim.
Bölgeyi iyi tanıyorum.
Gidemediğim dönemlerde de buralardaki dostlarımdan bilgiler alıyorum.
Gaziantep gerçekten de önemli bir sanayi şehrimiz...

Yazının Devamını Oku

Takım elbise severlere kötü haberim var

HUGO Boss AG Operasyondan Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Heiko Schafer ile geçen hafta buluştuk.

Biraz pandemiyi, gelişen trendleri, biraz Türkiye’yi konuştuk.
İzmir’e 22 yılda toplam 90 milyon euro yatırım yapmış bir gruptan bahsediyorum.
Ve bu yatırımlar devam edecek gibi gözüküyor.
Türkiye Hugo Boss için bir numaralı tedarikçi konumunda...
Dünyada satılan her markalı ürünün yüzde 40’ı İzmir’den gidiyor.
Bu ayrıntıları birkaç kere yazdım.
Heiko Schafer de ben de o gün takım elbise giymiştik.

Yazının Devamını Oku

Çok ortaklı yapılar bu bölgeye yabancı değil

CENK Karace ve Mehmet Ali Kasalı konuşurken biraz gerilere gittim. Kipa’nın kuruluşuna, EGS ve Güçbirliği fikrini geliştirenlerin buluşmalarına... Hepsine tanıklık ettim. Bir kenti yöneten, bölgede ağırlığı olan iş insanları buluşmuşlar yeni yatırım kararları alıyorlardı.Market zincirlerinin bu kadar yoğun olmadığı günlerde Kipa çok başarılı olmuştu. Ahmet Piriştina ve Şinasi Ertan’ın öncülüğünde 100 iş insanı bir araya gelmişti.




Bornova’daki ilk Kipa’nın açıldığı gün yaşanan izdihamı kim unutabilir ki? Trafik kilitlenmişti.
Tesco’ya satılıncaya kadar müthiş bir hikaye yazıldı.
EGS, Güçbirliği şirketlerinin sonu istenildiği gibi bitmese de bana göre o dönem için hep ilerici adımlardı.

Yazının Devamını Oku

Kendileri için değil bizler için aşı olsunlar

YAKIN çevremde aşı olmayan neredeyse kalmadı. Olmayan birkaç arkadaşımla da sürekli konuşuyorum. Bana sürekli mesajlar atıyorlar; yurtdışında çıkan makaleleri yolluyorlar. Hepsini okuyorum. Ama aşılarla ilgili diğer verileri, araştırmaları, yazıları da okuyorum. Ben de bu yazıları onlara yolluyorum. Yani karşılıklı mesajlaşıyoruz.


O birkaç kişinin aşıya daha yakın olduklarını hissediyorum.
Çünkü onların da yakın çevresinde hastalanıp ağır geçirenler oldu. Biliyorum çok sevdikleri insanlar arasında kayıplar da var.
Geçen gün onlara şöyle bir mesaj daha attım:
“Kendiniz için değil, benim için, bizim için, yakın çevreniz için, tanıdıklarınız için, aileniz için aşı olun...”
Durum budur ve bu kadar ciddidir.
Aşı olmadan bu pandeminin bitmesini beklemek artık imkansızdır.

Yazının Devamını Oku

Güneş tarlaları Ege’de teşvik edilmeli

DÜNYA medyası bir süredir zor bir kış olacağı konusunu işliyor.


Dün de Amerikan, İngiliz, Alman ve Fransız medyasına baktım; konuyu uzmanlarına yorumlatmışlar.
Gerçekten de önümüzdeki kış bizi bir enerji sıkıntısı mı bekliyor ve biz buna ne kadar hazırlıklıyız?
Biz derken bütün dünyayı kast ediyorum.
Ama Türkiye gibi enerjiyi dışarıdan almak zorunda kalan ülkelerin de çok dikkat etmesi gerekiyor.
Avrupa ve Asya’da doğal gaz ve kömür fiyatları en yüksek seviyelerine ulaştı. Amerika’da petrol fiyatları yedi yılın en yüksek seviyesine geldi.
Avrupa Birliği İstatistik Ajansı cuma günü yaptığı açıklamada, Euro bölgesinde yıllık enflasyonun eylül ayında petrol ve gaz fiyatlarının artmasıyla 13 yılın en yüksek seviyesine ulaştığını söyledi.

Yazının Devamını Oku

Kentleri güzelleştirmek elimizde

PAZAR günü “Kemeraltı’nın Plaka’dan eksiği yok fazlası var” diye yazdım. Çok sayıda mesaj geldi, arayanlar oldu.


Atina’ya çok gidiyorum.
Artık sokak sokak bildiğim şehirlerden...
Örneğin son gidişlerimde Plaka’ya uğramadım bile...
Ama ilk defa gidenler için ilginç bir bölgedir...
Şimdilerde Psiri, Kolonaki çok daha popüler...
Kolonaki İstanbul’un Nişantaşı’sı, İzmir’in Alsancak’ı gibidir.

Yazının Devamını Oku

İki ülke tek destinasyon

PANDEMİDEN bu yana adalar Türk misafirlerini ağırlayamıyor. Doğal olarak bizim kıyılar da Yunanlı misafirlerini çok özlediler.


Sakız’dan, Samos’tan, Simi’den arkadaşlarımla konuşuyorum.
İki yıldır ve daha çok Avrupa’dan turistin adaya geldiğini söylüyor.
Ama Türklere alışmış ada halkı pandeminin bir an önce bitmesini istiyor.
Yıllardır yazıyorum.
Türkiye ve Yunanistan’ın çok benzerlikleri var. Ve birbirlerine çok yakın iki ülke...
Zaman zaman siyaset gerilse de, iki ülke arasında diplomatik krizler olsa da ortak birçok alanda yapılacak çok şey olduğunu görüyorum.

Yazının Devamını Oku

Aşısızlar çocukları düşünsün

SAĞLIK Bakanı Fahrettin Koca’nın açıklamaları önemliydi.


Dedi ki;
“Ortalama aktif vaka sayımız 400 bin civarında. 4’te biri 0-17 yaş grubunda. Yani yüzde 25’i. Daha önce yüzde 11 civarındaydı...”
Yani dört çocuğumuzdan biri şu an pozitif gözüküyor.
Pandeminin en ağır tablosunu yaşayan ülkeler bile özellikle ilköğretim okullarını kapatmadılar ve hep açık tuttular.
Ailelerin ve çocukların en büyük endişesi, okulların yeniden kapanıp kapanmayacağı...
Aslında Sağlık Bakanı Koca; içimizi rahatlatan bir açıklama daha yaptı.

Yazının Devamını Oku

Berlin örneğini unutmayalım

ALMANYA’da seçimler yapıldı, şimdi koalisyon görüşmeleri başlayacak. Dikkatinizi çekmiştir, seçmenin önüne bir başka sandık daha geldi.

Almanya’da federal seçimlerle birlikte Berlinlilerin şehirde gayrimenkul şirketleri tarafından yönetilen ve kiraya verilen yüz binlerce konutun kamulaştırılması için de bir referandum yapıldı.
Oy verenlerin yüzde 54.6’sı evet oyu kullandı.
Berlin sakinlerinin yüzde 80-85’i kirada oturuyormuş.
Almanya’da yaşayan dostlarımdan özellikle Berlin’de artan emlak fiyatlarından rahatsız olduklarını duyuyordum.
Her ne kadar fiyatlar Londra ya da Paris gibi diğer Avrupa başkentlerinden daha düşük olsa da 2009 ile 2019 yılları arasında fiyatların ikiye katlanması kentte tartışmalara neden oluyordu.
Şimdi referandum sonrası yeni kurulacak senatodan bir yasa hazırlanarak şehirde 3 binden fazla daireye sahip konut bloklarının kamulaştırması istenecek.
Hayata geçirilmesi halinde 240 binden fazla daire bir devlet kurumu tarafından yönetilecek. Bu adımla fahiş kira artışlarının önüne geçilmesi hedefleniyor.

Yazının Devamını Oku

Adalardaki her deprem bizleri tedirgin eder

GİRİT adasında 6 büyüklüğünde bir deprem oldu.

Dün kimle konuştuysam tedirgindi.
Hatırlayın 30 Ekim’de yaşanan depremin merkez üssü İzmir değil adalardı.
Ve ne zaman adadan bir deprem haberi gelse; Egeliler yatağa tedirgin yatar.
İzmir depreminin üzerinden bir yıl geçti.
Doğruyu söylemek gerekirse kentsel dönüşümün çok daha hızlı başlayacağını düşünmüştüm.
Yıkılan, hasar gören binalarla ilgili çalışmaları takip ediyorum. Devlet, ilgili bakanlıklar dönüşümle ilgili çalışmaları yürütüyor.
Yerel yönetimler mağdurlara çözüm üretmek için elinden geleni yapıyor.

Yazının Devamını Oku

Didim’de bir Finans Kamp

GEÇEN hafta Didim’de bir Finans Kampı’na katıldım.


Türkiye’de finansal okur yazarlığın tam anlaşılabildiğini düşünmüyorum.
Son yıllarda epey mesafe kat ettiğimizi söyleyebilirim ama hala gidecek çok yolumuz var. Murat Sağman kampa davet etti; iyi ki de gitmişim. Benim için de hem öğretici, hem de yatırımcıların bilinçlenmesi adına önemli bir buluşma olduğunu gördüm.
Kamp Aydın Adnan Menderes Üniversitesi bünyesinde düzenlenmiş. Geçen yıl çok başarılı geçince bu yıl üç hafta üst üste yapılmış.
Projenin fikir babası Nazilli İİBF İşletme Bölümü, Muhasebe ve Finansman Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Yusuf Kaderli... Kaderli’yi ekranlardan da tanırsınız.
Sermaye piyasalarının gelişmesi için katkı koyanlardan...
Bir ülkede sermaye piyasasının gelişimi için hem halka açık şirketlerin; hem de yatırımcı sayısının artıyor olması gerekir. Ancak piyasada gelişimin daha kalıcı olabilmesi için yatırımcı sayısının yanı sıra yatırımcı kalitesinin de artırılması gerekir.

Yazının Devamını Oku

Artık üçüncü sayfa haberi olarak kalmasın

FARKINDA MISINIZ? Bir günde dört kadın öldürüldü, 104 kez bıçaklanan beşinci kadın da hala yaşam mücadelesi veriyor.


10 haberde okudum.
İstanbul Beyoğlu’nda 6 aylık bebeği olan 1.5 aylık hamile 17 yaşındaki Gülseren Mamuş, birlikte yaşadığı Suat Ö. (32) tarafından vurularak öldürüldü. 6 suç kaydı bulunan Suat Ö. tutuklandı. Küçükçekmece’de eğlence mekanlarında piyanistlik yapan Oktay Konak (35), 4 ay önce şiddet uyguladığı için kendisinden şikayetçi olan sevgilisini bıçaklayarak öldürdü. Elazığ’da bir barakada buluşan 17 yaşındaki Emine Fulya Akçelebi ile sevgilisi Salih Yılmaz C. arasında tartışma çıktı. Bıçağını çıkaran Salih Yılmaz C., Emine’yi 10 bıçak darbesiyle öldürdü. Adana’da Burhan D. (39) tartıştığı eşi Tuğba D’yi (35) iki çocuğunun gözleri önünde defalarca bıçaklayarak öldürdü. Annesi “Kadına şiddet gösterenler serbest kalıyor. 14 yıldır kızıma şiddet uyguluyordu. Kızım öldü, yavrumu kurtaramadım” diye feryat etmiş.
İsyan etse ne olacak artık kızı hayatta değil.
İzmir’de Feyzi D. (28) ile sevgilisi Aysel Perkgün (28) arasında kıskançlık tartışması çıktı. Feyzi D, Perkgün’ü dövüp başında içki şişesi kırdı, tam 104 kez bıçakladı. Perkgün mucize eseri hayatta kaldı, Feyzi D. tutuklandı. Perkgün “Senin ölümünü izleyeceğimi söylemiştim dedi. Sigarasını yakıp izlemeye devam etti. Bu olay defalarca oldu. İlk kez bıçaklanmadım ama ilk kez doğrandım” diye konuştu.
Bu haberleri üçüncü sayfalarda okumaya devam ediyoruz.
Ve her gün kadınlarımız ölüyor.

Yazının Devamını Oku

SAİNT Joseph’te okurken edebiyat öğretmenimiz Mehmet Gök bir gün beni yanına çağırdı. Dedi ki;

SAİNT Joseph’te okurken edebiyat öğretmenimiz Mehmet Gök bir gün beni yanına çağırdı.Dedi ki;


“Sen edebiyatın, yazı dünyasının içinde ol...”
Yazmayı çok seviyordum; okumayı da...
Ve elbette sanatın her dalına da büyük bir ilgim vardı.
Saint Joseph zor bir okuldu; Fransızca ağırlıklı derslerde sınıfı geçmek kolay değildi.
Ama ders edebiyat, literatür olunca benim dünyam da farklı olurdu.
Kafama koymuştum; böyle bir dünyanın içinde olacaktım.

Yazının Devamını Oku